Kanserin genel olarak tedavisi
Kanser tanısı kesinleÅŸtirildikten ve gerekli tüm diÄŸer araÅŸtırmalar tamamlandıktan sonra doktor hastaya bir sonraki adım konusunda önerilerde bulunur. Genellikle bu görüşmede kanser teÂdavileri öncelikli yer tutsa da, saÄŸlık bakımına yönelik genel planlamada fiziksel belirtilerin, psikolojik olarak saÄŸlıklı olmanın, aile ve diÄŸer sosyal koÅŸulların da dikkate alınması önem taşır.
Kanserde üç ana tedavi türü varÂdır: ameliyat, radyoterapi ve ilaçlar. Genel olarak kanseri iyileÅŸtirmek açıÂsından tek başına en etkili tedavi ameliyat olsa da, farklı kanser türleÂrinde çok farklı tedaviler uygulanabiÂlir. Hem radyoterapi hem de kemoterapi (ilaç tedavisi) çevredeki norÂmal dokulara hasar vermeden, kanÂser hücrelerini parçalayabilmektedir. Ancak bazı kanserler radyoterapiye ya da ilaçlara iyi yanıt vermez ve en iyi tedavi ameliyattır. Bazı kanserle rin ise ameliyatla çıkartılması güç ya da imkânsız olabilir ve bu kanserler baÅŸka tedavilere daha iyi yanıt vereÂbilir.
Kanser ameliyatla tedavi edilebiliyorsa, genellikle baÅŸka bir tedavi seçeneÄŸini düşünmeye deÄŸmez. Ancak bazı kanser türlerinde (örn. baÅŸ ve boyun bölgesinde ya da serviksteki kanserlerde) radyoterapi eÅŸit ölçüde ve hatta daha da etkili olabilir. Böyle durumlarda ÅŸekil boÂzukluÄŸuna yol açmadığı, konuÅŸma ya da yutkunma gibi önemli fonksiÂyonları etkilemediÄŸi veya yalnızca daha basit olduÄŸu için radyoterapi en iyi seçenek olabilir.
Pek çok hastada tedavilerin birÂlikte kullanılması (kombinasyon teÂdavisi) tamamen iyileÅŸme ÅŸansı veÂrir. Bazı hastaların özellikle ameliyat ve yoÄŸun ilaç tedavisi için hastaneÂye yatırılması gerekebilir. Ancak pek çok hasta ayakta tedavi edilebilmekÂtedir. Hastalar uygulanacak tedavi leri ve neden o tedavilerin önerildiÂÄŸini bilmek ve anlamak ister.
TEDAVİNİN AMACI
Mümkün olan her durumda tedaviÂnin amacı kanseri tamamen ortadan kaldırmaktır ve bu ÅŸimdi giderek daÂha çok sayıda kiÅŸi için gerçekçi bir beklentidir. Bunun bir nedeni kanseÂre görece erken evrelerde tanı koÂnulması, bir nedeni de tedavilerdeki geliÅŸmelerdir. Kanser çıkış bölgesiyÂle sınırlı kaldıysa, sonuç genellikle mükemmeldir.
Ne var ki, bazı kanserlerin ilk saptandıkları sırada zaten geniÅŸ ölÂçüde yayılmış olduÄŸu açıkça görüÂlürken, yalnızca bir bölgeyi etkilemiÅŸ gibi duran bazıları, aslında saptanaÂmayan mikroskobik metastazlar oluÅŸturarak yayılmıştır. Genellikle bu kanserlerde sonuç daha olumsuz olÂsa da, sayısı giderek artan bir azınÂlıkta iyileÅŸme olasılığı vardır. Bunlar arasında Hodgkin hastalığı ve testis tümörleri gibi ilaç tedavisine çok iyi yanıt veren kanser tipleri ve baÅŸka kanserlerden mikroskobik olarak yaÂyılan ve sıklıkla ilaç tedavilerine karÂşı duyarlı olan meme kanseri gibi kanser tipleri bulunur.
