Çocukların dişleri neden çürür ?

21 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Çocukların dişleri neden çürür ?

Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerdikleri için daha kolay ve hızlı çürüyor. Bu nedenle ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat etmeyen çocukların süt dişleri çok çabuk çürümeye yüz tutuyor.

Türk DiÅŸhekimleri BirliÄŸi’nden (TDB) alınan bilgiye göre, çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soÄŸuk sıcak hassasiyeti ve hafif aÄŸrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar aÄŸrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir. Çocukların ağız bakımına yetiÅŸkinler kadar dikkat edemediÄŸini belirten uzmanlar, çocuÄŸun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumunun diÅŸ fırçalama alışkanlığını belirlediÄŸini söyledi. Özellikle annelerin emzik ya da biberonu ÅŸeker, reçel gibi gıdalara batırarak çocuklara vermelerinin çocuklardaki diÅŸ çürüklerinin nedenleri arasında yer aldığını belirten uzmanlar, bununla birlikte uyku aralarında ÅŸekerli süt, meyve suyu gibi gıdaların içirilmesinin de çürüğü tetiklediÄŸinin altını çizdiler. Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliÅŸtirilemediÄŸini vurgulayan uzmanlar, “Ancak, çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır. Bunlardan birisi; ‘fissür örtücü’ dediÄŸimiz malzemedir. DiÅŸ çürükleri genellikle azı ve küçükazı diÅŸlerinin, çiÄŸneyici yüzlerinde bulunan ‘fissür’ adı verilen oluklarda baÅŸlar. BahsettiÄŸimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığının sızması engellenerek çürük baÅŸlaması önlenir. Bu iÅŸlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçükazı diÅŸlerine de uygulanabilir” diye konuÅŸtular.

Çürüğü engellemenin başka bir yolunun da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmak olduğunu anlatan uzmanlar, şu bilgileri verdi:
“DiÅŸlere yüzeysel florür uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır. Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk diÅŸler ağızda göründüğünde) temizleme iÅŸlemi baÅŸlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce diÅŸleri (en azından çiÄŸneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur. DiÅŸ fırçası kullanımına ise çocuÄŸun arka diÅŸlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5-3 yaşında ) baÅŸlanması uygundur. Okul öncesi çocuklarda diÅŸ fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaÅŸlarda önemli olan, çocuÄŸa diÅŸ fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diÅŸ fırçalarken çoÄŸu zaman diÅŸlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için diÅŸlerin ara yüzleri ve çiÄŸneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle fırçalamadan sonra anne-babanın kontrolü iyi olur.”

Diş beyazlatma sağlıksız olabilir mi ?

20 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Diş beyazlatma sağlıksız olabilir mi ?

İnci gibi dişlere sahip olmak günümüzde hiç de zor değildir. Gelişen diş teknolojisi hem koruyucu önlemler hem de tedavide çığır açmış durumda.

Son yıllarda ülkemizde de yaygınlaşan dişlerin beyazlatılması işlemi, estetik kaygılarla dişhekimine müracaatların neredeyse önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Ancak her iÅŸlemde olduÄŸu gibi son derece masum gibi görülen beyazlatma iÅŸleminde de dikkatli olunması çaÄŸrısında bulunan İstanbul DiÅŸhekimleri Odası Bilim Kurulu, “DiÅŸ beyazlatma yönteminin sakıncalı olduÄŸu kiÅŸiler kesinlikle böylesi bir iÅŸleme heveslenmesinler” uyarısı yapıyorlar.

