Sağlıklı dişler için D vitamini

11 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Sağlıklı dişler için D vitamini

Eğer dişlerinizin daha sağlıklı olmasını ve daha güzel görünmelerini istiyorsanız yaz henüz bitmeden güneşin tadını çıkartın. D Vitamininin sağlıklı dişler ve kemikler için kalsiyum kadar gerekli olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı D Vitaminin en önemli kaynağının ise güneş olduğunu söylüyor.

D vitamini kemik ve dişlerin oluşup şekillenmesinde vazgeçilmez bir vitamindir. Vücudun D vitamini gereksiniminin ise büyük ölçüde güneş tarafından sağlandığını belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı güneş ışınlarından yeteri kadar yararlanmanın sağlıklı dişler ve kemikler için önemli oluğunu vurguluyor. D Vitamini ve kalsiyum kemik kaybını önler ve iltihapları azaltır. Periodontal hastalığın fark edilebilir bir göstergesinin ise itihap olduğunun altını çizen Diş Hekimi Mehmet Kazandı özellikle Vitamin D ve kalsiyum eksikliği bulunan kişilerin periodontal hastalığa yakalanma riskinin arttığını belirtiyor. Periodontal hastalıktan kendilerini korumak daha sağlıklı dişlere ve kemiklere sahip olmak için kişilerin günde 10-15 dakika yalnızca ellerin güneşte bırakılması bile vücudun ihtiyacı olan D vitaminini kazanması için yeterlidir. Yeteri kadar güneşe maruz kalmayan yerlerde yaşayan bireylerin ise bu açığı kapatmak için süt, yumurta, peynir, ton balığı gibi yiyecekleri tüketmeleri gerekmektedir.

Mümkün olduğu kadar güneş ışığından yararlanmak gerekir ancak bunun için güneşin altında saatlerce kalmak gerekmiyor! Bunun yanında ozon tabakasında oluşan delikler nedeniyle çok fazla güneş ışığı da zararlı olabilir. Güneş ışınlarına fazla maruz kalıp olumsuz yönde etkilenmemek için ise yeteri kadar güneşten yararlanıp vücudumuzun ihtiyacı olan vitamin alınması sağlanmalıdır.

www.plusdent.com.tr

Sağlıklı bir eğitim yılı için sağlıklı dişler önemli

10 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Sağlıklı bir eğitim yılı için sağlıklı dişler önemli

Günler kısalmaya havuzlar ve sokaklar boşalmaya başladı. Bu yılda çocukların okullara dönme zamanı geldi çattı. Önümüzdeki pazar milyonlarca çocuk için yaz tatilinin son günü olacak. Okul döneminin başlamasıyla beraber hiç şüphe yok ki aileler çocuklarına yeni okul kıyafetleri ve okul gereçleri alıyorlar ve genel bir check up için doktora götürüyorlar. Peki tüm bunların dışında çocuğunuzun ağız ve diş sağlığının yeterince iyi olduğuna emin misiniz ? Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Onur Öztürk’ e göre diş çürükleri en sık görülen çocuk rahatsızlığıdır ve erkenden müdahale edilmezse daha büyük sorunlara neden olabilir. Sağlıklı dişlerle sorunsuz bir eğitim yılı geçirebilmek için yapılması gerekenleri Diş Hekimi Onur Öztürk’ten öğrendik;

*Düzenli bir şekilde diş hekimini ziyaret ettirin; Süt dişleri organik madde içerdikleri için normal dişlere oranla daha çabuk çürürler. Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Dişte oluşan çürüğü ancak dayanamayacak kadar ağrı hissettiklerinde fark ederler ki bu durum hem geç kalınmaya hem de okula gidememelerine neden olur. Diş çürüğüyle yaşamak ise çocuğunuzun konuşma, yemek yeme, uyuma, konsantre olma ve öğrenme becerilerini azaltır.

*Dişler günde 2 defa fırçalanmalı; Çocuklar dişlerini mutlaka günde iki defa iki dakika boyunca fırçalamalılar diyen Diş Hekimi Onur Öztürk bunun için ailelerin çocuklarına destek olmaları gerektiğini çeşitli oyunlarla bu alışkanlığı onlara kazandırmaları gerektiğini belirtiyor.

*Beslenme çantasına özen gösterin; Çocuğunuzun beslenme çantasını düzenlerken sağlıklı besinlerden oluşmasına da özen gösterin. Unutmayı ki, sağlıklı beslenme genel sağlığımız kadar dişlerimiz içinde önemlidir

*Cips çikolata gibi yiyecekleri sınırlandırın; Hem ağız sağlığı hem de genel sağlığını tehdit eden cips, çikolata gibi yiyecekler her çocuk için vazgeçilmezdir. Bu tür yiyecekleri yemesini engelleyemeseniz bile en azından sınırlandırın.

*Günlük besinlerinin kalsiyum miktarı yüksek şeylerden oluşmasına dikkat edin; Daha sağlam dişler ve kemiklere sahip olabilmesi için süt, peynir gibi daha çok kalsiyum içeren besinleri gün içinde almasına dikkat edin.

