Evde yoga

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Yoga

Evde yoga

Haftada üç ya da dört kez yoga derslerine katlamı­yorsanız, sınıfta öğrendiklerinizi evde yaptığınız se­anslarla pekiştirmeniz yararlı olacaktır. Eğer belli bir alanı kendinize ayırırsanız veya kendinizi fazla zor­lamadan egzersiz yapmak için boş bir alan yaratır­sanız, evde düzenli yoga yapmanın çok daha kolay olduğunu göreceksiniz. Rahat hareket edebilmeniz ve iyice esneyebilmeniz için yeterince boş alanınız olmalıdır. Aydınlık, sessiz, temiz ve iyi havalandırılmış bir oda idealdir. Klimalar ve merkezi ısıtma sis­temleri soluduğumuz oksijenin yapısını değiştirerek bedenimizin onu içine çekmesini güçleştirdiği için açık havayı da tercih edebilirsiniz. Doğal ve negatif yüklü oksijen beden için yararlıdır. Büyük olasılıkla fırtına sonrasında zinde hissetmemizin nedeni bu­dur. Eğer hava iyiyse, dışarıda yoga yapın. Görgü kuralları ve hava ısısının elverdiği ölçüde olabildi­ğince hafif giyinin.

Bedenimiz sabahları akşama göre da­ha az esnektir ama ılık bir duş almak, sabahki yoga seansı öncesinde kasla­rınızı ve eklemlerinizi gevşetmenize yardımcı olabilir. Günün hangi zama­nında yoga yapmaya karar verdiğiniz fark etmez. Sadece rahatsız edilmeye­ceğinizden emin olun. Gerekirse ka­pınızı kilitleyin, telefonunuzun fişini çekin ve telesekreteri açın.

Bir yoga seansı genellikle bir saat süren egzersizler ve nefes çalışmala­rından oluşur. Bunu takiben 15 daki­kalık bir gevşeme süresi daha gerekir. Eğer evde kendiniz için ayırabileceği­niz bir saatin olmadığını veya bu sü­renin bedeninize ağır geleceğini dü­şünüyorsanız, o zaman egzersizleri kendinizi rahat hissedebileceğiniz bir süre boyunca yapabilirsiniz. Ancak her egzersiz seansından sonra gevşe­meniz son derece önemlidir. Çünkü böylelikle bedenin henüz tamamladığı egzersizlerin yararını tam anlamıy­la görmesini sağlarsınız.

Hamile bir kadının bilinçli bir ÅŸe­kilde gevÅŸemeyi öğrenmesi çok önemlidir. Böylece doÄŸum sırasında yaÅŸadığı kasılmalar arasında kendini “serbest bırakabilecektir.” Evde yap­tığınız yoga seansını Ujjayi nefes tekniÄŸini uygulayarak veya uygulamadan, SavaÅŸana duruÅŸu ile gevÅŸeyerek bitirin.
Tüm yoga seansınız boyunca ya da sadece gevşeme bölümünde arka fonda dinlendirici bir müzik çalmayı tercih edebilirsiniz.

Evde egzersiz yaparken, bazı duruşlarda kendinize denge veya destek sağlamak için mobilyaları kullanabilirsiniz.

Göze kan oturması

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Şifalı bitkilerle bakım

Göze kan oturması

Göze kan oturması, gözdeki damarlann genişlemesi ve gözdeki beyaz kısmın iltihaplı bir hal alması sonucu ortaya çıkan rahatsızlıktır. Tek bir nedenden dolayı orta­ya çıkan bir rahatsızlık değildir.

Difteriden, rüzgârlı yerlerde uzun süre kalma gibi ne­denlerden oluşabilir. Ama ilk yapılması gereken ise ça­bucak atlatılacağı düşünülmeden gerçek nedenini bul­mak için doktora gitmektir.

Elden Geldiği kadar soğuk havalardan ve rüzgârlı yer­lerden uzak durmakta fayda vardır. Kişinin başını olabil­diğince rüzgârdan koruması gerekmektedir.