Kimler İçin Sakıncalı
Dış kaynaklı ve iç kaynaklı nedenlerle normalde beyaz olan rengi sarıdan kahverengi hatta griye kadar değişebilen dişlerin beyazlatılmasında değişik yöntemler uygulanıyor. Prof. Dr. Andrej Kielbassa, yaptığı açıklamada beyazlatmanın sakıncalı olduğu durumlar şöyle sıralanıyor:

· Geniş pulpalı dişler
· Dişeti çekilmeleri
· Ortodontik hareket sonucu aşırı hassasiyet gösteren dişler
· Ağır mine kaybı olan dişler
· Ağızda porselen, kuron gibi pahalı restorasyonların olması
· Hamilelik ve emzirme döneminde bulunmak
· Hidrojen peroksit alerjisi olan kişiler

Beyazlatma yöntemleri canlı ve cansız dişlerde yapılabiliyor. Bunun yanısıra hidrojen peroksit kullanılarak ya da aşındırırlarak yapılan beyazlatma türleri bulunuyor.

Günümüzde hidrojen peroksit kullanılarak yapılan iki beyazlatma yöntemi bulunuyor.

Birincisi “In Office bleaching” diÄŸeri ise “Night Guard Vital Bleaching”. Son yıllarda “Night Guard Vital Bleaching” yöntemi, uygulama kolaylığı ve olası yan etkisinin azlığı nedeniyle en sık baÅŸvurulan beyazlatma yöntemi.

Bu yöntem ev beyazlatması, matris beyazlatması ya da evde beyazlatma isimleri ile de anılıyor. Yöntem vakumla şekillendirilmiş ağız içi aygıta yerleştirilen beyazlatma maddesinin gün boyunca uygulanması esasına dayanıyor.

Mekanik aşındırmayla beyazlatma yöntemini önermeyen uzmanlar, minenin kimyasal olarak aşındırılması yönteminin ise bazı tür renklenmelerde etkili olduğunu vurguluyorlar.

DiÅŸleri yok eden 9 hata

19 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

DiÅŸleri yok eden 9 hata

İşte diÅŸlerin çürümesine neden olan etkenler…

Diş Hekimi Mehmet Kazandı, kişilerin farkında olmadan yaptıkları hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabileceklerini söyledi.

1- Sürekli kahve molası gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünleri tercih edilmeli.

2- Sigara kullanımı Sigara içmek ağız kuruluğundan ağız kokusuna, dişlerin sararmasına hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir.

3- Diş ipinin önemi Sadece diş fırçalamak ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir.

4- Diş fırçalama Ağız sağlığının en önemli bakımı dişleri fırçalamaktır. Dişler her yaşta, günde en az iki kez fırçalanmalıdır. Diş fırçası üç aylık periyotlarla yenilenmeli, dişler fırçalanırken fırça kuru olmalıdır.

5- Yemek dışında tüketilen tatlı tatlıların yemek öğünleri içerisinde tüketilmesi diş sağlığı için önemlidir.

6- Su ihtiyacı Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi şey su veya süt içmektir. Yemek sonrası içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumunu artırır.

7- Çiğnenemeyen tatlılar: Sakız, yapışkanlı tatlılar ve kuruyemişten mümkün olduğunca uzak durulmalı. Yenildiği takdirde ise dişlerden arınıdırma işlemi titizlikle yapılmalıdır.

8- Meyve ve sebzeden kaçmayın Meyve ve sebzelerin içerdiği vitaminler dişetleri için çok önemlidir. Ayrıca elma gibi sert meyve ve sebzelerin ısırılarak tüketilmesi, ön dişlerde mekanik temizliği sağlar.

9- Şekersiz sakızı tercih edin Sakız çiğnemek gibi bir alışkanlığınız varsa şekersiz sakızları tercih edin. Çünkü tükürük akışını hızlandırıp, ağzın temizlenmesine yardımcı olur.

BUGÜN

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=57870&cat=220&dt=2008/02/26

Hastalıklar ilk işaretlerini ağızda mı veriyorlar ?

18 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Hastalıklar ilk işaretlerini ağızda mı veriyorlar ?

Ağız sağlığı ve vücudumuz arasında tahmin edilenden çok daha fazla bir bağ vardır. Ağız sağlığımız bütün vücudumuzun sağlığı hakkında ipuçları taşır. Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk bazı hastalıkların ilk işaretlerinin çoğu zaman ilk olarak ağzınızda görüldüğünü belirtti. Diğer bir taraftan ise diş eti hastalıkları gibi ağızdaki bazı enfeksiyonların vücudun diğer bölümlerinde problemlere neden olabileceğini de ekledi.

