Kalp ve Kalbin Yapısı, slayt, sunum, ppt
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar

KALP VE KALBİN YAPISI (SUNUM) (SLAYT)
Sunuda bulunan bir kısım;
Üstte iki kulakçık alltta iki karıncık olmak üzere dört odacıktan oluşmuştur. Sağ kulakçık ile sağ karıncık arasında üçlü (triküspit), sol kulakçık ile sağ karıncık arasındaikili biküspit) kapakçık vardır.
1- Kalp dış zarı,
2-7- Aort,
3- Akciğer atardamarı,
4-9-Sağ kulakçık,
5-10- Sol kulakçık,
6- Ön kalp karıncıkları arasındaki atardamarmar,
8- Üst ana toplardamar,
11- Sol karıncık,
12- Sağ koroner atardamar,
13- Sağ karıncık,
14- Kalp kulakçığı düğümü,
15- Kulakçık ve karıncık düğümü,
16- Epikard
—KONU DIŞI ÖNEMLİ NOT BAŞLANGIÇ—
DİKKAT: Bu içeriğe hastaneciyiz.blogspot.com dışında bir yerden ulaşıyorsanız içerik çalıntıdır, emeğe saygınız varsa ve daha çok sunum yayınlanmasını istiyorsanız bulunduğunuz siteyi Burayı Tıklayarak terk edin ve açılan siteden “Sunumlar” kategorisinden bakınız. Google`a “hastaneciyiz” yazarak, ilk arama sonucundan da ulaşabilirsiniz.
—KONU DIŞI ÖNEMLİ NOT BİTİŞ—
Kalbin çalışması, kalp kasının kasılıp-sistol ve gevşemesi-diastol ile olur. Kulakçık ve karıncıkların kasılıp gevşemesi kanın hareketi için itici bir güç oluşturur. Kulakçık ve karıncıkların kasılıp gevşemesi birbirine zıttır. Yani kulakçıklar kasılırken karıncıklar gevşeme durumuna geçer. Kalbin her odacığı kasılma sırasında içindeki kanı pompalar. Gevşeme anında ise kan ile dolar.
KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI:
Sağ karıncıktan başlar sol kulakçıkta biter. büyük kan dolaşımı ile sağ kulakçığa dolan kirli kan, buradan sağ karıncığa geçer ve karıncıkların kasılması ile kirli kan sağ karıcıktan akciğer atardamarına pompalanır. Akciğer atardamarı kalpten çıktıktan sonra ikiye ayrılarak sağ ve sol akciğerlere kollar göderir. Akciğerlere giren bu damarlar alveollerin çeperinde kılcallara ayrılır. Burada kirli kandaki karbondiosit alveollere, alveollerdeki oksijen ise kana geçer .Temizlenen kan, Akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına getirir.
BÜYÜK KAN DOLAŞIMI:
Kalp ile akciğer hariç diğer organlar arasında olur.
Aort ile ana atardamar arasında olur
Kalpten çıkan kan temiz kalbe dönen kan kirlidir.
Temel amaç diğer sistem ve organların beslenme, solunum, boşaltım vb hayatsal olaylarının devam etmesi için ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.
>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.
Yazar: Bilinmiyor
Sunuda geçen kelime ve konular: kalp nedir , kalbin görevleri , kalbin yapısı sunum , kalbin yapısı slayt , kalb , toplardamar , atardamar , yürek , kalbin yapısı ve görevleri , dolaşım sistemi organları kalp , resimli sunum , görsel slayt , kalbin anatomisi
–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–
Kalp ve Kalbin Yapısı Adlı Sunumu İndir Alternatif İndirme
Dolaşım Sistemi: Kalp, Damarlar, Kan Anatomi ppt, slayt, sunum
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar

DOLAŞIM SİSTEMİ (SUNUM) (SLAYT)
Sunuda bulunan bir kısım;
Dolaşım sistemi ve dolaşım sisteminin yapısını ve organlarını anlatan güzel bir sunum…
>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.
Yazar: Bilinmiyor
Sunuda geçen kelime ve konular: dolaşım sistemi , dolaşım sistemi anatomisi , kalp , toplardamar , atardamar , yürek , dolaşım sistemi sunum , dolaşım sistemi slayt , kan , kalbin yapısı , kalbin görevi , kanın yapısı ve görevi , damarların yapısı ve görevi
–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–
Dolaşım Sistemi Adlı Sunumu İndir Alternatif İndirme
Aşılar sunum, slayt, ppt
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar
AŞILAR (SUNUM) (SLAYT)
Sunuda bulunan bir kısım;
Bağışıklamanın Hedefleri:
Uzun vadede hastalığın dünya yüzünden silinmesi. Kısa vadede kişiler veya gruplarda hastalıkların ortaya çıkmasını önlenmesi.
