Toz hastalıkları

09 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori AkciÄŸerler

Toz hastalıkları

Toza maruz kalmak daima akciğer rahatsızlıklarına yol açar mı ?
Hayır. Uzun zamanlar birçok çeşit toz ve buharlar teneffüs edilse de bunların muhakkak surette bir akciğer hastalığına sebep ola­cağı söylenemez.

En az zararlı tozlar hangileridir ?
Demir kaynağı yapılırken çıkan tozlar, adî topraktan kalkan toz­lar ve kömür madeni işletmeciliğinde meydana gelen kömür tozla­rı.

Kömür tozu akciğerlere nasıl tesir eder ?
Kömür madenlerinde çalışanların, hattâ büyük kentlerde yaşayan­ların bile, akciğerleri kömür tozu tortularından siyahlaşmaya me­yil gösterse de, bu durum herhangi bir belirtiye neden olmamakta­dır.

En zararlı olan tozlar hangileridir ?
Silis (kuvars), asbestos, talk, şeker kamışı, pamuk fili ve berilyum (fluoresan lâmbalardan gelen tozlar) en zararlı olan tozlardır.

Tozdan ileri gelen en ağır hastalık hangisidir ?
Silikoz. Bu hastalık taşkömürü işletmelerinde, altın ve kurşun ma­denlerinde çalışanlarda, taş kesiminde ve toprak patlamalarında ve bazı yıprandırıcı madde yapımında çalışanlarda çoğunlukla rastlanır.
Bu tahriş edici maddelerle ne kadar süre temastan sonra silikoz ken­disini göstermeye başlar?
En az iki yıl.

Silikoz’un belirtileri nelerdir ?
Akciğer dokularında devamlı yayılma gösteren bir hasar yapar. Bu, zamanla akciğerlerin iltihaplanmasına yol açar. Çok kez bu hastalığın oluşturduğu zemine verem mikrobu da eklenebilir. Ha­fiften nefes tıkanıklığı, kronik öksürük ve akciğerin iyi işlememe­si bu hastalığın başlıca belirtileri arasındadır. Ciddî vakalarda işçi uzun zaman işinden uzaklaşmak zorunluğunda kalabilir.

Silikoz teşhisi nasıl yapılır ?
Söz konusu hastanın geçmiş hal durumu incelenir, çalıştığı yerde­ki toz numuneleri gözden geçirilir ve röntgen filmlerinde ciğerde görünen karaktetistik görüntüler dikkate alınır.

Silikoz önlenebilinir mi ?
Evet, sıhhî çalışma yeri şartları temin etmekle maske ve vakum püskürtücüleri gibi korunma cihazları kullanılmasıyla önlenebilir.

Silikozun tedavisi var mıdır ?
Hayır. Hastalık bir kez geldi mi ve akciğer sakatlandı mı meydana gelen durum artık geriye çevrilemez. Bu hastalığa yakalanmış olan­ların yeniden zarar veren tozla temasları önlenmeli, aksi takdirde hastanın daha ciddî şekilde akciğerinin harap olması kaçınılmaz ha­le gelir.

Asbestos liflerinin solunum yoluyle vücuda girmesi ne gibi zararlar meydana getirebilir ?
Birka,ç yıl süreyle, büyük çapta asbestos liflerinin nefes alma yo­luyle vücuda girmesinin akciğer kanserine yol açtığı tesbit edilmiş­tir.

«Byssinosis» nedir ?
Yilmi yıl ve daha uzun süreler solunum yoluyla pamuk tozunun vü­cuda getirmesiyle meydana gelen bir hastalıktır. Alerjik bir du­rum olduğu zannedilmektedir ve belirtileri, bronşitte de olduğu gi­bi öksürme ve balgam çıkarmadır.