Diş Hekimi Onur Öztürk ağızdaki bakterilerin ve iltihapların vücudun geri kalanındaki sağlık problemleriyle ilişkili olduğuna inandığını belirtiyor ve ağız sağlığıyla ilişkilendirilen bazı hastalıkları sıralıyor;

* Kalp ve damar hastalıkları; Diş Hekimi Onur Öztürk yapılan son araştırmalara göre bazı kalp ve damar hastalıklarının ağız sağlıyla ilişkilendirilebildiğini belirtiyor. Bazı araştırmacıların ise dişeti hastalığından kaynaklanan bakterilerin kalp ve damar sistemini etkileyebileceğine inandıklarını da ekliyor.

* Hamilelik ve doğum; Diş Hekimi Onur Öztürk dişeti hastalığının erken doğumlarla ilişkilendirildiğini ve maalesef hamilelik sırasında yapılan diş eti tedavisinin bazen geç olabileceğini söylüyor. İşte bu yüzden hamilelik öncesinde mükemmel bir ağız sağlığına sahip olunması gerektiğinin de ısrarla üzerinde duruyor.

* Diyabet; Diyabet diş eti hastalığı, çürük, diş kaybı, ağız kuruluğu ve çeşitli ağız enfeksiyonları riskini arttırır. Bunun tersine kötü ağız sağlığı diyabetinizin kontrolünü zorlaştırır. Enfeksiyonlar kan şekerinizi yükseltebilirler. Bu durumu kontrol altına almak için ise daha fazla insülin kullanmak gerekmektedir. Bu sebeplerden dolayı diyabetli kişilerin ağız sağlıklarıyla normal bireylere göre daha fazla ilgilenmeleri gerekmektedir.

* HIV/Aids; Bazı durumlarda AIDS’ in ilk işareti ağır diş eti iltihabı ve ağızda yaralar ile belirebilir. Bu durumda dilinizin üstünde ya da ağzınızın içinde ısrar eden beyaz noktalar ya da alışılmamış yaralar olabilir. Bunları en kısa zamanda diş hekiminize göstererek muayene olmanız gerekmektedir.

Eğer şimdiye kadar ağzınıza, dişlerinize, diş etlerinize iyi bakmak için yeterli nedeniniz olmadıysa bile şimdi ağız sağlığı ve genel sağlığımız arasındaki ilişkiyi öğrendikten sonra aslında ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk dişlerimize iyi bakarak sadece şu an için değil gelecek içinde yatırım yapmış olacağımızı ifade ediyor.

Kaynak: www.plusdent.com.tr

Sınav stresinden dişleriniz de etkileniyor

17 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Sınav stresinden dişleriniz de etkileniyor

Herkes sınav stresiyle her hangi bir yaşta karşılaşabilir. Ama hiç şüphe yok ki içlerinde en büyük kaygı yaşatan ÖSS’dir. Plusdent Diş Kliniği’nden Mehmet Zahid Kazandı öğrencilerin geleceklerini, kariyerlerini belirleme de büyük payı olan ÖSS’nin yarattığı stresin öğrencilerin dişlerinde de olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor ve bu etkileri en aza indirmenin yollarını sıralıyor;

İşte sınav stresiyle öğrencilerin dişlerine verdikleri zararlar;
•Diş gıcırdatma; Diş gıcırdatma ve sıkmanın en önemli sebeplerinden birisinin stres olduğunun altını çizen Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı öğrencilerin ÖSS stresiyle beraber bu alışkanlığı kazanabildiği belirtiyor. Genellikle geceleri uyurken dişlerini sıktıklarını ve aileleri tarafından fark edilen bu alışkanlığın dişlerine büyük zarar verdiğini belirten Diş Hekimi Mehmet Kazandı bu şekilde şikayeti olanlara yatarken kullanmaları için gece plağı (splint) öneriyor. Bu plak sayesinde diş gıcırdatma ve sıkmanın neden olduğu ağrılarında ortadan kalkacağını söylüyor.