Hedef Grupları:
Bebekler
Çocuklar
Adölesanlar
Erişkinler
Hastaların ve Ebeveynlerin Bilgilendirilmesi:
1) Aşı kayıtları
- Aşı üreticisi, seri no, uygulama tarihi
- Aşıyı yapan sağlık görevlisinin adı, adresi
- Aşı Bilgilendirme Broşürü baskı ve verilme tarihi
- Uygulama yeri (İM, İV, SC, PO)
- Son kullanma tarihi
2) Riskin Bildirilmesi
Aktif Bağışıklama: Bir insanda bir insanda gelecekte doğal olarak karşılaşılabilecek hastalık etkenlerine karşı immünolojik savunmanın geliştirilmesi
Bu immunolojik cevap ile (antitoksin, anti-invazif veya nötralizan aktivite, v.b.) hümoral ve hücresel immünite oluşturulur.
Aktif Bağışıklama: Doğal enfeksiyonu taklit eden, ancak uygulandığı kişi açısından hiç risk getirmeyen ya da çok az riskli olan bir bağışıklık yanıtını oluşturmak üzere, bir mikroorganizmanın tümünün ya da bir bölümünün ya da mikroorganizmanın değiştirilmiş bir ürününün (toksoid, saflaştırılmış ya da gen mühendisliğiyle üretilen bir antijen) uygulanmasıdır.
Pasif Bağışıklama: Hastalık etkenine maruz kalmış kişilere, önceden hazırlanmış insan veya hayvan antikorlarının verilmesi
Bağışıklık oluşturan bazı maddeler bir hastalığa karşı yaşam boyu koruma sağlayabilirken bazıları kısmi koruma sağlar; bazı aşıların da düzenli olarak yeniden uygulanmasına gerek vardır.
Canlı aşılar (zayıflatılmış, atenüe)
Ölü aşılar (inaktif)
—KONU DIŞI ÖNEMLİ NOT BAŞLANGIÇ—
DİKKAT: Bu içeriğe hastaneciyiz.blogspot.com dışında bir yerden ulaşıyorsanız içerik çalıntıdır, emeğe saygınız varsa ve daha çok sunum yayınlanmasını istiyorsanız bulunduğunuz siteyi Burayı Tıklayarak terk edin ve açılan siteden “Sunumlar” kategorisinden bakınız. Google`a “hastaneciyiz” yazarak, ilk arama sonucundan da ulaşabilirsiniz.
—KONU DIŞI ÖNEMLİ NOT BİTİŞ—
Bağışıklayıcı Antijenler:
Aktif Bağışıklayıcı Antijenler
Süspansiyon Sıvısı
- Steril sıvı
- Doku kültürü sıvısı (yumurta antijenleri, v.b)
Koruyucu, stabize ediciler ve antibiyotikler
- Tiemersol; Neomycin, Streptomycin
Adjuvanlar
- Aliminyum tuzu
>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.
Yazar: Prof. Dr. Emre Alhan
Sunuda geçen kelime ve konular: Aşıların Taşınması ve Depolanması ppt , Aşıların Taşınması ve Depolanmasında Alınması Gereken Önlemler , Aşılama Yerleri , Aşı Takvimi , Sağlık Bakanlığı Aşı Takvimi , Aşı Ürünlerinin Birbirinin Yerine Kullanılması , Çok sayıda Aşının aynı anda Yapılması , Atlanmış Aşı Uygulamaları , Kısa süre önce İmmünglobülin uygulanmış Kişiler ?, Aşı Güvenirliliği ve Kontrendikasyonlar , Prematürelerin Aşılanması , İmmünsüpresyonda Aşılama , BCG Aşısı , Difteri Aşısı , Boğmaca Aşısı , Tam Hücre Boğmaca Aşısısından Sonra Görülen Yan Etkiler , Tetanoz Aşısı , Tetanoz Aşısına Karşı Oluşan Reaksiyonlar , Yaralanmalarda Tetanoz Aşısı ve Tetanoz İmmünglobulin uygulaması , Poliomiyelit Aşıları , Kızamık Aşısı , Kızamıkçık Aşısı , Kızamık (MMR) Aşısı Endikasyonları , Kabakulak Aşısı , 2. Doz Kızamık Aşısı , KKK Aşısı Yan Etkileri , PPD ve MMR aşısı , Hepatit B Aşısı , Rekombinant Hepatit B Aşılaması ile En Sık Karşılaşılan Yan Etkiler , Haemophilus influenzae tip b , H. influenzae Polisakkarid Aşı
Polisakkarit Konjuge Aşılar , Konjuge Hib Aşıları , Yaşa Göre İnfluenza Aşı Dozları , İnfluenza Aşısı , Antijenik Shift , İnfluenza Virüs , Influenza A, B, and C , Hepatit A – İmmunglobülin Endikasyonları , Prevaccination Test , Hepatit A Aşısı – Korunma , Seroprevelans
–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–
Aşılar Adlı Sunumu İndir Alternatif İndirme
Migrene Ne İyi Gelir? Migren Nasıl Geçer? Migren Ağrılarına Bitkisel Çözüm
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar

Migrene Ne İyi Gelir? Migren Nasıl Geçer?
Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, “Tıbbi nane yağı, haricen uygulandığında artrit ve kas ağrılarının yanı sıra migren şikayetlerini de azaltır” dedi.
Yeşilada, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, tıbbi nane çayının hazımsızlık, mide krampları ve Gaz şikayetlerinin giderilmesinde yararlı olduğunu belirtti.
