Ameliyathane Hemşiresi Görev Tanımı – Görev ve Yetkileri Nelerdir?

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Statüsü                       : Memur / Sözleşmeli Memur (4/B)
Ünvanı                        : Ameliyathane  Hemşiresi
Bağlı Olduğu Birim   :  İdari Olarak              à         Başhemşire                                      İşleyiş Olarak            à    Ameliyathane Sorumlu Hekimi, Ameliyathane Sorumlu Hemş.
Bağlı Çalışanlar         : Yok
Yetkinliği: En az Sağlık Meslek Lisesi mezunu olmak.
Görev ve Sorumluluk ve Yetkileri:
SorumluluklarıKurumun ve başhemşirenin belirlediği politika, hedef, kural ve düzenlemeler doğrultusunda ameliyathanedeki hemşirelik hizmetlerinin yerine getirmek ve dolaşan ya da steril hemşirelik hizmetlerinden  sorumludur.
Görevleri
görev, yetki ve sorumluluklarıØ               Sorunlar, gereksinimler ve çalışmalara ilişkin sorumlu hemşiresine gerektiğinde bilgileri vermek ve            danışmak.Ø               Hemşirelik hizmetlerine ilişkin kayıtları tutmak.Ø               Yeni başlayan hemşirelerin işe uyumunda ameliyathane sorumlu hemşiresine yardım etmek.Ø               Eğitim hemşiresi ve sorumlu hemşiresi ile işbirliği yaparak eğitim gereksinimlerine yönelik önerilerde            bulunmak. Hizmet içi eğitim toplantılarına katılmak.Ø               Sorumlu hemşire ile işbirliği yaparak, öğrenci hemşirelerin eğitimine katkıda bulunmak.Ø               Mesleki ilerleme ve gelişimi için kurum içi/kurum dışındaki seminer ve toplantılara katılmak.Ø               Diğer hizmet birimleri ile koordinasyon sağlamak.Ø               Sorumlu hemşirenin olmadığı durumlarda bölümün yönetim sorumluluğunu yürütmek..Ø               Her hasta için kullanılan malzeme ve ilaçların kullanıldığını gösteren masraf formunu doldurulup            ameliyathane sekreterliğine teslim etmek.Ø               Bir gün önceden ertesi günün ameliyat ve işlem tiplerini gözden geçirmek. alet ve malzeme ile ilgili hazırlık            yapmak.Ø               Hasta ameliyat odasına alınmadan ameliyat lambası, oda ışıkları ve elektrikli cihazların çalışıp            çalışmadığının kontrolünü yapmak.Ø               Ameliyat öncesinde, sırasında ve sonrasında aseptik tekniklere uymak/uyulması konusunda ekip ile işbirliği            yapmak.Ø               Ameliyatın özelliğine göre steril ve steril olmayan malzemeleri ameliyat öncesinde hazırlamak, steril olan            malzemelerin sterilitesini kontrol etmek.Ø               Steril teknikleri uygulamak, gözlemek ve uygulatmak. Şüphe duyulan kontaminasyonlarda malzemeyi            ortamdan uzaklaştırmak.Ø               Ameliyat öncesi ve sonrası spanç, iğne ve alet sayımını yaparak ameliyatta sayımı yapılacak malzeme            formunu doldurmak. Görev değişimi esnasında sayımını yapmak ve teslim etmek. Aayım formunun              saklanması için sorumlu hemşireye teslim etmek.Ø               Ameliyat sonrası çıkan kirli cerrahi aletleri yıkatmak, listeye uygun şekilde hazırlamak. Steril edilerek            kullanıma hazır bulundurulmasını sağlamak.Ø               Mesai bitiminde devam eden ameliyatın durumuna göre nöbete gelen dolaşan hemşire ile görev değişimini            yapar, bilgilendirir.Ø               Hafta sonu ve gece nöbetlerinde tüm ameliyathanenin sorumluluğunu üstlenmek ve çıkabilecek            aksaklıkların giderilmesi konusunda diğer ameliyathane çalışanlarını yönlendirmek, denetlemek, sorunlar              konusunda sorumlu hemşire ve hemşirelik hizmetleri sorumlusuna yazılı ve sözlü bildirimde bulunmak.Ø               Bir sonraki ameliyat günü için gerekli hazırlıkların yapılmasını (bohça, steril malzeme             v.b) sağlamak ve denetlemek.Ø               Bölümün araç-gereç, aletlerinin bakım ve korunmasını sağlamak. Bozuk ve fonksiyon göremeyen alet ve            malzemeleri sorumlu hemşiresine bildirmek.Ø               Dolaşan ve steril hemşire görevlerini yerine getirmek.Ø               Tüm uygulama ve işlemleri etik kurallar doğrultusunda yapmak.
Konuyla ilgili aramalar: ameliyathane hemşiresi görevi nedir , Ameliyathane Hemşiresi görev tanımı , Ameliyathane Hemşiresi görev ve yetkileri nelerdir , Ameliyathane Hemşiresi sorumlulukları

–> HASTANE GÖREV TANIMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Ameliyathane Hemşiresi Görev Tanımını İndir

Hasta Hakları Birim Sorumlu Memuru Görev Tanımı

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

HASTA HAKLARI SORUMLU BİRİM MEMURU

Statüsü                       : Memur
Ünvanı                        : Hasta Hakları Birim Memuru
Bağlı Olduğu Birim   : İdari Olarak          –>            Başhemşire                                       İşleyiş Olarak        –>            Hasta Hakları Birim Sorumlusu
Bağlı Çalışanlar         : Yok.Yetkinliği: Bilgisayar kullanmayı bilen rapor hazırlayabilecek, birimin istatistiklerini tutabilecek ve resmi yazışmaları yapabilecek yeterli sayıda personel görevlendirilir. birim sorumlusu tarafından verilen birimin faaliyet alanına giren görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.
Görev ve Sorumlulukları:
Görevleri
Ø       İnternet üzerinden veri girişi işlemlerini başvurunun alınmasından itibaren 24 saat içinde yapmak.Ø        Hasta hakları kurulunda incelenecek dosyaları hazırlamak. Ø       Hasta hakları uygulamaları ile ilgili gerekli kayıtları ve istatistikleri  tutmak.        Ø       İlgili birimlerle işbirliği yaparak araç-gereç ve malzemelerin bakım, onarım ve korunmasını sağlamak. Ø       3 ayda bir istenilen istatistiki formları doldurarak sağlık müdürlüğü’ne göndermek. Ø       Bilgi isteme formunda bilgi istenen kişinin ismi dışında kişisel bilgilerinin gizli tutulmasını sağlamak, formu imza karşılığı teslim etmek ve imza karşılığı almak. Ø       Evrakları  “hasta hakları birimi gelen-giden evrak defteri”ne kaydetmek. Ø       Kurulda görüşülecek dosya ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri hasta hakları kurulu üyelerine başvurudan sonra en geç 4 gün sonra ellerinde olacak şekilde dağıtmak. Ø       Kurulda alınan kararları ilgililere ( ek-8, ek-9) resmi olarak 3 iş günü içinde bildirmek ve bundan sonra yapılacaklar konusunda başvuran kişiye bilgi vermek. Ø       Hastane dışına gönderilecek evrak için hastane evrak defterinden ayrıca sayı almak. Ø       Kurul kararları öneri formunda yer alan öneri, istek ve uygulamaların bir nüshasını idareye, bir nüshasını il koordinatörüne göndermek. Ø       Hasta hakları uygulamaları ile ilgili araştırmalara, seminerlere katılmak, güncel ve konu ile ilgili yayınları izlemek, ilgili yerlere duyurmak, yayınlara katılmak gibi hususlarla ilgili işlemleri yürütmek. Ø       Hastaların ihtiyacı olan birimlere kolayca ulaşabilmelerini temin etmek amacıyla hastanenin uygun yerlerinde hastalar, personel ve ziyaretçilerin kolayca ulaşıp okuyabilecekleri bilgilendirici tabela, broşür, kitapçık, eğitici broşür, afiş vb, yeterince bulundurulmasını takip etmek. 
Konuyla ilgili aramalar: Hasta Hakları Birim Memuru görevi nedir , Hasta Hakları Birim Memuru görev tanımı , Hasta Hakları Birim Memuru görev ve yetkileri nelerdir , Hasta Hakları Sorumlu Birim Memuru

–> HASTANE GÖREV TANIMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Hasta Hakları Birim Memuru Görev Tanımını İndir

Yarık Dudak, Yarık Damak Ameliyatı Hasta Bilgilendirilmiş Onam Formu

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

“DUDAK DAMAK YARIĞI” AMELİYATI İÇİN BİLGİLENDİRME FORMU

Dr………………………. çocuğumun aşağıda belirtilen tıbbi duruma sahip olduğunu söyleyerek geniş açıklamalarda bulundu:
Bu form dudak damak yarığı ameliyatları ve bu tür ameliyatların olası risk ve komplikasyonları (istenmeyen sonuçlar) hakkında bilgilendirmeye yöneliktir. Lütfen formu dikkatlice okuyunuz. Sorularınız ya da anlamadığınız noktalar varsa lütfen doktorunuzdan yardım isteyiniz. Talebiniz doğrultusunda doktorunuz size ek yazılı ve sözlü açıklama verecektir.

GENEL BİLGİ
Çocuğun doğmasından uzun bir süre önce, gelişimin ilk haftalarında, dudağın sol ve sağ kenarları ile damak ayrı ayrı geliştikten sonra birleşirler. Ancak, yaklaşık her 1000 bebekte bir normal birleşme oluşmayarak dudak ve damak yarık kalır.

Dudak yarığı, üst dudaktaki küçük bir çentikten, burun tabanına uzanan tam bir yarığa kadar geniş bir çeşitlilik gösterebilir. Yarık tek taraflı olabildiği gibi dudağın iki yanında da yer alabilir. Yarık dudağı olan çocukların birçoğunda damakta da yarık vardır. Bu durumdaki bebeğin sorunları sadece dudak yarığı olan bebeklerden oldukça fazladır. Ayrıca dudak yarığı doğumsal başka hastalıklara da eşlik edebilir ve bu hastalıklar ile ilgili sorunlar ile karşılaşılabilir.
Dudak yarığı için cerrahi girişim genellikle çocuk 3 aylık olana kadar gerçekleştirilmektedir. Her ne kadar anne ve babalar yarığın doğumdan hemen sonra ve çocuk eve gitmeden erken onarılmasını istese de, tehlikeli olması ve genellikle alınan sonuçların ortalamanın altında olması yanında yenidoğanın cerrahisi zor bir durumdur. Bu yüzden birçok damak ve dudak yarığı tedavi merkezi ilk dudak onarımını yapmak için çocuğun yaklaşık 3 aylık olmasını beklemeyi tercih eder. Bu gecikme için birçok sebep vardır. İlk olarak, çocuk 10-12 kilo ağırlığına ulaştığında daha sağlıklı ve güçlü olur, anestezi ve cerrahiden daha az etkilenecek duruma gelir. İkincisi, bu bekleme aralığı, hastalığın boyutu ve sorunun özellikleri teşhis etmek ve ilişkili diğer problemlerin varlığının olup olmadığını, aynı zamanda acil ve uzun dönem zarfındaki tedavinin planlaması için yeterli zamanı verir. Üçüncü olarak, 3 aylık bir çocuk cerrahinin teknik gereksinimlerini karşılayabilme bakımından yenidoğana göre çok daha büyük ve estetik ve fonksiyonel sonuçlar açıdan daha iyi neticeler almaya uygundur.
Dudak yarığını onarmak için, yarığın iki yanına yapılacak kesiyi takiben kas onarımı yapılacaktır. Ayrıca başka yerinden kemik veya doku almak gerekir ise başka bir yerden kesi yapmak gerekebilir. Ağız mukozası ve cilt onarımı yapılarak yarık kapatılacaktır. Bu şekilde kas işlevini yapabilecek ve normal dudak şekli oluşturulacaktır. Burundaki şekil bozukluğu da bu girişimden fayda görecektir.