•Kahve ve çay tüketimi; Özellikle gece çalışma alışkanlığı olan öğrencilerin uykularını açmak ve daha fazla çalışmak için kahve ve çay tüketimini arttırdıklarını ve bununda diş renginde sararmalara neden olduğunu belirtti. Bu sararmalardan kurtulmak için öğrencilerin dişlerini daha sert fırçaladıklarını ve sonucunda dişlerde aşınmaya neden olduğunu vurguladı. Mümkünse çay ve kahve tüketimi sonrası en azından ağzın su ile çalkalanması gerektiğini belirtiyor.

•Düzensiz beslenme; Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı öğrencilerin okul, dershane ve özel ders arasında gidip gelirken yemek alışkanlıklarının da bozulduğunu ve bununda öğrencilerin diş fırçalama alışkanlıklarını azalttığını ve dişlerde çürüklerin meydana geldiğini belirtiyor. Ayrıca sakız, yapışkanlı tatlılar ve çiğnenemeyen şekerler de öğrencilerin dişlerinde çürüklere neden olabilir. Ek olarak öğrencilerin stresle beraber düzensiz yeme alışkanlıklarının sonucu olan hazım problemi yüzünden asitli içeceklere yönelirler bu durum öğrencilerin dişlerinde erozyona sebep olur.

•Uyku düzensizliği; Uykudaki düzensizlik nedeniyle tükürük akışında düzenlikler meydana gelir. Bu da diş yüzeylerinin yeterince temizlenmesini engeller ve çürük oluşumuna zemin hazırlar.

•Stresten kalem ısırma ve tırnak yeme: Strese bağlı olarak öğrencilerde görülen ve zamanla alışkanlık haline gelen kalem ısırma ve tırnak yeme alışkanlığının da ağız ve diş sağlığını da olumsuz yönde etkilediğini, dişlerde kırılma ve aşınmalara sebep olabileceğini Diş Hekimi Mehmet Kazandı belirtiyor.

Kaynak: www.plusdent.com.tr

Aspirin kullanırken dikkat

16 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Aspirin kullanırken dikkat

Kişilerin aspirini bir dönemden fazla dişleriyle ezmeleri durumunda şiddetli bir şekilde dişlerine zarar verdiklerini biliyor muydunuz? Yapılan son araştırmalar hasar görmüş dişlerle aspirini dişlerle ezmenin arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarttı. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Kazandı aspirinin ağzın hem sert hem de yumuşak dokusuna şiddetli hasar verebileceğini belirtti.

Aspirin ağzın hem sert hem de yumuşak dokusunda şiddetli bir hasara neden olur. Diş Hekimi Mehmet Kazandı aspirini suyla yutmak yerine dişleriyle ezip daha sonrada onu çiğneyen hastaların diş minelerinin yıprandığını belirtti. Aspirini bu şekilde tüketen hastaların daha çok dile yakın ön diş yüzeylerinde, alt ve üst, ön ve arka azı dişlerinde diş minesi yıpranması olduğunu da ekledi. Diş Hekimi Mehmet Kazandı son zamanlarda yapılan bir araştırmayı örnek gösteriyor: Bu araştırmada uzun bir süredir her gün Aspirin tableti çiğnemeden kaynaklanan iki tane diş minesi aşınması örneği verilmektedir. Araştırmada ele alınan iki hastada ağrılarını rahatlatmak için aspirin kullandıklarını ve hapın tamamını yutmak ya da su da erimesini beklemek yerine aspirini dişlerine koyup onu çiğnediklerini belirtmektedirler. Araştırma, hastaların bütün dişlerinin tedaviye ihtiyacı olduğunu fakat diş yüzeylerinin aspirinle daha fazla buluştuğu noktalarda daha fazla aşınma gözlemlendiğini ortaya çıkarttığını ifadelerine ekledi.

