Zap Tutkusu Epilepsiyi Tetiklermi?
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Saglik Haberleri
Televizyon izlerken kanalların sürekli değiştirilmesi ile epilepsi hastalığının da tetiklendiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre sürekli olarak televizyon kanallarının değiştirilmesi beyinde fotosensitif epilepsi hastalığına neden oluyor.
Tıp literatüründe pek sık rastlanmasa da televizyon ile uyarılan epilepsi hastalarının gelişmiş ülkelere nazaran ülkemizde daha fazla olduğu belirtiliyor.
Özellikle çocukluk ve ergenlik yaşlarında bu hastalığın sıklıkla ortaya çıktığına dikkat çekiliyor ve şu uyarılarda bulunuluyor:
Epilepsi hastasının televizyon izlediği oda iyi anlatılmalı, televizyon ile mesafenin 2,5 metra mesafede olmalı.
Televizyon kanalı değiştirilirken bir göz kapatılmalı ya da başı ters yöne çevrilmeli.
Bunların dışında güneş ışığı da tetikleyici olduğundan korunmalıdır.
Ayrıca eğlence yerlerindeki renkli yanıp sönen ışıklardan da uzak durmak gerekir.
Aile Tartişmasi
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Ruh Sagligi
Evliliklerde eşlerin anlaşmazlıkları çocukların sıkıntılı ruh haline girmelerine sebep oluyor. Duygu ve düşünce sistemleri bozuluyor ve günlük yaşantıları çıkmaza girmeye çok erken yaşlarda başlıyorlar. Ebeveynler çocuklarının yanında her ne kadar öfke ve tartışmalarını gizlemeye çalışsalar da evdeki gergin hava duygusal bozulmaya etkendir.
Korku ve endişeye kapılıp üzüüntü duyarlar ve hırçınlaşırlar. Vücut kimyası bozulmaya başlar ve çocukta uykusuzluk ile ilk sinyallerini verir, artık çocuğun hayatını olumsuz etkilediğini ve ona vereceği zararları görebilirsiniz.
Belki anne-baba arasındaki tartışmalar kendilerince sadece tartışmadır ama çocuklar için o kadar basit olamaz, mutlaka derin izler bıraktığını düşünmelidir aileler. Öfkeli ve tepkisel hale dönüşecektir. Çocukların bu duruma alışmadıkları aksine uzmanlarca çocukların daha duyarlı olduklarının gözlemlendiği belirtiliyor.
Aileler mümkün olduğunca çatışmalarını ya da olabilecek sert tartışmalarını çocuklarından uzakta yapmalı. Eğer onların yanında tartışma başlıyorsa mutlaka tatlıya bağlandığını da çocuklarınıza ispat etmelisiniz. Bu çocuğunuza güven verecektir.
Çocuğunuzun mutlu olması için sizin çaba göstermeniz gerekiyor, sorunları yansıtmamalısınız ve tartışmalar büyük boyutlara ulaşmamalı. Özellikle gelişme çağındayken büyüme hormonlarının üretilmesi tamamen mutlu olmasıyla ilgilidir. Çocuğunuzun planlama ve organizasyondaki gelişimini tamamlaması da sevinç ve mutluluk duygularıyla bağlantılı, beynindeki bu kısımlar da harekete geçiyor.
Kanda Savunma
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Proteinler
Gamma Globulin:
Kanda bulunan proteinlerin ufak moleküllerden yapılanlarına albumin, iri moleküllü olanlarına ise globulin denir. Albumin yumurta akı maddesi olarak bilinir ve çok kere protein ile eş anlamda kullanılır. Elektrik akımı geçirilerek yapılan ayırma, işleminde globulinler de alfa, beta ve gamma globulin olarak üç tipe ayrılırlar. Alfa globulinler çok hızlı, beta globulinler orta ve gamma globulinler ise en az hareketlidirler. Gamma globulinlerin molekül ağırlığı çok yüksek olup vücudumuzda savunma görevi yapan antikorların çoğu bu grup proteinlerden oluşmuştur. Yani organizmanın bağışıklık olayında rol oynayan maddeler bu gamma globulinlerden yapılmıştır. Öir enfeksiyon geçirerek hastalığa yakalanan kimselerin vücudunda bu hastalığa karşı oluşan gamma globulinler o kimsenin kanından ayrılarak daha sonra başka bir insanda posif bir bağışıklık sağlamak için kullanılmaktadır.