Reflü şikayeti olanların nane çayı içmesinin önerilmediğini ifade eden Yeşilada, nane çayının rezene ve papatya çayından biraz daha farklı bir konumda olduğunu, yemeklerde kullanılan nane ile şifa özelliği olan nane arasında lezzet ve etki bakımından önemli farklılıklar olduğunu bildirdi. Kullanılan nane türünün hedeflenen amaca göre büyük önem taşıdığını belirten Yeşilada, şunları kaydetti:
“Bilimsel kaynaklarda yer alan tedavi önerileri, aksi belirtilmedikçe, tıbbi nane olarak düşünülmelidir. Bu bakımdan nane çayından istenilen yararı sağlamak için kullandığınız nanenin kaynağı önemlidir. Tıbbi nanenin bilinen yararları büyük ölçüde uçucu yağının içerisinde bulunan mentol ve türevlerine bağlıdır. Bu bakımdan nane çayı hazırlanırken uçucu bileşenlerinin uçarak kaybolmasına yol açabilecek aşırı sıcak Su ilavesi ya da çay suyunu kaynatmaktan kaçınmak gerekir. Tıbbi nane çayı hazımsızlık, mide krampları ve gaz şikayetlerinin giderilmesinde yararlıdır. Gaz şikayetlerini giderici etkisinin, midenin üst tarafında yemek borusundaki kasları gevşeterek midedeki Gazın çıkmasını sağlamasına bağlı olduğu düşünülmektedir. Bu bakımdan özellikle reflü şikayeti olanların tıbbi nane çayı kullanması önerilmez.”
Tıbbi nanenin spazm giderici etkili bileşenin de uçucu yağı içerisindeki mentolden kaynaklandığını bildiren Yeşilada, “Tıbbi nanenin safra artırıcı özelliği de bulunuyor. Safra işlevleri üzerinde etkisi nedeniyle safra kesesi şikayetlerinin giderilmesinde, bazı durumlarda safra taşlarının eritilmesini sağlar. Ancak safra taşı olanların taşın kanalı tıkaması riskine karşı dikkatli olunmalıdır” dedi.
MİGREN AĞRISINI AZALTIYOR!
Tıbbi nane yağının temel bileşeni olan mentol nedeniyle, etkisinin nane yaprağı çayından daha farklı olduğunu ifade eden Yeşilada, nane yağının bağırsak düz kaslarının kasılmasını hafifletmesi nedeniyle irite bağırsak sendromunda (IBS) yararlı etkileri olduğunu kaydetti.
Ancak bu şekilde etkili olabilmesi için nane yağının bağırsaklarda çözünen özel kapsüller halinde verilmesi gerektiğini belirten Yeşilada, açıklamasına şöyle devam etti:
“Nane yağı taşıyan kremlerin haricen ağrıyan yere sürülmesi artrit ve diğer kas ve kemik rahatsızlıklarında ağrının hafifletilmesi için faydalı oluyor. Burada hem ağrı uyarısını hafifleterek ve hem de lokal olarak kan akımının hızlanması ile ağrı hissinin dağılmasını sağlıyor. Tıbbi nane yağı, haricen uygulandığında artrit ve kas ağrılarının yanında migren şikayetlerini de azaltmaya yardımcı olur. Nanenin yağının koklanması ise migren tipi ağrıların ve tansiyona bağlı baş ağrılarının hafifletilmesinde etkili olarak, ağrı kesici ilaç gereksinimini en aza indirir. Bu tip ağrılarda, koklamanın yanı sıra Alın ve şakakların nane yağı ile ovulması da daha iyi bir etki sağlar. Özellikle nane yağı koklanması halinde Ameliyat sonrası bulantılar hafifler. Bu hastalarda kullanılan kusmayı önleyici ilaçların miktarında azalma sağlanır. Nane yağının fazla miktarda ve çok sık kullanılması özellikle hassas cilt yapısına sahip kişilerde cilt ve mukoza üzerinde tahrişe yol açabilir, bu yüzden doğru kullanımı önemlidir.”
Islak Saçlarla Dışarı Çıkmak, Islak Saçlarla Uyumak Çok Tehlikeli Olabilir!
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar
Uzmanlar; Kışın saçları kurutmadan dışarı çıkmak ve ıslak saçlarla rüzgara maruz kalmanın migren, soğuk algınlığı ve yüz felci gibi ciddi problemleri beraberinde getirdiğini belirtti.
Gece banyodan sonra saçları kurutmadan uyumanın da en az ıslak saçla sokağa çıkmak kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken uzmanlar, Islak saç migrenin tetikleyicisi olabilir. Migren ağrıları, neredeyse 4 kadından birinde görülen, ataklar halinde ortaya çıkan, başın bir bölümünü etkileyen, zonklama ve bulantı yapabilen ağrılardır. Hastalar ataklar sırasında ışıktan, gürültüden ve kokulardan rahatsızlık duyabilirler. Her migren atağının hasta farkında olmasa da bir tetikleyicisi, başlatıcısı vardır. Saçı kurulamamak, ıslak saçla dolaşmak, nadir de olsa migren ağrılarını başlatabilir. Böyle bir durumu tespit eden hastalar, banyodan sonra saçlarını iyice kurutmalı, banyo sonrası nemli saçlarla gezmemelidir. Ayrıca banyo yapmakla ilgili, diğer bir ağrı türü vardır ki, bunların bir kısmı hemen tıbbi inceleme ve tedavi gerektirir diyor.
