Büyük sinir otu kökü (bağ yaprağı)

31 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori sifali Bitkiler

Büyük sinir otu kökü (bağ yaprağı)

Büyük sinir otu kökü (bağ yaprağı) özellikleri
* Sulak yerlerde yetişen bu bitkinin yaprak ve tohumlarından faydalanılır.

Büyük sinir otu kökü (bağ yaprağı) faydaları
* Suyu dişeti kanamalarını önler.
* Şiddetli kabız yapma özelliği vardır.
* Dalak,böbrek ve ciğer ağrılarını dindirir.

İnternette ilaç tuzağı

31 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Saglik Haberleri

ilaç
İnternet üzerinden satılan ilaçların yüzde 62’si sahte.

İnternet ortamında satılan ilaçların yüzde 62’sinin sahte ya da gerekli miktarın altında etkili madde içerdiÄŸi, geriye kalan ilaçların yüzde 16’sının yasa dışı yollardan ithal edildiÄŸi, yüzde 33′ünün tüketiciye yönelik bilgilendirme broşürü içermediÄŸi bildirildi.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nazmi Zengin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte internet üzerinden kontrolsüz ilaç satışlarının yapıldığını söyledi.
İnternet üzerinden yapılan ilaç satışlarının sakıncalı olduğunu, buralarda satılan ürünlerin güvenilirliğinin olmadığını öne süren Zengin, internet aracılığıyla yapılan satışlar hakkında çok sayıda çalışma yapıldığını belirtti.

Bu konuda son olarak Avrupa Güvenli İlaca EriÅŸim İttifakı (European Alliance for Access to Safe Medicines) tarafından araÅŸtırma yapıldığını ifade eden Zengin, ”AraÅŸtırma için internetten ilaç satışı yapılan 100 web sitesi üzerinden aslında reçeteyle satılması gereken çeÅŸitli ilaçlar ısmarlandı. Web sitesi seçimi yapılırken sayfada düzgün İngilizce kullanılması, eczacı eriÅŸim olanağı sunması, telefonla provizyon alınması gibi ciddiyet ölçütlerine dikkat edildi” dedi.

İnternet üzerinden alınan ilaçların, genellikle ”doktorun, istenilen ilacı yazmayacağının düşünüldüğü” gerekçesiyle yapıldığı görüşünü savunan Zengin, ÅŸunları kaydetti:
”Bu ilaçlardan bazıları ise doktorlara yazması teklif edilemeyen ilaçları oluÅŸturuyor. Bunların çoÄŸu ‘yaÅŸam tarzı’ ilaçları denen türden ilaçlar. Cinsel fonksiyonla ilgili olanlar en çok bilinenleri.
Hekimler, zararlı olabilir dediği halde insanlar bunları edinip denemek, bir sorun olmazsa kullanmaya devam etmek eğiliminde. Doktorlar da hastayı riske atmamak ve sosyal güvenlik kurumlarının olanaklarını etkisi kuşkulu konularda heba etmemek için hassas davranıyorlar.

Zayıflama ilaçları da genellikle böyle. Tıbbi olarak ÅŸiÅŸman olmayan ama illa zayıflamak isteyen kiÅŸiler de bu tür ilaçları kullanmak isteyebiliyorlar.”

Zengin, araÅŸtırmaya göre, ilaç alan kiÅŸilerin çoÄŸunu çalışma temposu yoÄŸun kiÅŸiler olduÄŸunu belirterek, ”ABD’de yapılan bir çalışma, internet üzerinden ilaç alanların çoÄŸunun 45-55 yaÅŸ arası iÅŸ adamı olduÄŸunu ortaya koymaktadır” dedi.