Hastalığa bağışıklık kazanmış yani immun insanların kan plazmalarından elde edilen, konsantrasyon ve stabilizasyon ile hazırlanan bu gamma globulinler, kızamık, kızamıkçık, poliomiyelit. viral hepatit, tetanus, kabakulak, boğmaca v.b. hastalıklarda kullanılmaktadır. Kocaları ile aralarında Rh sistemi bakımından kan uyuşmazlığı olan kadınlara doğumdan sonra yapılan Rhesogam aşısı da özel olarak hazırlanmış bir gamma globulin say:!:r.
Lazer Epilasyonda Merak Ettikleriniz
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Lazer Epilasyon
Lazerin Tarihçesi ve Kullanıldığı Alanlar:
Yaklaşık 50 senedir başarıyla kullanılan lazer teknolojileri her geçen gün daha da gelişmekte ve daha güvenli hale gelmesiyle birlikte sağlık dünyasında da yeni bir devir açıldı. Epilasyon , damarsal lezyonlar , lekeler, sivilceler ve kırışıklık vs pek çok hastalık için lazer teknolojisinden yararlanılmaktadır.
Lazer Nedir:
Lazer, tek renkli, düz ve enerji taşıyan bir ışık demetini yansıtmaktadır.
Bu güçlü ışık yani lazer, çevre dokulara zarar vermeden, tüylerin ortadan kaldırılmasını sağlanmaktadır.
Tek Bir Seansta İstenmeyen Tüylerden Kurtulmak Mümkün müdür?
Tek bir seansta bütün tüylerin ışığı aynı biçimde emerek köke ulaştırmaları olanaksızdır. Zira tüyler de bedenimizin her hücresinde olduğu fiziksel bir döngü halindedir. Büyüme, dinlenme ve dökülme evreleri biçiminde kılların 3 döngüsü mevcuttur. Lazer ışınları kılların büyüme evresine etkilidir. Bu nedenden lazer epilasyon ile istemediğimiz tüylerden birden fazla seansta kurtulmak söz konusudur. Eğer bir tüy büyüme dönemindeyken lazer epilasyon uygulanırsa o seansta sonsuza dek yok olur. Bu sebeple seanslar arasında 1-2 ay gibi süreler tahmin edilir ki kıllar yok edilmesi gereken dönemde yakalanmaya çalışılır. Büyüme döneminde olmayan bir kıla lazer epilasyon yapılırsa kıl tütsülenmiş gibi olur ve ışığı kıl köküne ulaştırma vazifesini yerine getiremez. Yukarıda sözünü ettiğimiz seanslar düzenli bir şekilde yapıldığında lazer epilasyon olumlu sonuçlanır.
Lazer Epilasyon Kaç Seans Sürüyor?
Seanslar, kılların bulunduğu yere ve lazer epilasyon yaptıracak hastanın kalıtımsal niteliklerine göre değişmekle beraber takriben bir iki ay aralıklarla ve üç ila sekiz seans epilasyon yaptırılması icap edebilir. Deri üzerinde 0,5 cm uzunluğuna ulaşan tüyler daha çok uzaması beklenmeden önceki seansla da arasında en az bir ay varsa lazer epilasyon vakti için uygundur.
Lazer Epilasyon Kimlere Yapılır?
Lazerli epilasyonu on üç yaşından büyük , tüy yapısı uygun, kıl rengiyle cilt rengi arasında gözle görülür farkı olan ve ışığa karşı aşırı duyarlılığı olmayan kişilere rahatlıkla yapılabilir.
Lazer Epilasyon Zararlı mıdır?
Lazer ışınlarının hedefi kıllardır ve doğru kişilerce uygulandığında çevre dokulara zarar vermez. Olabilecek en vahim yan etkisi kalıcı olan veya olmayan deri lekeleridir. Lazer epilasyon esnasında kıl kökünün ısıtılması ve bu biçimde ortadan kaldırılması amaçlanır. Bu ısıtma işlemi esnasında cildi korumak çok önemlidir. Cildin üst tabakasını olumsuz etkilemeden bu işlemi yapabilmek için soğutucu başlıklar kullanılmaktadır. Lazer epilasyon işlemi süresince kılların cımbızla ya da iple alınmaması gerekir. Bu metod kıl köklerini incelterek kılların lazere karşı duyarlılığını minumuma indirmektedir.
Lazer Epilasyon Hangi Bölgelere Uygulanabilir?