Tamamen iyileÅŸtirmeyi hedefleÂyen tedavilere genellikle “radikal” adı verilir. Belirtilerin giderilmesini ya da yaÅŸamın uzatılmasını hedefleÂyen tedaviler ise “palyatif (hafifletiÂci) olarak tanımlanabilir. Kanser teÂdavileri genellikle mükemmel hafif leme saÄŸlar. Bu ÅŸekilde kullanıldıklaÂrında genellikle radikal tedavilere göre daha düşük yoÄŸunlukta uyguÂlanır ve bu nedenle hastalar tarafınÂdan çok daha iyi tolere edilirler.
Tamamen iyileÅŸme hedeflendiÂÄŸinde, ciddi yan etki riski göze alıÂnabilir. Ancak tamamen iyileÅŸme olasılığı yoksa ve yan etkilerin hastaÂlığa baÄŸlı belirtiler kadar rahatsız edici olması çok mümkünse, güçlü tedavi uygulamanın pek anlamı yoktur. İşte bu nedenle tedavinin amacı daha baÅŸlangıçta açıkça ortaÂya konulmalıdır. Öte yandan bir teÂdavinin palyatif olması, kansere karÂşı güçlü etkide bulunmayacağını göstermez. Gerçekten de, palyatif tedaviler kanserin küçülmesini ve kontrol edilmesini saÄŸlayarak, bazı hastaların yıllar boyunca normal bir yaÅŸam sürmesine olanak tanır.
Kanserde tedavi seçenekleri deÂÄŸerlendirilirken ya da tedavi uygulaÂnırken, belirtilerin de dikkate alınÂması önem taşır. Tedavi bazı belirtiÂler üzerinde yeterince etki göstermeyebilir ya da yavaÅŸ etkide buluÂnabilir. Neyse ki, kanser tedavisine ek olarak ve kimi zaman da kanser tedavisi yerine kullanılabilecek ve belirtileri iyileÅŸtirmeyi saÄŸlayan baÅŸÂka pek çok yöntem vardır. GenellikÂle oldukça basit yöntemlerle baÅŸarı saÄŸlanabilse de, bazı hastaların daha fazla yardım ve desteÄŸe gereksinimi olur. Hastanın aile doktoru, hastaneÂde kanser tedavisinden sorumlu doktorlar ve hemÅŸireler gereksinim duyulan desteÄŸi verebilecek kiÅŸilerÂdir, ancak bazı hastalarda belirtilerin daha uzmanlık gerektiren yöntemÂlerle giderilmesi gerekir.
Palyatif tıp alanında uzmanlaÅŸan doktor ve hemÅŸirelerin sayısı gideÂrek artmakta ve bu saÄŸlık görevlileri evlerde, hastanelerde ya da bakıÂmevlerinde hizmet vermektedir . Son yıllarda palÂyatif tıpta ve bakımevi benzeri kuÂrumlardaki hizmetlerde yaÅŸanan önemli geliÅŸmeler, özellikle ileri evÂrede ya da tedavi edilmesi mümkün olmayan kanser vakalarında yaÅŸam kalitesinin büyük ölçüde artmasını saÄŸlamıştır. Ancak palyatif bakımın, bazı tedavi edilebilir kanser vakalaÂrında da yararlı olabileceÄŸi unutulÂmamalıdır: rahatsızlık verici inatçı belirtileri olan tüm hastalar, bu belirÂtilerin nedeni ne olursa olsun, palyaÂtif bakım olanağından yararlanabilmelidir.
Doğru Tedavinin Seçilmesi
Tedavinizi planlar ve tartışırken dokÂtorunuz bunun sizin gereksinimleriÂnize en uygun tedavi olduÄŸundan emin olmak ister. Kanserlerin mikÂroskop altındaki görünümleri, boÂyutları, yaygınlık dereceleri ve davÂranışları arasında çok büyük farklılıkÂlar vardır. Ancak kanser tedavisinde yalnızca kanserin deÄŸil, hastanın da dikkate alınması gerekir. Kanserli hastaların hiçbiri fiziksel ya da psikolojik açıdan birbirinin aynı deÄŸildir. Hastanın özel sosyal koÅŸulları da önemli olabilir. Tedavi konusunda karar vermeden önce pek çok konuÂnun dikkate alınması gerekir.