«Bagassosis» nedir ?
Uzun süreden beri balyalanmış ve depo edilmiş olan şeker kamı­şından çıkan tozlardan ileri geçen bir akciğer hastalığıdır. Küflü tozlardan gelen alerjik bir hastalık da olabilir.

Çiftçi ciğeri ne demektir ?
Küflenmiş saman veya kuru ot tozlarının, çiftçilerin solunum yoluyla akciğerlerine girmesinden meydana gelen akut bir akciğer hastalığıdır.

Silo işçisi hastalığı nedir ?
Silolarda niyojenli (azot) gazların bazı çiftçilerin solunum yoluyla akciğerlerine girmesinden meydana gelen bir hastalıktır.

Sarkoidoz

08 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori AkciÄŸerler

Sarkoidoz

Sarkoidoz nedir ?
Birçok organlarda, ama özellikle akciğerlerde, dokularda kaba ve . iltihaplı yumruların kendilerini göstermesiyle meydana gelen bir hastalıktır.

Sarkoidoz başka hastalıklarla karıştırılabilir mi ?
Evet. Röntgen filmlerinde bu hastalığın belirtileri vereminkilere çok benzediğinden, bu hastalıkla karıştırıldığı görülmüştür. .Ancak bu hastalığın ilerleyiş safhasındaki belirtileri, vereminkinden bambaşka olmaktadır.

Sarkoidoz ile verem arasındaki en önemli farklar nelerdir ?
a.Tükürükte verem mikrobu bulunmaz.
b.Verem cilt testi negatif sonuç verir.

Sarkoidoz çok kez sakatlıklara sebep olabilir mi ?
Çok kez değil. Bu hastalığa tutulmuş, hattâ had safhada olanların bile büyük çoğunluğu günlük çalışma ve yaşantılarına devam edebilirler. Ancak hastalık büyük ölçüde yara izleri bırakabileceğinden had safhada olanlarda akciğer yetersizliği veya kalp sektesine rastlanabilir.

Sarkoidozun teşhis edilmesi için en iyi yol hangisidir ?
Ulaşılabilinen bir lenf düğümünün biopsisiyle bunun mikroskopta tanınmasıyla tespit olunur. «Kreim» testi olarak adlandırılan bir de cilt testi mevcutsa da bunun için gereken materyal kolay temin edi­lemediği için bu yola şimdilik pek az başvurulmaktadır.

Sarkoidozun önlenmesi ve tedavi metotları var mıdır ?
Hayır, üstelik hastalığın nedeni de bilinmemektedir. Birtakım kor­tizon benzeri ilâçlar bazı hastalarda iyi sonuçlar vermekteyse de, uykuda olan bir veremin canlanmasını önlemek için bunların ga­yet dikkatle hastalara verilmesi gerekmektedir.

Mükoviskoidoz

07 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori AkciÄŸerler

Mükoviskoidoz

Akciğerler konusu ele alınırken bu hastalık neden önemli sayılmak­tadır ?
Çünkü hastalık başka organlarla ilgili olmasına rağmen, çocukluk döneminde had ve bazen de öldürücü bronş hastalıklarına neden olabilir. Hastalık özellikle solunum yolunun tükürük guddelerine tesir eder.

Mükoviskoidoz neden ileri gelir ?
Gözyaşı, ter, cerahat, tükürük ve başka hazma ait salgıları meydana getiren guddelerin tevarüs edilmiş bir anormalitesidir. Bu sal­gılar normalden çok daha kalın, az akışan ve yapışkan oldukların­dan gudde kanallarının ve küçük bronş borularının tıkanmasına yol açmaktadır. Tıkanmış solunum borucukları ise enfeksiyona çok meyilli olurlar.

Mükoviskoidoz’un komplikasyonları ve sonuçları ne olabilir ?
Çok küçük bebeklerin yaklaşık % 10′u bağırsaklarının tıkanmasından ölür. YaÅŸamaya devam ederi bu hastalıklardan mustarip bebekler, yetersiz beslenmeden rahatsızlık çekerler ve her biri çok ileri safhada solunum yolu enfeksiyonlarına kapılabilirler. Bu ço­cuklardan olgun yaÅŸa gelebilenler çok kez kronik brohÅŸiektazi ve amfizemden mustarip olabilirler.