Çocuğunuz dudak yarığı cerrahi sonrası huzursuz bir dönem geçirebilir. Bu dönemi atlatmak için çeşitli ilaçlar doktorunuz tarafından size önerilecektir. Çocuğunuzun ellerini ameliyat sahasından uzak tutmak için dirseklerin bükülmesini önleyen bandajları kullanmak bir süre gerekli olmaktadır. Pansuman kullanılmış ise 1-2 gün sonra çıkarılacaktır. Burun içinde emilebilen dikişler vardır. Bunlar kendiliğinden düşerler. Yapılan isleme bağlı olarak burun dışında veya dudak çevresinde dikişler olacaktır. Kabuk kalmaması için bu yerleri yarı yarıya sulandırılmış oksijenle su ile kulak kürdanı (pamuklu çubuk) kullanarak temizlenmesi gerekir. Emilmeyen dikişler 5-7 gün içinde ameliyathanede anestezi veya poliklinikte sedasyonla (ilaçla sakinleştirmek) alınacaktır. Dikişler alındıktan sonra bir kaç hafta için bütün gün kesi hatlarına bant yapıştırmanız gerekir. Ameliyattan sonra en az üç ay dudak üzerindeki nedbeye günde 3-5 defa, 5-10 dakika masaj yapmanız gerekir. Bu cilt altında düğüm oluşmasını ve nedbenin dudağı yukarıya çekmesini önler.

Ameliyat izi, ilk birkaç haftalık dönemde daha kırmızı ve geniş bir hale gelecektir. Bu görünüm zamanla azalacak ancak iz hiçbir zaman tamamen yok olmayacaktır. Bazı çocuklarda burun ve dudak bölgesindeki gölgelenmeler nedeniyle bu iz zorlukla görülebilir şekle dönüşebilecektir.
Damak yarıkları, bazı çocuklarda küçük dili etkileyen küçük bir çentik şeklinde iken, bazılarında küçük dilden dudak bölgesine kadar uzanmaktadır. Damak yarığı onarımı cerrahın, anestezistin ve hastanın durumuna göre 3 – 12 aylar arasında yapılabilmektedir. Bu şekilde çocuğun cerrahi işleme dayanabilmesi kolaylaşmaktadır. Cerrahi onarım sırasında, yarığın iki kenarında yapılan kesilerle, kenardaki dokular orta hatta doğru yaklaştırılmakta ve damak bütünlüğü sağlanmaktadır. Bu onarım sırasında yumuşak damak kasları da onarılmakta, bu şekilde çocuğun doğru konuşması ve beslenmesi için gerekli zemin de sağlanmaktadır. Ayrıca başka yerinden kemik veya doku almak gerekir ise başka bir yerden kesi yapmak gerekebilir.
Damak yarığı ameliyat sonrası ilk bir iki günde, ilaçlarla rahatlıkla kontrol edilebilen, huzursuzluk ve ağrı şikayetleri olabilmektedir. Bu zaman diliminde çocuk ağızdan beslenmeye başlanmasına rağmen normal miktarlarda beslenemeyeceği için damar yoluyla sıvı verilerek gerekli destek sağlanmaktadır. İlk günlerde çocuğun ellerini ağzına götürmesini önlemek için dirseklerin bükülmesini önleyen bandajlar gerekli olmaktadır. Ameliyat sonrası ilk birkaç haftada çocuğunuzun beslenmesi için gerekli öneriler doktorunuz tarafından size verilecektir. Bu önerilere uyulması damağın sorunsuz iyileşmesi açısından gereklidir.
Damağın yeniden şekillenmesi için birkaç ay gerekmektedir. Bununla birlikte onarımda 3 hafta damağın yeterince güçlenmesi sırasında bebeğin parmakları veya yiyecek aletleri (çatal, kaşık, pipet) damağa hasar verebilir. İyileşmenin başlangıcı aşaması esnasında parmakların veya herhangi bir şeyin ağza sokulmasından kaçınılmalı.

Bebeğinizin beslenmesi, cerrahi sonrası özel bakım gerektirmektedir. Bebeğinizin beslenmesini cerrahi sonrası emmeden zorunlu olarak 2 ila 2.5 hafta uzak tutmalısınız. Yiyecek ve içecek listesi size verilecektir. Yiyecek ve içecekleri dikkatlice ağzına damla damla fincan veya şırınga ile vermelisiniz. Sıvı yiyecekler halinde çocuklara bardaktan akıtılarak verilebilir. Eğer karışım çok koyuysa ılıtılmış su ile seyreltilebilir. Her yemeği takiben su ile damak alanı temizlenir. Süt ve sütlü yiyecekler dikişlere yapıştığı için genellikle 3-4 günden sonra verilmesi uygun olur.

Bebek iyi içecek aldığında ve ateşi olmayana değin hastanede kalır. Genellikle bebeğinizi ameliyattan 1-2 gün sonra eve göndeririz. Damak onarımında kullanılan dikişlerin eriyebilir olmasından dolayı alınmasına ihtiyaç yoktur. Cerrahi sonrası bebek 3 gün 7 gün ve daha sonra 2.5 ila 3 hafta arasında görülmesi önemlidir.

Dudak ya da damak yarığı komplikasyonları (olumsuz sonuç) arasında, nükseden kulak enfeksiyonları, işitme kaybı, aşırı bir diş boşluğu alanı ve ortodontik düzeltim gerektiren dişlerin yerinden oynaması bulunur. Bu nedenle dudak-damak yarıklı çocukların takibi, plastik cerrahlar ile birlikte KBB uzmanı, ortodonti uzmanı, çocuk uzmanı, konuşma terapistinden oluşan bir ekip tarafından yapılması gerekir. Bazen bu ekibe genetik uzmanı, çocuk psikiyatristi ve sosyal danışmanın eklenmesi gerekebilir. Çocuğun ailesi tarafından genellikle ameliyattan kalan izler ve şekil bozuklukları öne çıkarılsa da konuşma bozukluğunun giderilmesi en önemli hedeflerdendir. Bazı çocuklarda damaktaki kasın yetersiz çalışmasına bağlı olarak ameliyattan sonra bile konuşma kusurları sürebilir. Bunun dışında konuşma kusuruna neden olabilecek birçok ek sebep (işitmenin yetersiz olması, ağız kapanışının düzgün olmaması, dişler arasında boşluk olması, dil hareketinin yetersiz olması, zeka düzeyi, psikolojik durumu v.s ) sayılabilir. Bütün bu sebeplerin bir ekip tarafından gözden geçirilerek önem sırasına göre tedavi planı yapılması gerekir. Bütün olumsuzluklar giderilmiş olsa bile damak yarığı onarılan her çocuğa konuşma terapisi uygulanması faydalı olur.

ANESTEZİYE AİT RİSKLER
1. İntübasyon zorluğu ve trakeostomi gerekliliği: Anestezi için ağızdan nefes borusuna yerleştirilmesi gereken tüp yerleştirilemez ise zorunlu olarak boğazın ön kısmından yapılan kesi ile bu tüpün yerleştirilmesi (trakeostomi) gerekebilir. Bu tüpün ameliyattan sonra da bir süre kalması gerekebilir ve bu tüp ile ilgili bazı sorunlar zamanla gelişebilir.
2. Bazı akciğer alanları sönebilir ve buralarda enfeksiyon (mikrobik hastalıklar) oluşabilir. Bu durumda antibiyotikler ve fizyoterapi gerekebilir.
3. Uygulamaya bağlı olarak ölüm meydana gelebilir.

“DUDAK DAMAK YARIĞI” AMELİYATININ OLASI RİSKLERİ
Her cerrahi girişimin belli oranda riski vardır ve yapılacak ameliyatın risklerini anlamanız önemlidir. Bir kişinin cerrahi bir girişimi seçmesi risklerin faydaya kıyasına dayanır. Hastaların çoğunda bu yan etkilerin gözlenmemesine karşın, yapılacak ameliyatın risklerini, yan etkilerini ve sonuçlarını anladığınızdan emin olmak için bunların her birini ameliyatınızı yapacak olan plastik cerrahınızla tartışmalısınız.

1. Kanama: Cerrahi sırasında veya sonrasında kanama görülebilir ve hastaya kan verilmesi gerekebilir.
2. Enfeksiyon: Bu tip bir cerrahiden sonra enfeksiyon görülmesi nadirdir. Enfeksiyon gelişmesi halinde antibiyotik tedavisi ve cerrahi girişim gerekebilir.
3. Solunum problemleri: Özellikle damak yarığı ameliyatı sonrası ameliyat alanından ağız içine hafif sızıntılar olabilir ve nadir de olsa soluk borusuna kaçabilir veya şişlikler sebebiyle nefes almada problemler oluşabilir ve hayatı tehdit edici bir durum oluşabilir. Acil cerrahi girişim gerekebilir. Zorunlu olarak boğazın ön kısmından yapılan kesi ile bir tüpün nefes borusuna yerleştirilmesi (trakeostomi) gerekebilir. Bu tüpün ameliyattan sonra da bir süre kalması gerekebilir ve bu tüp ile ilgili bazı sorunlar zamanla gelişebilir.
4. Akciğer komplikasyonları (olumsuz sonuç): Akciğer komplikasyonları genel anesteziye ikincil olarak kan pıhtılarının akciğerin damarlarını tıkaması (akciğer embolisi) veya kısmi akciğer kollapsı (akciğerin bir bölümünün havalanamaması) sonucu gelişebilir. Eğer bu komplikasyonlardan (olumsuz sonuç) herhangi birisi oluşursa çocuğun hastaneye yatırılması ve ek tedaviler gerekebilir. Akciğer embolisi bazı durumlarda hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilir.
5. Yara izi: Dudak onarımlarından sonra daima yara izi kalır. Bu genellikle kabul edilebilir düzeyde olur. Ancak bazen anormal yara izleri oluşabilir. Bu yara izlerinin görüntüsü çirkin ve rengi etrafını saran dokudan farklı olabilir. Anormal yara izlerinde cerrahiyi de içeren tedavi yöntemleri gerekebilir.
6. Dikişlerin ayrışması: Ameliyat sonrasında dudakta veya ağız içindeki dikişler doku kalitesi, aşırı gerginlik, enfeksiyon veya bebeğin elleri ile dikişleri ayırması gibi sebeplerden ayrışabilir. Böyle bir durumda ikincil cerrahi girişimler gerekebilir.
7. Fistül oluşumu: Ameliyat sonrası geç dönemde damakta iyileşme tam olmayabilir. İleriki dönemde bu bölgelerde burun boşluğu ile ağız boşluğu arasında delik oluşur ve özellikle sıvı gıdalar ağızdan burun boşluğuna geçebilir. Fistül gelişiminde ikinci bir cerrahi işlem genellikle gerekli olur.
8. Cerrahi anestezi: Hem lokal hem genel anestezinin riskleri vardır. Cerrahi anestezi veya sedasyonun (hastayı tam uyutmadan sakinleştirmek) tüm formlarında komplikasyon, yaralanma ve hatta ölüm olasılığı olabilir.
9. Alerji: Nadir vakalarda bantlara, dikiş materyaline veya topikal (dışardan uygulanan) ilaçlara karşı yöresel alerjiler bildirilmiştir. Daha ciddi olan sistemik alerjiler cerrahi sırasında kullanılan ilaçlardan ve reçete edilen ilaçlarla meydana gelir. Alerjik reaksiyonlar ek tedavi gerektirir.

GEREKEBİLECEK EK CERRAHİ İŞLEMLER
Dudak – damak yarıklarının uzun dönem sonuçlarını etkileyebilecek risk ve komplikasyonlara (olumsuz sonuç) ek olarak farklı durumlar da söz konusudur. Nadir görülseler de, bahsedilen riskler özellikle dudak – damak yarıkları ile ilgilidir. Başka risk ve komplikasyonlar da görülebilmesine karşın, bunlar daha da nadirdir. Komplikasyon gelişmesi halinde ek tedaviler veya cerrahi girişim gerekebilir. Tıp ve cerrahide kesinlik yoktur. İyi sonuçlar beklense de, elde edilebilecek sonuçlar hakkında hiçbir garanti veya teminat verilemez. Ek cerrahi işlemler dudak ve damağın yeniden onarımının gerekmesinden burundaki şekil bozukluğunun giderilmesi, dişlerin bulunduğu arkın kemik devamlılığının sağlanması, konuşma bozukluğunun giderilmesine yardımcı olmak için damağın gerisi ile boğazına yapılacak birçok işlem ile birlikte buluğ çağından sonra ağız kapanışını düzeltmek için çene ameliyatını (ortognatik cerrahi) ve buruna son şeklini vermek için estetik burun ameliyatını (rinoplasti) kapsar. Bu işlemlerin zamanında ve doğru yapılması için doktorunuzla teması hiçbir zaman kesmemeniz gerekir.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.