Özel gözlükler kullanmak koşuluyla gözleri direkt ışıktan koruyarak vücudun tüm bölgelerine lazer epilasyon yapılabilir. Göz çukuru, yani kaşların altında kalan bölüm dışında; alın, kaş arası, yanak, favori, bıyık, boyun, ense, kulaklar, kasıklar, üst bacak, diz, alt bacak, ayaklar, ayak parmakları, kollar, koltukaltı, eller, el parmakları, göbek, kalça, sırt, bel ve omuzlarda uygulandığı gibi, göğüs, meme, bikini çizgisi gibi vücudun çok hassas bölgelerinde de rahatlıkla lazer epilasyon yapılabilir.
Lazer Epilasyon Kimlere Uygulanamaz?
Kalp pili kullananlara, sara (epilepsi) hastalarına, gebelere, sarı beyaz ve ayva tüylü olanlara lazer yapılmaz. Renksiz kıla ve siyah tenli kişilere lazer epilasyon yapılmamaktadır. Kılları açık renkli yani pigmenti az, koyu renkli pigmenti hiç yoksa lazer ışığından etkilenmeyeceklerinden tedavi bu özellikleri taşıyan kişilere etkili olmaz. Uçuk hastalığı bölgelerde, sedef hastalığı olan kişilerde, prekanseroz cilt lezyonu hastalarına, cilt enfeksiyonlarında lazer epilasyon uygulanmaz. Bronzlaşmış tenlere lazer epilasyon uygulanmaz, rengin açılmasını beklemek icap eder. Hamileliğin ilk üç ayında kullanılması tavsiye edilmez, süt veren kadınlarda yalnızca göğüs bölgesine lazer uygulaması tavsiye edilemez.
Öksürük ve Öksürük İlaçları Kalite
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Kulak Burun Bogaz
Nefes aldıktan sonra, alınan havanın çok kuvvetli olarak dışarı itilmesine öksürük denir. Öksürme esnasında nefes borusunun ağzı kapanmış vaziyettedir. Hava, ses tellerinin arasındaki boşluktan geçerken bir zorlanma ile karşı karşıya kalır ve kuvvetli bir basınç farkı meydana gelir. Birçok hastalığın belirtisi olan öksürük, en fazla solunum yolu hastalıklarında, tahrişe bağlı olarak ortaya çıkar. Solunum yoluna kaçan yabancı bir cisim, alerjik maddeler, akciğer tümörleri veya sinirsel bazı hastalıklar, öksürük refleksini uyandırırlar. Esasında öksürüğün amacı solunum sistemini dış etkilerden ve tahrişlerden korumaktır. Solunum yoluna kaçan cisimleri veya bu yolu daraltan salgıları, vücut, öksürük refleksi aracılığıyla dışarı atar. Astım krizlerinde bronşlar daraldığı ve aşırı sekresyon olduğu için şiddetli öksürük meydana gelir. Muayene esnasında hastanın goğsu steteskop denilen alet ile dinlenirken, solunum yollarındaki darlığın yeri tesbıt edilebilir Ayrıca öksürüğe neden olan bazı haller radyografi çekilerek de teşhis edilebilir
Tüberküloz veya sılıkozıs gibi hastalıklar, akciğerlerde yer yer sertleşmeye ve doku bozukluğuna neden oldukları için oksuruk meydana gelir Ancak boğmaca gibi hastalıklarda ise esas belirti oksuruk olduğu halde, akciğerlerde feıyle bir durum oluşmaz Bazı vakalaraç ınfeksıyona bağlı oksuruk, hastalık tamamen iyileştikten sonra da devam edebilir.
Ancak boğmaca gibi hastalıklarda ise esas belirti oksuruk olduğu halde, akciğerlerde feıyle bir durum oluşmaz Bazı vakalaraç ınfeksıyona bağlı oksuruk, hastalık tamamen iyileştikten sonra da devam edebilir Bu hallerde, hastada oksuruk alışkanlığının gelişebileceği bir tık halını alacağı akıldan çıkarılmamalıdır Devamlı olarak 2-3 hafta veya daha fazla suren öksürüklerde balgam tetkiki yapılarak ınfeksıyon kaynağı olan mikrop aranır Şayet sonuç alınamazsa radyografi çekilerek tumor olup olmadığı araştırılır Eğer öksürüğün nedeni bir ınfeksıyon ise antibıyogram sonucuna göre etkili bulunan antıbıotık ile tedavi edilir Ancak tam tedavi edilmeyen solunum yolu ınfeksıyonları akciğerlere zarar verebilirler öksürüğün kaynağı tumor ise bir operasyonla çıkarılması gerekir.