Bu hastalık nasıl teşhis edilir ?
a.Ciltten ter alınır ve teste tâbi tutulur. Hastalık mevcutsa bu ter­deki tuz oranı normalden iki ilâ dört misli fazla olacaktır.
b.Röntgen filmleri, bronşlarda normalin çok üstünde ise belirtileri ve bazen de zatürree lekeleri gösterir.
c.Dışkılarda büyük ölçüde hazmedilmemiş yağlar görülür.

Mükoviskoidoz’un akciÄŸerlerde ve bronÅŸlarda tahribat yapması nasıl önlenebilinir ?
Enfluenza, boğmaca öksürüğü ve kızamığa karşı aşıların zamanın­da yapılması ve solunum enfeksiyonlarına karşı gerekli antibiyo­tiklerin verilmesiyle önlenebilir.

AkciÄŸer cerrahisi

06 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori AkciÄŸerler

AkciÄŸer cerrahisi

Akciğer cerrahisini gerektirecek, çeşitli durumlar hangileridir ?
a.Enfeksiyonlar.
b.Göğüs boşluğunda veya akciğerlerde) ileri gelmiş olabilen yara­lar.
c.AkciÄŸerlerde meydana gelmiÅŸ olan kistler.
d.Selim veya habis ciğer tümörleri.

Akciğerlerde veya göğüs boşluğunda yapılacak ameliyatlar emniyet­li midir ?
Ameliyat tekniklerinde ve anestezi usullerinde son yıllarda elde edilen gelişmelerle bugün akciğerlerde ve göğüs boşluğunda yapıl­makta olan ameliyatlar yaklaşık karın nahiyesinde yapılan ameli­yatlar kadar emniyetli olmaktadır;.

Göğüs boşluğu bir ameliyat esnasında açıldığı zaman ameliyat olmak­ta olan hasta nasıl nefes alır ?
Endotracheal anestezi yöntemi kullanılmaktadır. Bu yolda hastanın normal yoldan, nefes almadan akciğerlerine gereken oksijen iletilmektedir. Endotracheal tüp solunum, anestezist tarafından yerleştirildikten sonra, anestezist kauçuk solunum torbasına ver­diği baskıyla ciğerlere gitmesi gereken oksijen miktarını kontrol etmektedir.

Akciğer enfeksiyonları

05 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori AkciÄŸerler

Akciğer enfeksiyonları

Hangi tip akciğer enfeksiyonları ameliyatı gerektirebilir ?

Akciğer apseleri, Günümüzde ciğerde kendilerini göstermiş olan apselerin büyük çoğunluğu antibiyotiklerle kontrol altına alınabilmekteyse de yine de bazı hallerde ameliyat yoluyla drenaj yapılması gerekli olabilecektir. Önceki yıllarda akciğer ap­selerinde ölüm oranlan çok yüksek olmaktaydı. Ancak, günü­müzde modern ameliyat metotları ve antibiyotik ilâçların kullanılmasıyla, vakaların büyük çoğunluğu başarı ile tedavi edilebilinmektedir.

Bronşiektazi, Bu durumda küçük bronş tüpleri genişlemekte ve kısmen harap olmaktadır. Bu durum ise onların enfeksiyona çok meyilli olmasına yol açar. Bronşiektazi nedeniyle kronik enfeksiyon meydana geldiği zaman çok vakalarda ameliyat yolu ile akciğerin enfekte olan kısmının alınması gerekmektedir. Lobektomi olarak adlandırılan bu ameliyat, emniyetli bir şekilde yapılabilmekte ve hastanın iyileşme umutları çok yüksek orandadır.