”LİNKLERİN YÜZDE 80′İNDEN FAZLASI UYDURMA”
AraÅŸtırmaya göre, ”ilaçların yüzde 62’sinin sahte ya da gerekli miktarın altında etkili madde içeren ilaçlar olduÄŸunun” belirlendiÄŸini ifade eden Zengin, ”Geriye kalan ilaçların ise yüzde 16’sı yasa dışı yollardan ithal ediliyor, yüzde 33′ü tüketiciye yönelik bilgilendirme broşürü içermiyor” diye konuÅŸtu.
Zengin, güvenilir olsun ya da olmasın, reçeteyle satılması gereken bu tür ilaçların, internet üzerinden satılmasının ”yasa dışı” olduÄŸunu bildirdi.

AraÅŸtırmaya alınan ilaçların sadece yüzde 4.4′ünün lisanslı olduÄŸunu vurgulayan Zengin, ÅŸunları kaydetti:
”Yani neredeyse tamamının, herhangi bir mesleki, yasal ya da güvenlik kuruluÅŸu tarafından onaya sahip olmayan ilaçlar olduÄŸu belirlendi.

İlginç bir nokta, internet üzerinden temin edilen ilaçlardan her beÅŸ tanesinden birinin tanıtım sayfasında bir dernek ya da birlik tarafından onaylandığı yazıyordu. Oysa bu dernek ya da birliklere verilen linklerin yüzde 80′inden fazlasının çalışmadığı ya da uydurma olduÄŸu saptandı” dedi.

”EN ÇOK İKTİDARSIZLIK İLAÇLARI SATILIYOR”
Zengin, araştırmaya alınan ilaçların başında erkeklerde cinsel gücü artıran ilaçların satışının yapıldığının belirlendiğini belirterek, en çok satışı yapılan diğer ilaçları şöyle sıraladı:
”-Cinsel gücü artıran ilaçlar,
-Kolesterolü düşürmeye yardımcı ilaçlar,
-Akciğer hastalığında kullanılan bronş genişletici ilaçlar,
-Alzheimer hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar,
-Depresyon ilaçlarından bazıları,
-Åžizofreni tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar.”

ALINACAK ÖNLEMLER
Yasa dışı olarak internetten ilaç satışını önlemek için arama motorlarının, illegal ilaç pazarlayan siteleri kapsamlarından çıkarması gerektiğini belirten Zengin, bu konuda yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
”-Yerel eczacı dernekleri, birlikleri, tabip odaları, tıbbi uzmanlık dernekleri gibi kuruluÅŸlar bu konuda halkı uyarmalı,
-İnternet üzerinden satışı güvenli ilaç adlarını içeren listeler oluşturmalı,
-Yasal mevzuat yoksa geliştirilmesi, varsa uygulanması için baskı oluşturmalı,
-Kredi kartı şirketleri, yasa dışı ilaç satışı yapanlara servis sağlamamalı,
-Kargo ÅŸirketleri, bu tür satış yapan firmalarla çalışmamalı.”

”TÜRKİYE’DE İNTERNET ÜZERİNDEN İLAÇ SATIÅžI YASAK”
Zengin, Türkiye’de internet üzerinden ilaç satışının yapılmasına hukuken izin verilmediÄŸini vurgulayarak, ”1262 sayılı Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 1. maddesindeki ‘Tabip reçetesi ile verilmesi meÅŸrut olanlar ancak reçete mukabilinde ve diÄŸerleri reçetesiz olarak münhasıran eczanelerle ecza ticarethanelerinde kanunu mahsusuna tevkifan satılır’ hükmü ile bu tür yerlerden ilaç satışına izin verilmemektedir” dedi.
Türkiye’de online ilaç satışı yapan sitelerin çoÄŸunun SaÄŸlık Bakanlığı tarafından ruhsat gerektirmeyen etken maddeleri içeren ilaçları pazarladıklarını belirten Zengin, ”Bunların bir kısmı da bitkisel kökenli olduÄŸu için Tarım Bakanlığından ruhsatlı. Ülkemizde yerleÅŸik sitelerden büyük sorun olduÄŸunu düşünmüyorum. Asıl tehlike maillerimize sürekli spam gönderen birçoÄŸu Hindistan ya da uzak doÄŸu kökenli siteler” diye konuÅŸtu.

