Enfeksiyon Kontrolü ve Korunma Sunum ppt

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Enfeksiyon Kontrolü ve Korunma Yöntemleri

Sunuda bulunan bir kısım;

ENFEKSİYON KONTROL YÖNETMELİĞİ
Enfeksiyon kontrol komitesi aşağıdaki üyelerden oluşur:
     

* Yöneticinin görevlendireceği bir başhekim yardımcısı veya dekan yardımcısı,
* Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji kliniği veya anabilim dalı temsilcisi, çocuk hastanelerinde çocuk enfeksiyon hastalıkları yan dal uzmanı, çocuk enfeksiyon hastalıkları yan dal uzmanı yoksa çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlık dalından,
* Dahili tıp bilim dallarından tercihen iç hastalıkları uzmanı
* Cerrahi tıp bilim dallarından tercihen genel cerrahi uzmanı
* Mikrobiyoloji ve klinik mikrobiyoloji laboratuvarı temsilcisi,
* Başhemşire veya hemşirelik hizmetleri müdürü,
* Enfeksiyon kontrol hekimi,
* Enfeksiyon kontrol hemşiresi,
* Eczane sorumlusu,
* Hastane müdürü

Yataklı tedavi kurumunun şartlarına ve karşılaştığı problemlere göre, enfeksiyon kontrol komitesinin önerileri doğrultusunda, yönetim tarafından, diğer klinik şefleri veya anabilim dalı başkanları, ünite sorumluları ve idari birim temsilcileri de enfeksiyon kontrol komitesinde görevlendirilebilir. Bu üyeler, ilgili bölümlerin görüşü de alınmak suretiyle, tercihen hastane enfeksiyonları konusunda eğitim almış olan personel arasından seçilir.

İki yüzden az yatağı olan yataklı tedavi kurumlarında enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı yoksa, tam gün çalışmak üzere enfeksiyon kontrol hemşiresi görevlendirilmesi kaydıyla, diğer mevcut üyelerden oluşan bir enfeksiyon kontrol komitesi teşkil edilir. Enfeksiyon kontrol hekimliği için aynı il sınırları içinde bulunan bir yataklı tedavi kurumunda görevli enfeksiyon kontrol hekiminden danışmanlık hizmeti alınır. Bir uzman doktor en fazla iki farklı yataklı tedavi kurumunda enfeksiyon kontrol hekimliği hizmeti verebilir.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: UZM.DR.Ö.SERDAR ERBEK

Konuyla ilgili aramalar: slayt , Enfeksiyon kontrol komitesinin görev, yetki ve sorumlulukları , Enfeksiyon kontrol hemşiresi , TIBBİ ATIK YÖNETMELİĞİ , Tıbbi atıkların ünite içinde taşınması , Geçici atık deposunun özellikleri , SÜRVEYANS – TANIM VE YÖNTEMLER , Hastane Enfeksiyonu İle İlgili Temel Veriler , Kapsamlı Sürveyans , ALANLARIN SINIFLANDIRILMASI VE TEMİZLİK-DEZENFEKSİYON , YÜKSEK DÜZEY DEZENFEKTANLAR , ORTA DÜZEY DEZENFEKTANLAR , DÜŞÜK DÜZEY DEZENFEKTANLAR , ÇAMAŞIRHANE VE STERİLİZASYON ÜNİTESİ , ÇAMAŞIR HİJYENİ , BESİNLERLE BULAŞIN ÖNLENMESİ , YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE ENFEKSİYONDAN KORUNMA ÖNLEMLERİ , Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Nozokomiyal Enfeksiyonlarda Risk Faktörleri , Enfeksiyonların Kontrolü ve Önlenmesi , Yenidoğanda Nozokomiyal Enfeksiyon Açısından Risk Faktörleri , Küvözlerin Temizliği Ve Dezenfeksiyonu , AMELİYATHANELERDE ENFEKSİYON KONTROLÜ , Cerrahi Yara Enfeksiyonunun Gelişme Olasılığını Etkileyen Faktörler , HASTANE İNFEKSİYONU TAKİP/İZLEME FORMU , ppt , pps , pptx , ppsx , presentation

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–

Enfeksiyon Kontrolü ve Korunma Adlı Sunumu İndir    Alternatif İndirme

Eklem Ağrılarından Kurtulma Yöntemleri

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Eklem ağrılarından kurtulma yöntemleri:

Aşırı hareket, çok az kilo ve ağırlı­ğın bir tarafa yüklenmesi gibi nedenlerle ortaya çıkan eklem ağrıları yaşlılar kadar gençle­rde de görülmektedir. Rahatsızlık ilk etapta fark edilirse spor ve egzer­siz yapılarak kolaylıkla kurtulunabilir.

Eklemleri etkileyen rahatsızlık­lar artrit ve artroz olmak üzere iki türde görülür. Artrit, iltihap­lı eklem rahatsızlıkları için kullanılan bir deyimdir. Çeşitli türleri var­dır. En yaygın olan şek­li ‘romatoid artrit’ dir. Artroz, iltihabi bir hastalık değildir. Kemiklerin aşınıp yıpranması sonucu mey­dana gelir. Bugün, 60 yaşın üzerindekilerde sıklıkla görü­len, 45 yaş altında nadiren görülen artroz hastalığını ele alalım. Ülkemiz­de yaklaşık 5 milyon kişi eklem yıpranmalarına bağlı ağrılardan şikayetçi­dir. Eklem ağrıları insan hayatını çok olumsuz etki­ler. Sportif faaliyetlerinizden sizi alı koyar ba­zen her adımı sıkıntılı yapar. Ancak ağrılardan dolayı hareketleri kısıtlamak, yani eklem ağrı­larına teslim olmak iyi bir fikir değildir. Bunun kişiye yararından çok zara­rı vardır. İltihabi olmayan bu eklem hastalığının çok çeşitli nedenleri vardır. Aşırı kilo, Çok az hare­ket, Ağırlığın bir tarafa yüklenmesi, Doğuştan ya da sonradan olan eklem kusur­ları (örneğin x ya da o bacaklar, kalça eklemi yapısal bozuklukları) en önem­li sebeplerdir. Artroz’da eklemlerdeki kemik uçlarını koruyan kıkırdak yapısı aşın­mıştır. Normalde bu kemik uçların­da yumuşak, elastik bir kıkırdak kılıfı var­dır. Sürekli yük binmesi sonucu kıkırdaklar pürüzlenir, elastikiyeti azalır. Kıkırdaklar giderek ince­lir ve kırılgan bir yapı oluşur. Kıkırdağın tama­mı aşınır, kemikler birbirine sürtünmeye başlar­sa artroz ağırlaşır. Ağrılar başlar ve eklem hareketlerinde azal­ma olur. Bununla da bitmez. Kıkırdakların yıkımı ile iltihap uyarıcı maddeler eklem sıvısına karışarak, eklem kapsülün­de şişme ve ağrılı iltihaba neden olur.

Eklemler için tehlike sürek­li zorlanmadır.
Artroz sıklıkla insanın hayatı boyun­ca vücudun ağırlığını taşıyan bel, diz ve kalça eklemlerinde gö­rülür. Ancak el, ayak, omuz ve dirsek eklemlerinde de oluş­maktadır. Hastalık riski yaşla birlikte artar ama artroz gençler­de de olabilir. Bazı meslek gruplarında aynı eklem­lerde artroz sıkça görülür. Kişi yaptığı mes­lek icabı da eklem yerlerinden artroz görülebilir. Ayrıca sürek­li sağlıksız ayakkabı giyenlerde, örne­ğin çok ince, yüksek ökçe­li ayakkabı ile dolaşanlarda eklemlere olan baskı daha fazladır. Tek taraf­lı, dengesiz ağırlık taşımalardan da kaçınmak gerekir. Kıkırdak bir kere zarar gördü mü bu zararın tamiri mümkün değil­dir. Çünkü kıkırdak yeniden oluşan bir yapıya sahip değildir..

Tanı (teşhis) Klinik bul­gu, uygun kan tetkikleri ve röntgen çoğu kez tanı­ya götürür. Artroskopi ve biyopsi gere­kebilir.

