Tetanos
09 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Bulaşıcı ve virüs hastalıkları

Tetanos nedir ve nasıl meydana gelir ?
Kas kasılmaları ve izpazmozlar meydana getiren akut bir enfeksiyondan ileri gelen bir/hastalıktır. Çene kaslarının kilitlenmesinden bazen bu hastalığa çene kilitlenmesi de denir. Hastalık aşırı soğuk ve aşırı sıcakta yıllarca süreyle yaşayabilen bir basilden ileri gelmektedir. Bu basil hareketsiz «sporlar» meydana getirmekte ve bunlar insan vücuduna girdikten sonra canlanmaktadırlar.
Tetanos insana nasıl bulaşır ?
Bu mikrop dünyanın her tarafında, özellikle hayvan veya insan dışkılarıyla karışmış topraklarda bulunmaktadır. Yaralar, özellikle delinmiş yaralar, tetanosun gelişmesi için en elverişli yerlerdir. Mikrop beyin ve omuriliğe tesir eden bir zehir geliştirmektedir. Bu zehir kas ve eklem kasılmalarına, izpazmoz hallerine neden olmaktadır.
Tetanosun gelişme süresi ne kadardır ?
Beş ile on gün arası, ama bazı hallerde iki gün ile iki ay arası da sürebilmektedir.
Tetanos teşhisi nasıl konur ?
Yaralanma veya ameliyat hali inceden inceye gözden geçirilir. Yara cerahatlidir ve cerahatin kültürü teste tâbi tutulduğu zaman tetanos mikrobu bulunur. Belirtiler menenjit, kuduz ve başka hastalıklarla benzerlik taşıdığından bunlardan ayırt edilmesi gereklidir.
Tetanos nasıl önlenebilinir ?
Şunların yapılmasiyle:
a. Tetanos toksoid – Yaralanmaları muhtemel olan bahçıvanlar,
çiftçiler, askerler, makinistler, çocuklar ve atletlere bağışıklık
kazanmaları için yapılır.
b. Tetanos antitoksini (TAT) — Pasif bağışıklık temini için. Bir yaralanma olduğu zaman bu kısa bir süre için korunmayı temin edecektir.
Tetanos gelişmişse durum neyi gösterecektir ?
Tedaviye başlamanın çabukluğuna bağlıdır. Çok gençlerde ve çok yaşlılarda ölüm oranı oldukça yüksektir. Ötekilerinde ölüm oranı yüzde 50 ile yüzde 100 arasında değişir. Eğer hasta ilk dokuz ilâ on günü atlatırsa iyileşme şansları artmış demektir.
Tetanos tedavisi nasıl yapılır ?
a. Büyük dozajlarda antibiyotik verilmesi.
b. Büyük dozajlarda tetanos anti-toksini verilmesi.
Antraks
08 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Bulaşıcı ve virüs hastalıkları

Antraks nedir ve nasıl gelişir ?
Antraks basilleri yoluyla çok bulaşıcı bir hayvan hastalığı olup insanlara doğrudan doğruya veya vasıtalı şekilde bulaşabilir. Genellikle keçilerde, koyunlarda, atlarda ve domuzlarda olur. Böylece, bu gibi hayvanlarla temasları olan insanların bu hastalığa tutulma oranları daha fazla olur.
Antraks insanlarda nasıl gelişir ?
Yukarıda adı geçen hayvanlarla günlük temasları olan insanların ellerinde çizik, yara bere olursa antraks mikrobu buralardan insanın derisine girer. Ayrıca nefes alınca solunum yoluyla da antraks mikropları akciğere girebilir. Veya bu hasta hayvanlardan mikroplanmış materyal yutulursa bu kez bağırsaklar etkilenmiş olur.
Antraksın tedavisi nasıl yapılır ?
Lokal yaralara antiseptik bandajlar ve antibiyotikler konmalıdır. Bununla birlikte büyük dozajlarda anti-antraks serumları verilmelidir.
Antraks gelişmişse iyileşme oranları nedir ?
İyi tedavi yöntemleri tatbik edildiği takdirde beş hastadan dördü kurtarılabilir.
Antraks yaygın bir hastalık mıdır ?
Artık değil. Günümüzde hayvanlarla uğraşan kişiler bu enfeksiyonu yakalanma tehlikesini bildiklerinden hayvanlarda böyle belirtiler gördükleri zaman alınması gereken korunma tedbirlerine başvurmasını bilmektedirler. Hasta hayvanlarla temasları olan insanlar için koruyucu bir aşı henüz geliştirilmemiştir.
Echo virüsü
07 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Bulaşıcı ve virüs hastalıkları