Plusdent Diş Kliniği’nden Mehmet Kazandı kişilerin diş minelerinde aşınma meydana gelmemesi için aspirin kullanırken dikkat etmeleri gerektiğini, tabletleri dişleriyle ezmek, çiğnemek yerine mutlaka bol suyla hapın tamamını yutarak tüketmeleri gerektiğini belirtiyor. Ayrıca Diş Hekimi Mehmet Kazandı aspirin çiğnemeden kaynaklanan hem sert hem de yumuşak ağız dokusu tehlikeleri hakkında hastalarına ve de diğer sağlık pratisyenlerine öğüt vermelerini ve bu konuda onları eğitmelerini gerektiğini de ekliyor.

www.plusdent.com.tr

Diş beyazlatma sigara bırakmaya yardımcı mı ?

15 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Diş beyazlatma sigara bırakmaya yardımcı mı ?

Plusdent Diş Kliniği’nde Diş Hekimi Onur Öztürk sigarayı bırakmanın tabi ki en önemli nedeninin diş beyazlatma olmadığını ancak diş beyazlatma tedavisi gören hastalarının olumlu sonuçları yaşadıktan sonra bu alışkanlılarına devam ederken iki kere düşündüklerini ve bir kısmının bu tedaviden sonra sigarayı bıraktıklarını belirtti.

Plusdent Diş Kliniği’nden Onur Öztürk diş beyazlatmanın diş kliniklerinde yaklaşık olarak bir saat içerisinde yapıldığını hatta hastalarının öğle arasında gelip işlerine bembeyaz dişlerle döndüklerini belirtiyor. Genelde dişlerde memnun edici beyazlatma meydana geldiğini ve bu beyazlığın yaklaşık olarak 18-24 ay kadar devam ettiğini ancak kalıcılığın daha çok hastanın beslenme alışkanlığı ve nikotin kullanımına bağlı olduğunu da ifadelerine ekliyor.

Nikotin dişlerde lekelere sebep olan tek kötü alışkanlık değildir bunun yanında kafein, kırmızı şarap, soslar, genetik özellikler ve birçok boyar madde dişlerde renkleşmelere neden olurlar. Fakat renkleşmenin çokluğu ve dişlerdeki sararma bu tarz maddelerin ne kadar sık tüketildiğiyle ve alakalıdır. Bu nedenle sigara tiryakiliği olan ve bunun yanında da kafeinli içecek tüketen kişilerin dişlerinde normalden daha fazla sararma ve leke bulunduğunu belirten Diş Hekimi Onur Öztürk böyle kişilerin dişlerini beyazlatmanın bir seanstan daha uzun sürebildğini ancak bu kişilerin elde edilen sonuçla beraber sigarayı bıraktıklarını ya da azatlıklarını belirtti. Zaten sigarayı bırakmayı hedefleyen ancak bir türlü buna cesaret edemeyen bazı hastalarında diş hekimlerini ziyaret edip dişlerini beyazlattıktan sonra bu alışkanlıktan vazgeçtiklerini diş beyazlatmanın onların bu alışkanlığı bırakmada cesaret verdiğini söylüyor.

www.plusdent.com.tr

Bu yaz yep yeni bir imajınız olsun, bembeyaz dişler

14 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Bu yaz yep yeni bir imajınız olsun, bembeyaz dişler

Hiç şüphe yok ki yazın yanık tenimize en çok yakışacak şey bembeyaz dişlerdir. Sahilde yürürken eski bir arkadaşımızla karşılaşabiliriz ya da hoşlandığımız biriyle göz göze gelebiliriz. O anda yapılacak şey içten bir gülümsemeyle karşılık vermektir. Tabi dişlerinizden çekinmiyorsanız… Bizler çoğu zaman gülmekten kaçınırız ama bunun sebebi mutsuzluğumuz değil dişlerimizdir. Dişlerimiz sadece ağız sağlığımız için değil aynı zamanda fiziksel görüntümüz için de son derece önemlidir. Bembeyaz etkileyici dişlere sahip olmak herkesin hayalidir ancak dişlerdeki lekeler ve sarımsı renk özgürce gülmemizi engelleyerek öz güvenimizi kaybetmemize neden olur. Oysa artık bu durumdan kurtulmak ve özgürce gülümseyip sohbet etmek hiç de zor değil. Yepyeni bir imaja sahip olmak için kullanılan yöntemleri Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Kazandı’ dan öğrendik.