Artroz tedavisinde ana prensip­ler:
1. Egzersiz: Bilinçli egzersiz hastalığın seyrini yavaşlata­bilir. “Fazla hareket fakat zorlama yok”. Çünkü hare­ket eklemin beslenmesini ve metabolizmasını destekleyen biyolojik uyarı­dır. Eklem kıkırdağına olan hafif baskı damarları olma­yan kıkırdak dokusunun besin almasını sağlayabi­lir. Temposu, basıncı aynı kalan hareketler eklemlere ve eklem metabolizmasına yarar­lıdır. Tüm sıçrama ve mücadele biçiminde­ki sporlar eklemlere zarar verir. Eklem ağrı­ları olan kişi­ler için fazla güç gerektirmeyen, ritmik, akıcı ve yumu­şak hareketler -örneğin yokuş olmayan yolda bisiklet kullanma, yüzme, yürüme, dans etme- yararlıdır. Su, vücut ağırlığ­ını taşıdığı için ve eklemlerin hareketini kolaylaştırdığı için, yüz­me egzersizi özellikle idealdir. Tenis, basketbol, voleybol, futbol gibi ani ve yön değiş­tirici hareketlerle birlikte olan spor türleri eklem kıkırdağı­nın aşınmasına yol açar. Hedefli güçlendir­me ve germe egzersizleri eklemleri koruyan kasların etkin­liğini artırarak eklemleri güçlendirir.
2. Fizik tedavi: Hasta eklemle­re yük bindirmeksizin yaptırılan özel hareketlerle eklem çevresindeki kaslar güçlen­dirilerek bunların destek fonksiyonları geliştirilir. Masaj, yerel kan dolaşı­mını iyileştirir. Eklemlerin hareket yeteneğini azaltan kısılmaları giderir, gevşeme sağ­lar. Sıcak uygulamaları ya da aktif artrozda soğuk uygu­lamaları ağrıyı yatış­tırır. Elektrik ve ultrasonik teda­vileri, dolaşımı ve metabolizmayı iyileştirir.
3. Doğru beslenme: Fazla kilolar kıkırdak katilidir. Verilen her kilo eklem­lerin yükünü azaltır. Bol sebze, meyve, kuru baklagil­ler, haftada 2 kez balık, ölçülü miktarda kabuklu kuru­yemiş (ceviz, fındık, badem, fıstık) ve yağsız süt ürün­lerini içeren sağlıklı beslen­me kalp-damar sağlığı için olduğu gibi, eklem sağlığı için de önem­lidir. Artroz’la birlikte ek­lemlerde iltihabi olay varsa, vitamin E, Omega 3 yağ asitleri, enzim ve midye ekstreleri alınması yarar­lı olur. Alkol, nikotin ve kafein gibi keyif maddeleri kemik metabolizmasını kötü­leştirir.
4. İlaçla tedavi: Hafif şikayetlerde ısırgan otu hap­ları, aspirin, parasetamol, naproksen, ibuprofen, düşük doz­larda rahatlama sağlar. Yerel uygulanan pomat­lar kanlanmayı iyileştirir ve iltihabi iler­lemeye karşı koyar. Glukosamin ve kondroitin sülfat tablet­leri kıkırdak hücrelerinde kolajen oluşumunu destek­leyerek artroz vakalarında yararlı olabilmek­tedir. Ağrıların fazla olduğu vakalarda steroidsiz antiromatizmal ilaç­lar (örneğin bitlosenak, indometacın) hem ağrı­yı keser, hem de iltihabı azaltır. Bunlar sürekli kullanılıyor­sa Rabitap ya da Nezoprostol adlı ilaçlar­la birlikte alınmaları mide ülseri riskini azal­tır. Özel durumlarda (enfeksiyon tehlikesi) iltihap önleyici maddeler (kortizon) doğru­dan hasta ekleme şırınga edi­lir.
5. Ameliyat: Artroskopi; ucu dürbünlü bir in­ce boru ile hasta eklemin incelenmesidir. Artroskopi sırasın­da kıkırdak hasarı giderilebilir ve rahatsız­lık veren kıkırdak dokusu alına­bilir ya da eklem boşluğuna iltihap önleyi­ci madde (kortizon) verilebilir.

Sabah

Çocuk Sağlığı Doktor Yaklaşımları (Hematoloji ve Onkoloji)

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

HEMATOLOJİ VE ONKOLOJİ
O         Hangi tipte kan kayıpları kanama bozukluğunu gösterir?
1.         Bir çok bölgeden spontan kanama.2.         Non-travmatik bölgelerden kanama.3.         Travmadan sonraki birkaç saate kadar kanamanın uzaması.4          Derin doku ve eklemlere kanama.
O         Hangi ilaçlar, sıklıkla, edinilmiş kanama bozukluğuna predispozisyonu artırır?
Etanol, ASA, NSAİD, warfarin ve antibiyotikler.
O         Mukokutanöz kanama, peteşi, ekimoz, epistaksis, GI, GÜ, menoraji hangi koagülasyon bozukluğunu gösterir?
Kalitatif ve kantitatif trombosit bozuklukları.
O         Uzamış kanamada olduğu gibi, eklemlere ve potansiyel bölgelere (retroperitonyum) kanama hangi tip kanama bozukluğunu düşündürür?
Koagülasyon faktör eksikliği.
O         Primer hemostazis nasıl olur?
Trombosit subendotelyal vasküler yapı ile interaksiyona girer, daha sonra yaralanmanın olduğu bölgede trombosit tıkaç formasyonu oluşur.
O         Primer hemostazis için hangi 4 komponenet gerekir?
1.         Normal vasküler subendotelyum (kollajen).2.         Fonksiyonel trombositler.3.         Normal von Willebrand faktör (Glikoprotein Ib vasıtası ile trombositleri endotelyuma bağlar).4.         Normal fibrinojen (diğer glikoprotein IIB ve IIA vasıtası ile trombositleri birbirine bağlar).
O         Sekonder hemostazisin (koagülasyon kaskadı) son ürünü nedir?
Çapraz bağlanmış fibrin.
O         Fibrin pıhtısının boyutunu hangi mekanizma kısıtlar?
Fibrinolitik sistem.
O         Fibrinolitik sistemin esas  fizyolojik aktivatörü nedir?
Doku plazminojen aktivatörü (tPA). tPA endotelİyal hücrelerden salınır ve fibrin pıhtısı içine adsorbe olan plazminojeni plazmine dönüştürür. Pazmin fibrinojen ve fibrin monomerlerini fibrin yıkım ürünlerine çevirir (FDP [Fibrin yıkım ürünleri olarak adlandırılır]), ve plazmin tarafından parçalanan çapraz bağlı fibrinin yıkılması ile D-dimer ortaya çıkar.
O         Trombosit sayısı kaçın altına düştüğü zaman spontan hemoraji görülür?
<10.000/mm3.
O         Genel olarak kabul edilen, aktif kanaması olan ve trombosit düzeyi <50.000/mm3 olan hastaların çoğu trombosit transfüzyonu almalıdır.  Her bir ünite trombosit infüzyonu trombosit sayısını ne kadar artırır?
<10.000/mm3.
O         Trombositopenili hastaların hangi grubu, trombosit infüzyonuna cevap vermeyebilir?
Trombosit antikorları olanlar (ITP veya hipersplenizm). HÜS de hemolzi ağırlaştırabilir.
O         Aşırı doz warfarini nasıl tedavi edersin? Yapılan her bir tedavinin avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Tedavi, protrombin zamanının (PT) uzamasının derecesine değil, semptomların ciddiyetine bağlıdır. Eğer, kanamanın belirtisi yoksa, geçici olarak kesmek gerekebilir; eğer kanama varsa, Taze donmuş plazma ve vitamin K ile tedaviye başlanabilir.
Taze donmuş plazmanın avantajları: koagülasyon faktörlerinin hızlı replasmanı ve kanamanın kontrolü.
Dezavantajları: volüm yükü, viral taşınma ihtimali.
K vitamininin avantajları: uygulama kolaylığı.
Dezavantajları: IV verildiği zaman anaflaksi olasılığı; başlangıç etkisinin 12-24 saat gibi uzaması; etkisinin 2 haftaya kadar uzaması, hastanın antikoagülasyon yapması zor veya imkansız olması.
O         Sadece hangi koagülasyon faktörü hepatositler tarafından sentezlenmez?
Faktör VIII.   
O         Karaciğer bozukluğu olan hastalarda görülen 4 hemostatik değişiklik nedir?
1.         Protein sentezinin azalması, koagülasyon faktör eksikliğine neden olur.2.         Trombositopeni.3.         Artmış fibrinoliz.4.         Vitamin K eksikliği.
O         Karaciğer hastalığı olan ve kanaması olan hastalar için kullanılabilir 5 tedavi seçeneği nedir?
1.         PRBCS ile transfüzyon (hemodinamik stabiliteyi sağlar).2.         Vitamin K.3          Taze donmuş plazma.4.         trombosit transfüzyonu.5.         DDAVP (desmopressin).
O         Üremik hastalarda en sık hangi hemostaz testi uzamıştır?
Kanama zamanı.
O         Böbrek yetmezliği ve koagülopatisi olan hastaların tedavisi için kullanılabilir seçenekler nelerdir?
1.         Diyaliz.2          Optimal hematokrit (rekombinan human eritropoetin veya PRBC transfüzyonu ile).  3.         Desmopressin.4.         Konjuge östrojenler. 5.         Eğer hayatı tehdit eden kanama varsa, kriyopresipitat ve trombosit transfüzyonu.
O         DIC’nin klinik komplikasyonları nelerdir?
Kanama, tromboz ve purpura fulminans.
O         DIC’nin tanısını koymada en sık yardımcı olan 3 laboratuar çalışması nedir?
1.         Protrombin zamanı-uzamıştır.2.         Trombosit sayısı-genellikle düşüktür.3.         Fibrinojen düzeyi-düşüktür.
O         HIV ile enfekte hastalarda en sık görülen hemostatik bozukluk nedir?
Trombositopeni ve kazanılmış dolaşan antikoagülanlar (aPTT’nin uzamasına neden olur).
O         Bir ünite faktör VIII konsantrasyonu dolaşan faktör VIII düzeyini ne kadar artırır?
%2.
O         Bir ünite faktör IX konsantrasyonu dolaşan faktör IX düzeyini ne kadar artırır?     %1.
O         En sık görülen genetik kanama bozukluğu hangisidir?
Von Willebrand hastalığı.
O         von Willebrand hastalığı olan hastaların %70-80’i tip I’dir. Şimdilerde bu hastalardaki kanama için onaylanmış tedavi modalitesi nedir?
DDAVP (0.3 µg/kg IV veya SC, 12 saatte bir 3-4 doz.
O         En sık görülen hemoglobin varyantı hangisidir?
Hemoglobin S (ß zincirindeki altıncı pozisyonda glutamik asit valin ile yer değiştirir).
O         Orak hücre anemisi olan hastalardaki klinik kriz tipleri nelerdir?
1.         Vazookluziv (trombotik).2.         Hematolojik (sekestrasyon ve aplastik). 3.         Enfeksiyöz.
O         Orak hücre anemisinin en sık görülen tipi hangisidir?
Vazookluziv.
O         Orak hücre anemili hastaların yüzde kaçında safra taşı vardır?
%75 (yalnızca %10’u semptomatiktir).
O         Vazookluziv krizin hangi tipi ağrısızdır?
SSS krizi (en sık olarak çocuklarda serebral enfarkt yetişkinlerde ise serebral hemoraji görülür).
O         Orak hücre krizindeki bir hasta için başlıca tedavi nedir?
1.         Hidrasyon.2.         Analjezi.3.         Oksijen (yalnızca hasta hipoksik ise faydalıdır).4.         Kardiyak monitörizasyon /eğer hastanın hikayesinde kardiyak hastalık varsa veya göğüs ağrısı varsa).
O         En sık karşılaşılan sickle hemoglobin varyantı hangisidir?
Sickle cell trait.
O         İnsanlarda en sık görülen enzim defekti hangisidir?
Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliği (G6PD).
O         G6PD eksikliği olan hastalarda hangi ilaçlardan kaçınılmalıdır?
1.         Oksidasyon yapan ilaçlar.2.         Sulfa.3.         Antimalaryaller.4.         Pridyum.5.         Nitrofurantoin.
O         Hemolizin varlığında ve normal bir kemik iliği yanıtını araştırmak için tek başına kullanılan en faydalı test hangisidir?
Retikülosit sayısı.
O         Hemolitik durumda kırmızı kürelerde en sık görülen morfolojik bozukluk hangisidir?
Sferositler.
O         4.5 yaşında bir çocuk önceden olan bir ÜSYE, ateş, akut böbrek yetmezliği, mikroanjiopatik hemolitik anemi (MAHA), trombositopeni bulguları ile başvuruyor, hangi bozukluğu düşündürür?
Hemolitik üremik sendrom.
O          Hangi malignensi en sık olarak MAHA ile ilişkilidir?
Gastrik adenokarsinom.
O         Hemolitik aneminin dünya üzerindeki en sık nedeni nedir?
Malarya.
O         Transfüzyon için kullanılan tam kanın içeriği nelerdir?
1.         RBC.2.         Trombosit.3.         Plazma.4.         Kriyopresipitat.
O         30 kg’lık bir hastada bir ünite RBC infüzyonu hemoglobin ve hematokriti ne kadar yükseltir?
Hemoglobin: 1gr/dl.Hematokrit: %3.
O         Kriyopresipitatın 5 içeriği nedir?
1.         Faktör VIII C.2.         von Willebrand faktör.3.         Fibrinojen.4.         Faktör XIII.5.         Fibronektin.
O         Bütün acil transfüzyon reaksiyonlarında birinci basamak tedavi nedir?
Transfüzyonu durdurmak.
O         Hangi transfüzyon aracılı reaksiyon doz bağımlı değildir ve sıklıkla hastanın değerlendirilmesini ve difenhidramin tedavisini takiben sona erebilir?
Alerjik transfüzyon reaksiyonu.
O         Kan transfüzyonu ile taşınma riski en yüksek olan enfeksiyon hangisidir?
Hepatit C (1:3,300 ünite).
O         Güncel pratikte, masif transfüzyon yapılan hastalarda hangi kan ürünleri rutin olarak eritrosit süspansiyonu ile birlikte transfüze verilmektedir?
Hiçbirisi. Rutin olarak platelet ve taze donmuş plazma vermek maliyet etkin olmadığı gibi tehlikelidir ve önerilmemektedir.