Basit öksürükler, ilaçla tedavi edilerek düzeltilebilirler Oksuruğu kesen ilaçların başında kodein, dıonın, dekstrometorfan gibi morfin türevi ilaçlar gelir Bunlar oksuruk refleksini teskin ederler Sodyum berrzoat, potasyum iyodür, gayakol, tıyokol, efedrın gibi ilaçlar oksuruğu yumuşatmak ve söktürmek için çok kullanılır Bu tur sokturucu ilaçlara ekspektoran adı verilir Buhar banyoları, sıcak içecekler, solunum yollarını rahatlatıcı ve gevşetıcı etki gösterirler. Eğer öksürüğün nedeni belli bir maddeye karşı alerji ise, kışı, o maddenin bulunduğu ortamdan uzaklaştırılmalı ve antıhıstamınık Dıfenhıdramın, Brıstamın grubu ilaçlar verilmelidir Astımlıların öksürüklerinde bronş açıcı ve antıastmatık denen ilaçlar faydalıdır.
Doğuştan Kalp Hastalıklarına Öneri
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Kalp Sagligi
Doğuştan kalp hastalıkları, doğum öncesi bebek daha anne rahmindeyken kalp gelişmesinde oluşan bir bozukluk nedeniyle ortaya çıkar.
Dünya çapında yapılan araştırmalara göre yenidoğanların % 0,7’sinde kalp anormalikleri tespit edilmiştir.
Doğuştan kalp hastalıklarının sebebi genellikle pek belirlenemez. Gebeliğin ilk aylarında geçirilen iltihabî hastalıklar (kızamıkçık gibi), alınan bazı ilaçlar, radyasyona maruz kalma, yakın akrabalar arasında yapılmış evlilikler, annenin hamilelik esnasında sigara içmesi veya alkol alışkanlığı, düşük tehdidinin kaldırılması için yapılan bazı müdahaleler, annede şeker hastalığı gibi sebepler sorumlu tutulmaktadır.
Belirtiler:
Yenidoğanın istirahat ve ağlama sırasında morarması, beslenme bozukluğu, gereken ölçüde kilo alamaması, sık sık tekrar eden solunum yolu enfeksiyonları genellikle en erken görülen belirtilerdir.
Dudaklarda, el ve ayak parmak uçlarında eforla ve istirihatte morarmalarla nefes darlığı, çabuk yorulma, efordan sonra oturma, ayaklarda ve karında şişme, baş dönmesi, bayılma, baş ağrısı diğer belirtilerdir.
Teşhis ve tedavi:
Doğuştan kalp hastalıklarının ağır olanları hayatla bağdaşamadığından yenidoğan hemen veya birkaç ay içerisinde ölebilir. Onun için bu gibi durumlarda erken teşhis dolayısıyla zamanında müdahale, bebeğin tek yaşama şansıdır. Bu açıdan bakıldığında, doğumların tam teşkilatlı sağlık kurumlarında ve mutlaka uzman hekimler denetiminde yapılmasının önemi bir kere daha anlaşılır.
Son yıllarda kalp cerrahisinde meydana gelen yeniliklerle bu hastalıkların bir kısmı tamamen iyileştirilebilmektedir. Bu nedenle bu şekilde belirtileri görülen bebeklerin en kısa zamanda hekime götürülmesi, hastalığın teşhis edilmesi gerekir.
Doğuştan kalp hastalığı olan çocukların da tıpkı romatizmal kalp hastalığında olduğu gibi enfeksiyonlardan korunmaları gerekir.
Vulva Kanseri Hastalık
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Kadin Sagligi
Vulva; vajina girişinde büyük ve küçük dudaklar ile klitoristen (bızır) oluşan bir organdır. Kadın genital organ kanserlerinin yüzde dördünü oluşturur. Daha çok büyük dudaklarda görülür.
BELİRTİLER:
Genellikle hastalar geçmeyen kaşıntı, ben oluşumu, ülser ve siğilimsi şişlikler, bazen de kasıkta oluşmuş bezeler sebebiyle başvururlar. Vajen (hazne) girişinde herhangi bir siğil, ben, ülser, renk değişikliği ya da şişlik oluşması durumunda bir an önce doktora başvurulmalıdır. Doktor direk gözle ya da vulvoskopi (bir tür mikroskop ile büyüterek ve boyalar sürerek ) ile muayene eder ve mutlaka doku örneği alarak ( biopsi ) tanı koyar.