Islak saçla dışarı çıkmanın yüz felcine yol açabileceğine dikkat çeken uzmanlar, Islak saçlarla, soğuk ve rüzgarlı havalarda gezmek, uykuya dalmak, klima karşısında bulunmak veya Hava akımının olduğu yerlerde oturmak, yüz felci gibi ciddi sayılabilecek bir durumla da sonuçlanabilir. Yüz siniri, yüzün iki tarafında da bulunur ve yüzün mimik kaslarına kumanda eder. Yani yüz felci olan bir hasta, kaşını kaldıramaz, gözünü sıkamaz ve ağzını büzemez. Bu durum genellikle iyileşen bir süreç olsa da, ilaç tedavisi gerektirir ve iyileşme zaman alır. Yüzle ilgili fonksiyonların kaybının yanı sıra estetik bir bozulma da yaratır. Korunmak için, saçların mutlaka iyi bir şekilde kurutulması gerekir” şeklinde belirtiyor.
Islak saçın getireceği diğer önemli bir Sağlık probleminin gribal enfeksiyonlar ve Sinüzitler olduğuna işaret eden uzmanlar, şu uyarılarda bulunuyor:
“Saçlarınızı kurutmaya özen gösterin. Saçlarınızı kurutmadan dışarı çıkmayın. Banyodan sonra saçlarınızı kurutma makinesi ile kurutun ve diplerinin nemli kalmasını önleyin. Saçlarınızı banyodan sonra evde olsanız bile mutlaka kurulayın. Saçlarınız ıslak olarak acil sokağa çıkmanız gerekiyorsa baş, ense ve kulaklarınızı mutlaka bir bere ve atkı ile kapatın. Açık alanlarda ve hava akımının yoğun olduğu yerlerde bulunmaktan kaçının”
Konuyla ilgili aramalar: ıslak saçlarla dışarı çıkmak , ıslak saçlarla uyumak
Saçlarım Dökülecek mi? Diyorsanız, Saç Dökülmesi İçin Genetik Testler
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar
Saç dökülmesinin genetik yönü ile ilgili gelişmeler zaten uzun yıllardır devam etmekteydi. 2009 yılı sonlarında Saç Dökülmesive tedavisi için bazı genetik testler geliştirilmiştir. Özellikle Hairdx firması bu konuda dünyada tek ve ilktir.
Hairdx, androgenetik saç dökülmesi ve Finasterid´e yanıt (erkek) konusunda önceden bilgi verici genetik testlerin dünyadaki ilk uygulayıcısı olarak dikkat çekmektedir. Zaten dermatoloji alanında yoğunlaşmış bir şirket olup Patent başvurusunu yapmışlardır.
Bu kapsamda, kadınlarda Finasterid tedavisine yanıtın önceden bilinmesini ile ilgili çalışmalar dadevam etmektedir.
Şu an tüm dünyada kullanımda olan testler, 3 farklı testi içermektedir.
Bunlar:
1. HairDX Genetik Tarama Testi (erkek): HairDX AGA testi, erkeklerde gözlenen androgenetik saç dökülmesini önceden teşhis edebilen ilk genetik testtir. Sonucun Pozitif çıktığı (AR geninde A>G değişimi) hastaların %80´inde saç dökülme riski mevcuttur. Test sonuçlarının Negatif çıktığı hastalarda ise bu oran %10´lara inmektedir (%90 oranında saç dökülmesi görülmemektedir).
2. HairDX Genetik Tarama Testi (kadın): HairDX AGA testi, kadınlarda saç kaybı konusunda devrim niteliğinde bir genetik testtir. Düşük test skoruna (CAG tekrar sayısı) sahip kadınlarda saç dökülmesi ihtimalinin yüksek olduğu anlamına gelir. Buna karşılık yüksek test skoruna sahip kişilerde saç kaybı olasılığı oldukça düşüktür.
3. Finasterid Tedavisine Yanıt (erkek): HairDX (RxR) testi, Finasterid tedavisinin saç kaybını önlemede göstereceği etkiyi önceden belirleyen bir testtir. Test sayesinde ilacın hasta üzerindeki olası etkisi yüksek, orta, düşük şeklinde önceden tahmin edilebilir.
Jimnastik Nedir? Jimnastiğin Tanımı, Jimnastik Dalları
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar

Jimnastik Nedir? Jimnastiğin Tanımı Nedir?
