Tetanos

Tetanos

Tetanos nedir ve nasıl meydana gelir ?
Kas kasılmaları ve izpazmozlar meydana getiren akut bir enfeksiyondan ileri gelen bir/hastalıktır. Çene kaslarının kilitlenmesinden bazen bu hastalığa çene kilitlenmesi de denir. Hastalık aşırı soğuk ve aşırı sıcakta yıllarca süreyle yaşayabilen bir basilden ileri gelmektedir. Bu basil hareketsiz «sporlar» meydana getirmekte ve bunlar insan vücuduna girdikten sonra canlanmaktadırlar.

Tetanos insana nasıl bulaşır ?
Bu mikrop dünyanın her tarafında, özellikle hayvan veya insan dışkılarıyla karışmış topraklarda bulunmaktadır. Yaralar, özellikle delinmiş yaralar, tetanosun gelişmesi için en elverişli yerlerdir. Mikrop beyin ve omuriliğe tesir eden bir zehir geliştirmektedir. Bu zehir kas ve eklem kasılmalarına, izpazmoz hallerine neden olmaktadır.

Tetanosun gelişme süresi ne kadardır ?
Beş ile on gün arası, ama bazı hallerde iki gün ile iki ay arası da sürebilmektedir.

Tetanos teşhisi nasıl konur ?
Yaralanma veya ameliyat hali inceden inceye gözden geçirilir. Yara cerahatlidir ve cerahatin kültürü teste tâbi tutulduğu zaman tetanos mikrobu bulunur. Belirtiler menenjit, kuduz ve başka hastalıklarla benzerlik taşıdığından bunlardan ayırt edilmesi gereklidir.

Tetanos nasıl önlenebilinir ?
Şunların yapılmasiyle:
a. Tetanos toksoid – Yaralanmaları muhtemel olan bahçıvanlar,
çiftçiler, askerler, makinistler, çocuklar ve atletlere bağışıklık
kazanmaları için yapılır.
b. Tetanos antitoksini (TAT) — Pasif bağışıklık temini için. Bir yaralanma olduğu zaman bu kısa bir süre için korunmayı temin edecektir.

Tetanos gelişmişse durum neyi gösterecektir ?
Tedaviye başlamanın çabukluğuna bağlıdır. Çok gençlerde ve çok yaşlılarda ölüm oranı oldukça yüksektir. Ötekilerinde ölüm oranı yüzde 50 ile yüzde 100 arasında değişir. Eğer hasta ilk dokuz ilâ on günü atlatırsa iyileşme şansları artmış demektir.

Tetanos tedavisi nasıl yapılır ?
a. Büyük dozajlarda antibiyotik verilmesi.
b. Büyük dozajlarda tetanos anti-toksini verilmesi.

Antraks

Antraks

Antraks nedir ve nasıl gelişir ?
Antraks basilleri yoluyla çok bulaşıcı bir hayvan hastalığı olup insanlara doğrudan doğruya veya vasıtalı şekilde bulaşabilir. Genellikle keçilerde, koyunlarda, atlarda ve domuzlarda olur. Böylece, bu gibi hayvanlarla temasları olan insanların bu hastalığa tutulma oranları daha fazla olur.

Antraks insanlarda nasıl gelişir ?
Yukarıda adı geçen hayvanlarla günlük temasları olan insanların ellerinde çizik, yara bere olursa antraks mikrobu buralardan insanın derisine girer. Ayrıca nefes alınca solunum yoluyla da antraks mikropları akciğere girebilir. Veya bu hasta hayvanlardan mikroplanmış materyal yutulursa bu kez bağırsaklar etkilenmiş olur.

Antraksın tedavisi nasıl yapılır ?
Lokal yaralara antiseptik bandajlar ve antibiyotikler konmalıdır. Bununla birlikte büyük dozajlarda anti-antraks serumları verilmelidir.