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=88621&cat=220&dt=2008/07/30

Baharatlar (ve aromalar)

31 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Sağlıklı beslenme

Baharatlar (ve aromalar)

Hiç kimse kırmızı acı biberiyle, zerdeçalla ve 7 baharıyla (kırmızıbiber, kuru portakal kabuÄŸu, tohum, su yosunu nori, su­sam tohumu ve aynı zamanda ÅŸiÅŸimi karışımı) ya da daÅŸi (ka­zınmış palamut parçalan, konbu ve mantarların kaynamasıyla oluÅŸan karışım) ile Okinawa’dan daha zengin bir mutfak hayal edemez.

Kardomom
Bağırsaklar ve solunum için çok yararlıdır. Tohumları doğrudan yeter miktarda çiğ­nenir. Aynı zamanda tatlılarla da kullanılır.

Kimyon
İştah açıcıdır, sindirimi ko­laylaştırmada en güçlü olan baharattır.

Biber
Çok güçlü bir biberdir, adını kuzey Amerika’dan alan çok acı bir biberdir, (dolgun biberler ufala­nır), ama bu baharat çok acı bulunur, ye­meklerin içerisinde özellikle Okina-wa’da sebze, balık ve hamur iş­lerinde kullanılır.

Zencefil
Üstün özellikleriyle dikkati çeker. Tadı damağa uygun değil­dir, ama güçlü özellikleri oybirliğiyle kabul görür. Zencefil sindi­rime yardımcı olur ve mide bulantısıyla üstün bir güçle savaşır, hamile kadınları sakinleştirir. Kanı sıvılaştırır, enfarktüs ve be­yin rahatsızlıklarına yol açan pıhtılaşmadan korur. Basitçe kan dolaşımını kolaylaştırır. Kirazla birlikte romatizmayla savaşır. O halde taze bir zencefil kökü almayı düşünün (genelde kurumuş ya da dondurulmuş olarak bulunur) sebzeler ve balıkla güzel bir koku verir. Denizde gari adını alır.

Hardal
Sadece bifteğin üzerinde sarımtırak rengiyle düşünmeyin. Dijon hardalı olarak bulmak zorunda değilsiniz. Hardal, her yerde küçük bilyeler halinde sunulan bir baharattır. (Hep kavanozlar­da saklanırdı bilirsiniz). İdrar söktürücü, bağırsakları yumuşatı­cı ve uyarıcı etkisi vardır.

Erken menopoz

31 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Erken menopoz

Ani stres veya, uzun süre stres altında kalan kadınlarda erken menopoz görülebilir. Stres yumurtalıkların işlevini azaltır ve otuzlu yaşların sonundan itibaren herhangi bir zamanda geçici menopoza neden olur. Her ne kadar bizim kuşağımız için yeni bir olgu da olsa, günümüz kadını cinsel taciz ve yükselme hırsı gibi nedenlerle, iş yerinde baskı altında çalışıyor. Tüm bunlardan başka, bizim kuşak çevreye ve birlikte yaşamak zorunda olduğu zehirli atıklara karşı da çok duyarlı. Sürekli daha fazlasını isteyen yaşam biçimleriyle, doksanlı yılların kadını uzun süreli stresleri göğüsleyerek gücünü tüketiyor.

Kemoterapi de erken menopozun nedenlerinden biridir. Bu tedaviyi gördükten sonra tekrar adet görmeye başlayan kadınlar vardır, fakat büyük çoğunluk erken menopozdan kurtulamaz. Tedavi öncesinde doktorunuz size bu olasılıktan söz etmediyse, çok rahatsız edici bir durumdur.

Cerrahi müdahaleyle yumurtalıkların ve rahmin tamamen alınması en çok görülen erken menopoz nedenidir. Kanser, tümör ve iltihaplanma dolayısıyla işlevini yitirmiş yumurtalıklar ameliyatla alınır. Menopozun olması için iki yumurtalığın da alınması gerekir. Tek yumurtalık veya, yumurtalığın bir kısmı da sanki iki yumurtalık varmışcasına yumurtlamaya ve hormon salgılamaya devam edebilir.