Jimnastik Nedir ve Tanımı:
Jimnastik vücudu, fiziksel yapısını düzeltme ve geliştirme amacıyla düzenli hareket ettirme sanatı Vücudu çevikleştirmek ve güçlendirmek için yapılan alıştırmaların tümü, idman, kültürfizik Erkeklerde yer alıştırmaları, barparalel barfiks halkalar ve kulplu beygir; kadınlarda yer alıştırmaları eşit olmayan çubuklar barfiks denge kalası alıştırmalarını içeren yarışma disiplini
İyileştirme ve öğrenme amaçları güden tıbbi jimnastik ve eğitim jimnastiğiyse sanat olmaktan çıkıp bilim sayılmaktadır
İnsanın fizik ve moral yetilerini eğitmek fiziksel ve ruhsal verimini arttırmak amacıyla beden çalışmalarından yararlanan “fiziksel eğitim” jimnastikten ayrı bir daldır.
Jimnastiğin Dalları:
Artistik jimnastik Aletli ya da aletsiz jimnastik
Artistik jimnastik
Modern ritmik jimnastik
Atletizm öncesi jimnastik
seksi jimnastiği
Cambazlık jimnastiği
Düzeltici jimnastik
Eğitici jimnastik
Tıbbi jimnastik
Jimnastik, Jimnastiğin branşları:
A.Artistik Jimnastik
Ülkemizdeki eski adı Aletli jimnastiktir Sanatsal ya da sanat jimnastiği anlamına gelir. Erkekler 6 alette yarışır. Bunlar şu aletlerdir – Yer kulplu beygir halka,atlama beygiri, paralel, barfiks bayanlar 5 alette yarışır. – Atlama beygiri kız paraleli denge yer asimetrik paralel
B.Ritmik Jimnastik
İsveç kökenli bir spordur Oyunculuk bale müzik ve pandomin ile birlikte yapılır Sadece bayanların yaptığı bir branştır. 1983′te Olimpiyatlara dahil edilen Ritmik Jimnastiğin kendine özgü kuralları ve puanlama sistemi vardır Türkiye’de 1982 yılında başlayan Ritmik Jimnastik bir yarışma dalı olarak yenidir. Yalnız bayanların yarıştığı branştır Artistik jimnastikte Aletler sabit olmasına karşın ritmik jimnastikte taşınabilir aletler kullanılmaktadır. Bunlar; çember, top, kurdele, ip, lobuttur Her yıl bunların bir tanesinin kullanımı iptal edilir.
C.Genel Jimnastik
Şu anda gösteri amaçlı yapılmakta olan bu branşta her ülke kendi yarışma kurallarını belirlemektedir Genel jimnastik, müzik eşliğinde serbest spor giysileri ve taşınabilir her türlaracın kullanılabileceği içerisinde dans, çeşitli jimnastik hareketleri olan hatta belli bir temayı işleyen ve estetik görünümü ağır basan bir grup jimnastiğidir. Gruplar yalnız bay yalnız bayan olabileceği gibi karma da olabilir Her alette serbest ve zorunlu hareketler vardır Zorunlu hareketler önceden belirlenmiş hareketlerdir Serbest hareketler jimnastikçilerin kendilerinin düzenledikleri hareketlerdir ve yarışmacıların en başarılı yönlerini gösterebilmek amacını taşırlar.
Erkekler
Yer Hareketleri Halı ya da özel Plastik bir madde ile kaplanmış 12 x12 m’lik bir alanda yapılır. Hareket serisi en az 50, enç çok 70 sn’dir. Hareketler bütün zemine yayılmak zorundadır ve uyum içinde olmalıdır. Atlama Beygiri: 1,35 m yükseklikte, 1,60 m uzunlukta bir alettir. Atlayışta yükseliş sağlamak amacıyla sıçrama tahtası kullanılır.
1-Erkekler (Uzun beygirden)
2-Bayanlar (Yan beygirden) atlar Koşu pistinin boyu 20 m’yi geçmez.
Paralel:
Yerden 1.75 m yükseklikte, genişliği isteğe göre ayarlanabilen, birbirine paralel esnek iki çubuktan (bardan) oluşur.
Kulplu Beygir:
Atlama beygirine benzer. Ancak bunun üzerinde iki kulp vardır. Kulplar 41-44 cm mesafededir. Kulpların üstünün yerden yüksekliği 1.22 m’dir. Halka: Yukarıdan sarkan tellere asılı yerden 2.55 m yükseklikte ve 13 cm çapında serbestçe sallanan iki halkadan oluşur. Jimnastikte en fazla kuvvet gerektiren branştır.
Barfiks:
Çelikten yapılmış olup, yerden 2.55 m yükseklikte direkler üzerinde yerleştirilmiş, 2.40 m uzunluğunda bir bardan oluşur.
Bayanlar
Atlama Beygiri:
Yerden yüksekliği 1.10 m’dir. Erkeklerin aksine yan olarak kullanılır. Yarışma 1 A Zorunlu Seridir ve bir atlayış yapılır. Yarışma 1 B Serbest seridir ve iki atlayış yapılır.
Paralel:
2.40 m uzunlukta birbirlerine paralel barlardan oluşur. Bunlardan alt bar 155 -160 cm, üst bar 225-235 cm, bar açıklığı ise 90- 140 cm arasındadır. Paralel serisi, en az 10 değer bölümü, en az üç bar değişikliği, en az bir yön değişikliği içerir.