Empiyema, Bu durum akciğer ve göğüs duvarı (plevra boşluğu) arasındaki kesimde cerahat toplanmasından ileri gelir. Geçmiş günlerde çok kez zatürree komplikasyonu olarak görülürdü. Günümüzde ise zatürree antibiyotikleri ile çok çabuk kontrol altı­na alınabildiğinden bu hastalığa nadiren rastlanmaktadır. An­cak, zatürree ihmal edilmiş veya tedavisi yetersiz şekilde yapıl­mışsa, bu durumun meydana gelmesi mümkündür. En iyi tedavi usulü göğüs boşluğuna bir ensizyon açılması ve toplanan cera­hatin drenaj usulüyle dışarıya çıkarılmasıdır. Bu gibi vakaların büyük çoğunluğu derhal iyileşmeye başlar.

Verem AkciÄŸer veremi (tüberkülozu) nin tedavisi yolunda birçok cerrahî müdahale metotları günümüzde kullanılmaktadır. Bunlar bütün bir akciÄŸerin veya yalnızca bir lop’un ameliyatla alınması olabilir. Bu usule yalnız öteki akciÄŸerin vereme tutulmamış olduÄŸu takdirde baÅŸvurulur. Bazen bu gibi vakalarda thorakoplasti’ye baÅŸvurulması da tav­siye edilmektedir. Bu tedavi usulünde bir verem (tüberküloz) lopunun etrafındaki kaburga kemikleri alınır ve böylece göğüs kafesi çökünce altta kalan akciÄŸer dinlenmek imkânını bulur. Bazı hallerde baÅŸka baÅŸvurulabilecek bir sistem frenik (diyafra¬ma ait) sinirin sıkılmasıdır. Bu sistemde boynun dibinde bir ensizyon açılarak bu sinir bir kıskaç takılmasıyla tecrit edilmekte¬dir. Frenik sinir diyaframa hizmet eder ve hareketsiz kalınca, göğüs boÅŸluÄŸunun hacmi ufalarak ciÄŸerin kısmen çökmesini ve böylece dinlenmesini temin eder. İsoniazid, para aminosalicylic acid ve streptomisin, rifampisin gibi vereme karşı kullanılan ilâçların geliÅŸmesiyle, verem hallerinde ameliyat gerektirecek vakaları büyük ölçüde azaltmıştır.

Akciğer ve göğüs boşluğu travmaları

04 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori AkciÄŸerler

Akciğer ve göğüs boşluğu travmaları

Akciğer ve göğüs boşluğu travmalarına çok rastlanır mı ?
Evet, özellikle endüstrinin geliştiği çağımızda meydana gelen ka­zalarda akciğerlerde ve göğüs boşluğu travmalarında korku uyan­dırabilecek oranda artışlar görülmektedir.

Göğüs boşluğunda ve akciğerlerde en çok görülen travma türleri han­gileridir ?
a.Göğüs boşluğunun ciddî surette ezilmesi.
b.Çatlayan kaburgalar veya çatlayan göğüs kemiği (sternum).
c.Kınlan bir kaburganın akciğere girmesiyle bir ciğerin yaralan­ması.
d.Akciğer etrafındaki plevral boşluğu hava, kan veya ikisinin de birden girmesiyle. Bu durum bir ciğer zedelenmesinden veya ya­bancı bir cismin göğüs boşluğuna girmesiyle meydana gelebilir.
e.Kendi kendine olma bir kopmadan veya kanamadan sonra bir ciğerin çöküntü göstermesi (sönmesi).
f.Göğüse isabet eden bıçak veya kurşun yaraları.

Ciddî göğüs veya akciğer travmaları alan kişilerin kurtarılması mümkün müdür ?
Evet. Aksi iddia edilmesine rağmen, bu gibi yara alanların büyük çoğunluğu gerekli cerrahî müdahale yapıldığı takdirde kurtarılabilirler.