Konuyla ilgili aramalar: yarık dudak yarık damak ameliyatı hakkında bilgi , dudak ve damak yarığı ameliyatı , yarık damak , dudakta ve damakta yarık , bebekte yarık dudak yarık damak

–> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Dudak ve Damak Yarığı Ameliyatı (Yarık Dudak, Yarık Damak) Onam Formu İçin Tıklayın

Yarık Damak Ameliyatı (Damak Yarığı Cerrahisi) Bilgilendirilmiş Onam Formu

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

DAMAK YARIĞI CERRAHİ TEDAVİSİ BİLGİLENDİRME FORMU (YARIK DAMAK AMELİYATI)

Çocuğun doğmasından uzun bir süre önce, gelişimin ilk haftalarında, dudağın sol ve sağ kenarları ile damak ayrı ayrı geliştikten sonra birleşirler. Ancak, yaklaşık her 1000 bebekte bir normal birleşme oluşmayarak dudak ve damak yarık kalır. Damak yarığı (Kurt Ağzı) tek başına veya dudak yarığı (Tavşan Dudağı) ile birlikte olabilir. Bu durumdaki bebeğin sorunları sadece dudak yarığı olan bebeklerden oldukça fazladır. Ayrıca dudak damak yarığı doğumsal başka hastalıklara da eşlik edebilir ve bu hastalıklar ile ilgili sorunlar ile karşılaşılabilir. Dudak ve damak yarığı ile doğan bir çocuk, diğer çocuklardan görünüşü ve bazı fonksiyonları dışında hiçbir şekilde ayrılmaz. Eğer farklı bir hastalık tablosu söz konusu değilse zeka gelişimleri normaldir ve her türlü gelişme kapasitesine sahiptirler.

Dudak ve damak yarıklarına neden olan faktörler birden çoktur. Doğumsal bir anomali olmasının yanı sıra çevresel bazı faktörler, gebelikte kullanılan bazı ilaçlar ya da maruz kalınan hastalıklar sıklıkla dudak damak yarıklarının oluşumu için suçlanmıştır. Yakın akraba evliliklerinin de dudak damak yarıklarının görülme sıklığını artırdığı bilinmektedir.
Tek başına damak yarıkları kız çocuklarında daha sık, hem dudak hem damak yarıklarının birlikte görüldüğü durumlar ise erkek çocuklarında daha sık görülmektedir. Eğer anne babadan birinde bir dudak damak yarığı varsa ve çocuklarının birinde dudak damak yarığı oluşmuşsa daha sonra olacak çocuklarda dudak damak yarığı görülme sıklığı genellikle daha fazla olur. Böyle durumlarda genetik konsultasyonlar istenerek doğacak çocukta dudak damak yarığına rastlanma olasılığı araştırılabilir.

Hem dudak hem damak yarıklarında tam ve kısmi yarıklardan söz edilir. İlgili yapıların tümünün yarık olduğu durumlara tam yarık, dokuların bir kısmının bir araya geldiği ama bir kısmının yarık olarak kaldığı durumlarda ise kısmi yarıklar söz konusudur.
Damak yarıkları, bazı çocuklarda, küçük dili etkileyen küçük bir çentik şeklinde iken, bazılarında küçük dilden dudak bölgesine kadar uzanmaktadır. Damak yarığı onarımı cerrahın, anestezistin ve hastanın durumuna göre 3 – 12 aylar arasında yapılabilmektedir. Bu şekilde çocuğun cerrahi işleme dayanabilmesi kolaylaşmaktadır. Cerrahi onarım sırasında, yarığın iki kenarında yapılan kesilerle, kenardaki dokular orta hatta doğru yaklaştırılmakta ve damak bütünlüğü sağlanmaktadır. Bu onarım sırasında yumuşak damak kasları da onarılmakta, bu şekilde çocuğun doğru konuşması ve beslenmesi için gerekli zemin de sağlanmaktadır. Ayrıca başka yerinden kemik veya doku almak gerekir ise başka bir yerden kesi yapmak gerekebilir.

Damak yarığı ameliyatı sonrası çocuğu rahatlatan, hafif uyku veren ilaçlardan yararlanılır. Genellikle birkaç saat sonra berrak, sıvı gıdalarla beslenmeye başlanır, ancak doktorunuz uygun görmezse ağızdan beslenmesini bir süre geciktirebilir. İlk bir iki günde, ilaçlarla rahatlıkla kontrol edilebilen, huzursuzluk ve ağrı şikayetleri olabilmektedir. Bu zaman diliminde çocuk ağızdan beslenmeye başlanmasına rağmen normal miktarlarda beslenemeyeceği için damar yoluyla sıvı verilerek gerekli destek sağlanmaktadır. Başta sadece berrak sıvıların alınmasına izin verilir daha sonra ise süt ilave edilir, giderek tane içermeyen daha yoğun gıdalara geçilir. Tüm öğünlerden sonra su içirilmesi operasyon bölgesinde gıda birikmesini engeller.
Ameliyat sonrası ilk günlerde ödem, hafif sızıntılar ve kaşıntı beklenen bulgulardır. Bu dönemde çocuğun ellerini ağzına götürmesini önlemek için dirseklerin bükülmesini önleyen bandajlar gerekli olmaktadır. Ayrıca çocuğun ağzının içine sokabileceği ve ameliyat bölgesini kaşıyarak zarar verebileceği biçim ve incelikte, eşya ve oyuncakları ortamdan uzaklaştırmak gerekir.

Damağın yeniden şekillenmesi için birkaç ay gerekmektedir. Bununla birlikte onarımdan sonraki ilk 3 hafta bebeğin parmakları veya yiyecek aletleri (çatal, kaşık, pipet) damağa zarar verebilir. İyileşmenin başlangıcı aşaması esnasında parmakların veya herhangi bir şeyin ağza sokulmasından kaçınılmalıdır.

Bebeğinizin beslenmesi, cerrahi sonrası özel bakım gerektirmektedir. Bebeğinizin cerrahi sonrasında genellikle 2-3 hafta emerek beslenmesi tercih edilmez. Süt veya tanesiz sıvı yiyecek ve içecekleri dikkatlice ağzına damla damla çay kaşığı, fincan veya şırınga ile vermelisiniz. Eğer karışım çok koyuysa ılıtılmış su ile seyreltilebilir. Her yemeği takiben su ile damak alanı temizlenir.

Bebek ağızdan yeterince beslenmeye başladıktan sonra, ateş vb ek sorunu da yoksa taburcu edilir. Damak onarımında kullanılan dikişlerin eriyebilir olmasından dolayı alınmasına ihtiyaç yoktur. Cerrahi sonrası kontrole hangi günlerde geleceğiniz doktorunuz tarafından size bildirilecektir.
Damak yarıklarının onarılması işlevsel açıdan çok önemlidir. Damak yarığı beslenmeyi olduğu kadar konuşmayı da olumsuz yönde etkiler. Konuşma sırasında, yumuşak damağın geriye ve yukarı doğru hareketi; havanın ağız boşluğunda kilitlenmesi ve bazı seslerin çıkarılabilmesi için gereklidir. Damak yarığında, yumuşak damak hareketleri tam yapılamadığı için bazı seslerin çıkarılması zorlaşır. Bu nedenle damak yarıklı çocuklarda, “hım hım konuşma” adını verdiğimiz ve bazı seslerin tam olarak çıkarılmamasına bağlı, anlaşılması zor bir konuşma biçimi gelişir. Onarım sırasında yumuşak damak kaslarının olması gereken şekle getirilmesi bu konuşma bozukluğunun azaltılmasına yardımcıdır. Ancak tek başına ameliyat çoğu zaman yeterli olmaz, ek olarak bir takım konuşma egzersizleri ve terapileri gerekebilir. Bu nedenle çocuğa, hem ailenin desteği, hem de 4–5. yaşta yapılması gereken bir konuşma terapisi desteği gerekir.
Damak yarığının çok kubbeli ve yumuşak damak boyunun kısa olması, damak yarığı ameliyatlarının tek başına iyi netice vermesine olanak sağlamaz. Bu durumda faringeal flep veya arka duvar kalınlaştırılması adı verilen ek girişimlerle, havanın ağız boşluğuna kilitlenerek buruna kaçmasını engelleyen ve dolayısıyla çocuğun daha normal ve sağlıklı sesler çıkarmasını kolaylaştıracak müdahaleler uygulanır.

Bütün bunlardan anlaşıldığı gibi dudak ve damak yarıklı hastaların, hızlı ve tek başına cerrahiyle çözümlenebilecek bir tedavisi söz konusu değildir. Damak yarığı cerrahi tedavisinin istenmeyen sonuçları arasında, nükseden kulak enfeksiyonları, işitme kaybı, aşırı bir diş boşluğu alanı ve ortodontik düzeltim gerektiren dişlerin yerinden oynaması bulunur. Uzun ve yoğun bir süreç gerektiren bu patolojilerde plastik cerrahlar, konuşma terapistleri, diş hekimleri, kulak burun boğaz uzmanları ve gerekirse sosyal danışman veya psikologlardan yararlanılır. Bazen bu ekibe genetik uzmanı, çocuk psikiyatristi ve sosyal danışmanın eklenmesi gerekebilir. Ailenin ve çocuğun entellektüel düzeyi ve kapasitesi de elde edilecek sonucu belirlemede önemlidir. Aileye düşen çocuğu destekleyici bir tutum içinde yer almak, hatalarını düzeltirken kırıcı olmamak ve çocuğu konuşmaya, sosyal aktivitelerde yer almaya özendirici bir tutum izlemektir. Çocukla beraber geçirilen zaman dilimi içinde bazı ses egzersizlerinin tekrarlanması, çocuğun konuşmaya özendirilmesi tedavi sürecinde çok önemli bir yer tutar. Bilinmesi gerekir ki; dudak ve damak yarıklı çocuklar bu sürecin tamamlanmasını takiben, toplum içinde her türlü mesleki performansı gerçekleştirebilecek kapasiteye sahiptirler.
Çocuğun ailesi tarafından genellikle ameliyattan kalan izler ve şekil bozuklukları öne çıkarılsa da konuşma bozukluğunun giderilmesi en önemli hedeflerdendir. Bazı çocuklarda damaktaki kasın yetersiz çalışmasına bağlı olarak ameliyattan sonra bile konuşma kusurları sürebilir. Bunun dışında konuşma kusuruna neden olabilecek birçok ek sebep (işitmenin yetersiz olması, ağız kapanışının düzgün olmaması, dişler arasında boşluk olması, dil hareketinin yetersiz olması, zeka düzeyi, psikolojik durumu v.s ) sayılabilir. Bütün bu sebeplerin bir ekip tarafından gözden geçirilerek önem sırasına göre tedavi planı yapılması gerekir. Bütün olumsuzluklar giderilmiş olsa bile damak yarığı onarılan her çocuğa konuşma tedavisi uygulanması faydalı olur.