Denge:
Yerden yüksekliği 1.10 m, uzunluğu 5 m genişliği 10 cm’dir. Seri süresi 1.10′dan az, 1.30 sn’den fazla olamaz.
Yer:
12 x12 m’lik yer minderinde yapılır. Seri süresi 1.10′dan az 1.30 sn’den çok olamaz.
Wikipedia
Diş Lekesi Nasıl Temizlenir? Diş Lekeleri Oluşumu
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar

Güzel ve bakımlı dişlere sahip biriyseniz; kendinizden emin gülümseyerek etrafınıza pozitif enerji gönderebilirsiniz. Dişlerinizde estetik görünümü olumsuz etkileyen lekeler bulunuyorsa, sizi psikolojik olarak da etkileyebileceğini unutmayın.
Diş Lekeleri Neden Oluşur?
Diş lekeleri neden oluşur, tedavi işlemleri nasıl yapılır, diş lekelerine neden olan besinler nelerdir? Soruların detaylı yanıtları burada…
Diş Lekesi Nedir?
Yediğimiz ve içtiğimiz besin artıklarından, hastalık tedavisi sürecinde kullanılan antibiyotiklerden oluşabilen lekelerdir. Kişinin estetik görünümünü bozar ve psikolojik olarak rahatsız eder.
Diş Lekelerine Neden Olan Gıdalar Nelerdir?
Diş lekelerine neden olan besinler; diş renginde değişikliğe, diş minesinin zarar görmesine neden olurlar.
Soda ve Kola: İçerdikleri yoğun asit sebebi ile diş minesinde leke yaparlar.
Şarap: Kırmızı şarap; yoğun rengi, beyaz şarap ise içeriğindeki yoğun asit nedeniyle dişlerde lekelenmelere yol açar.
Kahve ve Çay: Ülkemizde alışkanlık haline gelmiş içeceklerden kahve ve çay aşırı tüketim sonucunda kafein ve doğal renklendiriciler nedeni ile dişlerde leke bırakır.
Havuç suyu ve vişne suyu gibi içinde “kromojenic” içerikli gıdalarda diş lekelerine sebep olur.
Hazır Gıdalar: Enerji içecekleri ve hazır gıdalarda bulunan gıda boyaları da leke oluşumunu hızlandırır.
Diş Lekelerinin Tedavisi Nasıl Yapılır?
Estetik görünümü olumsuz etkileyen diş lekeleri kısa sürede, pratik uygulamalarla tedavi edilebilir. En çok tercih edilen tedavi yöntemleri; diş beyazlatma ve yaprak porselen uygulamasıdır.
Diş Beyazlatma İşlemi:
Diş lekelerinde en çok uygulanan tedavi diş beyazlatma işlemidir. Bu işlemde iki farklı beyazlatma yöntemi vardır. Birinci yöntem ev tipi beyazlatma yöntemidir. Diş Hekimi tarafından dişlerinizin üzerine takmanız için ağız ölçünüze uygun kalıplar hazırlatılır. Bu kalıbın içerisine Amerikan FDA onaylı bir ilaç konularak ve beyazlatılacak dişlerin üstüne yerleştirilir. Günde ortalama 4–6 saat takılması gerekir. İkinci ise muayenehanede uyguladığımız beyazlatma işlemidir. Dişlerdeki gözeneklerin temizlenmesinde “Hidrojen peroksit” yani oksijenli su veya türevi “ Karbamid peroksitli jeller kullanılıyor. Bu maddeler 45 dakika süreyle lazer ışığı verilerek aktive edilip beyazlama gerçekleşiyor. Bu uygulamada dişeti ve dokular özel koruyucularla korunduğundan zarar görmemektedir. Kişinin diş minesinin rengine bağlı olarak beyazlama oranı değişmektedir.
Yaprak Porselen Uygulaması:
Renklenmelerde, bleaching (diş beyazlatma) gibi metotlarla sonuç alınmayan ileri derecedeki antibiyotik, flor lekelerinde kalıtsal yapı ve renk bozukluklarında son derece etkilidir. Laminate venerler ince porselen yapraklardır. Materyalin ışık geçirgenliğinden dolayı oldukça doğal bir görünüm sağlayan porselen venerler kişinin dişlerinde sadece 0,15 ile 0,30 mm aşındırmayla dişlerin ön yüzeylerine yapıştırılırlar. Bu sayede bireyler dişlerinde beğenmedikleri şekil ve rahatsız oldukları renkleşmelerden kurtulabilirler.
Konuyla ilgili aramalar: dişlerde leke, diş lekeleri , diş lekesi , sarı dişler nasıl temizlenir , dişlerde sararma , diş lekeleri nasıl çıkar, diş kiri , diş lekesi nasıl temizlenir , diş temizleme
Duyu Organları, 5 Duyu Organımız, Sunum, Slayt
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar

DUYU ORGANLARIMIZ (SUNUM) (SLAYT)
Sunuda bulunan bir kısım;
VÜCUDUMUZDA NELER VAR? ÇEVREMİZİ NASIL ALGILIYORUZ?
DUYU ORGANLARI:
İnsanlar değişen bir çevre içinde yaşarlar. Çevrede meydana gelen değişikliklere göre insan vücudu kendini ayarlamak mecburiyetindedir.