Kullanılan malzemeler:
Nohut
Üzerlik tohumu tozu
Yumurta akı
Hazırlanışı:
Bütün malzemelerden birer çay bardağı alınarak bir kaba konur. İyice ezilerek toz haline getirilir. Daha son­ra yumurta akı eklenerek merhem kıvamına geldiği za­man alna konur.

Kullanılan Malzemeler:
Sarımsak
Toz ÅŸeker
Hazırlanışı:
İki diş sarımsak ve bir tatlı kaşığı toz şeker alınarak bir kaba konur. İyice ezilerek toz haline getirilir. Bir bez yardımı ile gözlere sürülür.

Kullanılan Malzemeler:
Ebegümeci
Kırmızı gül
Mavi kantaron
Papatya
Su
Hazırlanışı:
Bütün malzemeler bir kaba konulur. Beş bardak su eklenerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra gözlere hafif, hafif sürmek suretiyle uygulanır.

Çoban püskülü

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori sifali Bitkiler

Çoban püskülü

Çoban püskülü özellikleri
* Yapraklarından yararlanılan bu bitkinin yaklaşık üçyüz türü mevcuttur.

Çoban püskülü faydaları
* Vücudu rahatlatır, vücuda zindelik verir.
* Ateşi düşürür. Terlemeyi sağlar.

Erken boşalmanın 10 nedeni var

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Saglik Haberleri

Erken boşalmanın 10 nedeni var

Hem kendini hem de partnerini cezalandırıyor olabilirler…

Erken boşalan erkek bilinçdışı olarak hem kendini hem de partnerini cezalandırıyor olabilir

Türk erkeklerinin %70′nin erken boÅŸaldığını ifade eden CİSED BaÅŸkanı Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; “Erken boÅŸalmayı hemen her erkek aynı ÅŸekilde yaÅŸar gibi görünse de aslında erken boÅŸalmanın her biri farklı nedenden kaynaklanan 10 tipi vardır. 4′ü fiziksel nedenli, 5′i psikolojik ya da iliÅŸkisel nedenli ve 1 tanesi de diÄŸer bir cinsel fonksiyon bozukluÄŸunun eÅŸlik ettiÄŸi karışık tip olmak üzere inceleyeceÄŸimiz erken boÅŸalma çeÅŸitleri özellikle klasik ve geleneksel yöntemlerin sonuç vermemesini anlamada bizi aydınlatacak bir sınıflama olacaktır.

Psikolojik ve ilişkisel nedenler oldukça karmaşık ve birbirine bağlıdır, o nedenle bunları iyi anlamak gerekir. Erken boşalmanın sadece nedenleri değil, etkileri de karmaşıktır. Erken boşalma erkeğin öz saygısı, cinsel yaşantısı ve ilişkisi üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Kişi öfke, aşağılanma, hayal kırıklığı, kızma, yetersizlik, utanç ya da suçluluk doğuran eski deneyimlerini ve egosunu rahatsız eden birçok özrünü bilinç dışına itmekle kalmaz, bunları hiç yaşanmamış gibi de algılayabilir. Günahkârlık, suçluluk, bedel ödeme, kendini cezalandırma, kapalılık, saldırganlık, derin endişe, zevk ve yetenek etrafındaki çatışmaları gizlemek için erken boşalmanın ne anlam ifade ettiği mutlaka üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Çünkü erken boşalan erkek, bilinçdışı olarak, hem kendini hem de partnerini
cezalandırıyor olabilir. Ayrıcı tıpkı bir döngü gibi, bu etkiler erken boşalma
sorununun daha da kötüleÅŸmesine neden olabilir. Bu nedenle erkeÄŸin hangi tip ya da tiplerde erken boÅŸalmaya sahip olduÄŸunu belirleme boÅŸalma refleksini kontrol etmede özel ve etkili yaklaşımların geliÅŸtirilmesi için önem arz eder.” dedi.