Göğüs boşluğu ve akciğer travmalarında başvurulan tedavi usulleri hangileridir ?
a.İlk olarak bu gibi yaralanmalarda rastlanan şok durumunun te­davisi gerekmektedir. Diğer ilk yardım usulleri kan nakilleri, ok­sijen teneffüs ettirilmesi ve gereken uyuşturucu ilâçların veril­mesidir.
b.Eğer göğüste büyük bir delik veya emici bir yara görülmektey­se, dışarıdan göğüs boşluğuna hava girmesini önlemek için bu­nun derhal örtülmesi gereklidir. Emici bir göğüs yarasına rast­landığı zaman ilk yardım tedbiri olarak bunun gazlı bezle, yok­sa gömlekten koparılacak bir bez parçasıyla örtülmesi gerek­mektedir.
c.EÄŸer kanama sırasında göğüs boÅŸluÄŸuna gelmekte olan kana­ma, ciddî ise göğsün bir enjeksiyon ile delinmesi ve kanın dışa­rıya çekilmesi gerekir. EÄŸer bu usuller yetersiz^ kalırsa ve kana­ma devam ederse, cerrahî müdahale gerekir ve bu müdahaleyle kanayan damarların baÄŸlanması veya akciÄŸerin yırtılan kısmı­nın dikilmesi, bu da yeterli olmazsa ciÄŸerin yaralı kısmının ame­liyatla” alınması icabeder.
d.Akciğerin etrafında hava toplanmış olabilir (pneumathora). Göğüs boşluğuna bir kauçuk tüp veya enjektör takılıp renaj yoluyla bu hava dışarıya alınır. Böylece akciğer yeniden genişler ve nefes almaya başlar.
e.Çok ciddî veya geniş yara almış olan bir akciğerin ameliyat yoluyla alınması gerekebilir.

AkciÄŸer kistleri

03 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori AkciÄŸerler

AkciÄŸer kistleri

Akciğer kistlerine nerede rastlanır ?
Bunlar genellikle doğuştan beri var olan bozukluklardır ve hava veya sıvı ile dolu olan zarları zayıf torbacıklardan meydana gelmektedir. Bazı akciğer kistleri herhangi bir belirti göstermez­ken başkaları, ciğerin etrafındaki dokularda baskı yaparak bu do­kuların harap olmasına yol açabilir.

AkciÄŸer kistleri enfekte olup apseler meydana gelebilir mi ?
Evet. Bazıları da patlayarak göğüs boşluğuna hava kaçırmasına yol açabilir.

Akciğer kistleri nasıl tedavi edilir ?
Belirti gösteren kistler cerrahî müdahale ile çıkarılmalıdır. Böyle bir ameliyatla kist ve etrafındaki ciğer dokuları alınacaktır. (Segmental reseksiyon)

Akciğer kistlerinin alınması için yapılan ameliyatlar genellikle başa­rılı olur mu ?
Evet. Bu gibi ameliyatları olan hastaların büyük çoğunluğu kısa bir süre içerisinde tamamen iyileşirler.

Akciğer tümörleri

02 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori AkciÄŸerler

Akciğer tümörleri

Bütün akciğer tümörleri kanserli midir ?
Hayır. Bazen selim tümörlere akciğer adenomlarına rastlansa da habis türleri çok daha fazla görülmektedir.

Selim akciğer tümörlerinin tedavi yöntemleri nedir ?
Ameliyat öncesi selim ve habis tümörler arasında bir ayrım yapıl­masına imkân olmadığından selim ve habis tümörlere aynı ameli­yat usulleri tatbik edilmektedir.

AkciÄŸer kanseri fazla rastlanan bir durum mudur ?
Evet, özellikle erkeklerde en çok görülen kanser türüdür.