Diş Hekimi Mehmet Kazandı dişlerdeki renkleşmelerin birden çok sebebi olduğunu belirtti. Bunlar; yaşlılık, dişleri boyayan kahve, çay, kola, sigara, pipo vb. maddelerin sık tüketimi, travmalar, renkleşmiş eski dolgulardır. Yiyecek ve içeceklerdeki boyar maddeleri direk olarak diş yüzeyine tutunabilir. Hamilelik, ortodonti, diş eti çekilmesi gibi nedenlerle oluşan diş renkleşmeleri diş beyazlatma işlemi ile giderilebilir. Ayrıca çocukluk ya da hamilelikte annenin kullandığı antibiyotik (tetrasiklin) veya aşırı florid tüketimi de dişlerde renkleşmelere yol açabilir. Dişlerimizin renk değiştirmesini engellemek için tükettiğimiz maddelere dikkat etmeliyiz. Ayrıca hem ağız sağlığımız hem de dişlerimizin sağlığı ve renk değiştirmemeleri için sigaradan ve kafein içeren içeceklerden olabildiğince uzak durmamız gerektiğinin üzerinde duran Diş Hekimi Mehmet Kazandı bize çeşitli beyazlatma tekniklerinden bahsetti; Evde Diş Beyazlatma (Home Bleaching) ve Klinikte Diş Beyazlatma (Office Bleaching).

Evde DiÅŸ Beyazlatma: Genelde ofis tipi diÅŸ beyazlatma iÅŸleminde kullanılan solüsyonların daha düşük deriÅŸimli olanlarının evde kullanılması ile yapılan beyazlatma iÅŸlemidir. Hastanın aÄŸzından alınan kayıtlara göre özel olarak hazırlanmış diÅŸ kılıflarının içine bu jellerin konularak diÅŸler üzerine uygulanması ve ağız ortamında jelin konsantrasyonuna göre 2 – 3 saat kadar tutularak uygulanır. Bu iÅŸlemle elde edilen beyazlık ofis tipine nazaran daha uzun sürede elde edilir. Tercih olarak uygulama zamanı, kılıflarla konuÅŸma güçleÅŸtiÄŸi ve yemek yerken problem yaÅŸanacağı için akÅŸam saatleridir. Ev tipi beyazlatma iÅŸlemi diÅŸ rengi çok koyu olan ya da dirençli vakalarda ofis beyazlatma iÅŸlemi ile beraber kombine uygulanabilir. Bu iÅŸlemi uygulamadan önce beyazlatma sonuçlarını etkileyecek çürük veya diÄŸer diÅŸ diÅŸeti problemleri için beyazlatma iÅŸlemi öncesi diÅŸ doktorunuzu ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.

Klinikte Diş Beyazlatma: Mutlaka diş hekimi kontrolü altında klinik koşullarında yapılması gereken bir işlemdir. İlk önce diş hekiminin gerekliyse dişleri plaktan arındırmak için yapacağı diş taşı temizliği ve parlatma ile dişler hazır hale getirilir. Beyazlatma jelinin dişe uygulandıktan sonra bu jelin halojen/led ışık kaynakları ya da lazerle aktive edilmesi sonucu dişin içindeki renkli sıvının dişten uzaklaştırılmasıyla elde edilir. Lazer veya diğer ışık kaynakları dişi beyazlatmaz, sadece beyazlatma jelinin aktive olmasını sağlayarak gerekli kimyasal reaksiyonu başlatır (lazer dişin içine işlemez.).Bu işlemde kullanılan etkin madde hidrojen peroksit ya da türevi olan karbamit peroksittir. Ofis tipi diş beyazlatma işleminde 1 seans ya da 2 seansta istenilen beyazlık genelde sağlanır.