DAMAK YARIĞI AMELİYATININ OLASI RİSKLERİ
Her cerrahi girişimin belli oranda riski vardır ve yapılacak ameliyatın risklerini anlamanız önemlidir. Bir kişinin cerrahi bir girişimi seçmesi risklerin yararları ile karşılaştırılmasına dayanır. Hastaların çoğunda bu yan etkilerin gözlenmemesine karşın, yapılacak ameliyatın risklerini, yan etkilerini ve sonuçlarını anladığınızdan emin olmak için bunların her birini ameliyatınızı yapacak olan Plastik Cerrahınızla tartışmalısınız.
1. Kanama: Cerrahi sırasında veya sonrasında kanama görülebilir ve hastaya kan verilmesi gerekebilir.
2. Enfeksiyon: Bu tip bir cerrahiden sonra enfeksiyon görülmesi nadirdir. Enfeksiyon gelişmesi halinde antibiyotik tedavisi ve cerrahi girişim gerekebilir.
3. Solunum problemleri: Özellikle damak yarığı ameliyatı sonrası ameliyat alanından ağız içine hafif sızıntılar olabilir ve nadir de olsa soluk borusuna kaçabilir veya şişlikler sebebiyle nefes almada problemler oluşabilir ve hayatı tehdit edici bir durum oluşabilir. Acil cerrahi girişim gerekebilir.
4. Akciğer komplikasyonları: Akciğer komplikasyonları genel anesteziye ikincil olarak kan pıhtılarının akciğerin damarlarını tıkaması (akciğer embolisi) veya kısmi akciğer kollapsı (akciğerin bir bölümünün havalanamaması) sonucu gelişebilir. Eğer bu komplikasyonlardan (olumsuz sonuç) herhangi birisi oluşursa çocuğun hastaneye yatırılması ve ek tedaviler gerekebilir. Akciğer embolisi bazı durumlarda hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilir.
5. Dikişlerin açılması: Ameliyat sonrasında dudakta veya ağız içindeki dikişler doku kalitesi, aşırı gerginlik, enfeksiyon veya bebeğin elleri ile dikişleri ayırması gibi sebeplerden açılabilir. Böyle bir durumda ikincil cerrahi girişimler gerekebilir.
6. Fistül oluşumu: Ameliyat sonrası geç dönemde damakta iyileşme tam olmayabilir. İleriki dönemde bu bölgelerde burun boşluğu ile ağız boşluğu arasında delik oluşur ve özellikle sıvı gıdalar ağızdan burun boşluğuna geçebilir. Fistül gelişiminde ikinci bir cerrahi işlem genellikle gerekli olur.
7. Cerrahi anestezi: Hem lokal hem genel anestezinin riskleri vardır. Cerrahi anestezi veya sedasyonun (hastayı tam uyutmadan sakinleştirmek) tüm formlarında komplikasyon, yaralanma ve hatta ölüm olasılığı olabilir.
8. Alerji: Nadir vakalarda bantlara, dikiş malzemesine veya uygulanan ilaçlara karşı alerjiler bildirilmiştir. Daha ciddi olan sistemik alerjiler cerrahi sırasında kullanılan ilaçlardan ve reçete edilen ilaçlarla meydana gelir. Alerjik reaksiyonlar ek tedavi gerektirir.

GEREKEBİLECEK EK CERRAHİ İŞLEMLER
Damak yarıklarının uzun dönem sonuçlarını etkileyebilecek risk ve komplikasyonlara (olumsuz sonuç) ek olarak farklı durumlar da söz konusudur. Nadir görülseler de, bahsedilen riskler özellikle dudak – damak yarıkları ile ilgilidir. Başka risk ve komplikasyonlar da görülebilmesine karşın, bunlar daha da nadirdir. Komplikasyon gelişmesi halinde ek tedaviler veya cerrahi girişim gerekebilir. Tıp ve cerrahide kesinlik yoktur. İyi sonuçlar beklense de, elde edilebilecek sonuçlar hakkında hiçbir garanti veya teminat verilemez. Ek cerrahi işlemler damağın yeniden onarımının gerekmesinden, dişlerin bulunduğu arkın kemik devamlılığının sağlanması, konuşma bozukluğunun giderilmesine yardımcı olmak için damağın gerisi ile boğazına yapılacak birçok işlem ile birlikte ergenlik çağından sonra ağız kapanışını düzeltmek için çene ameliyatını (ortognatik cerrahi) kapsar. Bu işlemlerin zamanında ve doğru yapılması için doktorunuzla teması hiçbir zaman kesmemeniz gerekir.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.

Konuyla ilgili aramalar: yarık damak ameliyatı hakkında bilgi , damak yarığı cerrahisi , yarık damak , damakta yarık , bebekte yarık dudak ve damak

–> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Damak Yarığı Ameliyatı (Yarık Damak) Onam Formu İçin Tıklayın

Dudak Yarığı Ameliyatı (Yarık Dudak) Bilgilendirilmiş Onam Formu

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

DUDAK YARIĞI AMELİYATI (YARIK DUDAK) CERRAHİ TEDAVİSİ BİLGİLENDİRME FORMU

Çocuğun doğmasından uzun bir süre önce, gelişimin ilk haftalarında, dudağın sol ve sağ kenarları ile damak ayrı ayrı geliştikten sonra birleşirler. Ancak, yaklaşık her 1000 bebekte bir normal birleşme oluşmayarak dudak ve damak yarık kalır. Dudak yarığı (Tavşan Dudak), üst dudaktaki küçük bir çentikten, burun tabanına uzanan tam bir yarığa kadar geniş bir çeşitlilik gösterebilir. Yarık tek taraflı olabildiği gibi dudağın iki yanında da yer alabilir. Yarık dudağı olan çocukların birçoğunda damakta da yarık vardır. Bu durumdaki bebeğin sorunları sadece dudak yarığı olan bebeklerden oldukça fazladır. Dudak ve damak yarığı ile doğan bir çocuk, diğer çocuklardan görünüşü ve bazı fonksiyonları dışında hiçbir şekilde ayrılmaz. Eğer farklı bir sendrom söz konusu değilse zeka gelişimleri normaldir ve her türlü gelişme kapasitesine sahiptirler.

Dudak ve damak yarıklarına neden olan faktörler birden çoktur. Doğumsal bir anomali olmasının yanı sıra çevresel bazı faktörler, gebelikte kullanılan bazı ilaçlar ya da maruz kalınan hastalıklar sıklıkla dudak damak yarıklarının oluşumu için suçlanmıştır. Yakın akraba evliliklerinin de dudak damak yarıklarının görülme sıklığını artırdığı bilinmektedir.
Tek başına damak yarıkları kız çocuklarında daha sık, hem dudak hem damak yarıklarının birlikte görüldüğü durumlar ise erkek çocuklarında daha sık görülmektedir. Eğer anne babadan birinde bir dudak damak yarığı varsa ve çocuklarının birinde dudak damak yarığı oluşmuşsa daha sonra olacak çocuklarda dudak damak yarığı görülme sıklığı genellikle daha fazla olur. Böyle durumlarda genetik konsültasyonlar istenerek doğacak çocukta dudak damak yarığına rastlanma olasılığı araştırılabilir.

Hem dudak hem damak yarıklarında tam ve kısmi yarıklardan söz edilir. İlgili yapıların tümünün yarık olduğu durumlara tam yarık, dokuların bir kısmının bir araya geldiği ama bir kısmının yarık olarak kaldığı durumlarda ise kısmi yarıklar söz konusudur.
Her ne kadar anne ve babalar yarığın doğumdan hemen sonra ve çocuk eve gitmeden erken onarılmasını istese de, tehlikeli olması ve genellikle alınan sonuçların ortalamanın altında olması yanında yenidoğanın cerrahisi zor bir durumdur. Bu yüzden birçok dudak ve damak yarığı tedavi merkezi ilk dudak onarımını yapmak için çocuğun yaklaşık 3 aylık olmasını beklemeyi tercih eder. Bu gecikme için birçok sebep vardır. İlk olarak, çocuk 10–12 kilo ağırlığına ulaştığında daha sağlıklı ve güçlü olur, anestezi ve cerrahiden daha az etkilenecek duruma gelir. İkincisi, bu bekleme aralığı, hastalığın boyutu ve sorunun özellikleri teşhis etmek ve ilişkili diğer problemlerin varlığının olup olmadığını, aynı zamanda acil ve uzun dönem zarfındaki tedavinin planlaması için yeterli zamanı verir. Üçüncü olarak, 3 aylık bir çocuk cerrahinin teknik gereksinimlerini karşılayabilme bakımından yenidoğana göre çok daha büyük ve estetik ve fonksiyonel sonuçlar açıdan daha iyi neticeler almaya uygundur.

Dudak yarığını onarmak için, yarığın iki yanına yapılacak kesiyi takiben kas onarımı yapılacaktır. Ayrıca başka yerinden kemik veya doku almak gerekir ise başka bir yerden kesi yapmak gerekebilir. Ağız mukozası ve cilt onarımı yapılarak yarık kapatılacaktır. Bu şekilde kas işlevini yapabilecek ve normal dudak şekli oluşturulacaktır. Burundaki şekil bozukluğu da bu girişimden fayda görecektir. Plastik Cerrah dudak yarığı ile damak yarığını aynı ameliyatta onarabilir. Bazen dudak yarığını onarırken damağın ön kısmını da kapatabilir.
Çocuğunuz dudak yarığı ameliyatı sonrası huzursuz bir dönem geçirebilir. Bu dönemi atlatmak için çeşitli ilaçlar doktorunuz tarafından size önerilecektir. Çocuğunuzun ellerini ameliyat sahasından uzak tutmak için dirseklerin bükülmesini önleyen bandajları kullanmak bir süre gerekli olabilir. Burun içinde emilebilen dikişler vardır. Bunlar kendiliğinden düşerler. Yapılan isleme bağlı olarak burun dışında veya dudak çevresinde dikişler olacaktır. Kabuk kalmaması için bu yerleri kulak kürdanı (pamuklu çubuk) kullanarak su veya yağlı bir krem ile temizlemek gerekir. Emilmeyen dikişler 5–7 gün içinde ameliyathanede anestezi altında veya poliklinikte alınacaktır. Ameliyattan sonra dudak üzerindeki nedbeye günde 3–5 defa, 5–10 dakika masaj yapmanız gerekir. Bu, cilt altında sertlik oluşmasını ve nedbenin dudağı yukarıya çekmesini önler. Doktorunuz masaja ne zaman başlamanız ve ne sıklıkta yapmanız gerektiği konusunda ayrıntılı bilgi verecektir.

Ameliyat izi, ilk birkaç haftalık dönemde daha kırmızı ve geniş bir hale gelecektir. Bu görünüm zamanla azalacak ancak iz hiçbir zaman tamamen yok olmayacaktır. Bazı çocuklarda burun ve dudak bölgesindeki gölgelenmeler nedeniyle bu iz zorlukla görülebilir şekle dönüşebilecektir.
Bebeğinizin beslenmesi, cerrahi sonrası özel bakım gerektirmektedir. Bebeğinizin beslenmesini cerrahi sonrası sorun yaratabilir. Memeyi dudağına yaslamadan emzirebilirsiniz. Biberona alışık ise biberonu dudağına yaslamadan emmesini sağlamalısınız. Sütünüzü sağarak dikkatlice ağzına damla damla çay kaşığı veya şırınga ile verebilirsiniz. Mama ile besleniyorsa ilk günlerde ılıtılmış su ile seyreltilebilir. Bebek iyi süt ve içecek veya mama aldığında, ek bir sorunu yoksa taburcu edilir. Taburculuk sonrası kontrole hangi günlerde geleceğiniz doktorunuz tarafından size bildirilecektir.

Dudak ya da damak yarığının istenmeyen sonuçları arasında, tekrarlayan kulak enfeksiyonları, işitme kaybı, aşırı bir diş boşluğu alanı ve ortodontik düzeltim gerektiren dişlerin yerinden oynaması bulunur. Bu nedenle dudak damak yarıklı çocukların takibi, plastik cerrahlar ile birlikte ortodonti Uzmanı, kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı, çocuk hastalıkları uzmanı ve konuşma tedavisi uzmanından oluşan bir ekip tarafından yapılması gerekir. Bazen bu ekibe genetik uzmanı, çocuk psikiyatristi ve sosyal danışmanın eklenmesi gerekebilir. Çocuğun ailesi tarafından genellikle ameliyattan kalan izler ve şekil bozuklukları öne çıkarılsa da damak yarığı da olanlarda konuşma bozukluğunun giderilmesi en önemli hedeflerdendir. Dudak yarığı onarımından kalan dudakta ve burundaki şekil bozuklukları daha ileri yaşlarda tekrar gözden geçirilmesi ve düzeltilmesi gerekebilir. Dudaktaki izlerin tamamen yok edilmesi asla mümkün değildir. Ancak daima daha iyi hale getirilebilir.

DUDAK YARIĞI AMELİYATININ OLASI RİSKLERİ
Her cerrahi girişimin belli oranda riski vardır ve yapılacak ameliyatın risklerini anlamanız önemlidir. Bir kişinin cerrahi bir girişimi seçmesi risklerin faydaya kıyasına dayanır. Hastaların çoğunda bu yan etkilerin gözlenmemesine karşın, yapılacak ameliyatın risklerini, yan etkilerini ve sonuçlarını anladığınızdan emin olmak için bunların her birini ameliyatınızı yapacak olan plastik cerrahınızla konuşmalısınız.