Bağışlamak iyileşmenize yardımcı olur

31 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Genel sağlık bilgileri

Bağışlamak iyileşmenize yardımcı olur

Bağışlayabilme, öfkeli düşünceler ve duygulardan arınma ger­gin durumdaki bedenin olağan durumuna dönmesini sağlayan bede­nin doğal yeteneğini güçlendirir. Her şey yolunda olduğunda beden­sel fonksiyonlarımız da en iyi durumda olurlar. Kendi sağlığınız için kin tutmaktan vazgeçin.

Washington Üniversitesi doktorları kin besleyen on kişiden do­kuzunda kalp atışlarının arttığını, kan basıncının yükseldiğini ve terlemeye başladıklarını saptamışlardır. Bu semptomların her biri de sinir sisteminin harekete geçtiğini ve stres hormon­larının arttığını göstermektedir.

Astımlıyım,gebe kalabilir miyim ?

31 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Gebelik

Astımlılar düzenli tedavi ile normal yaşamlarını sürdürebilirler. Hiçbir anormallik yaşanmadan evlenebilir, gebe kalabilir ve doğum yapabilirler. Doğacak çocuklarda astım görülmesi normal popülasyona göre biraz daha fazla ise de bu fark çok aşırı değildir. Üstelik bazı tedbirlerle ve çevresel şartların kontrolüyle bu önlenebilir.

Gebelik Sırasında Astım İlacı Kullanabilir miyim?
Gebelik sırasında astımlıların yaklaşık 1/3’ünün yakınmalarında azalma, 1/3’ünün yakınmalarında artma olurken 1/3’ünde ise bir değişme olmaz. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların çoğu gebelikte kullanılabilir. Gerek anne ve gerekse doğacak bebek için bir zararlı etkileri yoktur. Diğer bazılarının ise vardır. Gebelik planlandığında hekiminizle görüşerek tedavinizi buna göre yeniden düzenletebilirsiniz.

Nasıl Korunabilirim?
Tetik faktörlerden kaçınılmalıdır. Bunlar kişiden kişiye değişir. Örneğin bir ilaç veya gıda ise kullanılmamalıdır. İşyerinde karşılaşılan bir madde ise iş değişikliği gerekebilir veya işyerindeki madde yoğunluğunu azaltacak önlemler (havalandırma, vakumlu aspirasyon, maske kullanılması) alınabilir. Polen astmasında kıra, ağaçlık alanlara girmekten kaçınılmalıdır. Ev tozundaki allerjenleri azaltacak önlemler alınmalıdır. En az haftada bir evde dip bucak vakumlu cihazlarla toz alınması, temizlik yaparken toz kaldırılmamasına dikkat edilmesi, halı yerine vinleks türü suni döşemelerin kullanılması, allerjen barındırmayan çarşaf ve kılıfların kullanılması önerilen tedbirlerdir. Kedi, köpek, kuş gibi hayvanların ev içinde barındırılmaması, yünlü, tüylü oyuncakların yasaklanması, yün battaniye, yorgan, hırka, kazak yerine sentetik dokuma ve kumaşların kullanılması doğru olur. Evde yaşayan hamamböceği, kalorifer böceği gibi haşerelerle mücadele edilmesi, parfüm, buharlaşıp koku yayan deterjan ve temizlik malzemelerinin kullanılmaması, boya vernik kokularından kaçınılması, gerekmektedir. Evde işyerinde sigara içilmemesi, ocak, soba gibi duman yayan yerlerde aspiratör ve baca sistemlerinin fonksiyonel tutulması ile ev içi havanın kirletilmemesi gerekmektedir. Kimyasal katkılar içeren hazır gıdalardan, şekerleme, çukurlata vb çocuklara yönelik gıdalardan kaçınılması gerekir. Görüldüğü gibi bütün bunlar çok zor ve kişinin yaşamını çok sınırlayan tedbirlerdir. Ancak bunların herkes için gerektiği söylenemez. Kişinin duyarlı olduğu allerjenler saptamışsa sadece bunlardan kaçınmak yeterli olur.