Erken boşalmanın 10 tipi var
Erken boÅŸalmaya tanı koyma sürecinin önemine dikkat çeken CİSED BaÅŸkanı Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; “KiÅŸiyi ilk önce ömür boyu olan ve daha sonra sonradan kazanılmış olan erken boÅŸalma tiplerine göre deÄŸerlendirmek gerekir. Erken boÅŸalmanın 4 tipi (nörolojik sisteme baÄŸlı erken boÅŸalma, özgüven eksikliÄŸine baÄŸlı erken boÅŸalma, psikolojik sisteme baÄŸlı erken boÅŸalma ve psikoseksüel beceri
eksikliÄŸinden kaynaklanan erken boÅŸalma) ömür boyu süren erken boÅŸalma tipini ifade eder, geri kalan 6 tip ise (fiziksel hastalığa baÄŸlı erken boÅŸalma, fiziksel yaralanmaya baÄŸlı erken boÅŸalma, ilacın yan etkisine baÄŸlı erken boÅŸalma, psikolojik streslere baÄŸlı erken boÅŸalma, iliÅŸki stresine baÄŸlı erken boÅŸalma ve karışık tip erken boÅŸalma) sonradan kazanışmış erken boÅŸalmayı iÅŸaret eder. En yaygın erken boÅŸalma tipleri; özgüven eksikliÄŸine baÄŸlı erken boÅŸalma, psikolojik streslere baÄŸlı erken boÅŸalma, karışık tip erken boÅŸalma (genellikle sertleÅŸme sorunları gibi baÅŸka bir cinsel iÅŸlev bozukluÄŸu ile birlikte görülen erken boÅŸalma) ve psikoseksüel beceri eksikliÄŸinden kaynaklanan erken boÅŸalmadır. Daha sonra en yaygın olanlar iliÅŸki stresine baÄŸlı erken boÅŸalma, psikolojik sisteme baÄŸlı erken boÅŸalma, nörolojik sisteme baÄŸlı erken boÅŸalma ve fiziksel hastalığa baÄŸlı erken boÅŸalma (genellikle prostat iltihaplanması)’dır. Fiziksel yaralanmaya baÄŸlı erken boÅŸalma ve ilacın yan etkisine baÄŸlı erken boÅŸalma ise daha nadirdir.” dedi.

Erken boşalma tedavi yöntem ve teknikleri
Erken boÅŸalmanın cinsel terapi ile %100 tedavi edilebileceÄŸini CİSED BaÅŸkanı Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; “Ancak cinsel terapiste giderek cinsel terapi alacak imkanı olmayanlar aÅŸağıda önerdiÄŸimiz egzersizleri kendi baÅŸlarına veya partnerleriyle uyguladıklarında boÅŸalma denetimi kazanma sürecine girebilirler.

Düzenli bir partneri olan erkekler; önce seviÅŸmeli, tam bir sertleÅŸme olduktan sonra sırtüstü yatmalı ve bütün dikkatlerini penisten aldıkları duyumlara odaklamalıdırlar. Bu sırada partneri ilk aÅŸamada kuru elle, ikinci aÅŸamada ise bebe yağı ile penisini uyararak mastürbasyon yapmaya baÅŸlamalıdır. Penisine odaklanan erkek, boÅŸalmak üzere olduÄŸunu hissettiÄŸinde partnerine ‘dur’ demelidir. Dur-baÅŸla tekniÄŸi adı verilen bu uygulamada erkek, acil boÅŸalma isteÄŸi geçene kadar makat ve yumurtalıklarının olduÄŸu bölgeyi 3 kez sıkar ve çok yavaşça gevÅŸetir, sonra ‘baÅŸla’ diyerek partnerinden yeniden penisini uyarmaya baÅŸlamasını ister. Bu ÅŸekilde en az 30 dakika partnerinin dur-baÅŸla ÅŸeklinde yaptığı mastürbasyon ile kendini kontrol etmeyi öğrenen erkek, isterse kendini ödüllendirmek için boÅŸalabilir. Bu sayede boÅŸalmadan hemen önceki duyumları tekrar tekrar uzatılmış olarak yaÅŸayan erkek,yüksek uyarılma düzeylerinde kendini kontrol etmeyi öğrenir. Mastürbasyon ile boÅŸalma denetimi saÄŸlandıktan sonra, aÅŸamalı olarak kadının üstte olduÄŸu bir pozisyonda cinsel birleÅŸmeye izin verilir. Cinsel birleÅŸme aÅŸamasında da ‘dur’ deyince penis içerde hareketsiz tutularak beklenir, acil boÅŸalma isteÄŸi geçene kadar erkek makat ve yumurtalıklarının olduÄŸu bölgeyi 3 kez sıkar ve çok yavaşça gevÅŸetir, sonra partnerine ‘baÅŸla’ diyerek devam etmesini ister. Düzenli bir cinsel partneri olmayan veya herhangi bir nedenle cinsel terapiye partneriyle katılamayan erkek ise; yukarıda anlatılan dur-baÅŸla egzersizini kendi başına yapar. Mastürbasyonda boÅŸalma denetimini kazanan erkek yine yukarıda anlatıldığı gibi partneriyle iliÅŸkiye girebilir. Ayrıca dur-baÅŸla tekniÄŸi ile senkronize bir ÅŸekilde kasıklardaki kasları kasma ve gevÅŸetme, ritmik nefes alıp verme metotları da kullanılabilir. Bu egzersizler ile erkek sadece uzun süreli boÅŸalma kontrolü saÄŸlanmakla kalmaz, aynı zamanda penisin sertleÅŸmesini ve orgazmının kalitesini de yükseltir.” dedi.