1. Kanama: Cerrahi sırasında veya sonrasında kanama görülebilir ve nadiren hastaya kan verilmesi gerekebilir.
2. Enfeksiyon: Bu tip bir cerrahiden sonra nadir de olsa enfeksiyon görülmesi olasıdır. Enfeksiyon gelişmesi halinde antibiyotik tedavisi ve ikincil bir cerrahi girişim gerekebilir.
3. Solunum problemleri: Nadir de olsa dudak ameliyatları sonrasında solunum problemi gelişebilir. Acil cerrahi girişim gerekebilir.
4. Akciğer komplikasyonları: Akciğer komplikasyonları genel anesteziye ikincil olarak kan pıhtılarının akciğerin damarlarını tıkaması (akciğer embolisi) veya kısmi akciğer kapanması (akciğerin bir bölümünün havalanamaması) sonucu gelişebilir. Eğer bu istenmeyen durumlardan herhangi birisi oluşursa çocuğun hastaneye yatırılması ve ek tedaviler gerekebilir. Akciğer embolisi bazı durumlarda hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilir.
5. Yara izi: Dudak onarımlarından sonra daima yara izi kalır. Bu genellikle kabul edilebilir düzeyde olur. Ancak bazen anormal yara izleri oluşabilir. Bu yara izlerinin görüntüsü çirkin ve rengi etrafını saran dokudan farklı olabilir. Anormal yara izlerinde cerrahiyi de içeren tedavi yöntemleri gerekebilir.
6. Dikişlerin açılması: Ameliyat sonrasında dudakta veya ağız içindeki dikişler doku kalitesi, aşırı gerginlik, enfeksiyon veya bebeğin elleri ile dikişleri ayırması gibi sebeplerden açılabilir. Böyle bir durumda ikincil cerrahi girişimler gerekebilir.
7. Cerrahi anestezi: Hem lokal hem genel anestezinin riskleri vardır. Cerrahi anestezi veya sedasyonun (hastayı tam uyutmadan sakinleştirmek) tüm formlarında komplikasyon, yaralanma ve hatta ölüm olasılığı olabilir.
8. Alerji: Nadir vakalarda bantlara, dikiş malzemesine veya dışardan uygulanan ilaçlara karşı alerjiler bildirilmiştir. Daha ciddi olan sistemik alerjiler cerrahi sırasında kullanılan ilaçlardan ve reçete edilen ilaçlarla meydana gelir. Alerjik reaksiyonlar ek tedavi gerektirir.

GEREKEBİLECEK EK CERRAHİ İŞLEMLER
Dudak – damak yarıklarının uzun dönem sonuçlarını etkileyebilecek risk ve komplikasyonlara (olumsuz sonuç) ek olarak farklı durumlar da söz konusudur. Nadir görülseler de, bahsedilen riskler özellikle dudak – damak yarıkları ile ilgilidir. Başka risk ve komplikasyonlar da görülebilmesine karşın, bunlar daha da nadirdir. Komplikasyon gelişmesi halinde ek tedaviler veya cerrahi girişim gerekebilir. Tıp ve cerrahide kesinlik yoktur. İyi sonuçlar beklense de, elde edilebilecek sonuçlar hakkında hiçbir garanti veya teminat verilemez. Ek cerrahi işlemler dudak ve damağın yeniden onarımının gerekmesinden burundaki şekil bozukluğunun giderilmesi, dişlerin bulunduğu arkın kemik devamlılığının sağlanmasına ve ergenlik çağından sonra buruna son şeklini vermek için estetik burun ameliyatını (rinoplasti) kapsar. Bu işlemlerin zamanında ve doğru yapılması için doktorunuzla teması hiçbir zaman kesmemeniz gerekir.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.

Konuyla ilgili aramalar: yarık dudak ameliyatı hakkında bilgi , dudak yarığı ameliyatı , slikon çıkarılması , yarık damak , dudakta yarık , bebekte yarık dudak

–> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Dudak Yarığı Ameliyatı (Yarık Dudak) Onam Formu İçin Tıklayın

Meme Silikon Protez (Implant) Çıkarılması Bilgilendirilmiş Onam Formu

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

MEME İMPLANTI (SİLİKON PROTEZ) ÇIKARILMASI AMELİYATI İÇİN BİLGİLENDİRME VE ONAM FORMU

Dr……………………. aşağıda belirtilen tıbbi duruma sahip olduğumu söyleyerek sözlü ve yazılı geniş açıklamalarda bulundu:
Bu form, meme implantı çıkarma ameliyatının riskleri ve alternatif tedavi yöntemleri hakkında sizi bilgilendirmek için hazırlanmış bir bilgilendirilmiş onam formudur.
Lütfen formu dikkatlice okuyunuz. Sorularınız ya da anlamadığınız noktalar varsa lütfen doktorunuzdan yardım isteyiniz. Talebiniz doğrultusunda doktorunuz size ek yazılı ve sözlü açıklama verecektir.

GENEL BİLGİLER:
Ya estetik amaçlı ya da rekonstrüktif amaçla yerleştirilen meme implantlarının çıkarılması ve / veya değişimi bir cerrahi operasyondur. Memeleri büyütmek veya şekillendirmek için kullanılan meme implantları (çoğunlukla silikon protez) genellikle uzun yıllar çıkarmayı gerektirmez. Kişinin daha büyük veya daha küçük meme arzusu, implantın zarar görmesi, kapsül kontraktürü, asimetri ve başka hastalıklara bağlı rahatsızlıklar nedeni ile meme implantının çıkarılması ve / veya değiştirilmesi gerekebilir. Meme implantının çıkarılması tek bir cerrahi prosedür olarak veya ek bir prosedürle birleştirilerek yapılabilir. Zarar görmüş veya rüptüre olmuş olarak bulunan implantlar onarılamaz. Bunların cerrahi olarak çıkarılması veya değiştirilmeleri önerilir. Meme implant çıkarılması için lokal anesteziye karşı genel ile ilgili tercihler vardır. Bu operasyonların hem riskleri hem de komplikasyonları vardır.

ALTERNATİF TEDAVİLER
Cerrahi olmayan tedavinin alternatif formları meme implant çıkarılması veya ek prosedürlerin uygulanmamasıdır.

ANESTEZİYE (narkoz) AİT RİSKLER
Anestezi ve riskleri ile ilgili olarak “Anestezi hakkında” adlı bilgi formunu okuyun. Herhangi bir soru işaretiniz varsa, bunları anestezistiniz ile görüşün. Eğer size bilgi formu verilmediyse, bir adet isteyiniz.

Bu riskler arasında şunlar bulunur:
1. Bazı akciğer alanları sönebilir ve buralarda enfeksiyon (mikrobik hastalıklar) oluşabilir. Bu durumda antibiyotikler ve fizyoterapi gerekebilir.
2. Bacaklarda ağrı ve şişmeye neden olan pıhtılar oluşabilir (derin ven trombozu- derin toplar damarın pıhtı ile tıkanması-DVT). Nadiren bu pıhtılardan bir kısmı koparak akciğerlerinize ve başka organlara gidebilir ve bu ölümcül olabilir.
3. Kalbe binen yük nedeniyle kalp krizi veya inme meydana gelebilir.
4. Uygulamaya bağlı olarak ölüm meydana gelebilir.
5. Şişman insanlarda akciğer enfeksiyonu (mikrobik hastalıklar), tromboz, kalp ve akciğer komplikasyonlarının (olumsuz sonuçlar) oranı fazladır.
6. Sigara içenlerde akciğer enfeksiyonu (mikrobik hastalıklar), tromboz, kalp ve akciğer ile ilgili komplikasyonlarının (olumsuz durum) oranı fazladır. Prosedürden 6 hafta önce sigarayı bırakmak riskin azalmasına yardımcı olabilir.
Diğer ameliyatlarda olduğu gibi meme protezi çıkarma ameliyatları da belli riskleri taşır. Bunlar basit riskler olabildiği gibi ölümcül de olabilir. Protez çıkarma cerrahisi sonrası gelişmesi olası bazı risklerin sizin tarafınızdan iyi anlaşılması çok önemlidir.

MEME İMPLANTI ÇIKARMA AMELİYATININ RİSKLERİ
Her cerrahi girişim belirli miktarda risk içerir ve meme implant çıkarma cerrahisindeki risklerin iyi anlaşılması gerekir. Bu cerrahi prosedüre maruz kalmak için bireyin seçimi riskin potansiyel yararla mukayesesine dayandırılır. Kadınların büyük çoğunluğu bu komplikasyonlara maruz kalmamasına rağmen, siz bu cerrahi riskleri, potansiyel komplikasyonları, meme implant çıkarılmasının sonuçlarını anladığınıza emin olmak için bunların her birini plastik cerrahınızla tartışmalısınız.

1. Kanama: Nadir olmasına rağmen cerrahi sırasında veya sonrasında bir kanama ile karşı karşıya kalmak mümkündür. Cerrahi sonrasında kanama olursa, biriken kanı boşaltmak veya kan transfüzyonu için acil tedavi gerekebilir. Kanama riskini artırdığından dolayı ameliyattan 10 gün öncesinden itibaren aspirin veya benzeri ilaçlar kullanmayın.
2. Enfeksiyon: Cerrahiden sonra nadir görülen bir komplikasyondur. Eğer oluşursa antibiyoterapi veya ek cerrahi girişimler gerekebilir.
3. Meme ucu ve deri duyusu değişiklikleri: Cerrahiden sonra memeleriniz ağrıyacaktır ve meme ucunuzun hissinde birtakım değişikliklerle karşılaşabilirsiniz. Bu genellikle 3–4 hafta içinde düzelir. Duyunun azalması nadirdir. Bununla beraber meme ucunda azalmış veya kalıcı duyu kaybı genellikle nedbe dokusu veya yırtılmış silikon protezin çıkarılması amacıyla yapılan geniş cerrahi diseksiyona bağlıdır.
4. Ciltte skar: Ameliyat sonrasında iyi yara iyileşmesinin beklenmesine rağmen, hem deri hem de daha derin tabakalarda kötü yara iyileşmesi görülebilir. Aşırı nedbe oluşumu sık rastlanılan bir durum değildir. Tedavide cerrahiyi de içeren birtakım yöntemler vardır.
5. Gerginlik: Aşırı gerginlik cerrahi sonrasında iç nedbeler sebebiyle görülebilir. Bunların oluşumu önceden tahmin edilemez.
6. Seroma: Doku sıvısı meme implantlarının yerleştirildiği boşlukta birikebilir. Sıvıyı almak için ek tedavi veya cerrahi gerekebilir.
7. İmplantlar: Vücuda yerleştirilen bütün insan yapısı araçlarda olduğu gibi meme implantlarında da bazı problemler görülebilir. Meme implantının yırtılması ile silikon jel dışarı sızabilir. İmplantlar aynı zamanda çıkarılmaları sırasında da yırtılabilirler. Böyle bir durumda dışarı kaçan bütün silikon jeli temizleyebilmek mümkün olmayabilir. Textured protezlerin iskelet materyalinin tamamıyla çıkarılması mümkün olmayabilir. İmplantların etrafında kalsifikasyon oluşabilir ve implant çevresindeki nedbe dokusunun tamamıyla çıkarılmasını gerektirebilir. Meme implantı veya silikon jel etrafında oluşan nedbe dokusunun tamamıyla çıkarılabilmesi her zaman mümkün olmayabilir veya gerekmeyebilir.
8. Mamografi: Kendi kendine periodik meme muayenesi ve düzenli mamografi çektirmeyi devam ettirmek önemlidir. Eğer muayene ile veya mamografi ile bir kitle tespit ederseniz hemen doktorunuzla temas kurun.
9. Fiziksel görünüş değişiklikleri: Meme implant çıkarılmalarından sonra görülebilir. Meme hacminde önemli kayıp, çarpıklık ve deride kırışıklık olmak üzere fiziksel görünüşünüz üzerinde güçlü negatif etkileri başınıza gelebilir. Görünüşünüz cerrahi öncesi halinden daha kötü olabilir. Depresyon dahil olmak üzere ciddi psikolojik rahatsızlıklar gelişebilir. Sizin veya partnerinizin seksüel ilgisini kaybetmesi olasılığı her zaman mevcuttur.
10. Diğer: Cerrahiden sonra memede asimetri gelişebilir. Cerrahinin sonuçları ile hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. İmplantın çıkarılmasından sonra memeleri biçimlendirmek için ek cerrahi girişim gerekebilir. Meme implant çıkarılması sebebiyle oluşan nedbeler ilerideki meme operasyonlarını güçleştirebilir.
11. Meme implantları sebebiyle oluştuğu öne sürülen bazı durumlar: Meme implantları ile oluştuğu öne sürülen otoimmun veya diğer bazı hastalıkların gidişatlarının, implantların çıkarılmasından sonra düzeldiğine dair bilgiler henüz kesinleşmemiştir. Meme implantlarının çıkarılmasının size hiçbir yararı olmayabilir.
12. Meme hastalıkları: Bugünkü bilgilerle gerek kozmetik gerekse onarım amacıyla meme implant operasyonu geçirmiş kadınlarda meme hastalıkları veya meme kanseri riskinde bir artış gösterilememiştir. Meme hastalıkları implantlardan bağımsız olarak oluşabilirler. Bütün kadınların memelerini kendilerinin muayene etmeleri ve düzenli aralıklarla mamografi yaptırmaları gerekmektir.
13. Cerrahi anestezi: Hem lokal hem de genel anestezinin riskleri vardır. Cerrahi anestezi veya sedasyon dahil tüm formlarda komplikasyonlar, yaralanma ve hatta hayati tehlike riski vardır.
14. Alerjik reaksiyonlar: Nadir hastalarda plasterlere, cerrahi ipliklere veya yüzeysel kullanılan ilaçlara karşı alerjik reaksiyonlar görülebilir. Daha ciddi alerjik reaksiyonlar cerrahi sırasında kullanılan ilaçlara karşı gelişebilir. Ek tedavi gerektirebilirler.