NEDEN OLABİLECEK veya RİSK FAKTÖRLERİ:
* Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu (İnsan Siğil Virusu ile oluşan siğiller)
* Sigara
* Her türlü bağışıklık sisteminin baskılandığı durum
* Şişmanlık
* Şeker Hastalığı
KANSER ÖNCÜSÜ HASTALIK:
Vulvar Intraepitelyal Neoplazi(VIN) denilen durum kanser olmayan ancak ileride kansere dönüşebilen bir hücresel bozukluğu tanımlar. Bu durumda yapılan tedaviler ya da bazı hafif bozukluklarda kendiliğinden düzelebilir. Ancak, vulvar distrofi denilen durumda hücrelerdeki bozukluk düzeyine göre % 1-15 oranında kansere dönüşebilmektedir. Genellikle öncü lezyonlar çok belirgin bulgular vermezlerse de her türlü:
* Kaşıntı
* Renk değişikliği
* Yaralar
* Siğiller
* Benler
gerektiğinde biopsi alınarak incelenmelidir.
TARAMA :
Vulva kanseri için uygun bir tarama yöntemi tanımlanmasa da zaten dış genital organda olması sebebiyle hastalar genellikle erken dönemde doktora başvurmaktadırlar.
TANI:
Tanı konulabilmesi için vulvadaki tüm şüpheli dokulardan çıplak gözle veya vulvoskopi altında (özel bir mikroskopla 4 – 60 kez büyütme sağlanarak) parça (biopsi) almak ve patolojik inceleme gereklidir.
TEDAVİ :
Erken tanı sayesinde küçük bir ameliyatla yaşam süresi uzatılması söz konusu olabilir.
Tedavide;
* Cerrahi
* Radyoterapi (x-ışını)
* Kemoterapi (ilaç) tedavisi uygulanabilir.
Ortalama olarak beş yıllık hayatta kalım oranı yüzde yetmiş kadardır. Erken evrelerde beş yıllık yaşam şansı yüzde doksanlarda iken, hastalık ilerledikçe bu oran yüzde onsekize kadar düşer.
Kaplıcalarda Hastalık Bulaşır mı?
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Hastalıklar
Kaplıca ve hamamlann sanki hijyenik olmayan, eski, iyi işletilmeyen, bakımsız mekanlarmış gibi bir imajı var. Oysa bizim bütün incelemelerimiz ve başka çalışmalar da gösteriyor ki, buralardan yan etki çok az çıkıyor. En çok korkulan hijyenle ilgili problemler aslında en az karşılaştığımız yan etki. Söz gelimi cilt sorunuyla ilgi düşündüğümüzde gerek su, gerek çamur uygulamalan zaten cildi destekleyici, sağlamlaştıncı etki gösteriyor. Hatta bazı suların mikrop öldürücü özelliği var. Sonuçta kaplıcalardaki sular akan, yenilenen, doğal ve mineralli sulardır. Insanlann genellikle yüzme havuzlarıyla ilgili olumsuz deneyimleri var. Ama burada da endişelenmeye gerek yok. Normal bir yüzme havuzunda bir su dezenfekte edildikten sonra neredeyse 6 ay kullanılır. Oysa bir kaplıca havuzundaki su 48 saat sonra artık aynı su değildir. Tabii geleneksel ortamların da modernize edilmesi önemli. Artık kendinizi tedirgin hissetmeyeceğiniz, temiz görünümlü, havuz kenannda sürekli bir görevlinin bulunduğu modern kaplıcalar var.
Gözlük ve Lens
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Göz Sagligi
Gözlük ve lens, görüntüyü retinada (ağtabaka) odaklama bozukluğundan kaynaklanan görme kusurlarının etkisini gidermeye yarayan optik araçlardır. En sık görülen görme kusurları hipermetropluk, miyopluk, astigmatlık ve presbiyopluktur.
Fotoğraf makinesinin karanlık bir kutu, objektif ve görüntünün odaklandığı film pozlarına yerinden oluşması gibi, göz de gözakı (serttabaka), kornea (saydamtabaka) ve retinadan (ağtabaka) oluşmuştur. Serttabaka bağdokudan yapılmış içi boş küre biçimindedir ve ışığı geçirmez.
Serttabakanın ön bölümünde yer alan saydamtabaka ise ışığın küre içine denetimli bir biçimde girmesini sağlar. Bu yapı saydam ön oda sıvısı, göz merceği ve camsı cisimle birlikte “gözün objektifi” sayılabilir.