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=103686&cat=220&dt=2008/10/20

Pırasa

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Sağlıklı beslenme

Pırasa

Bol sulu idrar söktürücü özelliği ile pırasa vücudumuzun en iyi yardımcısıdır, liflerce zengin olarak açlığı keser, çok iyi bir şe­kilde şişkinliği giderir. Soğan ve sarımsakta olduğu gibi kükürt bi­leşenleri içererek kanserden koruyan dengeleyici özelliği vardır.

Günlük yemek olarak 3 fikir
Sistemli bir şekilde bir pırasa sebze çorbalarında
Suda haşlayarak ve soğutarak tek veya sirkeyle birlikte servis edilir, rendelenerek ve ya doğranarak sebze tabaklarıyla birlikte sunulur.
Doğranarak kızartılır ya da sebze yemeklerine konulur.

Menopozda sıkıntılarla başa çıkma yolları

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Menopozda sıkıntılarla başa çıkma yolları

Ateş (sıcak) basması nedir ?
Ah, o hain ateş basması! Nedir, peki bu ateş, ya da, sıcak basması denen şey ? Ateş basması aniden başlayınca, kalp atışı hızlanır ve kan dolaşımı arttığı için cilt kızarır. Menopozdan önce bu pembe, sağlıklı görünüş çok hoştur ve doğaldır. Vücut ısısı artınca insan terler. Çoğu kadın ateş basmasını önceden hisseder. Bazıları tam sırtın ortasında, ense kökünde veya, göğüslerinin arasında bir sıcaklık hisseder. Birkaç dakika içinde ter de, deri de soğur. İşte, o anda birden ürperirsiniz. Sonra yavaş yavaş vücudunuz normal ısısına döner.

Bütün bu olanlar sadece on dakika kadar sürebilir. Ortalama bir ateş basması üç dakika civarındadır, ama her kadın farklıdır. Kadınların yüzde on beşi ateş basmasını hiç yaşamaz. Yüzde seksen beşi bu sıkıntıdan yakınsa da, bunların pek çoğu tedavi istemez. Ancak, ateş basmasını çok sık ve çok şiddetli yaşayanlar için kısa süreli bir hormon tedavisi rahatlatıcı olabilir. E ve C vitaminleri, kalsiyum takviyesi ve narenciye gibi seçeneklerle doğal tedavi yoluna da gidebilirsiniz.

Çareler
Paniğe kapılmayın. Birkaç dakika sonra geçecek. Eğer patronunuzla toplantıdaysanız, ya da, müşterinizle görüşüyorsanız bir bardak soğuk su için, sonra soğuk bardağı bileğinizin içine tutun. Hiç kimse fark etmeyecektir. Bu yöntem işe yar, bana güvenin.