GEREKEBİLECEK EK CERRAHİ İŞLEMLER
Meme implantı çıkarılmasının uzun dönem sonuçlarını etkileyebilecek risk ve komplikasyonlara ek olarak farklı durumlar da söz konusudur. Deride gevşeklik, sarkıklık, deri fazlalığı, asimetri ve yeterince meme dokusu kalmamış olması ikincil cerrahi girişimler gerektirebilir. Nadir görülseler de, yukarıda bahsedilenlerden başka riskler de görülebilir. Komplikasyon gelişmesi halinde ek tedaviler veya cerrahi girişim gerekebilir. Tıp ve cerrahide kesinlik yoktur. İyi sonuçlar beklense de, elde edilebilecek sonuçlar hakkında hiçbir garanti veya teminat verilemez.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.

Konuyla ilgili aramalar: meme silikon protez çıkarılması ameliyatı hakkında bilgi , göğüs silikon çıkarılması ameliyatı , slikon çıkarılması , meme implantı çıkarılması

–> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Meme Silikon Protez (Implant) Çıkarılması Onam Formu İçin Tıklayın

Yüz Germe Ameliyatı Onam Formu, Gerdirme, (Face Lifting) Hasta Bilgilendirme

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

YÜZ GERME AMELİYATI (Face Lifting) HAKKINDA İZİN VE BİLGİLENDİRME FORMU

Yüz germe (yüz gençleştirme) ameliyatları, yüz ve boyunda yaşlanmayla oluşan birtakım bulguları düzeltmek için yapılan cerrahi girişimlerdir. Yaş ilerledikçe yüzün deri ve kaslarında bir gevşeme, elastikiyet kaybı ve yıpranma süreci başlar. Bu ameliyatlar yaşlanmayı durduran ameliyatlar olmamakla birlikte; derinin ve deri altındaki daha derin dokuların, toparlanması ve gerilmesi ile yüzün daha genç bir görünüm almasını sağlayan ameliyatlardır. Yüz germe ameliyatı tek başına yapılabileceği gibi kaş kaldırma, vakumla yağ alma, göz kapağı ameliyatları ve burun ameliyatıyla birlikte de gerçekleştirilebilir. Yüz germe ameliyatları için en ideal olanlar, yüzünde ve boynunda gevşemenin başladığı, fakat hala deri elastikiyetinin ve kemik yapılarının yerinde olduğu alanlardır. Yüz germe ameliyatları her kişi için bir değerlendirme sonucunda planlanacak detayları içerir. Yüz germe ameliyatı kişiye özeldir. En iyi yüz germe ameliyatı adayları, yüzde ve boyunda sarkmalar görülen ancak deri elastisitesine sahip ve kemik yapısı iyi tanımlanan hastalardır.
Hastanın geçmişindeki önemli rahatsızlıklar ve sürekli kullandığı ilaçlar varsa mutlaka doktora bildirilmelidir.

Alternatif Tedavi
Alternatif tedaviler, yüz ve boyundaki gevşekliğe yüz germe ameliyatı yapılmaksızın müdahaleyi kapsar. Derideki gevşekliğe, deri kırışıklarına ve fazlalık yağ dokularına kimyasal aşındırma, liposuctıon gibi cerrahi veya cerrahi olmayan yöntemlerle müdahale edilebilir.

Yüz Germe Ameliyatının Riskleri
Her cerrahi işlem bir miktar risk içerir. Yüz germe ameliyatını risklerinin anlaşılması önemlidir. Kişinin cerrahi yolu seçmesi, risklerle, potansiyel kazancın karşılaştırılması temeline dayanır. Her ne kadar, hastaların çoğu, aşağıda bahsedeceğimiz komplikasyonları yaşamasalar da, bunların her birinin, plastik cerrahınızla görüşülmesi; risklerin, potansiyel komplikasyonların ve yüz germe ameliyatını sonuçlarının tam olarak anlaşılması açısından önemlidir.

Kanama: Seyrek olmakla birlikte, operasyon sırasında ya da sonrasında kanama problemi ile karşılaşılabilinir. Operasyon sonrasında kanama olursa, acil drenaj tedavisi veya kan transfüzyonu gerekebilir. Kanama riskini artırmaları nedeni ile operasyonun on gün öncesinden, aspirin veya anti inflamatuar ilaçların kullanımı durdurulmalıdır. Tıbbi kontrol altında olmayan hipertansiyon da operasyon sırasında ya da sonrasında kanamaya neden olabilir. Deri altına kanama, iyileşmeyi geciktirebilir ve kötü iz kalmasına neden olabilir.

Enfeksiyon: Bu ameliyat sonrasında enfeksiyon genellikle beklenmez. Nadiren de olsa, enfeksiyon gelişecek olursa, ek antibiyotik tedavisi veya cerrahi müdahale gerekebilir.

Kötü iz (skar) kalması: Her ne kadar cerrahi müdahale sonrasında iyi bir yara iyileşmesi beklenirse de, deride ve daha derin dokularda anormal skar oluşabilir. Bu skarlar çevre deriden farklı renkte olup, hoş görünmeyebilirler. Dikişlerin görünür izler bırakma ihtimali vardır. Ek tedavi gerekebilir.

Daha derin yapılarda hasar: Ameliyat sonrasında damarlar, kaslar ve sinirler gibi daha derin dokularda hasar görebilir. Bunun görülme potansiyeli yüz germe ameliyatının tipine göre değişebilir. Bu hasarlar geçici yada kalıcı olabilir.

Asimetri: Normal insan yüzü asimetriktir. Yüz germe ameliyatının sonucunda, iki taraf arasında varyasyon olabilir.

Cerrahi anestezi: Hem lokal hem de genel anestezi risk taşır. Her tip cerrahi anestezi veya sedasyonun komplikasyon, hasar ve hatta ölüm riski vardır.

Sinir hasarı: Yüz germe operasyonu sırasında motor ve duyu sinirleri hasar görebilir. Yüz germe operasyonu sonrasında yüz hareketlerinde zayıflık veya kayıp olabilir. Sinir hasarı, yüzdeki hareketlerde ve duyuda, geçici veya kalıcı kayba neden olabilir. Bu tip hasarlar zamanla iyileşebilir. Yüzün, boynun ve kulak bölgesinin duyu sinirlerinin hasarı geçici veya kalıcı uyuşukluğa neden olabilir. Ağrılı sinir çok nadirdir.

Kronik ağrı: Yüz germe sonrasında kronik ağrı çok nadir bir komplikasyondur.
Deri düzensizlikleri, deri kanseri: Yüz germe, derinin ve daha derin yapıların gerilmesi için yapılan cerrahi bir operasyondur. Deride düzensizlikler ve deri kanseri yüz germeden bağımsız olarak gelişebilir.

Tatmin etmeyen sonuçlar: Yüz germe ameliyatını iyi sonuç vermeme ihtimali vardır. Bu, kabul edilemeyecek görünür deformiteler, yüz hareketlerinde kayıp, yara bozulması (çatlama, yarılma) ve duyu kaybı gibi riskleri taşır. Ameliyatın sonucu sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Nadiren, sonuçların daha iyi olması için ek ameliyat gerekebilir.
Alerjik reaksiyonlar: Seyrek olarak kullanılan flastere, dikiş materyallerine veya topikal preparatlara lokal alerji geliştiği rapor edilmiş vakalar çok seyrek olarak vardır. Daha ciddi olan sistemik reaksiyonlar ameliyat sırasında ya da sonra kullanılan ilaçlarla gelişebilir. Alerjik reaksiyonlar ek tedavi gerektirebilir.

Saç kaybı: Ameliyat sırasında derinin yukarı çekildiği (eleve edildiği) bölgelerde saç kaybı olabilir. Bunun olup olmayacağı önceden bilinemez.

İyileşmenin gecikmesi: Yaranın ayrılması veya iyileşmenin gecikmesi mümkündür. Yüzdeki bazı alanlar normal iyileşme göstermeyebilir veya bu gecikebilir. Bazı deri alanları ölebilir.
Sigara içenlerin deri kaybı ve yara iyileşmesinde gecikme gibi komplikasyon riski daha yüksektir.

Uzun süreli etkiler: Yaşlılık, kilo alımı veya kaybı, güneşte kalma ve diğer bazı şartların sonucu olarak, yüzde bunları izleyen değişikler olabilir. Yüz germe ameliyatı yaşlanmayı durdurmaz, ya da yüzün ve boynun gerginliğini sürekli olarak sağlamaz. Yüz germe ameliyatının sonuçlarını koruyabilmek için gelecekte yeni ameliyatlar ve tedaviler gerekebilir.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.

Konuyla ilgili aramalar: yüz germe ameliyatı hakkında bilgi , yüz gerdirme ameliyatı , face lifting

–> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Yüz Germe Ameliyatı Onam Formu İçin Tıklayın

Yara izi azatma, Nedbe Revizyonu Bilgilendirme ve Onam Formu

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

YARA İZİ AZALTMA (NEDBE REVİZYONU) AMELİYATI İÇİN BİLGİLENDİRME FORMU

GENEL BİLGİ
Yara izlerinin cerrahi tedavisi plastik cerrahlarca sıkça gerçekleştirilen bir girişimdir. Yara izleri yaralanmaların, hastalıkların yada cerrahinin kaçınılmaz sonucudur. Plastik cerrahlar yara izlerinin görünümünü ve karakterini düzeltebilseler bile izi tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Yara izi azaltma cerrahisinde birçok değişik teknik vardır. Fizyoterapi ve masajı da içeren diğer tedavilere cerrahiye ek olarak ihtiyaç duyulabilir.

ALTERNATİF TEDAVİLER (başka tedavi seçenekleri): Tedavinin alternatifleri; yara izini tedavi etmemek, özelliklerine göre bazı yaralarda kortizon benzeri ilaçların yara izine enjeksiyonu, yara izinin üzerine özel baskılı giysi ya da araç kullanılmasıdır. Derma-abrazyon (deriyi aşındırma) ve diğer cerrahi teknikler yara izi azaltma cerrahisinde kullanılabilir.
Alternatif tedaviler İle ilişkili riskler ve olası komplikasyonlar (olumsuz sonuçlar) da mevcuttur.