Vücudumuza dış ortamdan gelen bilgiler, duyu organları yoluyla sinir sistemine taşınır. Duyu organları içinde özel hücre grupları olan duyu almaçları (hücreleri) yer alır.
Bu duyu almaçları sayesinde çevremizdeki bir cismin rengini, sesini, kokusunu, sertliğini, yumuşaklığını, sıcaklığını ve soğukluğunu fark ederiz. Duyu organları tarafından alınan bu uyarılar beyne iletilir. Beyin, gelen uyarıları değerlendirerek vücut için gerekli komutları verir.
GÖZ VE KISIMLARI:
Nasıl Görürüz?
Göz, yüz bölgesinde, göz çukuru denilen yuvalarda bulunur. Şekli yuvarlaktır. Göz, ışığı algılayan duyu hücrelerine sahip görme organımızdır. Göz, görme işinde doğrudan görev alan kısımlar ve koruyucu kısımlardan oluşmuştur. Koruyucu yapılar kaşlar, göz kapakları, kirpikler, göz yaşı bezleri ve göz kaslarıdır. Göz üç tabakadan oluşur. Dıştan içe doğru sert tabaka, damar tabaka ve ağ tabakadır.
a. Sert Tabaka
Göz yuvarlağını en dıştan saran beyaz renkli sert tabakadır.
Sert tabaka gözün iç kısmını korur ve göz yuvarlağının ön tarafında saydam tabakayı meydana getirir.
Saydam tabaka (kornea) sert tabakanın incelip saydamlaşmasıyla oluşmuştur.
Saydam tabaka, ışığı kırar ve göz bebeğinde toplanmasını sağlar.
b. Damar Tabaka
Sert tabakanın altında yer alır.
Gözü besleyen kan damarları bakımından zengindir.
Damar tabakanın iç yüzeyi, siyah renk maddesi taşıyan hücrelerden oluşur.
Bu tabaka gözün içini karanlık bir odaya çevirir. Fazla ışık bu tabakada emilir.
İris:
Damar tabakanın gözün ön tarafında düzleşmesiyle düz kaslardan oluşmuş bir yapıdır.
Daralıp genişleyerek göze girecek ışık miktarını ayarlar.
Göz Bebeği:
İrisin ortasında bulunan, göze ışık girmesini sağlayan açıklıktır.
Göz Merceği (Göz Billûru):
Canlı, esnek ve saydam bir yapıdır.
Göze giren ışığı kırıp ağ tabakaya düşmesini sağlar. Göz merceği, kaslarla damar tabakaya bağlıdır.
c. Ağ Tabaka (Retina)
En içteki tabakadır.
Yapısında görme duyu hücreleri bulunur.
Işığa duyarlı hücrelerin bir kısmı koni, bir kısmı çomak şeklindedir.
Çomak şeklinde olanlar zayıf ışıkta görmeyi sağlar.
Koni şeklinde olanlar parlak ışıkta ve renkli olarak görmemizi sağlar.
Görüntüler, ağ tabaka tarafından alınarak elektrik sinyalleri şeklinde sinirlere verilir.
Sinirler, görüntüyü beyne iletir.
Görüntü beyinde algılanır.
Ağ tabaka üzerindeki sarı benek görmenin en iyi olduğu, kör nokta görmenin olmadığı yerdir.
Sarı benek, göz merceğinin ışığı odakladığı yerde bulunur.
Kör nokta, görme sinirlerinin gözden çıktığı ışığa duyarlı olmayan bir bölgedir.
Görme Olayının Gerçekleşmesi:
Göze dışarıdan gelen ışık, sırasıyla şu kısımlardan geçer ve ağ tabakaya ulaşır:
Işık –> kornea –> göz bebeği –> göz merceği –> retina (ağ tabaka)
Göz bebeğinden geçen ışınlar, mercekte kırılarak ağ tabaka üzerinde sarı benekte ters görüntü oluşturur.
Ters görüntü sarı benekteki duyu hücreleri tarafından görme sinirlerine gönderilir.
Görüntü, sinir hücreleri tarafından beynin görme merkezine taşınır.
Görme merkezinin uyarıları değerlendirmesi sonucu net, düz görüntü oluşur.
Göz Uyumu:
Bakılan cismin uzaklığına bağlı olarak, göz merceği kaslarının kasılıp gevşemesiyle şişkinleşir veya yassılaşır. Buna göz uyumu denir. Cisim uzaktaysa göz merceği daralır. Cisim yakındaysa göz merceği şişkinleşir.
Göz Kuruları:
a. Miyopluk
Görüntü sarı benekte değil, retina tabakasıyla mercek arasında oluşur. Miyop insanlar yakını görür, fakat uzaktaki cisimleri net göremez.
Sebepleri:
Göz merceğinin şişkinleşerek ışığı fazla kırması ya da göz yuvarlağının optik eksen boyunca geriye doğru uzaması.
Düzeltilmesi:
Kalın kenarlı mercekle düzeltilir.
b. Hipermetropluk:
Hipermetrop gözde görüntü retina tabakasının gerisinde oluşur. Hipermetrop göz uzaktaki cisimleri görür, fakat yakındaki cisimleri net göremez.