Pamuklu giysiler giyin. Vücudunuz hava alsın. Kat kat giyinin ki, terleyince çıkarır, üşüyünce giyersiniz. İş yemeklerinde öğleyin ağır yemeklerden kaçının. Alkol, şeker, tuz, kahve, baharatlı yemekler, sıcak içecekler, eski kaşar peyniri ve sigara gibi ateş basmasını artıracak şeyleri mümkün olduğu kadar az tüketmeye çalışın. Sigara içmeyin. Aslında sigarayı bırakmak için bundan daha uygun zaman bulamazsınız.

Ateş Basması Bende Ne kadar Şiddetli Olacak?
Araştırmalar bazı kadınların diğerlerine oranla daha şiddetli ateş basması yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Bu kadınların ortak özellikleri şunlar olabilir:

*Vücudunda östrojen seviyesi aniden düşen kadınlar (çoğu kez bir ameliyat sonucudur)
*Zayıf kadınlar (Yağlı vücutlarda depolanan yağ östrojen üretmeye devam ediyor.)
*Çabuk terlemeyen kadınlar (Çabuk terleyen kadınların ateş basması sırasında yükselen vücut ısısına tahammül etmeleri daha kolay oluyor)

Seminerlerimde biz kadınlar ikili gruplar oluşturup sırlarımızı paylaşır, yaşadığımız ateş basması deneyimlerimizi birbirimize anlatırız. Bu, diğer kadınların neler hissettiklerini ve sıkıntıyla nasıl başa çıktıklarını öğrenmenin en iyi yoludur. Size de, bir arkadaş veya akrabanızla bu konuyu konuşmanızı öneririm. Bu saklanması gereken bir sır olmadığı gibi, hastalık da değildir. Sadece hayatımızın doğal bir evresidir. Bizim kuşak birçok konuda köklü değişiklikler gerçekleştirdi. Bizim ortaya çıkıp sormamız ve cevap istememiz sayesinde, artık östrojen, hormon takviyesi tedavisi, osteoporoz ve kalp damar hastalıkları üzerinde araştırmalar yapılıyor.

Araştırma sonuçları açıklandığında bizim karar vermemiz açısından çok geç olabilir, ancak en azından şu anda elimizde olan verileri değerlendirmeliyiz.Birbirimizden mümkün olduğu kadar çok bilgi alışverişinde bulunmalı ve aklımızı kurcalayan sorulara cevap aramalıyız.

Ateş basmasında neler yapmalıyız
*PaniÄŸe kapılmayın. DoÄŸaldır ve birkaç dakikaya kadar ge­Ã§er.
*Hiçbir zaman bulunduÄŸunuz ortamın sıcak olup olmadı­ÄŸÄ±nı sormayın. (Büyük olasılıkla sıcak deÄŸildir.)
*Pamuklu giysiler giyin.
*Kat kat giyinin.
*Bunlardan kaçının: Alkol, ÅŸeker, kahve, baharatlı yiye­cekler, sıcak içecekler, kalın giysiler ve sigara içmek (kan damarlarını büzer)
*E vitamini alın.
*Bioflavonoid’li besinler yiyin. Özellikle turunçgillerin posası ve kabuk içindeki beyaz kısmı bu bakımdan çok zengindir.
*Vücudunuzdaki teri emmesi için gömlek içine kolsuz pa­muklu atlet giyin
*Bileğinizin içine bastırmak için metal bir şey bulundurun.
*Ceketinizi veya hırkanızı çıkarın.
*İş yerinizdeki havalandırmadan gelen serin havayı bilek­lerinize tutun.
*Çalışma masanızın altına vantilatör koyun.
*Neden başladığını ve nasıl olduğunu belirlemek için bir seyir defteri tutun.
*On dakika dışarı çıkmak için izin isteyin.
*Ağır yemeklerden kaçının.