Aspirin Kullanmakta Sakınca Var mı?
Evet. Astımlıların bir kısmında aspirin vb bazı romatizma ilaçları ve ağrı kesicilere karşı duyarlılık vardır. Bu ilaçların alınmasını takiben şiddetli krizler başlayabilir. Astımda kullanılabilir olanlarının tercih edilmesi gerekmektedir.

PEFMETRE Kullanımı
Cihazın cinsine göre kapak açılarak kullanılır hale getirilir. Hareketli ibre en aşağı pozisyona alınır. Derin bir nefes aldıktan sonra hava kaçırmadan cihazın ağızlık kısmı dudaklarla sıkıca kavranır. Hasta tüm gücü ile derin ve hızlı olarak nefesini ağzından üfler. Takiben ibrenin gösterdiği değer okunur. Bu ölçüm üç kez tekrarlanır ve en yüksek olan değer çizelgeye kaydedilir.

Sprey İlaçların Kullanımı
İlacın kapağı çıkarılır ve birkaç kez sallanır. Oturur veya ayakta iken ilaç dik pozisyonda tutulur ve derin bir nefes verildikten sonra, ağızlığı iki dudak arasına alınır. Yavaşça nefes alırken eşzamanlı olarak ilaç püskürtülür ve bu şekilde maksimum nefes alıncaya kadar devam edilir. Nefes yaklaşık 10 saniye kadar tutulduktan sonra burundan yavaş bir şekilde nefes verilerek akciğerlerdeki hava boşaltılır. İkinci doz 30 saniye kadar bir zaman sonra tekrarlanır.

Hazne – Aerochamber Kullanımı
Sprey ilaç birkaç kez sallandıktan sonra kapağı çıkarılır ve hazneye takılır. Haznenin ağızlığı iki dudak arasına alınır ve sprey ilaç bir puf hazne içine püskürtüldükten sonra yavaş ve derin bir nefes alınarak ilaç içe çekilir. Yaklaşık 10 saniye kadar nefes tutulup, burundan yavaşça nefes verilir. Sprey ilaç püskürtülmeden nefes alıp verme manevrası iki kez daha aynen tekrar edilir. İkinci puf için 30 saniye kadar beklenir ve bu süre içinde hazne ağızdan uzaklaştırılır. Hazne haftada bir kez sabun ve su ile yıkanmalıdır. Acil durumlarda hazne içine 8-10 puf ilaç püskürtülüp alınırsa nebülizör cihazına eşdeğer ilaç alınmış olur.

Turbohaler Kullanımı
Alet ağızlık yukarı gelecek şekilde dik tutulur ve kapağı çıkarılır. Alttaki kısım ileri geri döndürülür ve çıt sesi duyulur. Derin bir nefes verildikten sonra ağızlık iki dudak arasına alınarak, ağızdan olabildiğince hızlı ve derin bir nefes alınır. Cihaz ağızdan uzaklaştırılır ve 10 saniye kadar nefes tutulduktan sonra yavaşça dışarıya üflenir.

Diskus Kullanımı
Cihazın ağızlığı üzerindeki kapak döndürülerek açılır. Cihazın mandalı klik sesi duyuluncaya kadar itilir. Dışarıya derin bir nefes verdikten sonra ağızlık dudaklar arasına alınır ve ağızdan derin ve sürekli bir nefes alınır. Nefes 10 saniye tutulduktan sonra yavaşça dışarıya üflenir.