Yine de pek çok hasta, tedavinin oldukça tek tip olduÄŸu belli sınıflara ayrılabilir. Son yıllarda tedavilerin daha çok standartlaÅŸtırılması hoÅŸÂnutlukla karşılanmaktadır. Böylelikle hastalara, belli kanser tiplerinde uzÂman olanların görüş birliÄŸiyle uygun kabul ettikleri tedavilerin verilmesi güvence altına alınmış olur. UzmanÂlar sık sık bir araya gelip son araÅŸtırÂma bulgularını tartışarak “fikir birliÄŸi geliÅŸtirme toplantıları” düzenlemekÂtedir. Bunun sonucunda, belirli kanÂser tipleri için en iyi tedavi yaklaşımÂlarını tanımlamaya çalışan kılavuzlar yayınlanmaktadır; bu kılavuzlar, saÄŸlık bakım kalitesinde istenmeyen farklılıkların ortadan kaldırılmasında önemli rol oynamaktadır.
Tüm kanser tedavilerinde yan etÂkiler vardır. Küçük ameliyatların, düÂşük dozlu radyoterapilerin ve herÂhangi bir ciddi rahatsızlığa yol açmaÂyan bazı ilaçların yan etkileri azdır. Radyoterapi ya da kemoterapi kürleri sırasında iÅŸe devam edebilir ve norÂmal ya da normale yakın bir yaÅŸam sürdürebilirsiniz. Yelpazenin öbür ucunda ise büyük ameliyatlar, son derece yoÄŸun radyoterapi veya ilaç tedavileri vardır ve bunlar kiÅŸilerin hastalanmasına yol açabilir, hatta küÂçük de olsa bir ölüm riski taşıyabilir.
Size önerilen tedavi büyük ölçüÂde kanserinizin özelliklerine, konuÂmuna ve yaygınlığına baÄŸlı olsa da, tek tek hastalarda tedavinin yarataÂcağı risk ve potansiyel yararların dikÂkatle deÄŸerlendirilmesi önem taşır. BaÅŸka açılardan saÄŸlıklıysanız ve kendinizi güçlü hissediyorsanız iyiÂleÅŸme ÅŸansını artıran, ancak rahatsız edici yan etkileri olan bir tedaviyi kabul edebilirsiniz. Gerçekten de, son derece ciddi tümörleri bulunan hastaların büyük bir kısmı, yalnızca küçük bir iyileÅŸme ÅŸansı yakalamak ya da iyileÅŸme ÅŸansını biraz artırmak için, hiç hoÅŸ olmayan tedavilere katÂlanmaya hazırdır. Ancak gerçekçi açıdan bakıldığında iyileÅŸme ÅŸansı olmayan bazı kanserlerde, palyatif tedavinin olası avantaj ve dezavanÂtajlarının dikkate alınması gerekeÂcektir. Yaşınız ve genel saÄŸlık duruÂmunuz önemli etmenler olabilir; baÅŸka açılardan saÄŸlıklı olan bir hasÂtanın, görece saÄŸlıksız bir hastayla karşılaÅŸtırıldığında tedaviyle baÅŸ edebilme olasılığı daha yüksektir.
Åžaşırtıcı gibi de görünse, bazı hastalarda en iyi seçenek özel olarak onlarda bulunan kanser tipini hedefÂleyen bir tedavi uygulamamaktır. KiÂmi zaman bu seçim var olan tedaviÂlerin bazı kanserlerde etkili olmamaÂsı ya da yarardan çok zarar verecek olmasına dayanır. BaÅŸka durumlarda ise, yıllarca çok az büyüyen ya da hiç büyümeyen ve yaÅŸam kalitesi ve süresi üzerinde hemen hiç etkide bulunmayan bir kanser bulunduÄŸunÂdan tedavi uygulanmaz.