Kalp rehberi

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Kime Kalp hastası denir ?
Kalp damarlarında daralma, ya da kapakçıklarında rahatsızlık olan, ritim bozuklukları saptanan ya da doğurtan kalp deliği görülen hastaların hepsi kalp hastası olarak adlandırılır. Ayrıca kalbi saran zarda iltihaplanma, diğer bazı organlarda görülen hastalıkların kalbe hasar vermesi gibi durumlar da kalp hastalıkları kapsamına girer.

Kalp hastalığının türleri var mı ?
Kalp hastalıkları kalbi oluşturan tüm yapılarda yolunda gitmeyen birçok sebepten aynaklanabilir. 6 ayrı türde incelenebilir.
1) İskemik kalp hastalıkları (Koroner arter hastalığı)
2) Kalp kapak hastalıkları (Romatizmal veya dejeneratif)
3) Doğumsal kalp hastalıkları: Doğumsal kalp hastalıklarının günümüzde teknolojinin de ilerlemiş olmasının faydasıyla erken tespiti ve başarılı cerrahi müdahalelerle tedavisi mümkün olabilmektedir.
4) Kalp adalesi ve zarını ilgilendiren hastalıklar: Genelde tüberküloz ve enfeksiyon kaynaklı hastalıklar sonucu görülse de metabolik hastalıklar (böbrek rahatsızlığı), bağ dokusu hastalıkları hatta tümörler neticesinde bile perikard olarak adlandırdığımız kalp zan iltihabı ve kalınlaşması görülebilir.
5) Kalp ileti sistemini ilgilendiren hastalıklar
6) Kalp tümörleri ise çok büyük bir şans olarak genel kalp hastalıkları arasında son derece nadir görülürler. En sık görülen ve miksoma olarak adlandırdığımız tür dahi ekokardiyografı ile tespit edilip başarılı bir şekilde cerrahi müdahale ile alınarak tedavi edilmektedir.

Koroner kalp hastalığının belirtileri nelerdir ?
Kalp hastalığına bağlı olarak ortaya çıkan göğüs ağrısı; sıkıştırıcı, yanıcı, baskılayıcı, ağırlık çökmesi, ezici şekildedir. Genellikle halk arasında iman tahtası denilen yerde ve onun arkasında ortaya çıkar. Fakat sol omuza, sol kola, sağ kola, boyuna, çeneye, alt dişlere, sırta, mide bölgesine yayılım gösterir. Göğüs ağrısı 5-15 dk sürer, dinlenmekle veya dil altı nitrogliserin almakla geçer.

Kalple ilgili sorandan kaynaklanmayan aÄŸrılar ise 5 saniyeden az veya 20-30 dk’dan fazla sürer. Derin nefes almakla, gövde veya kolun tek bir dönüş hareketi ile ortaya çıkabilir ve düz yatmakla, yemekle geçer. AÄŸrı parmak ucu ile gösterilecek ÅŸekilde çok küçük bir alanda sınırlıdır ve göğüs duvarında hassasiyetle birlikte olabilir. AÄŸrı genellikle keskin, bıçak saplanır tarzda, yakıcıdır. Dinlenmekle veya dil altı nitrogliserin almakla 5-10 dk’da geçmeyen aÄŸrı durumunda baÅŸka sebepler düşünülmelidir.

Diğer belirtiler: Bulantı-kusma, soğuk terleme, belirgin halsizlik ve yorgunluk, çarpıntı ve baş dönmesidir.

Kalp nasıl yetmiyor ?
Halk arasındaki sıkça söylenen “kalp yetmezliÄŸi” kalbin pompa iÅŸlemini yeterli yapamamasına karşılık kullanılan bir terimdir. Kalp kasında güçsüzleÅŸme oluÅŸur ve bunun sonucunda da vücuda yeterli oranda kan pompalanamaz. Kanın yeterli oranda pompalanamaması vücutta birçok bozukluÄŸa, hatta ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Biz pompalama sorununu da iki ayrı grupta inceliyoruz. Kalbin diastolik ve sistolik fonksiyonlarını tam olarak yapamamasına bağlı olan yetersizlikler olarak ayırıyoruz. Her ikisinde de nefes darlığı görülüyor. Diastolik fonksiyon bozukluğu kalbin gevşeme durumuyla, sistolik fonksiyon bozukluğu ise kalbin kasılmasıyla ilgili bozukluk anlamına geliyor.