Aerolyzer Kullanımı
Cihaz dik tutulur ve ağızlık kendi ekseni etrafında döndürülerek ilaç haznesi açılır. Temiz ve kuru bir elle tutularak hazırlanan kapsül ilaç haznesine konur. Ardından geri bir döndürme hareketi ile ağızlık yerine oturtulur. Cihazın her iki yanında bulunan mandal baş ve işaret parmakları arasında sıkıştırılarak kapsül delinir. Derin bir nefes verildikten sonra ağızlık iki dudak arasına alınarak hızlı ve derin bir nefes alınır. 10 saniye nefes tutulup, yavaşça dışarıya üflenir.

Kaynak: KTÜ Göğüs Hast Ana Bilim Dalı

Rafine edilmemiş karbonhidratlar kilo kaybına yardımcı olur

31 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diyet

Rafine edilmemiş karbonhidratlar kilo kaybına yardımcı olur

Vücutlanmız karbonhidratlara bütün maddelerden daha fazla ihtiyaç duyar. Kas hücreleri ve beyin karbonhidratlarla çalışır­lar. Doğal hallerinde tüketildiklerinde, karbonhidrat açısından zengin yiyecekler, yağlı, işlenmiş ya da hayvansal gıdalara göre daha az kalorilidirler ve çok liflidirler.

Yağın bir gramında yaklaşık 9 kalori bulunur, oysa protein ve karbonhidratın bir gramında yaklaşık 4 kalori vardır. Bu nedenle, taze meyve ve fasulyegil gibi yüksek karbonhidratlı yiyecekler yediğinizde daha fazla yiyebilir ve yine de kalori alımınızı nispeten düşük tutabilirsiniz. Karbonhidrat açısından zengin, rafine edilmemiş yiyeceklerdeki yüksek lif oranı, ken­dinizi daha doymuş hissetmenizin ve canınızın daha fazla yiyecek çekmemesinin önemli bir nedenidir.

Genellikle, doğal karbonhidratlara eklenen az miktardaki rafine katı ya da sıvı yağlar onları şişmanlatıcı hale getirir. Örneğin, bir su bardağı ölçüsünde püre patates sadece 130 ka­loridir. Buna bir yemek kaşığı tereyağı eklediğinizde, 100 ka­lori daha eklemiş olursunuz.
Protein, yağ ve karbonhidratlara makrobesinler denir. Vita­min ve minerallere de mikrobesinler denir. Bütün bitkisel gıdalar protein, yağ ve karbonhidrat (makrobesinler) karışı­mıdır. Bir muzda bile yüzde 3,5 protein vardır ve bu anne sütündekine eşittir. Meyve ve tatlı patates, mısır, havuç ve meşe palamudu (acorn squash) gibi nişastalı sebzeler ağırlıklı olarak karbonhidratlıdır, ama biraz yağ ve protein de içerirler. Yeşil sebzelerin yarısı protein, bir çeyreği karbonhidrat ve diğer çeyreği ise yağdır. Fasulye ve baklagillerin yarısı kar­bonhidrat, bir çeyreği protein ve diğer çeyreği ise yağdır.

Bu kitaptaki sağlık ve kilo kaybı formülünün prensiple­rinden biri makrobesin dengesi konusunda fazla endişelen-memektir; eğer sağlıklı yiyecekler yerseniz ve un, şeker ve yağdan fazla kalori almazsanız otomatik olarak üç makrobesinden yeterli miktarda alacaksınızdır. Bu nedenle, karbon­hidrat açısından zengin yiyecekler ve şekerli olduğu için meyve yemekten korkmayın. Karbonhidratı yüksek olan bit­kisel yiyecekler bile yeterli miktarda lif ve besin içerirler ve kalorileri azdır. Rafine edilmemiş bitkisel gıdalar diyetinizden çıkarılmamalıdırlar. Eğer diyetiniz karbonhidrat açısından zengin yiyeceklerden bol miktarda içermezse ideal sağlık için gerekli olan bütün besinleri almak imkansız hale gelir.