Gözküresinin en içteki katman olan ağtabaka, ışığa duyarlı fotoğraf filmine benzetilebilir. İnsan gözü, bir fotoğraf makinesi gibi sonsuza ya da yakın bir noktaya odaklanabilir. Gençlerde en yalan net görme noktası yaklaşık 17 cm’dir.
Gözün odaklama yapabildiği en uzak ve en yakın noktalar arasındaki uzaklığa uyum aralığı denir. Bu aralık gözün nesneleri ağtabakâ üzerinde odaklayabildiği, yani net biçimde görebildiği alandır. Sağlıklı bir gözün uyum aralığı 17 cm’den sonsuza uzanırken, miyoplarda bu aralık örneğin 17-50 cm’yle sınırlanabilir.
Kulak Estetiği
Otoplasti, dışan doğru çıkık olan (kepçe) kulaklan kafaya yaklaştırmak ve normalden büyük kulakların boyutunu küçültmek için yapılan ameliyattır. Genellikle çocuklarda 4 ila 14 yaş arasında uygulanır, fakat birçok yetişkin de bu ameliyaü yaptırabilir. Sadece bir kulaktaki şekil bozukluğu çok göze çarpıyorsa bile, bazı cerrahlar dengeli bir görünüm elde edilmesi için bu ameliyatın her iki kulağa da uygulanmasını önerirler.
Ebeveynlere, çocuklarının dışarı doğaı çıkık (kepçe) kulaklarıyla ilgili hisleri konusunda duyarlı davranmalan tavsiye edilir. Genellikle çocuğun kendisi talep edene kadar ameliyat uygulanmaz. Kulaklanndan rahatsız olan ve ameliyat isteyen çocuklar, genellikle uygulama esnasında daha uyumlu ve sonuçtan daha çok memnun olurlar. Kulak, bir çocuk 5 yaşına geldiğinde normal boyutunun %80′ine ulaştığı için çoğu düzeltici ameliyat bu yaştan sonra güvenli bir şekilde yapılabilir.
PROSEDÜR
Otoplasti genellikle lokal anestezi ve intravenöz sedasyon (sakinleştirici ilaçlar eşliğinde) kullanılarak ayakta tedavi bazında gerçekleştirilir; ancak çocuklar için genel anestezi daha iyi olabilir.
Ameliyat genellikle 2 ila 3 saat arasında sürer. Kullanılan en yaygın teknik; cerrah, kulak kıkırdağını kesip kulağı başa daha yakın bir konuma yerleştirebilsin diye, kulak kıkırdağını açığa çıkarmak için kulağın arkasına küçük bir insizyon (keşi) yapmaktır. Kulağın yeni şeklini korumasını sağlamak amacıyla kalıcı dikişler kullanılabilir. Diğer bir teknikte; kulağın arkasına insizyon yapıldıktan sonra deri alınır ve kıkırdağı almadan kulağı yeniden şekillendirmek üzere kıkırdak geriye doğaı katlanarak dikilir. Şiddetli vakalarda birkaç teknik birlikte kullanılabilir.
İYİLEŞME SÜRECİ (NEKAHAT DÖNEMİ) VE KOMPLİKASYONLAR
Çoğu kişi ameliyattan kısa bir süre sonra hastaneden aynlabilir fakat genel anestezi uygulanarak ameliyat edilmiş küçük çocukların anestezinin etkileri geçene kadar hastanede bir gece kalmaları gerekebilir. Düzgün bir iyileşmenin sağlanması için baş geniş, başa iyi oturan bir bandajla sarılır.
Genellikle bir hafta kadar sonra, dikişler ya kendiliğinden erir ya da alınır ve çoğu kişi bir hafta kadar sonra iş ya da okullanna dönebilir. Kulağın bükülebileceği herhangi bir aktiviteden bir ay kadar kaçınılmalıdır. İyileşme tamamlandıktan sonra çoğu kişide kulak arkasında sadece hafif bir yara izi kalır.
Diğer Kulak Ameliyatları
Dışarı doğru çıkık olan (kepçe) kulakların yanı sıra kulak üst kesimi aşağı ve öne kıvrımlı olan kulaklar; çok küçük kulaklar ve dış kenardaki kurvatur ya da doğal kıvrımların olmadığı kulaklar gibi, kulakta görülen diğer şekil bozuklukları da ameliyatla düzeltilebilir. Ayrıca, büyük, gergin ya da çizgili kulak memeleri de ameliyatla düzeltilebilir. Son olarak da, cerrahlar doğuştan veya bir kaza sonrası kulağını kaybedenler için yeni kulaklar yapabilirler.