Sigara kullananların kullanmayanlardan fazla akciğer kanseri olma ihtimali var mıdır ?
Şüphesiz evet. Fazla sigara kullananların, kullanmayanlara oranla akciğer kanseri olma ihtimalleri on misli fazla olarak kabul edil­mektedir.

Akciğer kanserinin erken görülen belirtileri hangileridir ?
a.İnatçı öksürük.
b.Göğüste sancı.
c.Kan tükürülmesi.
d.Röntgen filmi çekilince akciğerde bir gölgenin belirmesi.

Bir kişide akciğer kanserinin gelişmekte olduğu nasıl anlaşılabilir ?
En iyi usul yılda bir kez göğüs röntgeninin alınmasıdır.

Akciğer kanserinin tedavisi nasıl yapılır ?
Ciğerin hastalanmış kısmının ameliyat usulüyle alınması (lobektomi) veya ciğerin bütünüyle alınması (pnömoektomi)

Akciğerden bir lop ameliyat yoluyla alınmışsa hasta normal şekilde nefes alabilir mi ?
Evet. Ancak yorucu fizikî hareket yapma imkânları azalır.

Bir hasta bütün bir akciğerinin alınmasından (pnömonektomi) son­ra rahat nefes alıp normal bir hayat sürdürebilir mi ?
Bu gibi hastalar fazla fizikî hareketler yapmaktan kaçınmalıdırlar. Ancak bunun ötesinde normal bir hayatları olabilir. Kendilerini fazla yormadıkları takdirde nefes alma imkânları normal olur.

Bir akciğerin bir kısmı veya bütün bir akciğer ameliyatla alındığı takdirde göğüs boşluğunun boşalan kısmı nasıl dolar ?
Göğüs duvarı çökmeye yüz tutunca diyafram göğüs içerisinde yük­selir ve boş kalan kısım bağ dokusu ile dolar.

Göğüs boşluğuna veya akciğerlere yapılan ameliyatlarda yara izleri çok çirkinleştirici mi olur ?
Göğüsün arkasından önüne uzanan 30 ilâ 35 santim uzunluğunda bir .yara izi kalır. Ancak bu iz genellikle iyileşir ve görünürde yal­nız incecik bir çizgi belirtisi kalır.

Bir akciğerden bir lop veya bütün bir akciğer alındığı zaman göğüs boşluğunun şekli bozulur mu ?
Hayır. Böyle bir hasta giyinik olduğu vakit böyle bir ameliyat ge­çirmiş olduğu katiyen belli olmaz.

Torakoplasti (birçok kaburga kemiklerinin ameliyat yoluyla alınma­sı) ameliyatından sonra göğüs boşluğunda şekil bozukluğu olur mu ?
Hayır. Böyle bir şekil bozukluğu ancak hasta soyunuk olduğu za­man göze çarpar.

Göğüs ameliyatlarında anestezinin rolü önemli midir ?
Evet. Usta bir anestezistin bu gibi ameliyatlarda görevlendirilme­si şarttır.

Bir akciğerin veya bir akciğerin bir kısmının ameliyatla alınması için ne kadar süre hastanede kalınması gereklidir ?
Yaklaşık iki hafta.

Böyle büyük bir ameliyattan sonra hastalar yataktan kaç gün sonra kalkabilirler ?
İki veya üç gün içerisinde.

Aşağıda gösterilen hastalıklarda ameliyattan sonra tamamen iyileş­me şansları nedir ?
a.Verem: Mükemmel. Ameliyat olanların büyük çoğunluğu iyileş­mektedir.
b.Akciğer kistleri: Mükemmel. Yaklaşık bütün vakalar tam ola­rak tedavi edilir.
c.Akciğer tümörleri: Selim tümörlerde tamamen iyileşmek imkân­ları mükemmel olarak kabul edilmektedir. Erken teşhis ve geli­şen ameliyat teknikleri sayesinde akciğer kanseri ameliyatların­da da iyileşen hastaların, oranı çok artmıştır.