Taze meyveler, fasulye ve baklagiller, tam tahıllar ve kök sebzeler, kalorileri temel olarak karbonhidrattan gelen yiye­ceklerden bazılarıdır. Bu yiyeceklerin değerini, kalori başına düşen besin oranı belirler. Karbonhidratlar kötü değildir; kar­bonhidratların kötü ününe sebep olan, boş kalorili ya da rafine edilmiş karbonhidratlardır.

Büyük teşbih ağacı (zehri zemin)

30 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori sifali Bitkiler

Büyük teşbih ağacı (zehri zemin)

Büyük teşbih ağacı (zehri zemin) özellikleri
* Yaprağı, kabuÄŸu ve yemiÅŸinden yararlanılan bu bitkinin asıl vatanı ÅŸiraz’dır.
* Yurdumuzda az da olsa yetiÅŸir.
* Yemişi iğdeye benzer ve dallı budaklıdır.

Büyük teşbih ağacı (zehri zemin) faydaları
* Göğsü yumuşatarak, balgamı söktürür.
* Çiçeği koklandığında her türlü ağrı ve uyuşukluğa iyi gelir. Hayalardaki şişliği fiderir.
*Zehirlenmelere karşı kullanılır.

Kanserden korunmak için 30 yol

30 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Saglik Haberleri

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tahminlerine göre her yıl dünya çapında 10 milyon hastaya kanser teşhisi konuyor.

Dünya SaÄŸlık Örgütü tahminlerine göre bu rakam, önlem alınmazsa 2020’de yüzde 50’lik artışla 15 milyonu bulacak. Pek çok kanser tipi durduk yerde veya bir gecede ortaya çıkmıyor ve büyük oranda öngörülebiliyor. Günlük yaÅŸamınızda yapacağınız birkaç küçük deÄŸiÅŸiklik, riski gözle görünür oranda azaltabilir…

Lahana turşusu yiyin: Fermentasyon sürecinde kanser savaşçısı bileşenler ortaya çıkıyor.
Haşlanmış brokoli yiyin: Haşlayın çünkü araştırmaya göre brokoliyi mikrodalgaya koymak, kanserden koruyan bileşenlerin yüzde 97’sini yok ediyor.

Salatanıza Brezilya fıstığı koyun: Brezilya fıstığındaki selenyum, kanser hücrelerini öldürerek hücrelerin DNA’larını tamir etmelerine yardımcı oluyor.

Kalsiyum ve D vitamini alın: ABD’deki Dartmouth Tıp Okulu’nun araştırmasına göre bu bileşim, kolon kanserine yol açan kolon poliplerini azaltıyor.

Her şeye sarmısak koyun: Sarmısaktaki sülfür bileşikleri, bağışıklık sisteminin kansere karşı doğal savunmasını harekete geçiriyor.

Her sabah biraz kavun yiyin: Kavundaki karotenoidler akciğer kanseri riskini azaltıyor.
Kahvaltıya yarım bardak yabanmersini ekleyin: Yabanmersini bir numaralı antioksidan.

Enginar yemeye alışın: Enginardaki antioksidanlar cilt kanserini önlemeye yardımcı oluyor.
Mangal etini terbiyeleyin: Eti bolca marine etmek pişirirken ateşle direkt teması önleyerek kimyasalların oluşumunu azaltıyor.

Bol su için: Her gün sekiz bardak su içen erkeklerde mesane, kadınlarda kolon kanseri riski yarı yarıya azalıyor.

Yeşil çay için: Yeşil çaydaki EGCC adlı kimyasalın bugüne dek keşfedilmiş en güçlü kanser karşıtı bileşen olduğuna inanılıyor.

Bira için ama abartmayın: Bira, ülser ve mide kanserine yol açan helikobaktere karşı koruma sağlıyor. Ama günde iki taneden fazlası kanser riskini artırıyor.

Düzenli balık tüketin: Haftada en az dört kere balık yiyenlerde kan kanseri riski üçte bir oranında azalıyor.