Elde edilen beyazlığın 1 senelik periyotlarla kontrolü yapıldığı takdirde 1,5-2 sene kadar korunabileceÄŸini belirten DiÅŸ Hekimi Mehmet Kazandı bu sürecin sigara, kahve ve renklendirici gıdaları çok kullananlarda kısalabileceÄŸini ancak 6 ayda bir yapılacak kontrollerle ve beyazlatma iÅŸleminin bir seans tekrarlanmasıyla beyazlığın daha uzun korunması saÄŸlanabileceÄŸini de ekliyor. Ancak bazı durumlarda tedavi daha uzun süreli yapılmalı ya da ev tipi beyazlatmayla desteklenmesi gerektiÄŸini söyleyen Plusdent’ ten DiÅŸ Hekimi Mehmet Kazandı kalıcı ve geri dönmeyen bir beyazlatma istenmesi durumunda ise ‘lamina’ adı verilen, ince bir porselen uygulanabileceÄŸini belirtiyor. Bu tip bir tedavide diÅŸin sadece ön yüzeyinin aşındırıldığını ve ölçü alınarak hastaya uygun diÅŸ rengi, ÅŸekli ve formuna göre istenilen renkte laminalar hazırlanıp yapıştırıldığını açıklıyor.

Kısacası her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renkleşmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır. Dişlerin beyazlaşmaları öncelikle başlangıç renkleri ile de ilgilidir. Sarı tonu dişler kolaylıkla 3-4 ton beyazlayabilirken, yeşil-gri tonundaki dişlerin beyazlaması daha zor olmaktadır. Kısacası beyazlama miktarı kişiden kişiye değişmekle birlikte hekiminiz ilk seansta dişlerinizin ne kadar beyazlayabileceği hakkında yaklaşık bir bilgi verebilecektir.

www.plusdent.com.tr

Diş kaybının birden çok nedeni vardır

13 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Diş kaybının birden çok nedeni vardır

Ağız sağlığınıza yeterince ilgi göstermemek, diş hekimine altı ayda bir yapılması gereken ziyaretleri aksatmak sizin dişinizi kaybetmenize neden olabilir. Diş kaybı siz 40 yaşınızdayken de 80 yaşınızdayken de başınıza gelebilir. Bu durumla karşılaşmamak için ağız sağlığına gerekli ilgiyi gösterip diş çekimini ziyaret etmeyi ihmal etmememiz gerektiğini vurgulayan Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk bunların yanı sıra bir kişinin dişini kaybetmesinin bir çok nedeni olduğunun da üstünde duruyor. İşte dişlerimizi kaybetmemize neden olan başlıca nedenler;

•Diş eti hastalığı; Yapılan son araştırmalara göre 35 yaş üzerinde dişeti hastalığına sahip kişilerin %57 sinin dişlerini kaybetmekte olduklarını belirten Diş Hekimi Onur Öztürk dişeti hastalığının gingivitis ve periodontitis içerdiğini bununda diş kaybına neden olduğunu açıklıyor. Aynı zamanda periodontal hastalığın sigara kullanımından, diyabetten, stresten, kötü ağız bakımından, hormonal değişikliklerden ya da kalıtım nedeniyle meydana geldiğini de vurguluyor.
•Diyabet; Diş kaybının en önemli nedenlerinden biri olan diyabet aynı zamanda dişeti hastalığına yakalanma riskini de arttırır. Aynı zamanda diyabet kemik kaybına neden olduğu için bu da diş kaybına neden olur.
•Sigara kullanımı; Sigara kullanımı diş kaybıyla eşleştirilmiştir. Yapılan son araştırmaların sigara kullanımının diş kaybına neden olduğunu gösterdiğini Diş Hekimi Onur Öztürk belirtti.
•Diğer Nedenler; Diş kaybının diğer nedenleri kötü beslenme, genetik yatkınlık, kötü yapılmış köprüler, hatalı dolgular, AIDS, kemoterapi, uyuşturucu kullanımı, bazı kalsiyum önleyicilerdir.
•Diş kaybı; İnanması güç olsa da diş kaybının en önemli nedeni diş kaybı olduğunu belirten Diş Hekimi Onur Öztürk eğer bir diş kaybederseniz bu diğer dişleri kaybetmenize neden olabilir diyor.