Antraks gelişmişse iyileşme oranları nedir ?
İyi tedavi yöntemleri tatbik edildiği takdirde beş hastadan dördü kurtarılabilir.

Antraks yaygın bir hastalık mıdır ?
Artık değil. Günümüzde hayvanlarla uğraşan kişiler bu enfeksiyonu yakalanma tehlikesini bildiklerinden hayvanlarda böyle belirtiler gördükleri zaman alınması gereken korunma tedbirlerine başvurmasını bilmektedirler. Hasta hayvanlarla temasları olan insanlar için koruyucu bir aşı henüz geliştirilmemiştir.

Echo virüsü

Echo virüsü

ECHO virüsü hastalığı nedir ?
Bağırsaklar, solunum yolu ve sinir sistemine etkisi olan bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Bazen gelişmiş insinlarda görülmekteyse de çoğunlukla çocuklarda rastlanmaktadır. Çok kez salgın hal almaktadır.

ECHO virüsü hastalığının belirtileri ve gelişmesi nedir ?
Ateş, baş ağrısı, boyun ve sırtta sancı ve katılık (eğrilmezlik) kusma, boğaz ağrıları, karın krampları ve ishal. Kendi kendiliğine gelen hastalık kendi kendiliğinden de üç ile beş gün arasında geçmektedir.

ECHO virüsü hastalığının tedavisi için özel ilâçlar gerekli midir ?
Hayır. Genellikle ağrı ve sancıların giderilmesi için aspirin, kusma ve ishal için müsekkinler yeterli olmaktadır. Antibiyotiklerin alınması tavsiye edilmektedir.

ECHO virüsü hastalığı ciddî bir hastalık mıdır ?
Hayır. Ancak bazen bu hastalığa yanlışlıkla çocuk felci ve menenjit teşhisi konmakta ve aile telaşlandırılmaktadır.

Kolera

Kolera

Kolera nedir ?
Genellikle dışkı ile mikroplanmış suların getirdiği ve bağırsakları etkileyen bir hastalıktır.

Bu hastalığa nerelerde rastlanılır ?
ÇoÄŸunlukla Afrika’da Asya’da ve burada da genellikle Hindistan ve DoÄŸu Pakistan’da.

Koleranın belirtileri nedir ?
Ciddî ishaller, pirinç tanesini andıran dışkılar ve bunların peşinden gelen büyük ölçüde su kaybı.

Bu hastalık ne derecede ciddîdir ?
Ölüm oranı % 30 ile 60 arasındadır. Damardan verilen sıvılarla tedavi metotları hastanın iyileşme umutlarını artırmaktadır.

Tedavide işe yarayacak antibiyotikler var mıdır ?
Kloramfenikol, bazı sulfamitler.

Kolerayı en iyi önleme yolları nelerdir ?
a. Bilinilen hastaları sıkı bir karantina altına almak .
b. Kullanılan suların mikroplanmaması için bütün gerekli sıhhî tedbirlerin tatbiki ve genel temizlik işlerine büyük önem verilmesi.
c. Bölgesel veya salgın kolera olan kesimlerden seyahat nedeniyle geçecek bütün kişilerin koleraya karşı aşılanması.

Soğuk havada mutlaka nezle olmanız gerekmez

Soğuk havada mutlaka nezle olmanız gerekmez

“Ceketini ilikle yoksa nezle olursun.” Bu yaÅŸlıların öğüdünü hepimiz ebeveynlerimizden ya da büyükanne ve babalarımızdan duymuÅŸuzdur. Aslında gerçek hava ısısının nezleye neden olmadı­ğıdır. Nezleye insandan insana geçen virüsler neden olur. Nezle ol­mamanın en iyi yolu virüslerin el temasıyla yayılmasını engellemek için ellerin sıklıkla yıkanmasıdır.