YARA İZİ AZALTMA (nedbe revizyonu) AMELİYATINA AİT RİSKLERi:
Tüm cerrahi işlemler kaçınılmaz olarak riskler içerirler ve bu risklerin tarafınızdan anlaşılması önemlidir. Cerrahi işleme karar verilirken işlemin olası yararları olası risklerle kıyaslanarak karar verilmelidir. Hastaların çoğunluğu komplikasyonlarla (olumsuz sonuçlar ile) karşılaşmasalar da siz, plastik cerrahınızla bu komplikasyonların (olumsuz sonuçların) her birini görüşmeli riskleri, potansiyel komplikasyonları (olumsuz sonuçları) ve yara izi azaltma cerrahisinin sonuçlarını iyice anladığınızdan emin olmalısınız.
1. Kanama: Her ne kadar cerrahi sırasında ya da sonrasında kanama ile karşılaşılması beklenmeyen bir durum olsa da, kanama ihtimal dahilindedir. Eğer ameliyat sonrası dönemde kanama olursa toplanmış olan kanın (hematom) acil olarak boşaltılması gerekebilir. Ameliyattan 10 gün öncesine dek aspirin ya da benzeri (anti-inflamatuar) ilaçları kullanmayın bu ilaçlar daha ciddi kanama riski yaratır.
2. Enfeksiyon: Ameliyat sonrası beklenmeyen bir durumdur. Eğer enfeksiyon olursa antibiyotik kullanmayı gerektiren ek tedaviler yada ek cerrahi işlemler gerekli olabilir.
3. Yara izi: Tüm cerrahi işlemler arkalarında iz bırakırlar ve bu izlerden bazıları diğerlerinden daha fazla görünür. Her ne kadar cerrahi işlem sonrası iyi yara iyileşmesi beklense de hem deride hem de deri altı dokularda anormal izler oluşabilir. Yara izleri kötü görünebilir ve çevre dokulardan daha farklı renklerde olabilirler. Yarayı kapatmakta kullanılan dikişler ve / veya tel zımba (stapler) fark edilebilen izler bırakabilirler. Yara izleri hareketi ve / veya fonksiyonu kısıtlayabilir. Anormal yara izlerini tedavi etmek için cerrahi de içeren ek tedaviler gerekebilir.
4. Derindeki dokuların hasar görme olasılığı: Cerrahi işlem sırasında derinde yer alan sinir, kan damarı, kaslar zarar görebilir. Bu olasılığın ortaya çıkması cerrahinin vücudun hangi bölgesinde yapıldığı ile ilgilidir. Derindeki dokulara verilen hasar kalıcı ya da geçici olabilir.
5. Yara ayrışması: Yaranın iyileşmesi tamamlanana kadar yara izi azaltma işleminin yapıldığı alanda cerrahi yara ayrışabilir. Yara ayrışması kötü cerrahi sonuca neden olur. Eğer bu gerçekleşirse ek tedaviler gerekebilir.
6. Hasta uyumu: Ameliyat sonrası dönemde aktivite kısıtlaması kritik öneme sahiptir ve hasta uyumu şarttır. İyileşme tamamlanana kadar yara izi cerrahisi için zararlı olabilecek kişisel ve mesleki aktiviteler kısıtlanmalıdır. Yara izini gerecek hareketlerin en az 2 ay yapılmaması gerekir. En az 6 ay güneşe çıkmamak, güneşlenmemek ve güneşten çok iyi korunmak gerekir. Yara izindeki gerginliği azaltmak ya da baskı uygulamak için veya başka amaçlar ile doktorunuz tarafından yapılan uygulamalara veya tavsiyelere sizde sıkıntı yaratsa bile azami titizlikle uyulması gerekir
7. Alerjik reaksiyonlar: Nadirde olsa bantlara, dikiş malzemelerine yada yaraya uygulanan topikal (yaraya sürülen, yapıştırılan vs) maddelere karşı lokal alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir. Cerrahi sırasında kullanılan ilaçlara yada reçete edilen ilaçlara karşı gelişebilen sistemik reaksiyonlar çok daha ciddidir. Allerjik reaksiyonlar ek tedavi gerektirebilir.
8. Cerrahi anestezi: Hem lokal hem de genel anestezi risk taşımaktadır. Cerrahi anestezi yada sedasyonun (sakinleştirme) her çeşidinin komplikasyon (olumsuz sonuç), yaralanma, ölüm riski vardır.
9. İstenen sonucun alınamaması: Yara izlerini azaltmak amacı ile yapılan cerrahi sonrasında istenen sonucun alınamaması ihtimali mevcuttur. Cerrahi sonrasında kabul edilemez, gözle fark edilebilen deformiteler (şekil ve görüntü bozukluğu), fonksiyon kaybı, yara ayrışması, deri ölümü, duyu kaybı oluşabilir. Cerrahinin sonuçları hayal kırıklığı yaratabilir.

EK CERRAHİ GEREKSİNİMİ
Bazı durumlarda tek bir cerrahi operasyonla en uygun cerrahi düzeltme yapılamamaktadır. Birden fazla operasyon gerekebilmektedir. Eğer komplikasyon (olumsuz sonuç) meydana gelirse ek cerrahi yada diğer tedaviler gerekebilir. Her ne kadar riskler ve komplikasyonlar (olumsuz sonuçlar) sık olmasa da bahsedilen riskler yara izi azaltma cerrahisi ile ilgilidir. Diğer risk ve komplikasyonlar (olumsuz sonuçlar) çok daha nadir de olsalar olasılık dahilindedirler. Tıp kesin bir bilim değildir. Her ne kadar iyi sonuçlar beklense de elde edilecek sonuçlar konusunda garanti verilemez.

FİNANSAL SORUMLULUKLAR
Cerrahi masrafların hastane ve doktorunuzun ücretini kapsayıp kapsamadığını ve ödeme şeklini sorunuz. Bazı beklenmeyen durum ve tedaviler için gereken ek ödemeler ve ücretlerden sorumlu olacaksınız. Cerrahi komplikasyonlar (olumsuz sonuç) gelişmesi halinde ek masraflar oluşabilir. İkincil cerrahi veya düzeltme (revizyon) amaçlı cerrahilerle ilgili hastanede kalış ve ameliyat ücretleri de sizin sorumluluğunuzdadır.

AÇIKLAMA
Bilgilendirilmiş onam dokümanları, ilgili hastalık veya durumun cerrahi tedavisi hakkında bilgi vermek, riskler ve alternatif tedavi yöntemlerini açıklamak amaçlıdır. Bilgilendirilmiş onam süreci, çoğu hastanın çoğu durumda faydalanabileceği bir şekilde riskler hakkında bilgi vermeyi amaçlar.
Bununla birlikte bilgilendirilmiş onam formlarının diğer bakım metotlarının ve risklerin tümünü kapsamaz. Plastik cerrahınız şahsınızın durumuna uygun biçimde ve tıbbi bilgi düzeyinize göre ek bilgi verebilir.
Bilgilendirilmiş onam formları, tıbbi bakımın bir standardı olarak düzenlememiştir ve öyle kullanılamaz. Tıbbi bakımın standartları bireyin durumu ile ilgili bütün gerçekler temel alınarak belirlenir ve bilimsel gelişmeler doğrultusunda değişime açıktır.
Yukarıda belirtilen bilgileri dikkatlice okumanız ve bir sonraki sayfada bulunan onay formunu imzalamadan önce tüm sorularınızın cevaplanmış olması önemlidir.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.

Konuyla ilgili aramalar: yara izi ameliyatı hakkında bilgi , nedbe revizyonu , nedbe nedir , yara izi giderme , yara izi düzeltme , yara izi azaltma

–> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Yara İzi Azaltma (Nedbe Revizyonu) Ameliyatı Onam Formu İçin Tıklayın

Boyun Diseksiyonu Ameliyatı Onam Formu (Hasta Bilgilendirme Formu)

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

BOYUN DİSEKSİYONU AMELİYATI HAKKINDA İZİN VE BİLGİLENDİRME FORMU

Baş ve boyun bölgesindeki kanserler genellikle boyun bölgesindeki lenf bezlerine yayılırlar ve böyle bir durumda tümörlü dokuya ek olarak, boyundaki bu lenf bezlerinin de çıkarılması gerekir. Boyun diseksiyonu ameliyatı, bazen lenf bezlerinin yanında kas ve damar gibi başka bazı yapılarında birlikte çıkarılmasını gerektiren karmaşık bir ameliyattır. Tümörün tipine, yerleşim yerine, tümörün evresine ve hastanın durumuna göre yapılacak ameliyatın doğası da değişmektedir. Boyun diseksiyonu ameliyatları, baş boyun bölgesindeki tümörün çıkarılması sırasında yapılabileceği gibi bazen de daha sonraki bir seansta yapılabilir. Tümör çıkarılması ile aynı seansta yapılan boyun diseksiyonu ameliyatları bazen planlı olarak yapılabildiği gibi, bazen tümör çıkarılması esnasında tümörlü dokunun kötü huylu ve yayılmaya eğilimi olan özellikte olduğunun anlaşılması üzerine, boyundaki lenf bezlerinden örnek alınması sonrasında da gerçekleştirilebilir. Bu tür örnek alınması işlemlerinde ameliyat devam ettiği süre içerisinde patolojik olarak incelenen lenf bezlerinin yapısı belirlenir ve bu lenf bezlerine tümör yayılması tespit edilirse, tüm lenf bezlerinin çıkartılması yani lenf diseksiyonu ameliyatına geçilir. Hepsinden farklı olarak bazı durumlarda sadece tümör dokusunun boyun lenf bezlerine yayılmasını önlemek için yayılım olmadan da lenf diseksiyonu ameliyatı yapılır. Bu ameliyatın sizin için hangi neden ya da nedenlerle gerekli olduğunu cerrahınızla tartışmanız önemlidir.

Boyun diseksiyonu ameliyatı, genel olarak boyundaki lenf bezlerini çevresindeki yağ dokuları ile birlikte çıkartmaktır. Tümörün yerine göre bazen her iki boyun tarafındaki tüm lenf bezlerinin, hatta boyun kaslarının, sinirlerinin ve boyun damarlarının bir kısmının çıkarılmasını da gerekebilir. Yapılacak ameliyatın şekline göre değişmekle birlikte boyunun ortasında, çene altında veya köprücük kemikleri üzerinde kesiler yapılacaktır ve bu bölgede ciltte yara izi oluşacaktır.

Lenf bezlerinin çıkarılması işlemi tümörün bu bölgeye yayılmasını önlemek yada yayıldığı bu bölgeden temizlenmesini sağlamak için yapılmaktadır ve çıkarılan lenf bezlerinde ne ölçüde tümör yayılımı olduğu ancak bu yapıların patolojik incelemeleri sonrasında anlaşılabilmektedir. Lenf bezlerinde tümör yayılımı olduğu çoğunlukla ameliyat sırasında anlaşılabilmekle birlikte patolojik inceleme kesin derecelendirilmenin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Bu derecelendirme daha sonraki kemoterapi gibi ek tedavilerin gerekliliğinin anlaşılmasını sağlamaktadır.

Bu ameliyat genel anestezi altında yapılmaktadır. Genel anestezi hastanın tam olarak uyutulması ve solunumunun nefes borusuna yerleştirilen bir tüple anestezi ekibince denetlenmesi anlamına gelmektedir. Herhangi bir sorun yaşanmaması için öncelikle bazı laboratuvar testleri yapılmaktadır. Anestezi uzmanı ameliyattan önce hastayı değerlendirmeye alacaktır. Ameliyathanede hastanın kalp atımları ve kan oksijen seviyesi ameliyat süresince devamlı olarak elektronik cihazlar yardımıyla takip edilmektedir. Alerji veya ilaç reaksiyonu nadiren de olsa görülmekte ve ölümcül olabilmektedir. Üstelik rutin testlerle duyarlı kişiler önceden saptanamazlar. Ancak bu istenmeyen durumlar hastane koşullarında oluştuklarında, başarıyla tedavi edilebilirler ve hastaya zarar verecek bir durum olma olasılığı son derece azdır. Genel anestezi öncesi, hastanın midesi boş olacak şekilde, 6–8 saat hiçbir şey yenmemeli ve içilmemelidir. Ameliyat sonrası da en az 4–6 saat ağızdan hiçbir şey verilmez. Bu süreler hastanın doktoru tarafından değiştirilebilir.
Ameliyatın süresi uygulanacak cerrahi girişimin tipine ve yapılacak diseksiyonun büyüklüğüne göre değişmekle birlikte 3–6 saat kadar sürmektedir. Ameliyat sonrası hasta, genellikle 1 saat kadar uyanma odasında izlendikten sonra odasına gönderilir. Ancak anesteziye bağlı olarak bulantı ve benzeri sorunlar olursa kalış süresi uzayabilir. Ameliyat sonrasında boyundaki derinin altında kan ve lenf sıvısı toplanmasını engellemek amacıyla drenler yerleştirilmektedir ve bu drenler genellikle 2–5 gün içerisinde çıkartılmaktadır.

Alternatif tedaviler:
Boyun diseksiyonu ameliyatı bilinen bir kanser durumunda, bunun boyun lenf bezlerine sıçraması üzerine planlandığında büyük oranda alternatifi olmayan bir ameliyattır. Tümör ile tutulmuş olan lenf düğümlerinin bilinen en iyi tedavi yöntemi cerrahi olarak çıkarılmalarıdır. Lenf bezlerine yayılım tedavi edilmediği takdirde tümörün daha hızlı yayılmasına neden olacaktır. Ayrıca boyunda büyüyen lenf bezeleri, bu bölgedeki önemli damarlara baskı yaparak hayatı tehdit edeceklerinden çıkartılmayı gerektirirler. Radyoterapi ve/veya kemoterapi, duyarlı olan tümör tiplerinde bu lenf bezlerini küçültmek için başvurulabilecek birer tedavi alternatifidirler.