O         Yalnızca hangi kristaloid sıvı RBC ile uyumludur?
Normal salin.
O         Acil servise koma, anemi ve periferik kan yaymasında rulo formasyonu ile başvuran bir hastada tanı olarak ne düşünürsün?
Hiperviskozite sendromu.
O         Hiperviskozite sendromunun en sık nedeni nedir?
Waldenstrom makroglobulinemi.
O         Pıhtılaşma kaskadının vitamin K bağımlı faktörleri:
X, IX, VII ve II. Hatırlatıcı 1972.
O         Bir hastada major kafa travması oluşuyor. Hasta aynı zamanda hemofili hastası, tedavide ne verilir?
50 U/kg faktör VIII verilir.
O         von Willebrand hastalığı nedir?
Trombosit fonksiyonlarının otozomal dominant bozukluğudur. Mukoz membranlardan kanama, menoraji ve yaralardan artmış kanamaya neden olur. Von Willebrand hastalığı olanlarda von Willebrand faktör azalmış veya disfonksiyoneldir. 
O         DIC hangi laboratuar bozukluğuna neden olur?
PT artar, fibrin yıkım ürünleri artar, fibrinojen azalır ve trombositopeni olur.
O         Sırasıyla klasik hemofilide, Christmas hastalığında ve von Willebrand hastalığında hangi faktör eksiktir?
Klasik hemofili: Faktör VIII.Christmas hastalığı: Faktör IX.Willebrand hastalığı: Faktör VIIIc+von Willebrand ko faktör.
O         Faktör VIII ve IX hangi yolda bulunur?
İntrinsik yol.
O         Faktör VIII ve IX eksikliğinin PT ve PTT üzerinde nasıl bir etkisi olur?
Eksikliği PTT’yi artırır.
O         PT ölçümü hangi yolu gösterir ve bu yoldaki hangi faktör tektir?
Sırasıyla, ekstrinsik ve faktör VII.
O         Hemofili A hemofili B’den klinik olarak nasıl ayırt edilir?
Hemofili A klinik olarak Christmas hastalığından (hemofili B) klinik olarak ayırt edilemez.
O         Koagülasyon bozukluğu bilinmediği zaman hangi kan ürünü verilir?
Taze donmuş plazma.
O         Çocuklarda sıklıkla karşılaşılan trombosit bozukluğu:
İdiyopatik trombositopenik purpura.
O         ITP’nin karekteristik kemik iliği bulguları:
Artmış veya normal megakaryositler.
O         ITP için olası tedavi modaliteleri arasında:
Gama globulin, steroidler ve eğer hasta Rh pozitifse winrho (Anti-D Ig).
O         ITP’nin tedavisinde steroidler ve gama globulin ne iş yapar?
Splenik makrofajlar tarafından antikor kaplı trombositlerin uptakeini bloke eder.
O         Hangi şartlar altında kemik iliği aspirasyonu ITP’nin tanı ve tedavisinde çok önemlidir?
Eğer, steroid ile tedavi planlanıyorsa, lösemiyi dışlamak için mutlaka kemik iliği aspirasyonu yapılmalıdır. Steroid tedavisi gizli lösemi tanısının uzamasına neden olabilir.
O         Nörolojik bulgusu olmayan, orta derecede kafa travması olan hangi ITP’li hasta gama globulin ile tedavi edilmelidir?
Tanının ilk bir haftası içinde spontan ve kolaylıkla kanama bulgusu olan, trombosit sayısı <20.000 /mm3 ve takibinde belirsizlik olacak hastalarda.
O         Febril bir çocuğun değerlendirmesinde tespit edilen nötropeninin en sık nedeni:
Viral hastalıklar.
O         Talasemi geni taşıma açısından yüksek insidansa sahip etnik grupların yaşadığı coğrafik bölgeler nerelerdir?
1.         Akdenize sınır olan ülkeler.2.         Güneydoğu Asya.
O         Büyüme geriliği, hepatosplenomegali, solukluk, 4 gr/dl hemoglobin ve 60 MCV’si olan bir çocukta en olası tanı:
Talasemi majör.
O         Talasemi majörün uzun dönem tedavisi tekrarlayan kan transfüzyonlarını içerir. Bu tedavinin önemli bir komplikasyonu:
Demir aşırı yükü.
O         Gösterilmiş pulmoner veya kardiyak hastalık olmaksızın olan siyanoz  gecikmeden hangi durumu düşünmeyi gerektirir?
Methemoglobinemi.   
O         Methemoglobinemi ve siyanoz bulunan bir hastada pulse oksimetre ile neden yanlış sonuç elde edilir?
Çünkü, pulse oksimetre cihazları satürasyon için hazır bulunan hemoglobinin oksijen satürasyonunu ölçer. Bu durumda kan oksimetre düzeyleri düşük olacaktır. pO2 normaldir.
O         Çocuklarda methemoglobinemiye neden olan ilaç ve diğer maddelerin listesi:
Sulfa grubu antibiyotikler, kinin, fenasetin, benzokain, nitrit, anilin boyaları ve naftalen (güve topları).
O         Hem demirinde hangi değişiklik olduğu için methemoglobinemide hemoglobinin oksijen bağlaması ciddi olarak bozulmuştur?
Ferrikten çok ferroz formda daha fazla hem demiri bulunur.
O         Oraklaşma bozukluğunun tanısı için kesinleştirici test nedir?
Hemoglobin elektroforezi.
O         Faktör VIII ekikliği ve bir inhibitör varlığı olan ve kanamalı hastanın tedavisi için seçenekler:
1.         Düşük inhibitör düzeyi ve minör kanaması olan çocuk, faktör VIII’e cevap verebilir.2.         Faktör IX konsantresi.3.         Plazmaferez ve faktör replasmanı.4.         Yüksek doz faktör VIII (>100Ü/kg).          
O         von Willebrand hastalığında hangi protein azalmış veya defektlidir?
Von Willebrand faktör (vWF), faktör VIII prokoagülan protein (faktör VIII:C) ile  birleşir ve faktör VIII oluşur.
O         von Willebrand hastalığının tipik lab bulgular:
1)         Normal trombosit sayısı.2)         Normal protrombin zamanı.3)         Normal veya artmış tromboblastin zamanı.4)         Uzamış kanama zamanı.
O         Hangi patolojik durumda fibrinoliz ve koagülasyonun simultane aktivasyonu olur?
Dissemine intravasküler koagülasyonda.
O         DIC’de predominant semtom nedir?
Kanama.
O         DIC’nin yaygın iskemik komplikasyonlar:
1.         Böbrek yetmezliği.2.         Nöbetler/koma.3.         Pulmoner infarktlar.4.         Cildin hemorajik nekrozu.
O         Kırmızı kürelerinin membranlarının konjenital ve familyal olarak en sık görülen bozukluğu:
Herediter sferositoz.
O         Herediter sferositozun mutat kalıtım şekli nedir?
Otozomal dominant, fakat otozomal resesif olabilir ve yeni mutasyon hızı fazladır.
O         Herditer sferositozdaki moleküler defektten en sık hangi proteindeki bozukluk sorumludur?
Spektrin.
O         Herditer sferositozun komplikasyonları:
1.         Yenidoğan döneminde hiperbilurubinemi.2.         Hemolitik anemi.3.         Safra taşları.4.         Viral enfeksiyona sekonder aplastik veya hipoplastik krize duyarlılık.
O         Herediter sferositozun tanısı nasıl konur?
1.         Kan yayması.2.         Splenomegali.3.         Aile öyküsü.4.         Osmotik frajilite testi.
O         Herediter sferositozun tedavisi:
Splenektomi.
O         Talasemi için yapılan kronik transfüzyon tedavisinden dolayı oluşan hemosiderozis başarılı bir şekilde tedavi edilir:
Subkutan desferoksamin pompası yardımı ile.
O         Talasemi majör için olası kür:
Kemik iliği transplantasyonu.
O         Talasemi traitli bireylerin %90’ından fazlası tanısal olarak artmış düzeye sahiptir:
Hemoglobin A2 %3.4-7.
O         4 aylık Afrikan-Amerikan bir bebeğe otitis media için trimetoprim sulfometaksazol veriliyor ve 24 saat sonra ciddi hemolitik anemi gelişiyor. En olası neden nedir?
G-6-PD eksikliği.
O         G-6-PD eksikliği hangi etnik grupta daha prevalandır?
Yunan, güney İtalya, Sefardik Yahudileri, Filipinler, güney Çin, Afrikan Amerikan ve Tayvan.
O         15 yaşında bir kız servikal adenopati ve supraklavikuler nodlar ile başvuruyor. Hastanın son zamanlardaki ateşini, son birkaç günde ateşsiz peryod izliyor. En olası malignensi ne olabilir?
Hodgkin hastalığı. Rekürren ateş ve adenopatiler tanıda ipucudur. Tanı lenf nodu biyopsisi ile konulabilir.
O         Orak hücre anemili bir hastada hangi yaşta sepsis için artmış risk vardır?
6 aydan 3 yaşa kadar.
O         Bir önceki sorudaki hastada bu yaşlar sırasında niçin artmış risk vardır?
Koruyucu antikorların sınırlı olmasından ve splenik fonksiyonun azalması veya tamamen olmamasından dolayı.
O         D/Y: Hayatın ilk bir yılı içerisinde hemoglobin SC hastalığı olan çocuklarda sepsisin sıklığı, hemoglobin SS olanlarla aynıdır.
Yanlış. 3.5/100 hasta yıl, 8/100 hasta yıl.  
O         Akut göğüs sendromu olan orak hücre anemili bir hasta nasıl tedavi edilmelidir?
Kırmızı kan transfüzyonu (sade veya Exchange).
O         Akut göğüs sendromlu orak hücre anemili bir hastanın patofizyolojisi hangi iki proçesi içerir?
Pulmoner infarkt ve/veya pnömoni.
O         Orak hücre vazo oklüzyona sekonder renal papiller nekroz nasıl prezente olur?
Ağrısız hematüri anemiyi daha da kötüleştirir ve idrar sedimentinde silendirsiz kırmızı küreler olur.
O         Bir önceki soruda bahsedilen renal papiller nekrozun tedavisinde hangi prosedür uygulanabilir?
İntravenöz hidrasyon, anti-fibrinolitik ilaçlar, kırmızı kan transfüzyonu veya Exchange transfüzyon.
O         Orak hücre vazo okluziv krizine sekonder ortaya çıkan priapizmin tedavisi için birkaç seçeneğin ismi.
İntravenöz hidrasyon, analjezikler, kırmızı kan veya Exchange transfüzyon ve penil korpusun aspirasyonu.
O         Orak hücre vazo okluziv krizine sekonder olarak oluşan santral sinir sistemi enfarktının belirti ve bulgularından bazıları nelerdir?