Hayatınız boyunca dişlerinizi kaybetmenizin birçok nedeni olur ancak bunlara sebep olan gerçek nedeni öğrenir ve ona karşı önlem alırsanız diğer dişlerinizi bu tehlikeden korumuş olursunuz. Bunun içinde diş hekiminize 6 ayda bir kontrole gitmenizi öneririz.

www.plusdent.com.tr

Hassas dişler için profesyonel tavsiyeler

12 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Hassas dişler için profesyonel tavsiyeler

Dişlerde ortaya çıkan hassasiyet son derece rahatsız edici olabilir. Dişlerdeki bu hassasiyet özellikle sıcak yaz günlerinde serinlemek adına içtiğiniz soğuk içecekler ve yediğiniz dondurmayla kendini hissettirmeye başlar. Bazı durumlarda ise sıcak ya da asitli bir şeyler yemek hassas dişlerden kaynaklı ağrı ve sızıntıya neden olabilir. Eğer bu sıkıntıları yaşıyorsanız hassas dişlere sahipsiniz diyebiliriz. Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Kazandı birçok kişinin bu soruna sahip olduğunu belirtiyor ve dişlerde görülen bu hassasiyeti önlemek için önerilerde bulunuyor;

Ağız Hijyeninize dikkat edin; Plusdent Diş Kliniği’nden Mehmet Zahid Kazandı’ ya göre birçok insan dişlerinin yarısını fırçalıyor. Ancak dişlerinizi 2-3 dakika boyunca bütün dişlerinizi fırçaladığınızdan emin olarak fırçalamalısınız. Diş aralarına fırça ile ulaşamadığınızı düşünüyorsanız diş ipi kullanın. Böylelikle plak oluşum riskinden kurtulmuş olursunuz. Bunun yanında düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edip dişlerinizi kontrol ettirip temizletmeniz sizi dişeti hastalıklarından koruyacaktır.

Uygun diş fırçası kullanın; Sert diş fırçalarıyla dişlerinizde istediğiniz temizliği gerçekleştirdiğinizi düşünebilirsiniz. Ancak sert diş fırçaları diş yüzeyinde ciddi aşınmalara neden olurlar. Bu nedenle ağız ve diş yapınıza uygun diş fırçalarını tercih edin.

Hassas dişlere uygun diş macunu kullanın; Hassas dişler için üretilmiş çeşitli diş macunları vardır. Bunların düzenli olarak kullanılması büyük rahatlama sağlayabilir.

Yediğiniz ve içtiğiniz gıdalara dikkat edin; Özellikle asit içeren yiyecek ve içeceklerden uzak durun. Narenciyeler ve taze meyve suları,limon ve limon suyu diş hassasiyetine neden olurlar.

Floridli ağız çalkalama suları kullanın; Gün içinde floridli ağız çalkalama sularının kullanılması hem ağız hijyeninin korunması hem de dişlerde oluşan hassasiyeti önlemek için kısmen faydalı olabilir.

Dişlerinizi gıcırdatıyor ya da sıkıyorsanız tedavi olun; Günümüzde birçok kişi stresli hayat şartları yüzünden uykularında dişlerini sıkmakta ya da gıcırdatmaktalar. Bir kısmı da gün içresinde bu eylemi gerçekleştirmektedir. Bu durum bireylerde baş ağrısı, boyun ağrısı ya da eklemlerde ağrılarının yanında dişlerde hassasiyete neden olur. Bu gibi şikayetleri olan bir çok hastası olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı onlara gece kullanmaları için bir gece plağı verdiklerini böylece dişlerini sıkmayan hastaların dişlerindeki hassasiyetin zamanla azaldığını belirtiyor.

www.plusdent.com.tr

Sonraki yazılar »