Damar sertliÄŸi nedir ?
Damar sertliÄŸe diÄŸer anlamıyla “Ateroskleroz” damar çeperinde kolesterol “e damar düz kas hücrelerinin artmasına baÄŸlı olarak damar çeperinin esnekliÄŸini kaybetmesi ve kalınlaÅŸması olarak tanımlanabilir.

Ritim bozukluÄŸu nedir, neden oluÅŸur ?
Ritim bozukluğu kalbin normal uyan odağının dışında. başka odaklardan düzenli veya düzensiz ritim oluşması veya oluşan uyarının normal olmayan ileti yollarını kullanması veya iletinin gecikmesi, tam bloke olmasına bağlı olarak gelişebilecek çeşitli hastalıklar için kullanılan genel bir tanımlamadır. Kalbin elektriksel sisteminde gelişen bu bozuklukların elektrofizyolojik çalışmalar sonucu tedavileri mümkün olmaktadır.

Adet öncesi gerilimin tedavisi nasıl yapılır ?

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

Alınacak en basit tedbirler şunlardır :
a.Adet görmeden önce tuzlu yemeklerden kaçınma.
b.İdrar artması ve hücre ifrazatının azaltılması için gereken ilâç­ların alınması.
c.Kadın hormonlarının alınması.
d.Küçük dozajlarda erkek hormonları alınması.

Uyan ile korku arasındaki farka dikkat edin

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Genel sağlık bilgileri

Uyan ile korku arasındaki farka dikkat edin

Televizyonda izlediğimiz ya da gazetelerde okuduğumuz travmatik deneyimlerden korkmak kolaydır. Ama yaşammızı tehdit eden tehlikelerle kötü fakat o oranda da insanın başına çok ender gelebilecek olayların arasındaki farkı görmemiz gerekmektedir. Medya tepki göstermemiz gereken, güvenliğimizi tehdit eden ger­çek unsurlarla ama elimizden bir şeyin gelmeyeceği korkunç fakat önceden tahmin edilemeyen unsurlar arasındaki farkı genellikle or­taya çıkarmamaktadır. Kötü ve bir türlü unutulamayan trajedileri unutulmaz kılan unsurun bu trajedilerin insanın başına çok ender gelmesi olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Nisan 1999′da Colorado’lu iki öğrenci Columbine Lisesi’ne çok güçlü silahlarla gelip öğrencileri ve öğretmenleri öldürdüklerin­de, ‘Tüm ulus okullarımızın ne denli güvenli gösterilirse gösterilsin artık güvenli olmadığını dehÅŸet içinde görmüştü,” diyor Purdue Üniversitesi’nden Glenn Muschert.

“Çocukların okulda öldürülmeleri olasılığı, evlerinde uyuÅŸtu­rucudan, ÅŸimÅŸek çarpmasından ya da sarhoÅŸ bir ÅŸoförün kurbanı ola­rak ölmelerinden daha düşüktür. Okullarımızın güvenli yerler ol­duklarını söyleyebiliriz ama Columbine olayı çocuklan okuyan Amerikalılar arasında dehÅŸet ve korku yaratmıştır.”

Okullar diÄŸer yerlere göre çok daha güvenli yerler olmakla bir­likte bu tür trajediler medya aracılığıyla bizlere birebir ulaÅŸtığından söz konusu tehlike daha büyük ve abartılı gelmektedir. “AraÅŸtırma­larım bu olaya, olayın kurbanlarına ya da sonucuna karşı gösterdiÄŸi­miz tepkinin abartılı olduÄŸunu göstermektedir,” diye sözlerine ilave ediyor Profesör Muschert. “Denver varoÅŸlarında yer alan bu olayın nasıl gerçekleÅŸtiÄŸine iliÅŸkin basında çıkan yazılardan insanların nasıl etkilendiÄŸini görüyoruz.”