Hafif, transient iskemik atak, nöbetler, hemiparezi, koma, ölüm.
O         Santral sinir sistemi vazo okluziv krizini nası tedavi edersin?
Kan hazır olur olmaz 1.5-2 volüm Exchange transfüzyon.
O         Splenik sekestrasyon krizinin belirti ve bulguları nelerdir?
Solukluk, halsizlik, letarji, dezoryantasyon, şok, bilinç düzeyinde bozulma ve dalağın büyümesi.
O         Hemolitik anemili hastalarda aplastik krizin en sık nedeni nedir?
Parvo virüs B19 enfeksiyonu.
O         Normal term infantta hemoglobin A ve F düzeyi yüzde kaçtır?
Hemoglobin A: %30.Hemoglobin F: %70.
O         Hemoglobin F miktarı hangi yaşta <%2 olur?
6-12 ayda.
O         Hangi durumda hemoglobin A2 düzeyi artmıştır?
∑ Talasemi trait, vitamin B12 ve folat eksikliğine sekonder megaloblastik anemide.
O         Hangi sendrom yaşamın ilk 6 ayında makrositer anemi, retikülositopeni ve kemik iliği aspiratında kırmızı küre prekürsörlerinin olmaması ile karekterizedir?
Diamond Blackfan anemisi.
O         Diamond Blackfan sendromunun başlangıç tedavisi nedir?
Prednizon.
O         Normal kırmızı küre yaşam süresi:
120 gün.
O         Kronik hastalık anemisinin patofizyolojisine katkıda bulunan faktörler nelerdir?
Kırmızı küre yaşam süresinin azalması (hiperaktif retiküloendotelyal sistem), hipoaktif kemik iliği, aneminin derecesi için eritropoetin üretiminin uygunsuzluğu ve demir metabolizmasının anormalliği.
O         Kronik hastalık anemisinin tedavisinde görünen en önemli şey nedir?
Altta yatan hastalığın düzeltilmesi.
O         Kırmızı küre transfüzyonu alan bir hastada aniden ateş, üşüme titreme, göğüs ağrısı, dispne ve taşikardi gelişiyor. En olası neden nedir?
ABO uygunsuzluğuna bağlı akut hemolitik transfüzyon reaksiyonu.
O         İnfansi dönemindeki fizyolojik anemiye katkıda bulunan faktörler nelerdir?
Solunumun başlaması ile eritropoezin aniden kesilmesi, düşük eritropoetin düzeyi (yenidoğan döneminde karaciğerde yapılır), eritropoetinin volüm dağılımının artması ve azalmış yarılanma ömrü, fetal RBC yaşam süresinin kısalığı ve ilk 3 ay sırasında hızlı kilo alımı infantın kan volümünün ekspansiyonu.
O         İnfansi döneminde fizyolojik anemi hangi dönemde pik yapar?
Full term infantlarda 2-3 ay, prematürlerde 3-6 haftada.
O         D/Y: Vitamin E eksikliğinin prematüre anemisine katkıda bulunduğu gösterilmiştir.
Yanlış.
O         Çocuklarda hangisinin eksikliği megaloblastik anemiye neden olur?
Folik asit ve/veya vitamin B12.
O         Hangi test vitamin B12’nin absorbsiyon hızını ölçmeye yarar?
Schilling testi.
O         D/Y: İnfantlar demiri anne sütüne göre inek sütünden daha iyi absorbe eder?
Yanlış. Demir anne sütünden 2-3 kat daha fazla absorbe edilir.
O         Daha büyük çocuklarda demir eksikliği anemisi varsa neyi araştırmak gerekir?
Kan kaybı.
O         Belirgin demir eksikliği olan bir çocuğa henüz daha yeni demir tedavisi başladın. En kısa ne kadar süre sonra subjektif olarak irritabilitenin azaldığını ve iştahın arttığını görebilirsin?
12-24 saat.
O         Hemofilisi olan hastalarda en sık kanama alanları nerelerdir?
Eklemler, kaslar, subkutan dokular.
O         3 yaşında hemofilili bir hasta şiş, sıcak ve ağrılı diz ile başvuruyor. Hemartozdan şüpheleniyorsun. Düzeyi yüzde kaç yükseltmek için faktör infüzyonu uygulaması yapman gerekir?
%25-30.         
O         Hemofilililer arasında yaygın olarak görülen kalça hemartrozunun ciddi sekelleri nelerdir?
Femur başının aseptik nekrozu.
O         Hemofilili bir hasta kalçada fleksiyon, uyluğun alt kısmında parestezi, kasıklarda ve karında ağrı ile başvuruyor. Hangi durumdan şüphe edersin?
İliopsoas hemorajisi.
O         Bir hemofili hastası minör bir kafa travması sonrası geliyor. Yönetimin neyi içermelidir?
Serebral CT ve faktör replasmanı.
O         MOPP ilaç rejimini tanımla?
Mekloretamin, Oncovin, Prednizon, Prokarbazin.
O         MOPP ilaç rejimi neyin tedavisinde kullanılır?
Hodgkin hastalığı.
O         Kemoterapi alan bir hasta ciddi bulantı ve kusma ile geliyor. Bu semptomları azaltmak için ne yazarsın?
Granisetron ve Ondansetron gibi seratonin reseptör antagonistleri veya fenotiazin ve bir antihistaminik kombinasyonu.
O         Kemoterapi küründen 1 hafta sonra, antibiyotik kullanmasına rağmen ateş, nötropeni ve granülositopeni ile hastan başvuruyor. Şimdi ne yapman lazım?
Enfeksiyonun kaynağını araştırırken, farzedilmiş mantar enfeksiyonu için Amfoterisin B eklemek.
O         Metotraksatın mekanizması nedir?
Dihidrofolat redüktaz enzimini inhibe eder.
O         Willms tümörünün tedavi seçeneğinde hangi ilaç bulunur?
Aktinomisin D.
O         Burkitt lenfoma için kemoterapi alan bir hastada hiperkalemi, hipokalsemi, hiperfosfatemi ve hiperürisemi tespit ediliyor. İhtimali tanı nedir?
Tümör lizis sendromu.
O         Çocukluk çağı kanserleri önemli bir ölüm nedenidir. Diğer nedenler arasındaki yeri nasıldır?
Çocukluk çağı kanserleri bu bağlamda yalnızca 1-15 yaş arası popülasyonunda baştaki ölüm nedeni olan travmaların gerisindedir.
O         Hangi kemoterapötik ajan pulmoner fibrozis ile ilişkilidir?
Bleomisin, BCNU ve busulfan genellikle pulmoner fibrozis ile ilişkilidir. Siklofosfamid ve metotraksat daha az ilişkilidir.
O         Serum kalsiyum konsantrasyonu 13 mg/dl olan bir onkoloji hastasının tedavisi nasıl yapılabilir?
Furosemid ve zorlu diürez. Aşırı hiperkalsemi mitramisin gerektirir.
O         Bir onkolojik hasta trombosit transfüzyonuna reaksiyon geliştiriyor. Hastada ateş ve üşüme, titreme oluyor. Hangi ilacı reçete edersin?
Asetaminofen veya hidrokortizon. Reaksiyon daha ciddi olursa difenhidramin veya epinefrin gerekebilir.
O         Pediatrik hastalarda en sık görülen yumuşak doku tümörü hangisidir?
Rabdomyosarkom. Bu malignensi, pediatrik kanserlerin yaklaşık %5’ini oluşturur.
O         Hangi konjenital anomaliler hepatoblastoma ile ilişkilidir?
Beckwith-Wiedemann sendromu, hemihipertrofi, Meckel divertikülü, diafragma hernileri, umblikal herni ve renal anomaliler.
O         Pediatrik hastalarda görülen en sık ekstrakranial solid tümör hangisidir?
Nöroblastoma. Pediatrik malignensilerin yaklaşık olarak %10’unu oluşturur.
O         Nöroblastomlu hastaların çoğu hangi yaşta tanı alır?
%85 hasta 5 yaşından önce tanı alır, tanı için median yaş 2’dir.
O         Çocukluk çağı malignensilerinin en sık görülen formu hangisidir?
Lösemi. Tamamının en fazla olanı. Amerika’da her yıl yaklaşık olarak 2500 çocuk etkilenmektedir.
O         Hangi kemoterapötik ajanın karsinojen olduğu bilinmektedir?
Siklofosfamid.
O         Hangi genetik bozuklukta lösemi için insidans artar?
Down sendromu, Fankoni anemisi ve ataksi telenjektazi.
O         Osteosarkomda en sık tutulan bölgeler nerelerdir?
Femur, tibia ve humerus. Bu tümör genellikle uzun kemiklerin metafizinde bulunur.
O         Osteosarkomdan sonra, çocuk ve adolesanlarda en sık görülen kemik tümörü hangisidir?
Ewing sarkomu. Bu tümör primer kemik tümörlerinin yaklaşık olarak %30’unu oluşturur.
O         2 yaşında bir erkek çocuk seboreik raş, kronik olarak akan kulaklar ve sallanan dişler ile getiriliyor. Tanın nedir?
Histiositozis X.
O         Çocuklarda en sık görülen karaciğer tümörü hangisidir?
Hepatoblastom. İkinci sıklıkta görülen hepatosellüler karsinomdur.
O         7 yaşında bir kız, Taner evre 3, alt karında nedeni bilinmeyen karın ağrısı ve 4 cm abdominal kitle ile başvuruyor. En olası tanı nedir?
Bir ovaryan tümör.
O         Çocukluk çağı testiküler tümörlerinin çoğu nereden orjin alır?
Germ hücreli. Çocukluk çağı testiküler tümörlerinin yaklaşık %35-45’ini germ hücreli tümörler oluşturur.
O         Hangi sık görülen pediatrik malignenside üriner katekolamin metabolitlerinin düzeyi tanıda yardımcı olur?
Nöroblastom. En sık yardımcı olan test metabolit valin mandalik asit ve homovalinik asittir düzeyidir.
O         3 yaşında bir kız hasta vajinal bölgeden protrüde olan bir kitle ile getiriliyor. Çocuk istismarına ait herhangi bir bulgu yok. En olası tanı nedir?
Sarkoma botrioides. Adolesanlarda adenokarsinom daha sık görülür.
O         3 yaşında bir erkek çocuk propitozis ve periorbital ekimoz ile getiriliyor. En olası malignensi hangisidir?
Nöroblastom. Zaman zaman, bu çocuklar dövülmüş çocuk şeklinde yanlış tanı alır.
O         14 yaşında bir çocuk, baş ağrısı, sabahları olan kusma ve ataksi ile başvuruyor. Tanın nedir?
Bir posterior fossa tümörü. Bu tümör bu yaşta sıklıkla görülen bir medullablastomdur.
O         6 yaşında bir erkek hasta intusepsiyon tanısı alıyor ve tedavisi yapılıyor. Hangi tümör bu durum ile ilişkilidir?
Beş yaşından sonra, ortada bir neden olmadan intuspsiyon gelişmesi olağan bir durum değildir. En olasılıklı malignite non-Hodgkin lenfomadır.