Boyun diseksiyonu ameliyatının riskleri:
Her cerrahi işlem bir miktar risk içerir ve önemli olan sizin bu ameliyat ile ilgili olan riskleri anlamanızdır. Kişinin cerrahi yolu seçmesi, risklerle, potansiyel kazancın karşılaştırılması temeline dayanır. Her ne kadar, hastaların çoğu, aşağıda bahsedilen komplikasyonları yaşamasalar da, bunların her birinin plastik cerrahınızla görüşülmesi; risklerin, potansiyel komplikasyonların ve ameliyatın sonuçlarının tam olarak anlaşılması açısından önemlidir.

Kanama: Ameliyat sırasında sık görülmeyen fakat ölümcül olması nedeniyle korkulan bir komplikasyondur. Önemli ve büyük damarlarla yakın çalışılması kanama riskini beraberinde getirmektedir. Çok nadir olmasına rağmen bu damarsal yapılarda yaralanma olması durumunda onarım yapmak gerekmektedir. Kan kaybı ameliyat sırasında ve sonrasında kan transfüzyonu yapılmasını gerektirebilir. Benzer şekilde ameliyat sırasında fark edilemeyen bir kanama ameliyat sonrası dönemde boyun bölgesinde kan toplanması ile ortaya çıkabilir. Böyle bir durum genellikle yeniden ameliyatı gerektirecektir.

Akciğer zarında yırtılma: Boyun lenflerinin çıkartılması esnasında çok nadir olmakla birlikte akciğerin dış zarının yırtılması riski mevcuttur ve durum ameliyat sırasında bu yırtığın onarılmasını gerektirir. Ayrıca, bu istenmeyen olayla karşılaşılması durumunda göğüs duvarından hava boşalmasını sağlayacak bir plastik boru uygulanması gerekebilir.

Hava embolisi: Boyundaki geniş venlerde açılma olması durumunda buradan negatif basınçla içeri giren hava dolaşıma katılarak ölümle sonuçlanabilecek ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir.

Felç: Yine çok nadir olarak boyundaki atardamarlar içerisinde önceden var olan yağ plakları ameliyat sırasında koparak beyine gidebilirler ve felce neden olabilirler. Bu durum kalıcı sekeller ile sonuçlanabilir.

Sinir hasarı: Boyun bölgesi çok sayıda sinir içermektedir ve bu sinirlerin bir kısmı ameliyatın doğası gereği bilerek feda edilirler. Bunun yanında bazı önemli sinirlerin tümör ile tutulması ameliyat sırasında bu yapılara zarar verilmesi riskini artırmaktadır ve istenmeyen sinir hasarları görülebilmektedir. Alt dudak kaslarında güçsüzlük, göz kapağında düşüklük ve kol ve omuz hareketlerinde güçlük nadir olarak görülen sinir yaralanmalarının neticesinde ortaya çıkan bulgulardır. Ek olarak, dile giden sinirlerin zedelenmesi ve buna bağlı olarak yutma ve konuşma fonksiyonlarının bozulması, ses tellerine giden sinirlerin zedelenmesi ile ses kısıklığı olması nadir olsa da karşılaşılabilecek komplikasyonlardandır.

Lenf fistülü: Lenf bezlerinin çıkartılması sonrasında kalan lenf damarlarının uçlarından minimal lenf sıvısı sızıntısı olabilmektedir ve bu durum kısa süre içerisinde kendiliğinden düzelebilmektedir. Fakat sık olmayarak ameliyat sonrası dönemde bu lenf sızıntısı devam edebilmektedir. Böyle bir durum karşısında yeni bir ameliyata gereksinim olabileceğini akılda tutmak gerekmektedir.

Tükürük bezi fistülü: Ameliyatın doğası gereği yanaktaki tükürük bezinin boyuna uzantısı çıkarılmaktadır ve durum bazen kalan tükürük bezinden dışarı cilde salgı akmasına neden olabilmektedir. Daha önce radyoterapi görülen hastalarda artan bu risk, çoğunlukla bazı ameliyat dışı önlemler ile düzelmektedir. Bu istenmeyen durum ile karşılaşıldığında hastadan bir süreliğine ağızdan katı veya sıvı hiçbir gıda almaması istenmektedir ve beslenme burundan mideye uzanan bir tüp aracığıyla gerçekleştirilmektedir. Tükürük fistülü gelişen hastalarda ek cerrahi işlemlere gereksinim olabilmektedir.

Enfeksiyon: Tek başına boyun diseksiyonu yapılan hastalarda ameliyata bağlı enfeksiyon sık görülmez, fakat tümör çıkartılması ile birlikte yapılan diseksiyonlarda, özellikle tümörlü alan ağız içi yada yemek borusu gibi yerlerde ise enfeksiyon görülebilir. Enfeksiyon varlığında antibiyotik veya yeni bir operasyonun tedaviye eklenmesi zorunlu olabilir.

Cilt kaybı: Boyundaki yapılara ulaşabilmek için boyun cildi ince bir tabaka olarak kaldırılmaktadır ve bazen bu ciltte dolaşım problemine bağlı olarak nekrozlar meydana gelebilmektedir. Yara yerinde ayrılma gibi sonuçlara da neden olabilen bu durum özellikle yaşlı, daha önce ameliyat olan yada radyoterapi alan ve şeker hastalığı olan hastalarda daha sık görülmektedir. Cilt kaybı gelişen hastalarda daha uzun süreli yara pansumanı ve ikinci cerrahi gereksinimi doğabilmektedir.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.

–> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Boyun Diseksiyonu Ameliyatı Onam Formu İçin Tıklayın

Öksürüğe ne iyi gelir? Öksürük için bitkisel tedaviler

31 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

öksürüğe ne iyi gelir

Uzun süren öksürükler bir hastalık olmayıp çeşitli hastalıkların belirtisi­dir. Herhangi bir tıbbi hastalığa bağlı olma­yan uzun süreli öksürüklerde bazı bitkisel tedaviler uygulana­bilir.

Okaliptüs, nane, ıhlamur, zencefil, meyankökü hapları ve şurup­ları. C vitamini, ıhlamur, zencefil, şahtere, hibiskus, meyankökü öksürük için faydalı­dır.

Ihlamur, zencefil, meyankökü birlikte kaynatılır­sa etkisi daha büyük olur. Yulaf, samanı çayı ile üzerlik tohumu ­da kronik bronşite ve öksürüğe iyi gelir.

Öksürük için bazı kolay bitkisel formül­ler:

* Malzemeler:
2-3 parça parmak ucu kadar zen­cefil
iri bir tutam ıhlamur
1 çay kaşığı hibis­kus
1 çay kaşığı şahtere otu

Uygulanışı: Malzemeler 1 su bardağı kadar suda 3-4 dakika kaynatı­lır. 2-3 dakika demlendirildikten sonra içi­lir.

Şekeri fazla kullanmak doğru değil­dir. Çaya nöbetşekeri konulursa öksürüğü azal­tır.

* Günde 2-3 kere meyankökü çiğnemek de yararlı­dır.

* Zencefil kekik ve alerjik kökenli olmayan öksürükte karabiber faydalı­dır.

* Kronik öksürük için 2 adet karaturp kabak oyacağı ile 5-6 yerinden oyu­lur. Oyukların içine bal doldurulur ve sa­dece oyukların üstü turp parçaları ile kapatıla­rak 24 saat bekletilir.Sonra içindeki sıvı şişe­ye doldurulur ve günde 3 çorba kaşığı içi­lir.

* Kuşburnu ısırgan zencefil şahtere ve hibiskus çayları­nı içmek de yararlıdır.

* Ebegümeci kaynatılırzeytinyağı ve limon katıla­rak bol bol yenirse göğsü yumuşatır.Öksürüğü hafifle­tir ve balgam söker.

*Toz zencefil ile bal karıştırıla­rak yenilirse öksürüğe iyi gelir.

————————–
Diğer Kaynaklardan Öksürük İçin Tavsiyeler:

Havaların iyiden iyiye soğumasıyla, gribal enfeksiyonlar­da büyük bir artış görülmeye başladı. Gribal enfeksiyonlar­la beraber, boğaz iltihabı, akciğer iltihabı gibi rahatsızlıklar da bir çok kişiyi bu aylar­da rahatsız ediyor. Bir çok vatandaşımız balgam ve öksürük şikayeti ile doktorlarımı­zın kapısını çalıyor, kimi vatandaşlarımız ise, internete girip nelerin öksürük kestiğini, hangi bitkilerin balgam söktü­rücü özellik taşıdığını araştırı­yor.

Biz de bu yazımızda internete girip, balgam söktürücü bitki­ler, ve öksürük kesen bitkileri arayan vatandaşlarımızın sorusu­na yanıt vereceğiz.

Balgam söktürücü bitki çaylarının içinde en önem­lisi ıhlamur çayıdır. Ihlamuru destekleyici balgam sökücü bitki­ler ise, tarçın, zencefil, karanfildir. Bu 3 bitkiyi 1 litre suyun içine karıştı­rarak kaynatın. Bu üç bitkinin karışımı oluşan çay boğaz ağrısını kesmek için bire bir­dir. Bu bitkisel formül sadece boğaz ağrısı geçirmek­le kalmaz, bronşite iyi gelir, öksürüğü keser.

Sonuç olarak en iyi balgam söktürücü bitki çayı, ıhlamur çayıdır. Öksürük şikayetleri için de tarçın, zencefil ve karanfil karışım­larından yapılan çay çok faydalıdır.

————————–
Öksürük için diğer kaynak:

Öksürüğe İyi gelen Şifalı Bitkiler,­ Öksürüğü kesen Nezle ve Grip için Şifalı Bitkiler

Kış geldi ve grip, nezle, soğuk algınlığı gibi bir çok hastalık hızla yayıl­maya başladı. Özellikle çocuklarda daha çok ve ağır bir seyir izle­yen bu hastalıkları Şifalı Bitkilerle tedavi et­mek mümkün.

Öksürüğe iyi gelen Şifalı Bitkiler, Nezleyi kesen, Kronik Öksürüğe iyi ge­len, kanı temizleyen, direnç artıran ve kan kusma­ya iyi gelen Şifalı Bitkileri Şöyle Sıralaya­biliriz:

Andız otu kökü ezilip balla karıştırı­larak yenirse Öksürüğü dindirir, balgamı söker.

Ardıç taze meyvelerinin ezil­mesi ile elde edilen şurup Öksürüğe çok iyi gelir.

Böğürtlen yaprakları içeriği oluşmadan topla­nıp gölgelikte demetler halinde kurutulur ve bundan yapılan şurup kanı temiz­ler, Öksürüğe, iyi gelir.

Ebegümeci göğsü yumuşatır. Öksürük kesici olduğun­dan bronşite ve nezleye iyi gelir. Bulantı ve kusmalara karşı da yararlıdır.

Gelincik çiçeklerinden yapılan şurup, ağrıları dindirici ilaç olarak kullanıl­dığı gibi Öksürüğe ve öksürük gıcığına etkili­dir.

Ihlamur çayı kronik Öksürüğü keser. Ter ve balgam söktürücü­dür.

Kenevir çayı balla tadlandırılıp içilirse, öksürük boğmaca ve ses kısılması­na iyi gelir.

Kırmızı yaban mersini yaprakların­dan yapılan şurup Öksürüğe etkili olur.

Meşe ağacı kabukların­dan yapılan çay kanlı öksürük ve kan kusmaya çok iyi gelir.

Meyan kökü şuru­bu Öksürüğe iyi gelir.

Yaban eriği ezilerek şekerle pişirilir­se Öksürüğü yok eder.

Konuyla ilgili aramalar: öksürük nasıl geçer , öksürüğe ne iyi gelir , öksürük tedavisi , öksürük için şifalı bitkiler , öksürüğe iyi gelen bitkiler , öksürüğe bitkisel çözüm , öksürüğü kesen bitkiler , öksürüğü ne geçirir , öksürüğe kesin çözüm , kesmek , öksürüğü kesmek için ne yapmalı , öksürüğe iyi gelen çaylar , bitki çayları , çare , kuru öksürük nasıl geçer

Sonraki yazılar »