Profesör Muschert, Columbine olayının yarattığı korkuyla bu tür olayların sonuçlarının ÅŸiddetin ülke gençliÄŸi üstündeki yanlış al­gılamayı da ateÅŸlediÄŸini ileri sürüyor. Lise öğrencilerinin söz konu­su olduÄŸu bu olayda gazetecilerin yaklaşımlarım inceleyen profe­sör, ulusun ÅŸiddetin yükseliÅŸe geçtiÄŸine neden inandığını da daha iyi görmüştü. “Herkes gençlerin ÅŸiddet yanlısı ya da kurban olduÄŸunu düşünüyor,” dedi Profesör Muschert. “Bu düşünce, Columbine ola­yıyla basında çıkan yazılarla desteklendiÄŸinde gerçek ne olursa ol­sun korku dolu bir kültürü de beraberinde getirmektedir.”

Kentucky Üniversitesi araştırmacılarına göre, biz insanlar ba­şımıza en az gelebilecek olaylardan daha çok korkmaktayız.

DoÄŸum ÅŸekli olarak normal doÄŸum mu, sezaryen mi tercih edilmelidir ?

30 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Gebelik

Son zamanlarda sezaryenle yapılan do­ğum sayısında artış izlenmektedir. Bu da sezaryen mi, normal doğum mu daha iyi­dir tartışmalarına neden olmaktadır. Bilin­diği gibi gebelik, doğal, fizyolojik bir dö­nemdir. Doğum olayı da normal gebelik zamanının tamamlanması sonrasında bek­lenen doğal bir olaydır.

Kadının vücudu ve üreme sisteminin işle­yişi incelendiği zaman, vajinal yoldan do­ğumun normal doğum olduğu görül­mektedir. Örneğin kadında bebeğin için­den geçmesine uygun yumuşak dokudan oluşan bir doğum kanalı (vajina ve etra­fındaki kaslardan oluşan) ve leğen kemik­leri arasındaki 2. doğum kanalı, doğal bir yol olarak gözlenir.

Ayrıca bebek rahim içinde olgunlaştıktan sonra doğum ağrıları denen rahim kasılma­ları başlar. Bunun so­nucu rahim ağzı açılır ve bebek bu doğum kanalına itilir. Bebek doğum kanalına indi­ğinde ise, annede ıkınmalar da başlar ve bebek dış ortama çıkartılır, yani doğum tamamlanır. Nor­malde bir engel olmadığı takdirde olayla­rın bu şekilde doğal süreci ve kadında bir doğum kanalının varlığı, bize normal ola­nın vajinal doğum olduğunu gösteriyor. Fakat her doğal olayda olduğu gibi, bu olayın da doğal gidişatında sorunlar orta­ya çıktığında vajinal doğum mümkün olmuyorsa veya gebeliğin acilen sonlandınlması gerekiyorsa, o zaman sezaryene başvurulur..

Sezaryen bir ameliyat şeklidir. Önce karın katmanları ve rahme yaklaşık 10-12 cm.lik bir keşi uygulanarak bu keşiden be­bek ve plasenta çıkartılır. Sonra da açılan keşi yerleri sırasıyla dikilerek kapatılır. Da­ha sonra bu dikişler kişiye göre farklı de­recelerde nedbeler (ameliyat izi) bırakarak iyileşir.

Bazı vakalarda değişik derecelerde karın içi yapışıklıkları oluşabilir. İleri derece ya­pışıklıklarda barsak tıkanıkları oluşur ve tekrar bunu düzeltmek için başka bir ameliyat gerekebilir. Bu konuda daha bir çok şey söylenebilir, fakat kısaca şöyle özetleyebiliriz:
Doğal seyrinde de­vam eden vajinadan nor­mal doğum, sezaryene göre her zaman daha az risklidir, ve loğusa çok çabuk eski haline döne­bilir.

Fakat vajinadan do­ğum mümkün olama­dığında veya acilen do­ğum gerektiÄŸinde sezaryen hayat kur­tarıcı bir yöntem olarak iyi ki var…

Sonraki yazılar »