O         Kriptoorşidizm testis malignitesi oluşumunu nasıl ekiler?
Normal testislere göre malignite gelişimi 30-50 kat artmıştır. Testis tümörlerinin sekizde biri inmemiş testislerde gelişmektedir.
O         Çocukluk döneminde Hodgkin Hastalığının sıklığı nasıldır?
On yaş altı çocuklar Hodgkin Hastalarının %4’ünden daha azını oluşturur. 11-16 yaş arası çocuklar ise diğer %11’lik bir bölümü oluşturmaktadır.
O         Sekiz yaşında bir kız çocuğu malign bir hastalık nedeni ile siklofosfamid tedavisi alıyor. Hemorajik sistit gelişiyor. Tedavisi ne olmalıdır?
Hidrasyon. Gerekli ise anemi ve koagülopati için tedavi de uygulanmalıdır. Mesane içindeki pıhtıların kaldırılması gerekebilir.
O         Dört yaşında bir çocukta beyin tümörü nedeni ile konvülziyon gelişiyor. Uygunsuz ADH sendromu öyküsü mevcut. Serum sodyumu 116 mEq/L. Tedavisi nasıl olmalıdır?
Konvülziyon devam ediyorsa %3’lük salin ve furosemid. Kronik veya asemptomatik hastalarda temel tedavi sıvı kısıtlamasıdır. Serum sodyum düzeyi günde 10 mEq/L’den daha fazla yükseltilmemelidir.
O         Çocuklukta 2.en sık görülen neoplazi hangisidir?
Primer merkezi sinir sistemi tümörleri. Çocukluk çağındaki kanserlerin %20 kadarını oluştururlar.
O         En kötü prognoza sahip olan pediyatrik beyin tümörü hangisidir?
Beyin sapı gliomu. Çocuklar genelde hastalık gelişiminden sonraki 2 yıl içinde ölürler.
O         EBV hangi malignitelerle ilişkilidir?
Nazofarengeal karsinoma, Burkit lenfoma ve Hodgkin lenfoma. Hepatosellüler karsinom Hepatit B ile ilişkilidir.
O         Daha önce suçiçeği geçirmemiş bir lösemi hastası varicellaya maruz kalıyor. İzlenmesi gereken en iyi seyir hangisidir?
Hastaya Varisella immün globülini verilmesi. Bunun için en iyi zamanlama maruziyetten sonraki ilk 3 gün içinde yapılmasıdır.
O         Bir lösemi hastasında ani başlangıçlı sağ alt kadran ağrısı gelişiyor. Hastanın ateş yüksekliği, nötropenisi ve abdominal kitlesi mevcut. Bu çocuktaki ağrının en olası nedeni nedir?
Yüksek mortaliteye sahip ve antibiyotik ile tedavi edilen tifilitis.
O         Süperior vena cava sendromunun en iyi tedavi şekli hangisidir?
Hava yollarının korunması ve oksijen desteği. Daha sonraki aşama radyoterapi ve/veya cerrahi olarak tümörün küçültülmeye çalışılması olmalıdır.
O         Nötropenik febril bir lösemi hastasının tedavisinde ne olmalıdır?
Bir semisentetik penisilin, bir aminoglikozid, artı gram pozitifleri içerecek şekilde birinci jenerasyon bir sefalosprorin. Cefepim de olduğu gibi ceftazidime de tek başına kullanılabilir.
O         Tanı anında nöroblastomalı hastaların yüzde kaçında metastatik hastalık bulunmaktadır?
%75. Sık metastaz yerleri lenf nodları, kemik iliği, karaciğer, deri orbita ve kemiktir.
O         Familyal eritro (hemo) fagositik lenfohistiyositozis hastasındaki tipik bulgular nelerdir?
Ateş, organomegali, gelişme geriliği, pansitopeni, hepatik disfonksiyon ve koagülopati. Bu hastalık bebekliğin erken dönemlerinde gelişir ve fataldir.
O         Çocuklarda kolon adenokarsinomuna yatkınlık oluşturan durumları yazınız.
İnflamatuvar barsak hastalığı, polipozis sendromları, nodüler lenfoid hiperplazi, retinitis pigmentoza ve üreterosigmoidostomi.
O         Çocukluktaki en sık tiroid tümörü hangisidir?
Papiller adenokarsinom. Tiroid malign tümörlerinin ¾’ünü oluşturur.
O         İki yaşında bir çocuk böğürde kitle nedeni ile annesi tarafından getiriliyor. Hasta hipertansif ve polistemik. İdrar analizinde hematüri tespit ediliyor. Tanınız nedir?
Wilms tümörü. Tipik olarak kitle hasta ile primer olarak ilgilenenler tarafından fark edilir. Hipertansiyon, hematüri ve (daha az sıklıkla) polistemi görülebilir.
O         On beş yaşında bir erkekte futbol oynadıktan sonra gelişen tibia ağrısı mevcut. Radyogramda tibiada “soğan zarı” görünümü mevcut. Bu hastada olasılıkla hangi durum mevcuttur?
Ewing sarkom. Soğan zarı görünümü bu tümör için karakteristiktir.
O         Rabdomiyosarkomda en sık tutulan bölgeler hangileridir?
Kafa ve boyun bölgeleri. Tutulabilen diğer bölgeler genitoüriner trakt, ekstremiteler ve gövdedir.
O         Lösemiden ölümün başta gelen nedeni hangisidir?
İnfeksiyon. İkinci önemli neden kanamadır.
O         Lösemisi olduğu bilinen 6 yaşında bir çocuk soluk görünüyor. Hemoglobin değeri 4 gr/dL. Konjestif kalp yetmezliği bulguları mevcut. En uygun tedavi ne olmalıdır?
Işınlanmış eritrosit süspansiyonunun yavaş bir şekilde transfüzyonu. Dört saatin üzerinde bir sürede 3-5 cc/kg transfüzyon yapın ve volüm yüklenmesini önlemek için 1 mg/kg furosemid verin.
O          En sık tümör lizis sendromu oluşturan maligniteler hangileridir?
İleri evre lösemi ve non-Hodgkin lenfoma. Büyük tümör kitlesi varlığında uygulanan agresif kemoterapiler risk faktörleridir.
O         Vincristinin başlıca toksisiteleri hangileridir?
Periferal nöropatiler, uygunsuz ADH sendromu ve kardiyomiyopati (uzun dönemde).
O         Siklofosfamidin başlıca toksisiteleri hangileridir?
Miyolosupresyon, hemorajik sistit ve infertilite.
O         L-asparajinazın başlıca toksisiteleri arasında neler yer almaktadır?
Koagülopati, pankreatit ve hepatit.
O         Hangi durumlar non-Hodgkin lenfoma gelişim riskinde artışa yol açar?
Ataksi-Telenjiektazi, Wiskott-Aldrich, SCID (Severe combined immunodeficiency -şiddetli kombine immün yetmezlik), transplant alıcıları.  İmmün yetmezlik durumları non-Hodgkin lenfoma gelişimi ile ilişkilidir.
O         İdiopatik Trombositopenik Purpura (ITP) için ileri sürülen etyoloji hangisidir?
Viral infeksiyon (rubella, rubeola, üst solunum yolları infeksiyonları) immün mekanizmaya neden olur. Plateletlere bağlanan IgG sayısında artış mevcuttur.
 O        ITP’li hastaların yüzde kaçında hastalık öncesinde viral hastalık öyküsü bulunmaktadır?
Kabaca %70. İnfeksiyon ile pırpura gelişimi arasındaki süre ortalama olarak 2 haftadır.
O         ITP’nin serolojik tanısında tercih edilecek test hangisidir?
Spesifik bir test mevcut değildir. Platelet sayısı genellikle çok düşüktür (20K k) ve dev trombositler mevcuttur. BK ve KK genellikle normaldir.
O         ITP’nin prognozu nasıldır?
Genellikle mükemmeldir. Her ne kadar bir seneyi bulabilmekte ise de, çocukların %90’ı normal platelet sayısına ulaşır. Çocukların çoğu 8 hafta içerisinde tam olarak remisyona girmektedir.
O         ITP’nin tedavisi nedir?
1 mg/kg/24 saat dozda İV gama globulin verilmesi trombositopeni şiddeti ve sıklığını azaltır. Şiddetli olgular kortikosteroidlerden yarar görebilir. Hayatı tehdit eden kanama bulguları olmadıkça, hızlıca yıkıma uğradığından verilen platelet konsantrelerinin etkinliği ancak minimal düzeyde olabilmektedir.
O         Kronik ITP’nin tedavisi nedir?
Splenektomi.
O         Orak hücre anemisi bulunan bir hasta ortalama olarak kaç vazo-oklüzziv kriz gelişir?
4 atak/yıl.
Kaynak: hastaneciyiz.blogspot.com