TEDAVİLERİN BİRLİKTE KULLANILMASI (KOMBİNE EDİLMESİ)
Son yıllarda kanserde daha iyi soÂnuçlar alınmasının bir nedeni de farkÂlı tedavi türlerinin dikkatli bir biçimÂde birlikte kullanılmasıdır. Özellikle, ameliyatla tamamen çıkartılmayan mikroskobik kanser kalıntılarının yok edilmesi amacıyla, ameliyata ek olaÂrak ilaç tedavisi ve radyoterapi daha sık kullanılmaktadır. Ameliyatın kanÂseri tamamen temizlemeyi baÅŸaraÂmaması, ameliyat bölgesinde kanser hücreleri kalmasından ya da metasÂtazlardan kaynaklanır. Geri kalan kanser yalnızca mikroskobik boyut-lardaysa, radyoterapi ya da ilaçlarla veya her ikisiyle birlikte tamamen orÂtadan kaldırılması olasılığı oldukça yüksektir. Bölgesel bir tedavi olan radyoterapinin etkisi de bölgeseldir; buna karşın, ilaçlar tüm vücudumuzÂda etki gösterir. Esas tedavi türünün radyoterapi olduÄŸu bazı kanserlerde, sıklıkla aynı anda uygulanan ilaç teÂdavisi de yarar saÄŸlar.
Radyoterapi ya da kemoterapinin bu biçimde uygulanmasına “adjuvan” (yardımcı) tedavi adı verilÂmektedir. Kimi zaman bu tedavi ameliyattan önce uygulanır ve baÂzen amaç ameliyatı mümkün kılmak ya da kolaylaÅŸtırmaktır. ÖrneÄŸin olÂdukça büyük boyutlu meme tümörü olan kadınlarda cerrahın tüm memeÂyi almasına gerek kalmaması için, ameliyat öncesinde tümörü yeterinÂce küçülten ilaçlar verilebilir. Benzer ÅŸekilde ameliyat öncesinde bir kür radyoterapi, normal koÅŸullarda ameÂliyata uygun olmayan büyük bir rekÂtum kanserinin çıkartılması olanağı saÄŸlar.
Kanser Hizmetlerinin Düzenlenmesi
Özellikle ameliyat ya da kemoterapi uygulanacaksa, tedavi, bölgedeki bir hastanenin kanser biriminde gerÂçekleÅŸtirilebilir. Ancak radyoterapi, daha uzmanlık gerektiren bir ameliÂyat ya da yoÄŸun kemoterapi uygulaÂnacaksa bu giriÅŸimleri uygulayabileÂcek üniversite hastaneleri ile kanser merkezlerine gitmek gerekir.
Modern radyoterapi için son deÂrece pahalı aygıtlar kullanılmakta ve özel eÄŸitimli personel görev yapÂmaktadır; bu nedenle kanser merÂkezlerinin büyük kasaba ya da kentÂlerde toplanması mantıklıdır. Bazı ameliyatlar ve ilaç tedavileri için de aynı ölçüde özel tekniklere ve deneÂyime gereksinim vardır. Bu nedenle tedavi için uzak mesafeler katetmek zorunda kalabilirsiniz, ama yine de buna deÄŸer. Hastalığınız konusunda uzman birilerinin bakımınızı üstlenÂdiÄŸini bilmek (özellikle de sizde az rastlanan türde bir kanser varsa) güÂven vericidir.
Gözetim altında ya da belirli kanserlerin tedavisinde uzmanlaÅŸmış doktorlar tarafından uygulanan teÂdavilerin daha baÅŸarılı olabileceÄŸini düşündüren oldukça saÄŸlam kanıtlar vardır. Günümüzde kanserler için uygulanan ameliyatların çoÄŸu, bu alanda uzmanlaÅŸmış cerrahlar taraÂfından yapılmaktadır. Aynı durum kanser hastalarının tedavisinde yer alan ve cerrah olmayan doktorlar ve diÄŸer personel için de geçerlidir.