ECHO virüsü hastalığı nedir ?
Bağırsaklar, solunum yolu ve sinir sistemine etkisi olan bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Bazen gelişmiş insinlarda görülmekteyse de çoğunlukla çocuklarda rastlanmaktadır. Çok kez salgın hal almaktadır.
ECHO virüsü hastalığının belirtileri ve gelişmesi nedir ?
Ateş, baş ağrısı, boyun ve sırtta sancı ve katılık (eğrilmezlik) kusma, boğaz ağrıları, karın krampları ve ishal. Kendi kendiliğine gelen hastalık kendi kendiliğinden de üç ile beş gün arasında geçmektedir.
ECHO virüsü hastalığının tedavisi için özel ilâçlar gerekli midir ?
Hayır. Genellikle ağrı ve sancıların giderilmesi için aspirin, kusma ve ishal için müsekkinler yeterli olmaktadır. Antibiyotiklerin alınması tavsiye edilmektedir.
ECHO virüsü hastalığı ciddî bir hastalık mıdır ?
Hayır. Ancak bazen bu hastalığa yanlışlıkla çocuk felci ve menenjit teşhisi konmakta ve aile telaşlandırılmaktadır.
Kolera
06 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Bulaşıcı ve virüs hastalıkları

Kolera nedir ?
Genellikle dışkı ile mikroplanmış suların getirdiği ve bağırsakları etkileyen bir hastalıktır.
Bu hastalığa nerelerde rastlanılır ?
ÇoÄŸunlukla Afrika’da Asya’da ve burada da genellikle Hindistan ve DoÄŸu Pakistan’da.
Koleranın belirtileri nedir ?
Ciddî ishaller, pirinç tanesini andıran dışkılar ve bunların peşinden gelen büyük ölçüde su kaybı.
Bu hastalık ne derecede ciddîdir ?
Ölüm oranı % 30 ile 60 arasındadır. Damardan verilen sıvılarla tedavi metotları hastanın iyileşme umutlarını artırmaktadır.
Tedavide işe yarayacak antibiyotikler var mıdır ?
Kloramfenikol, bazı sulfamitler.
Kolerayı en iyi önleme yolları nelerdir ?
a. Bilinilen hastaları sıkı bir karantina altına almak .
b. Kullanılan suların mikroplanmaması için bütün gerekli sıhhî tedbirlerin tatbiki ve genel temizlik işlerine büyük önem verilmesi.
c. Bölgesel veya salgın kolera olan kesimlerden seyahat nedeniyle geçecek bütün kişilerin koleraya karşı aşılanması.
Soğuk havada mutlaka nezle olmanız gerekmez
05 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Bulaşıcı ve virüs hastalıkları

“Ceketini ilikle yoksa nezle olursun.” Bu yaÅŸlıların öğüdünü hepimiz ebeveynlerimizden ya da büyükanne ve babalarımızdan duymuÅŸuzdur. Aslında gerçek hava ısısının nezleye neden olmadıÂğıdır. Nezleye insandan insana geçen virüsler neden olur. Nezle olÂmamanın en iyi yolu virüslerin el temasıyla yayılmasını engellemek için ellerin sıklıkla yıkanmasıdır.
Teksas Üniversitesi araÅŸtırmacıları araÅŸtırma yaptıkları kiÅŸilerin yarısından fazlasının kış aylarında palto giymeden ya da ıslak saçla sokaÄŸa çıktıklarında mutlaka nezle olacaklarına inandıkÂlarını ortaya koymuÅŸtur. AraÅŸtırmaya katılanların yüzde öO’ı soÄŸuk havaların nezleye neden olduÄŸuna inanmaktadır. KatıÂlımcıların yüzde 1 Cundan azı nezle ya da gribin insandan inÂsana geçen bir virüs aracılığıyla söz konusu olduÄŸunu söyleÂmiÅŸtir.
Burnunuzu yavaÅŸ silin
04 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Bulaşıcı ve virüs hastalıkları