–> DOKTOR YAKLAŞIMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Word Formatında Bilgiyarına İndir

Yoğun Bakım Ünitesi Skorlama Sistemleri

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ SKORLAMA SİSTEMLERİ

Sunuda bulunan bir kısım;

* Hangi hastaların yoğun bakım ihtiyacı olduğuna karar verebilmek.
* Hastaları değerlendirirken ortak bir dil kullanmak ve standartize etmek.
* Hastaların daha yakından izlemini sağlamak.
* Hastalığın ciddiyetini objektif olarak değerlendirmek.
* Hastanın prognozunu değerlendirmek.
* Klinik araştırmalarda sağlıklı bir karşılaştırma yapmak.

GLASGOW KOMA SKALASI
* HAFİF: 13-15
* ORTA: 9-12
* AĞIR: 8 YADA ALTI

GÖZ AÇMA
SPONTAN – 4 PUAN
SESE – 3 PUAN
AĞRIYA – 2 PUAN
YANIT YOK – 1 PUAN

MOTOR YANIT
EMİRLERE UYAR -6 PUAN
AĞRIYI LOKALİZE EDER -5 PUAN
AĞRIDAN KAÇAR -4 PUAN
AĞRI İLE FLEKSİYON YANIT -3 PUAN
AĞRI İLE EKSTANSİYON YANIT -2 PUAN
YANIT YOK -1 PUAN

SÖZEL YANIT
ORYENTE -5 PUAN
KONFÜZE -4 PUAN
UYGUNSUZ SÖZLER -3 PUAN
ANLAŞILMAYAN KELİMELER -2 PUAN
YOK -1 PUAN

APACHE II
ACUTE PHYSİOLOGY AND CHRONİC HEALT EVALUATİON
AKUT FİZYOLOJİ VE KRONİK SAĞLIK DEĞERLENDİRİLMESİ

1. Akut fizyolojik puanlama- 12 değişken
2. Yaş değerlendirilmesi
3. Kronik sağlık değerlendirilmesi- Ciddi bir organ yetmezliği veya immun yetmezlik

* Hastanın, genel durumu, yaşı ve 12 fizyolojik ölçümünün hastaneye kabul edildikten sonra ilk 24 saat içerisindeki en kötü değerleri olmak üzere 3 grup skoru dikkate alır.
* Teorik olarak en yüksek skor 71 olmakla birlikte, 50’nin üzerinde pek görülmez.
* Toplam skor mortalite ile paralellik gösterir.

1. Vücut ısısı-oC 0-4
2. Solunum hızı- Soluk/dk 0-4
3. Arteryal Kan gazı veya SemHCO3- mmol/L 0-4
4. Serum potasyum 0-4
5. Hematokrit 0-4
6. Yaş 0-6
7. Ortalama arter basıncı 0-4
8. Arter PH’sı 0-4
9. BK sayısı 0-4
10. Serum Kreatinini-ABY 0-8
11. Serum Kreatinini-ABY olmaksızın 0-4
12. Kalp hızı 0-4
13. Serum Na 0-4
14. Glasgow koma skalası 0-12
15. Oksijenasyon 0-4

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: DR.TAHSİN ERMAN

Konuyla ilgili aramalar: slayt , ppt , pps , pptx , ppsx , presentation

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–

Yoğun Bakım Ünitesi Skorlama Sistemleri Adlı Sunumu İndir    Alternatif İndirme

Üriner Kateter ve Enfeksiyonlarının Önlenmesi

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Üriner Kateter ve Enfeksiyonlarının Önlenmesi (İdrar Yolu Enfeksiyonu)

Sunuda bulunan bir kısım;

* Hastane enfeksiyonlarının birinci sırasında üriner sistem enfeksiyonları gelmektedir.
* Hastaneye yatan hastaların % 15-25’ine en az bir kez üretral kateter uygulanmaktadır.
* Hastane kaynaklı üriner sistem enfeksiyonlarının yaklaşık % 60-80’i katetere bağlı olarak gelişmektedir.

Kateterin kalış sürelerine göre sınıflandırılması

* Kısa süreli kateterizasyon : 7 gün
* Orta süreli kateterizasyon : 7-28 gün
* Uzun süreli kateterizasyon : 28 gün ve üstü

Üriner kateterizasyon endikasyonları
* Obstrüksiyonlar
* Cerrahi girişimler
* İdrar retansiyonu
* İdrar çıkışının ölçülmesi
* Terminal dönemdeki hastalarda inkontinans
* İdrar inkontinansına bağlı yaraların oluşması
* Mesane içi ilaç uygulamaları
* Mesanenin tanı amaçlı doldurulması

Alternatif yöntemler
* Eksternal kateterler ( kondom)
* Temiz aralıklı kateterizasyon (TAK)
* Suprapubik kateterler
* İntraüretral kateterizasyon
* Hasta bezleri

Kateter Seçimi
* Gereğinden daha dar veya daha geniş kateterler komplikasyon riskini arttırır
* Kadınlar için 12-16 Ch
* Erkekler için 14-16 Ch

Katetere Bağlı Enfeksiyonlarda Bakteri Giriş Yolları
* Kateterin yerleştirilmesi anında
* Kateterin lümeni yolu ile
* Kateter ve mukoza yüzeyi arasından

Üriner Kateter Uygulamasında Kullanılan Araç – Gereçler
* Hastaya uygun üriner kateter
* Steril ve steril olmayan eldiven
* Steril spanç
* Steril delikli örtü
* Antiseptik solüsyon
* Kayganlaştırıcı steril jel
* 10 cc steril su
* Kapalı direnaj seti

Üriner Kateter Takılması
* Kateter takılmadan önce eller yıkanır, kurulanır, steril eldiven giyilir.
* Steril tampon ve antiseptik solüsyonla ( betadin veya savlonlu su ) eksternal mea temizlenir.
* Steril delikli örtü ile uygulama alanı örtülür.
* Yardımcı personelin steril kurallara uygun olarak açtığı kateter takmak üzere alınır.
* Sondanın ucuna steril kayganlaştırıcı sürülür.
* Kateter üretraya yerleştirilir, idrarın geldiği izlenir.
* Kateter balonlu ise 8-l0ml steril sıvı ile balon şişirilir, kateter yavaşça geri çekilerek mesane boyuna oturtulur.
* Steril kapalı drenaj torbası takılır.
* İdrar torbası / kapalı direnaj setinin sağlam olduğu kontrol edilmelidir.
* Balonsuz kateter ise gelen idrar bittiğinde kateter yavaşça geri çekilerek mesanenin tamamen boşalması sağlanır ve kateter çıkarılır.
* Steril örtü kaldırılır.
* Kateter takma sırasında perinede kirlenme oldu ise antiseptik solüsyonla temizlenir.
* Gerekmedikçe kateter ve drenaj sistemi birbirinden ayrılmamalıdır.
* Kateter ve drenaj sistemi ayrıldıysa bağlantı yeri dezenfekte edilerek yeni bir drenaj sistemi takılmalıdır.
* Drenaj sisteminin bükülerek idrar akışının engellenmesi önlenmelidir.
* İdrar torbası ve toplayıcı sistemin tamamı mesane düzeyinin altında olmalıdır.
* Torba askı ile yatağa sabitlenmeli, yere değmemesi sağlanmalıdır.