Hastanedeki uzmanlar
Cerrahların dışında, genellikle aÅŸağıÂdaki uzman doktorlar da kanserli hastaların tedavisinde görev alır.
•Onkologlar: Kanserde radyoteraÂpi ya da ilaç tedavisi konusunda uzÂmanlaÅŸmış olan doktorlardır. Klinik onkologlar hem radyoterapi hem de ilaç tedavileri konusunda uzmanlaÂşırken, medikal onkologlar yalnızca ilaç tedavisi konusunda uzmandır.
•Hematologlar: Kan hastalıkları koÂnusunda uzman olan ve lösemi, olaÂsılıkla da lenfoma ya da miyelom teÂdavisini üstlenirler.
•Palyatif bakım uzmanı: ÖzellikÂle daha ileri evredeki kanserlerden kaynaklanan belirtilerin kontrol altınÂda tutulması konusunda uzmanlaÅŸÂmış doktordur.
Genellikle en iyi tedaviye karar vermek için iki ya da daha fazla uzÂman birlikte çalışır. Uzmanların her hastayı ayrı ayrı tartışmak için düÂzenli toplantılar yapmaları artık günÂdelik bir uygulamadır. Bu “multidisipliner” yaklaşım genellikle farklı uzmanlık dallarından doktorları ve baÅŸta uzman hemÅŸireler olmak üzeÂre diÄŸer saÄŸlık görevlilerini de içerir; böylelikle hastaların genel bakım standardının yüksek olması güvence altına alınır. İdeal koÅŸullarda, kanser nedeniyle ameliyat edilecek çoÄŸu hastada bir onkologdan görüş alınÂmalıdır. Size önerilmediyse bile, böyle bir talepte bulunabilrsiniz.
Genellikle kanserli hastaların teÂdavisini yukarıda tanımlanan uzÂmanlardan bir ya da daha fazlası üstlense de, baÅŸka uzmanlar da tedaviÂde rol alır.
Patologlar: Dokuları mikroskop altında inceleyerek, kanser tanısını doÄŸrulayan ve sınıflandıran doktorÂlardır.
•Radyologlar: Röntgenleri ve taÂrama görüntülemelerini yaptırır ve yorumlar. Kimi zaman, röntgen ya da tarama görüntülemesi sırasında yapılması gereken bazı özel cerrahi biyopsileri ya da tedavileri uygulaÂyabilir.
Yardımcı görevliler
•Radyoterapi teknisyenleri: Bu
teknisyenler onkologların uygulanÂmasını istedikleri radyoterapiyi verÂme konusunda özel eÄŸitim almışlar dır. Onkoloji alanında geniÅŸ bir eÄŸiÂtim görürler ve sıklıkla bazı destekÂleyici bakım hizmetleri de sunarlar veya düzenlerler.
Bunun dışında tedaviden sonra rehabilitasyon aÅŸamasında fizyoteraÂpist, meslek terapisti ve diyetisyen gibi baÅŸka saÄŸlık çalışanlarıyla da baÄŸlantınız olabilir. Hastanelerdeki tıbbi sosyal yardım görevlileri madÂdi olanaksızlık durumunda neler yaÂpabileceÄŸiniz ve nereye baÅŸvurabiÂleceÄŸiniz konusunda size yardımcı olacaktır.
Doktorlarla Iletîşîm
Durumunuzu görüşmek üzere bir doktora gitmek zorunda kaldığınızÂda gergin ve kendinize güvensiz olabilirsiniz; ancak dinlemeniz kadar konuÅŸmanız da önemlidir. Ne yazık ki iÅŸ yükü nedeniyle uzmanlar hastaÂlarına istedikleri kadar zaman ayıraÂmıyor, bu nedenle elinizdeki zamanı en iyi biçimde kullanmanız gerekir.