Burun silme, insanın büyürken vazgeçmesi gereken alışkanÂlıklarından biridir. ÇocukluÄŸunuzda belki de ebeveyniniz burnunuÂzu silmeniz için sizi desteklemiÅŸtir. Aslında burnunuzu yavaÅŸ silmeÂnizin bir sakıncası yoktur, yeter ki olanca gücünüzle sümkürmeyin.
Virginia Üniversitesi’nden bazı bilim adamları nezle olan inÂsanlar sık sık sümkürdüklerinde nezlenin daha uzun sürdüğüÂnü saptamışlardır. Öte yandan burunlarını kâğıt mendille siÂlenlerin nezlelerinin sanıldığı kadar kötüleÅŸmediÄŸi de ortaya çıkmıştır.
Her yerde mantar ve küf olabilir bu yüzden paniğe kapılmayın
03 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Bulaşıcı ve virüs hastalıkları

Mantarın yüz bin türü vardır. Bunlara hemen hemen her evde rastlanır. Bununla birlikte bu mantar türlerinin büyük birçoÄŸunluÄŸu zararsızdır. Gazetelerde karşımıza çıkan ürkütücü baÅŸlıklara karşın evinizdeki küçük miktarlardaki mantar ve küflerin çok ciddi hastalıkÂlara neden olacağı söz konusu olmadığı gibi korkmanız da gerekmez.
Mayo Klinik birçok kiÅŸinin mantara ve küfe karşı ters tepkisi olÂmadığını saptamıştır. Bilim adamları mantar ve küfe baÄŸlı kroÂnik rahatsızlıklarla ilgili bilgileri kanıtlayamamaktadırlar.
Bakterilerle savaÅŸa son verin
02 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Bulaşıcı ve virüs hastalıkları

Antibakteriyel sabunlan, antibakteryel temizlik malzemeleri hatÂta antibakteryel ocaklanmız bile var. Ne yazık ki, bakterilere karşı açılan bu savaşın iki önemli ve zararlı yan etkisi vardır. Birincisi, bakterileri keÅŸfetmemizi sınırlayarak bağışıklık sistemimizi, içsel savunmamızı oluÅŸturmamızı engeller. Bu da ileride çok daha ciddi ve önemli sorunlar yaratabilecek bakterilerle ilgili hastalıklann etÂkilerini arttınr. İkincisi, piyasadaki çeÅŸitli ürünlerle bakterilere süÂrekli olarak saldırarak geniÅŸ bir alana yayılan bakterileri öldürürüz, ama aynca da mikroplardan annarak geri kalan bakterilerin daha da güçlenmesine neden oluruz. Oysa onlan öldürmeye çalışmamış olÂsaydık bakteriler güçlenmeyecekti. Elbette ellerimizi yıkamalı ve çiÄŸ yiyecekler konusunda dikkatli olmalıyız, ama her fırsatta ne kenÂdinizi aşın korumaya almaya, ne de evinizi antibakteryel temizlik malzemeleriyle doldurmanıza gerek yoktur.
Hackensack Üniversitesi Tıp Merkezi doktorları derideki birçok bakterinin koruyucu özellikleri olduÄŸunu saptamıştır. Bu bakteÂriler bünyenin zararlı bakteriler oluÅŸturup hastalanmayı, bünÂyenin zayıf düşmesini engellerler. EÄŸer bu söz konusu bakteri bünyede yoksa görevini yerine getiremez. Antibakteryel sabunÂla bedeni ovalamak iyi huylu bakterilerin kötülerle birlikte yok olup gitmesine de neden olmaktadır.