Kateter komplikasyonları
* Akut komplikasyonlar
- Bakteriüri
- Travma
- Nonbakteriyel üretrit

* Kronik komplikasyonlar
- Taş
- Obstrüksiyon
- Epididimit
- Üretral darlık
- Kanser
- Piyelonefrit

Kateterle ilişkili ÜSİ için risk faktörleri
* Kateterin kalış süresi
* Bakım hataları
* Başka bir alanda aktif bir enfeksiyon varlığı
* Böbrek fonksiyon bozukluğu
* Diabetüs mellitus
* Drenaj torbalarının mikrobiyal kolonizasyonu
* Hastalığın şiddeti
* Kadın cinsiyet
* Malnütrisyon
* Meatus kolonizasyonu

Kateterle ilişkili ÜSİ’larının önlenmesi
* Endikasyon varlığında ise kateter takılmalıdır.
* Kateteri takan kişi kateter takma konusunda eğitimli olmalıdır.
* El hijyenine uyum
* Kateter aseptik teknik ile steril malzeme kullanılarak takılmalı ve uygun şekilde sabitlenmelidir.
* Kapalı drenaj sistemi bozulmamalıdır.
* Kesintisiz idrar akımı sağlanmalıdır.
* Tıkanma olmadıkça yıkama yapılmamalıdır.
* Örnek almak için kapalı drenaj sisteminin bütünlüğü bozulmamalıdır.
* Üriner kateteri olan hastalardan endikasyon olmaksızın rutin idrar kültürü gönderilmemelidir.
* İdrar akımının devamlılığının sağlanması için drenaj sistemi ve kateter kontrol edilmeli, idrar torbası düzenli olarak boşaltılmalıdır.
* Yatar pozisyondaki hastalarda üriner kateter bacak üstünden geçirilerek sabitlenmelidir.
* İdrar torbası her zaman mesane düzeyinin altında tutulmalıdır.
* Hasta transferinde torba boşaltılmış ve bağlantılar kapalı olmalıdır.
* Meatusta kir birikimi varsa su ve sabunla temizlenmelidir.
* Sabit aralıklarla değişim uygun değildir, hastaya göre karar verilmelidir (ÜSİ yada irrigasyonla giderilemeyen tıkanıklık)
* Mümkün olan en kısa zamanda kateter çıkarılmalıdır.
* İdrar torbası boşaltılırken eldiven giyilmeli, ve el hijyeni sağlanmalıdır.
* Torba boşaltmak için hastadan hastaya geçerken mutlaka eldiven değiştirilmelidir.
* İdrar torbaları boşaltılırken kullanılan kap, idrar torbası ile temas ettirilmemeli.

- El yıkama
- Steril teknik
- Kateter bakımı
- Kapalı drenaj sistemi
- Kateterin kalış süresinin azlığı
Nozokomiyal üriner enfeksiyonları azaltır.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Ç.Ü.T.F. Balcalı Hastanesi – Enfeksiyon Kontrol Komitesi

Konuyla ilgili aramalar: slayt , üriner katater nasıl takılır , ppt , pps , pptx , ppsx , üriner kateter takılması

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–

Üriner Kateter ve Enfeksiyonlarının Önlenmesi Adlı Sunumu İndir    Alternatif İndirme

Solunum Yetmezliği Klinik Yaklaşım

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Solunum Yetmezliği: Fizyopatoloji ve Klinik Yaklaşım

Sunuda bulunan bir kısım;

Gazların akciğerden dokulara taşınması hemoglobinin rol oynadığı bazı reversibl reaksiyonlar sonucu olmaktadır. Bir gram hemoglobin 1.33 ml oksijen bağlar ve oluşan bu komplekse oksihemoglobin adı verilir. Bir hemoglobin molekülü dört molekül okisjen O2 bağlayabilmektedir.Bu olay hem kompenenti sayesinde gerçekleşmektedir. Bir molekül O2′nin bir hem kompenentine bağlanması diğer hem bölgelerindeki ligandların afinitesini etkiler.

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Konuyla ilgili aramalar: slayt , ppt , pps , pptx , ppsx , solunum yetmezliğiyle ilgili makale , solunum yetmezliği tanı ve tedavisi

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–

Solunum Yetmezliği Klinik Yaklaşım Adlı Sunumu İndir    Alternatif İndirme

Doğuştan Kalıtsal Metabolik Hastalıklar Sunum ppt

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Doğuştan Kalıtsal Metabolik Hastalıklar

Sunuda bulunan bir kısım;

Genetik Hastalıkların Sınıflandırılması:

* Kromozom hastalıkları
* Poligenik multifaktöriyel hastalıklar
* Monogenik hastalıklar
* Kalıtsal metabolik hastalıklar

1- Transport defekti.
2- B → C dönüşümünde defekt,
3- Artmış B → D dönüşümü,
4- Apoenzim ve kofaktör etkileşiminde defekt,
5- C’nin eksikliğine bağlı olarak A → B dönüşümünün inhibe edilmesinde azalma,
6- D’nin birikiminin E→ F dönüşümünü sekonder inhibe etmesi

Kimlerde Doğuştan Metabolik Hastalığı Düşünelim?

* Beslenme öyküsü,
* Aile hikayesinin olması,
* Benzer kardeş hikayesi,
* Kusma ,
* Nedeni bilinmeyen kardeş ölümlerinin olması,
* Hipotonik/ hipertonik, letarjik bebekler,
* Konvülsiyon geçirenler,
* Uzamış veya açıklanamayan sarılığı olan bebekler,
* Kilo alamayan, gelişemeyen bebekler,
* İdrar veya bezlerinde anormal koku hissedilen bebekler,
* Kataraktı olan bebekler ,

Metabolik Hastalıkların Ortaya Çıkış Şekilleri:

* YD döneminde akut semptom ve bulgularla,
* Daha geç olarak akut veya tekrarlayan semptomlarla (ataksi, kusma, asidoz, koma),
* Kronik ilerleyici nörolojik semptomlarla,
* Bir organa özel devamlı semptom ve bulgularla (kardiomyopati, hepatomegali).

Yenidoğanda Bulgu Veren Kalıtsal Metabolik Hastalıklar:
* İntoksikasyon tipi küçük molekül hastalıkları (Akut- kronik)
Ör: Akça ağacı şurubu idrar hastalığı
* Enerji eksikliği tipi küçük molekül hastalığı (Akut- kronik)
Ör: Glikojen depo hastalığı
* Büyük molekül hastalıkları (kronik)
Ör: Mukopolisakkaridoz

İntoksikasyon Tipi Küçük Molekül Hastalıkları:
* Aminoasidopatiler
Maple şurubu idrar hastalığı, tirozinemi, nonketotik hiperglisinemi
* Organik asidemiler
Piruvik, izovalerik, metilmalonik, propiyonik asidemiler, biyotinidaz eksikliği
* Üre döngüsü bozuklukları
Ornitin transkarbamilaz eks, sitrüllinemi
* Şeker intoleransı
Galaktozemi, fruktoz intoleransı
* Klinik bulgular
Kusma, dispne, letarji, koma, karaciğer yetersizliği
* Laboratuvar bulguları
Metabolik asidoz, ketoz, hiperamonemi, hipoglisemi / hiperglisemi,

Enerji Eksikliği Tipi Küçük Molekül Hastalıkları:
* Glukoneogenez defektleri
G-6-Paz eksikliği, Piruvat kinaz eksikliği, F-1,6-bifosfataz eksikliği,
* Glikojenoliz defektleri
Glikojen Depo Hastalığı tip III, V, VI
* Glikojenez defektleri
Glikojen Depo Hastalığı tip 0, tip IV,
* Laktik asidemiler
Piruvat dehidrogenaz eksikliği, Elektron-transfer zincir hastalığı,
* Yağ asidi oksidasyon defektleri
MCAD, SCAD eksiklikleri

Enerji Eksikliği Tipi Küçük Molekül Hastalıkları:
* Klinik bulgular
Hipotoni, myopati / kardiyomyopati, kilo alamama, malformasyonlar, ani bebek ölümü

* Laboratuar bulguları
Hipoglisemi, laktik asidemi, karnitin eksikliği

Kalıtsal Metabolik Hastalıklarda Yenidoğanlarda Akut Bulgular:
* Santral sinir sistemi
Letarji, emmeme, irritabilite, hipertoni, hipotoni, konvulsiyon, koma
* Gastrointestinal
Kilo alamama, kusma, ishal
* Kardiyovasküler
Apne, takipne, solunum sıkıntısı
* Karaciğer bozuklukları
Sarılık, hepatomegali, yaygın damar içi pıhtılaşma

Yenidoğan Döneminde Konvulsiyon ile Seyreden Hastalıklar:
* Pridoksin bağımlılığı (B6 vitaminine cevap verir)
* Non-ketotik hiperglisinemi (BOS / plazma glisin oranı > 0.08)
* Sülfit oksidaz eksikliği (ürik asit düşük, idrarda sülfit oksit testi müspet)
* Peroksizomal hastalıklar (dismorfik bulgular, çok uzun zincirli yağ asitlerinde artma)

Yenidoğan Döneminde Ensefalopatiye Yol Açan Hastalıklar:
* Organik asidemiler (metilmalonik asidemi, propiyonik asidemi, izovalerik asidemi, multipl karboksilaz eksikliği)
* Üre döngüsü bozuklukları
* Akça ağacı şurubu idrar hastalığı
* Nonketotik hiperglisinemi
* Molipden kofaktör eksikliği

Metabolik Karaciğer Hastalıkları:
* Herediter tirozinemi (alfa-fetoprotein yüksekliği, idrarda süksinil aseton yüksekliği)
* Klasik Galaktozemi (idrarda indirgen madde, Beutler testi, idrar şeker kromotografisi)
* Herediter Fruktozemi (idrarda redüktan madde, fruktoz alınma hikayesi, idrarda şeker kromotofrafisi)
* Alfa1-antitripsin eksikliği (protein elektroforezi)
* Neonatal hemokromatozis (serum demiri ve ferritin düzeyelerinde artma)