Her sabah bir multivitamin: İdeal oranlarda vitamin ve mineralin bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dair çok kanıt var.

Her gün 15 dakika güneşe çıkın: D vitamini eksikliği meme, kolon, prostat, yumurtalık ve mide kanseri riskini artırmanın yanı sıra osteoporoz, yüksek kan basıncı, MS gibi sorunlara yol açıyor.

İki saatte bir güneş kremi: Bir likör bardağının aldığı kadar güneş kremi dermatologlara göre kansere yol açan UV ışınlarından korunmak için yeterli miktar.

Kivi yiyin: Yüksek oranda C ve E vitamini, lutein ve bakır içeren kivi değerli bir antioksidan.

Kondom kullanın, tekeşli olun: Kadınlar ne kadar çok kişiyle cinsel ilişkiye girerse rahim ağzı kanserine yol açan HPV’yi (human papilloma virus) kapma oranı da o kadar yükseliyor.

Yüksek yağlı hayvansal proteinleri kesin: Et yerine balık veya tavuğu tercih edin. Tereyağı yerine zeytinyağı kullanın.

Üzümle beslenin: Şarapta bulunan kanserden koruyucu resveratrol üzümde bol miktarda var.

Salataya taze soğan koyun: Çiğ veya az pişmiş yenilmesi tavsiye edilen taze soğan prostat kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.

Taze limonata için: Avustralyalı uzmanlara göre her gün biraz narenciye ağız, gırtlak ve mide kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.

Düzenli yürüyüş: Akşam yemekten sonra 30 dakika yürüyüş meme kanseri riskini azaltıyor.

Organik gıdalar: Organik olmayan gıdalardaki hormon ve tarım ilaçlarının hücrelere verdiği zarar, kansere yol açabiliyor.

Karahindiba yiyin: Çin’de yüzyıllardır kanser tedavisinde kullanılan bitki, A vitamini ve potasyum açısından inanılmaz zengin.

Kurutemizleme gerektirmeyen giysi seçin: İşlem sırasında kullanılan kimyasallar böbrek ve karaciğer kanserine yol açıyor.

Turşu yerine salatalık, somon füme yerine tazesi: Araştırmalar füme gıda ve turşuların kanserojen içerdiğini gösteriyor.

Cips veya kızarmış patates yerine haşlanmış patates: Kızaran gıdalarda oluşan kimyasal değişimler kansere davetiye çıkarıyor.

Sprey bronzlaştırıcıları tercih edin: Solaryumun aksine deri kanseri riskini artırdıklarına dair hiçbir bulgu yok.

Sosyal çevreyi genişletin: Arkadaşlarıyla tatminkâr ilişkisi olmayan erkeklerde prostat kanseri oranı yüksek.

http://www.guncel.net/saglik/2008/07/28/kanserden-korunmak-icin-30-yol.htm

Anti-aging baharatlarının yıldızı zerdeçal

30 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Sağlıklı beslenme

Anti-aging baharatlarının yıldızı zerdeçal

Zerdaçal özellikle son yıllarda araştırıldı. Gerçekte, ilaç laboratuarlarının sentetik olarak taklit etmeye çalıştıkları özelliklere sahiptir. Zerdeçal sağlığa iyi gelen baharat grubunun aslandır.
Anti-aging olan anti-oksidan içerir.
Kendine özgü özellikleri ile aspirinden daha çok anti-enfla-matuardır.
Geleneksel olarak inkâr edilemezdir; anti-viraldir, diğer bir deyişle virüslerin yayılmasını engeller (grip, nezle)
Genel olarak bağışıklığı güçlendirir.
Enfarktüse bağlı kan dolaşımını engeller. Diğer bir deyişle ko­lesterol oranını düşürür.
Bazı kanserlerin (özellikle bağırsak ve prostat) gelişmesini engeller.
Karındaki şişliğin giderilmesine yardımcı olur.
Menepoza bağlı semptonların azalmasına yardımcı olur.

Sonraki yazılar »