Teksas Üniversitesi araÅŸtırmacıları araÅŸtırma yaptıkları kiÅŸilerin yarısından fazlasının kış aylarında palto giymeden ya da ıslak saçla sokaÄŸa çıktıklarında mutlaka nezle olacaklarına inandık­larını ortaya koymuÅŸtur. AraÅŸtırmaya katılanların yüzde öO’ı soÄŸuk havaların nezleye neden olduÄŸuna inanmaktadır. Katı­lımcıların yüzde 1 Cundan azı nezle ya da gribin insandan in­sana geçen bir virüs aracılığıyla söz konusu olduÄŸunu söyle­miÅŸtir.

Burnunuzu yavaÅŸ silin

Burnunuzu yavaÅŸ silin

Burun silme, insanın büyürken vazgeçmesi gereken alışkan­lıklarından biridir. Çocukluğunuzda belki de ebeveyniniz burnunu­zu silmeniz için sizi desteklemiştir. Aslında burnunuzu yavaş silme­nizin bir sakıncası yoktur, yeter ki olanca gücünüzle sümkürmeyin.

Virginia Üniversitesi’nden bazı bilim adamları nezle olan in­sanlar sık sık sümkürdüklerinde nezlenin daha uzun sürdüğü­nü saptamışlardır. Öte yandan burunlarını kâğıt mendille si­lenlerin nezlelerinin sanıldığı kadar kötüleÅŸmediÄŸi de ortaya çıkmıştır.

Her yerde mantar ve küf olabilir bu yüzden paniğe kapılmayın

Her yerde mantar ve küf olabilir bu yüzden paniğe kapılmayın

Mantarın yüz bin türü vardır. Bunlara hemen hemen her evde rastlanır. Bununla birlikte bu mantar türlerinin büyük birçoğunluğu zararsızdır. Gazetelerde karşımıza çıkan ürkütücü başlıklara karşın evinizdeki küçük miktarlardaki mantar ve küflerin çok ciddi hastalık­lara neden olacağı söz konusu olmadığı gibi korkmanız da gerekmez.

Mayo Klinik birçok kişinin mantara ve küfe karşı ters tepkisi ol­madığını saptamıştır. Bilim adamları mantar ve küfe bağlı kro­nik rahatsızlıklarla ilgili bilgileri kanıtlayamamaktadırlar.

Bakterilerle savaÅŸa son verin

Bakterilerle savaÅŸa son verin

Antibakteriyel sabunlan, antibakteryel temizlik malzemeleri hat­ta antibakteryel ocaklanmız bile var. Ne yazık ki, bakterilere karşı açılan bu savaşın iki önemli ve zararlı yan etkisi vardır. Birincisi, bakterileri keşfetmemizi sınırlayarak bağışıklık sistemimizi, içsel savunmamızı oluşturmamızı engeller. Bu da ileride çok daha ciddi ve önemli sorunlar yaratabilecek bakterilerle ilgili hastalıklann et­kilerini arttınr. İkincisi, piyasadaki çeşitli ürünlerle bakterilere sü­rekli olarak saldırarak geniş bir alana yayılan bakterileri öldürürüz, ama aynca da mikroplardan annarak geri kalan bakterilerin daha da güçlenmesine neden oluruz. Oysa onlan öldürmeye çalışmamış ol­saydık bakteriler güçlenmeyecekti. Elbette ellerimizi yıkamalı ve çiğ yiyecekler konusunda dikkatli olmalıyız, ama her fırsatta ne ken­dinizi aşın korumaya almaya, ne de evinizi antibakteryel temizlik malzemeleriyle doldurmanıza gerek yoktur.

Hackensack Üniversitesi Tıp Merkezi doktorları derideki birçok bakterinin koruyucu özellikleri olduğunu saptamıştır. Bu bakte­riler bünyenin zararlı bakteriler oluşturup hastalanmayı, bün­yenin zayıf düşmesini engellerler. Eğer bu söz konusu bakteri bünyede yoksa görevini yerine getiremez. Antibakteryel sabun­la bedeni ovalamak iyi huylu bakterilerin kötülerle birlikte yok olup gitmesine de neden olmaktadır.