Uzmanınız genellikle o anki belirÂtiler, genel saÄŸlık durumunuz, geçÂmiÅŸteki tıbbi öykünüz ve kanser veya tedavisiyle ilgili özel kaygılarınız koÂnusunda bilgi edinmek isteyecektir. Hastalığınızla ilgili psikolojik ve sosÂyal kaygılarınızı da dile getirmelisiÂniz. Uzmanın sizinle ilgili güncel bilÂgilere sahip olabilmesi için, aldığınız ilaçların paketlerini ya da ÅŸiÅŸelerini yanınızda getirmeniz iyi olur.
Daha önce açıklandığı gibi, tedavize iliÅŸkin kararlar size özgü olacak ve doktorunuz belirli bir öneride buÂlunmadan önce duygularınızı öğrenÂmek isteyecektir. İlk ya da baÅŸlanÂgıçtaki görüşmeler büyük önem taÂşır, çünkü bu görüşmelerde testler ve sonuçları, tanı ve tedavi tartışılır. Bu aÅŸamada aklınıza gelen her soruÂyu sormalı ve tüm kaygılarınızı açıkÂlamalısınız. Sormak istediÄŸiniz soruÂları unutmamanız için önceden bir kâğıda da yazabilirsiniz. DoktorunuÂzun söylediklerini anlamadığınızda, açıklama istemekten çekinmeyin.
Hastaların ne kadarını bilmek isÂtedikleri ve karar verme sürecine ne ölçüde katılmak istedikleri noktasınÂda farklılıklar vardır. Bir hasta herÂhangi bir ayrıntılı soru sormaksızın açıklamaları ve tedavi konusundaki önerileri güvenle kabul ederken, bir diÄŸeri daha katılımcı olmak ister. Doktorunuz önerilen tedaviyi, baÅŸarı olasılığını, olası yan etkileri ile iÅŸ ve yaÅŸamınız üzerinde beklenen etkileÂri size açıklamaktan mutluluk duyaÂcaktır.
Bazıları uzun vadede sonucun ne olacağını o sırada öğrenmemeyi terÂcih ederken, bazıları daha baÅŸtan ayÂrıntılı istatistiksel bilgiler ister. Her hasta farklıdır. Doktorlar bunu bilir ve çoÄŸu, kiÅŸisel gereksinimlerinize göre davranmaya çalışır; ama bilÂmek istediÄŸiniz ÅŸeyleri ve bazen de bilmek istemediklerinizi açıkça ortaÂya koymadığınız sürece bunu yapaÂmazlar.
Görüşme sırasında bir uzman doktorun söylediÄŸi her ÅŸeyi aklınızÂda tutamayabilirsiniz. Bu nedenle yanınızda bir yakınınızı bulundurmaÂnız yararlı olabilir; iki hafıza, birden iyidir. Önemli soru ya da kaygıları daha görüşmenin başında dile getirÂmeniz iyi olur. Bazı hastalar kısa notÂlar alma yoluna da gidebilir. Bazı hastalar ise konuÅŸmayı kaydetmek ister; ancak bazı doktorlar bunu doÂÄŸal iletiÅŸimi bozan bir etmen olarak algıladıklarından, kayıt için önceden izin almalısınız.
Tedavinin seyrine iliÅŸkin raporların anlaşılmasıTedavinizin gidiÅŸini öğrenmek için doktorunuzla görüşüyorsanız, duruÂmu tanımlamakta sıkça kullanılan baÂzı sözcükleri bilmenizde yarar vardır.
•Yanıt: “Yanıt” terimi tedavi sıraÂsında ya da sonrasında kanserin küÂçülmesini tanımlamak için kullanılır. Bu tanımı kullanabilmek için genelÂlikle kanserde belirgin küçülme olÂması gerekir. Vücutta hiç kanser beÂlirtisi kalmadıysa buna tam yanıt adı verilir; yanıt kısmi de olabilir.