Sebepleri:
Göz merceğinin ışığı normalden az kırması ya da göz yuvarlağının optik eksen boyunca arkadan öne basık olması.
Düzeltilmesi:
İnce kenarlı mercekle düzeltilir.
c. Astigmatlık
Merceğin veya saydam tabakanın yüzeyinin pürüzlenmesiyle oluşur. Silindirik mercekle düzeltilebilir.
ç. Presbitlik
Göz merceğinin esnekliğini kaybetmesiyle oluşur. İnce kenarlı mercekle düzeltilir. Yaşlılarda görülür.
d. Katarakt
Merceğin saydamlığını yitirmesiyle oluşur. Ameliyatla düzeltilir.
e. Şaşılık
Göz yuvarlağını hareket ettiren kasların normalden uzun ya da kısa olmasından kaynaklanır.
Ameliyatla düzeltilebilir.
f. Renk Körlüğü
Bazı renkleri ayırt edememe durumudur. Kalıtsal bir hastalıktır.
Genelde renk körleri kırmızı ve yeşil rengi ayırt edemez.
—KONU DIŞI ÖNEMLİ NOT BAŞLANGIÇ—
DİKKAT: Bu içeriğe hastaneciyiz.blogspot.com dışında bir yerden ulaşıyorsanız içerik çalıntıdır, emeğe saygınız varsa ve daha çok sunum yayınlanmasını istiyorsanız bulunduğunuz siteyi Burayı Tıklayarak terk edin ve açılan siteden “Sunumlar” kategorisinden bakınız. Google`a “hastaneciyiz” yazarak, ilk arama sonucundan da ulaşabilirsiniz.
—KONU DIŞI ÖNEMLİ NOT BİTİŞ—
Nasıl İşitiriz?
Kulak, işitme ve denge organıdır. Cisimlerin titreşmesi sonucu havada ses dalgaları oluşur.
Kulak, ses dalgalarını algılayan duyu organımızdır.
Kulak; dış, orta ve iç kulak olmak üzere üç bölümde incelenir.
a. Dış Kulak:
Kulak kepçesi ve kulak yolundan oluşur
Kulak kepçesi, kıkırdaktan yapılmış kıvrımlı ve esnek bir yapıdır.
Çevreden gelen sesleri toplar. Ses dalgaları kulak yoluyla orta kulağa iletilir.
>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.
Yazar: Fikret YILDIRIM
Sunuda geçen kelime ve konular: beş duyu organı derinin yapısı , deri , 5 duyu organı , duyu organlarımız , derinin algılaması , ten , insan cildi , cilt , göz , kulak , burun, gözün yapısı , kulağın yapısı , burunun yapısı , kısımları , 5 duyu organlarımız nelerdir , iris , retina, sert tabaka , göz bebeği, göz merceği , hipermetrop nedir, miyop nedir , miyopluk , astigmat , presbitlik, katarakt
–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–
Duyu Organları Adlı Sunumu İndir Alternatif İndirme
Dil ve Tat Alma İşlemi, Slayt, Sunum
06 Haziran 2011 Yazan admin
Kategori Hastalıklar

DİL VE TAT ALMA İŞLEMİ (SUNUM) (SLAYT)
Sunuda bulunan bir kısım;
Dil tat almamızı ve konuşmamızda yardımcı olan bir organımızdır.
Dil üzerinde tat alma cisimcikleri(papiller) bulunur. Tat alma cisimcikleri tat alma hücreleri ve sinirlerden oluşur.
Suda çözünen tat maddeleri tat alma cisimciklerindeki tat alma hücrelerini uyarır. Oluşan uyarı sinirler ile beynin tat alma merkezine iletilir. Böylece tat almış oluruz.
—KONU DIŞI ÖNEMLİ NOT BAŞLANGIÇ—
DİKKAT: Bu içeriğe hastaneciyiz.blogspot.com dışında bir yerden ulaşıyorsanız içerik çalıntıdır, emeğe saygınız varsa ve daha çok sunum yayınlanmasını istiyorsanız bulunduğunuz siteyi Burayı Tıklayarak terk edin ve açılan siteden “Sunumlar” kategorisinden bakınız. Google`a “hastaneciyiz” yazarak, ilk arama sonucundan da ulaşabilirsiniz.
—KONU DIŞI ÖNEMLİ NOT BİTİŞ—
Dilimizin her bölgesi her tadı alır. Ama bazı tatları alan tat tomurcukları bazı bölgelerde daha fazladır.
Dilimizle aynı zamanda konuşmamıza yardımcı bir organımızdır. Dilimiz konuşmamıza nasıl yardımcı olduğuna bakalım.
>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.
Yazar: Bilinmiyor
Sunuda geçen kelime ve konular: dilin görevleri , anatomide dil , duyu organlarımız , dil sunum , dil slayt , beş duyu organı , dil ve tat alma , 5 duyu organı , dilimiz nasıl tatları alır , nasıl tat alırız
–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–
Dil ve Tat Alma İşlemi Adlı Sunumu İndir Alternatif İndirme