Kalıtsal Metabolik Hastalıkların Tanısında Basit İdrar Testleri:
* Renk: siyah (alkaptonüri), kırmızı (porfiri, hemoglobinüri, myoglobinüri)
* FeCl3 testi: Fenilalanin, tirozin, homogentisik asit, histidin, aspirin.
* Keton: Akça ağacı şurubu idrar hastalığı, organik asidemi, glikojen depo hastalığı
* Redüktan madde: Galaktozemi, fruktoz intoleransı

Kalıtsal Metabolik Hastalıkların Tanısında Basit İdrar Testleri:
Koku:
- Fenilketonüri (küf, fare sidiği)
- Akça ağacı şurubu idrar hastalığı (akça ağacı şurubu, çemen, yanmış şeker)
- Herediter tirozinemi (lahana)
- İzovalerik asidemi (terlemiş ayak)
- Glutariek asidüri tip II (terlemiş ayak)
- Multipl karboksilaz eksikliği (kedi sidiği)
Ketoasitler: Dinitrofenilhidratzin testi,
Sülfitler: Siyanid nitroprussid testi
Tirozin ve fenolik asitler: Millon testi
Metilmalonik, etilmalonik ve malonik asitler: P-nitroanilin testi
Heparan ve dermatan sülfat: Toludin mavisi testi
pH, sediment:

Kalıtsal Metabolik Hastalıkların Tanısında Basit Kan Testleri:
* Kan şekeri,
* Kan gazları,
* Elekrolitler,
* Asetoasetik asit/ beta-hidroksi butirik asitler
* Laktik asit/ piruvik asit
* Amonyak
* Ürik asit

Kalıtsal Metabolik Hastalıkların Tanısında İleri Testler:
* Aminoasit kromotografisi (kan, idrar)
* Şeker kromotografisi (kan idrar)
* Mukopolisakkarit elektroforezi (idrar)
* Aminoasit miktar tayini (kan, idrar, BOS)
* Gas kromatografisi-Kütle Spektrometrisi (idrar organik asit analizi)
* Tandem (ardışık) Kütle Spektrometrisi (aminoasitler, organik asitler, açilkarnitinler)
* Karnitin profili (plazma, idrar, total/serbest)
* Çok uzun zincirli yağ asitleri, serbest yağ asitleri,
* Orotik asit (idrar)
* Galaktoz-1- fosfat uridil transferaz (Beutler testi)
* Enzim çalışmaları
* DNA çalışmaları

Tedavinin Esasları:
1- Sıvı ve elektrolit tedavisi: Glukoz ve NaCl’ lü mayiler
2- Metabolik asidozun düzeltilmesi: Na bikarbonat verilmesi
3- Toksik bileşiklerin mekanik uzaklaştırılması : Kan değişimi, periton diyalizi,hemodiyaliz
4- Toksik metabolitlerin ilaçla azaltılması: karnitin, Na benzoat, Na fenilasetat ile toksik ürünlerin kısmen yada tamamen detoksifiye edilmesi esasına dayanır.
5- Diyet tedavisi: Toksik belirtilere neden olan besin ögesinin diyetten uzaklaştırılmasına dayanır. Proteinin kısıtlanması, galaktoz veya fruktoz verilmemesi
6- Eksik ürünün verilmesi, Fruktoz-1,6 difosfataz eksikliğinde glukozlu mayilerin verilmesi gibi.
7- Megavitamin tedavisi. Vitaminler koenzim olarak birçok enzimin aktivitesini sağlar.
8- Enzim tedavisi: Gaucher, Fabry, MPS tip I, II, VI, Pompe hastalığı
9- Organ transplantasyonu, KC, böbrek
10- Kemik iliği nakli. Talasemiler, Gaucher hastalığı.
11- Gen tedavisi: Rekombinan DNA ve moleküler klonlama teknikleri doğuştan metabolik hastalıkların tedavisinde yeni ufuklar açmıştır

Megavitamin Tedavisi
* Tiamin: günde 100 mg (Akça ağacı şurubu idrar hastalığı)
* Riboflavin: günde 10 mg (glutarik asidüri tip II, piruvik asidemiler)
* B6 vitamini: günde 50-100 mg (homosistinüri, B6 bağımlılığı)
* B12 vitamini: günde 1 mg (metil malonik asidüri)
* Biyotin: günde 10 mg (İzovalerik asidemi, propiyonik asidemi, biyotinidaz eksikliği)
* C vitamini: günde 100-500 mg (yeni doğanın geçici tirozinemisi)

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerinden herhangi birini kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Prof. Dr. Mustafa Kendirci

Konuyla ilgili aramalar: slayt , ppt , pps , pptx , ppsx , doğuştan kalıtsal metabolik hastalıklar , görüntülü anlatım , Kalıtsal Metabolik Hastalıkların Fizyopatolojisi , sunum, powerpoint, konjenital hastalıklar , dogumsal hastaliklar , doğumsal metabolik hastalıklara yaklaşım tanı tedavi yöntemleri , doğuştan kronik hastalıklar , slideshow , slaytşov

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN <–

Doğuştan Kalıtsal Metabolik Hastalıklar Adlı Sunumu İndir    Alternatif İndirme

Health – Coordinating Systems ppt

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Coordinating Systems

A part of the presentation :

Coordination of systems involve
- Nervous System
* Rapid response
* Short lasting
* Uses neurotransmitters
- Endocrine System
* Slow response
* Long lasting
* Uses hormones
Homeostasis

What is a Hormone?
* A specific chemical compound
* Produced by a specific tissue of the body
* Where it is released in the body fluids
* And carried to a distant target tissue
* Where it affects a pre-existing mechanism
* And is effective is small amounts.

Specific Chemical Substance :
* Proteins and Polypeptides
- Oxytocin
- Insulin
* Biogenic amines
- Thyroxine
- Catecholamines
* Steroids
- Estrogens
- Progestins
- Androgens
* Eicosanoids
- Prostaglandins
- Thromboxanes

Produced by a specific tissue
* Major Endocrine Organs are
Hypothalamus
Pituitary gland
Thyroid gland
Parathyroid gland
Thymus
Adrenal gland
Pancreas
Ovaries
Testes

Released into the body fluids
* Vascularity of endocrine tissue
* Autocrine glands – local to same cells that released the hormone
* Paracrine glands – local to adjacent cells
* Endocrine-Hormone – release into interstitial space, lymphatics, and blood.
* Pheromone – into the air

Carried to a distant target tissue
* Blood bound hormonal systems
- Steroids carried on lipoproteins
- Polypeptides and Proteins
- Biogenic amines
* Inactivation System
* Half-life concept
- Enovid
* Feedback Concept
* How is target tissue recognized
- Cellular receptors
- Testosterone Receptors and Sex Determination
- “Penis by twelve” Syndrome

Effective in Small Amounts
* Physiological Dosage
* Pharmacological Dosage
* Distribution over time
* How were endocrine secretions discovered?

Parahormones & Pheromones
* Parahormones – Carbon Dioxide
* Pheromones – inter-individual hormone
- Sex attractant in moths
- Menstrual synchrony
- Spontaneous abortion induction
- Human Pheromone – Change behavior
..Sex attractant
..Coital behavior
..Production in the male
..Production in the female

>>>please download the presentation by using any of the following addresses

Author: Unknown

Tags: ppt, pps, ppsx, pptx , slideshow , Pituitary Gland , Hormones of Adenohypophysis , Hypothalamic Controls , Feedback Controls , Pars Nervosa , Hormones of the Pars Nervosa , Growth Hormone Effects , Giantism , Acromegly , Hypothyroidism Myxedema , Cretinism , Infantile Cretinism , Graves Disease , Goiter , Exothalamia , Parathyroid Glands , Adrenal Organization , Effects of Glucocorticoids , Cushing’s Syndrome , Adrenogenital Syndrome , Addison’s Disease , Sex Hormones ,

–> BACK TO PRESENTATIONS MAIN PAGE <–

Health – Coordinating Systems Presentation Download    Alternative Download Link

Damar Giriş Yolu ve Resirkülasyon Takibi Formu

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

DAMAR GİRİŞ YOLU VE RESİRKÜLASYON TAKİBİ

Form üzerinde bulunan alanlar:
HASTA ADI SOYADI:
PROTOKOL NO:
(1)AVFİSTÜL
(2)KATETER
(3)GREFT
AÇILMA TARİHİ, YER, UZMAN
LOKALİZASYON
AKIBETİ
TARİH
Sistemik Plazma Üre
Arter Portu Plazma Üre
Ven Portu Plazma Üre
%RESİRKÜLASYON
(YETERSİZLİK DURUMUNDA)

–> BİLGİ FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Damar Giriş Yolu ve Resirkülasyon Takibi Formu Örneğini İndirmek İçin Burayı Tıklayın

Saçlarım Çok Çabuk Yağlanıp Dökülüyor, Bitkisel Çözüm

31 Ağustos 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Saçlarım çok çabuk yağlanıyor ve dökülüyor dioyrsanız;

Öncelikle dermatoloğa görünme­niz gerekir. Kullanmakta olduğunuz şampuan kendi saç tipinize uygun olmalıdır. Bitkisel bir yöntemde kullanmak isterseniz; bir çorba kaşığı ada­çayı ve bir çorba kaşığı biberiyeyi 300 gr. su ile kaynat­ın ve sonrasında çay gibi demleyip süzün. İçerisine bir çorba kaşığı el­ma sirkesi ilave edip karıştırın. Soğuduk­tan sonra bir yumurta sarısını da ilave edin. Karışımı saçınıza sürüp iki saat ka­dar bekletin. Daha sonra da durulayın.

Konuyla ilgili aramalar: Saçlarım çok çabuk yağlanıyor , saçlarım sürekli yağlanıyor , saçlarım hemen yağlanmaya başlıyor , saçlarda yağlanmaya bitkisel çözüm

Sonraki yazılar »