•Remisyon (gerileme): “Remis-yon” tanımı kanserin büyük oranda azaldığı, aktif görünmediÄŸi, ancak tamamen de yok olmadığı durumÂlarda kullanılır. Remisyon genellikle tedavinin sonucu olsa da, bazı kanÂserler kimi zaman kendiliklerinden gerileyebilir.
Yineleme ya da nüks (rekürans, rölaps): Daha önce baÅŸarılı biçimde kontrol altına alınmış kanserin yeniÂden ortaya çıkmasını tanımlayan teÂrimlerdir. Yineleme ilk tümör bölgeÂsinde olmuÅŸsa “yerel” (lokal), meÂtastazlara baÄŸlı ise “uzak” olarak taÂnımlanır. Nükslerden sonra, özellikle iyileÅŸme ÅŸansının hâlâ sürdüğü düÂşünülen durumlarda kansere karşı yeniden tedavi uygulanması sıklıkla önerilir, ancak kimi zaman bu yaklaÂşım hasta için en iyisi deÄŸildir. Bu konudaki karar büyük ölçüde hastaÂnın özgül koÅŸullarına baÄŸlıdır.
İkinci görüş
Her zaman baÅŸka bir uzmandan ikinÂci görüş alma hakkına sahipsiniz. Kanserli hastaların tedavisiyle ilgileÂnen uzmanlar, hastanın ikinci bir göÂrüşe niçin gerek duyabileceÄŸini çok iyi anlar ve bu konuda sizi teÅŸvik edebilir. Bazen, özellikle karmaşık ya da güç vakalarda, uzmanın kenÂdisi ikinci bir görüş alınmasını öneÂrebilir.
Özellikle acil tedaviye gerek olan durumlarda, ikinci görüşün kısa süÂrede bildirilmesi önemlidir. İkinci görüşün uygun deneyim ve uzmanÂlığa sahip olan ve hasta hakkında gerekli tüm bilgilerin iletildiÄŸi biriÂsinden alınması da önemlidir. Ancak ikinci görüşün birincisinden farklı olÂması, ikincinin daha iyi olduÄŸu anlaÂmına gelmez.
Tedavi için onay
Birçok kanser tedavisi türünden önÂce genellikle hastadan bir onay belÂgesi imzalaması istenir. Bu onay, siÂze tedavinin olası riskleri konusunda gerekli tüm bilgilerin sözlü ya da yaÂzılı olarak verilmesini de zorunlu kıÂlar. Onay belgelerinin bir amacı hasÂtaların riskleri bilmeden tedaviye baÅŸlamasına engel olmak, diÄŸeri de uygun tedaviye raÄŸmen yolunda gitmeyen ÅŸeyler olduÄŸunda, hastaÂneyi dava edilmekten korumaktır. Hastalar, tüm tıbbi tedavilerin bazı kiÅŸilerde yan etkilere yol açabileceÂÄŸini akılda tutmalıdır. Ciddi yan etki oluÅŸma olasılığının genellikle çok düşük olduÄŸunu anlamadan, elinize olası yan etkilerle ilgili bir liste verilÂdiÄŸinde kaygılanabilirsiniz. Ne var ki, bazı kanser tedavileri diÄŸerlerinÂden çok daha güçlüdür ve zarara yol açma olasılıkları daha yüksektir. Bu nedenle bazı hastalarda doktorlarıÂnın yardım ve önerileriyle, tedavinin görece yarar ve risklerinin (risk:yarar oranı) tartışılması iyi olur.
Kanser tedavilerinin büyük bölüÂmünde bu oran hasta lehinedir; yine de belli koÅŸullarda yarardan çok zaÂrar verme olasılığı daha yüksek olan bazı tedaviler bulunduÄŸu da kuÅŸkuÂsuzdur. Herhangi bir tedavi için evet demeden önce, olası risk ve yararlar konusunda olabildiÄŸince gerçekçi bilgiler edinmiÅŸ olmanız büyük önem taşır.
Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!