*Alışkanlıklar çocukken edinilmeli; İleride de sağlıklı dişlere sahip olabilmesi için diş fırçalama, sağlıklı beslenme gibi alışkanlıkları daha çocukken elde etmesinin önemini vurgulayan Diş Hekimi Onur Öztürk bu alışkanlığın bütün bir yaşam boyunca önemli olduğunun altını çiziyor.

www.plusdent.com.tr

İmplant hakkında merak edilenler

09 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

İmplant hakkında merak edilenler

Beklide sizde eksik dişleriniz yüzünden ya da protezinizle kendinizi yeterince güvenli ve rahat hissetmediğinizden gülüşünüzü saklıyorsunuz. Ya da eksik dişiniz yüzünden yemek yerken ya da konuşurken zorluk çekiyorsunuz. Eğer bunlardan herhangi birine sahipseniz implant tedavisinin tam size göre olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı implant hakkında en çok merak edilen soruları cevaplandırdı.

İmplant nedir ?
İmplant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar kazandırmak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan suni diş kökleridir. İmplantlar yaygın olarak dokulara uygun, son derece dayanıklı ve ileri teknoloji ürünü olan titanyumdan yapılırlar. İmplantların görünümü ve sizde verdiği his o kadar doğal olur ki genelde varlıklarını unutursunuz.

Kimlere yapılması uygundur ?
İmplant tedavisinde her hangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır. Her yaştaki hastalar için uygundur. Sadece gençler için kemik gelişiminin tamamlanmasını beklemek gerekmektedir. Bu da kızlarda 16-17, erkeklerde ise 18 yaşına kadar gerçekleşmektedir. Erişkinlerde ise herhangi bir üst yaş sınırı yoktur. Sadece yaş sebebiyle oluşabilecek riskler mevcut ise yapılmayabilir

İmplant tedavinsin yararları nelerdir ?
Her şeyden önce gönül rahatlığıyla, çekinmeden gülmenizi sağlayacaktır. Büyük, sağlıklı, mutlu bir gülümsenin sizin kendinize güveniniz ve iş hayatınız gibi birçok şeye olumlu etkileri olur. Bunun yanında implant rahatça konuşabilmenizi, yemek yiyebilmenizi ve istediğiniz birçok şeyi rahatça yapabilmenizi sağlayacaktır.

Tedavi süresince acı hissedilir mi ?
Rahatlayın çünkü implant tedavisi lokal anesteziyle yapıldığından normal şartlarda ağrı ya da rahatsızlık hissetmezsiniz. Genel olarak implant sonrasında hissedecekleriniz ise basit bir diş çekimi sonrasında hissedeceklerinizde eş değerdedir. Ancak bazı durumlarda genel anestezide uygulanabilir.

Tedavi süreci ne kadar sürer ?
İmplant tedavisi 3-6 ay içerisinde yapılan normalde 3- 4 seferlik diş hekimi ziyaretinden ibarettir.

İmplant güvenli midir ?
İmplant tedavisindeki başarı oranı oldukça yüksektir. İmplant tedavisi olacak en ideal hasta profili sigara içmeyenler ve sağlıklı dişetleriyle ağız sağlına dikkat edenlerdir.

Yıldızlar gibi gülümseyin

08 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Yıldızlar gibi gülümseyin

onur öztürk
Bütün ödül törenlerinde kırmızı halılar bembeyaz muhteşem gülüşleriyle etrafa gülümseyen yıldızlarla dolar. Onları her gün gazetelerde, televizyonlarda görürüz. Hemen hemen hepimizin aklına bu kadar kusursuz gülüşlere nasıl sahip oldukları, doğal dişlerinin nasıl bu kadar güzel olabildiği gelir. Oysaki onların bu kadar çarpıcı gülüşlerinin arkasında estetik diş hekimliği vardır. Heyecanlandırıcı haber ise starların gülüşüne sizinde çok kısa bir sürede sahip olabileceğinizdir.

Hollywood gülüşünün sırrının porcelen venerler olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk porselen venerlerin dişinizin yüzeyinin çok az bir miktarda aşındırılmasıyla diş yüzeyine yapıştırılan tırnak kalınlığında ince porselenler olduğunu, bu sayede herkesin Hollywood starları gibi mükemmel gülüşlere sahip olabileceklerini söylüyor. Yamuk, çarpık, aralıklı, küçük, sarı gibi pek çok kişinin görsel olarak rahatsız olduğu durumların venerler sayesinde kısa bir süreçte tamamen değişebileceğini de Diş Hekimi Onur Öztürk ifadelerine ekliyor.

Venerlerin en önemli özelliğinin ne olduğunu merak ediyor musunuz? Gerçek dişler kadar doğal görünmeleri. Diş estetiğin de en önemli unsurun doğallık olduğunu belirten Diş Hekimi Onur Öztürk estetik diş hekimliğinin yardımıyla hastaların gerçeğinden ayrılmayan doğal dişlere sahip olduğunu belirtti.

Hollywood yıldızları gibi gülümsemek sadece bir haftada mümkün; Benim dişlerimde çok fazla problem var, gülemiyorum, kendime güvenimi kaybediyorum mu diyorsunuz? Bunun için daha fazla sabretmenize gerek yok yeni teknolojileri, estetikle birleştiren diş hekimleri sayesinde sorunlarınızı bir hafta gibi kısa bir süreçte ortadan kaldırıp özgüveninizi tekrar elde edebilirsiniz.

www.protetix.com

Diş dostu 10 besin maddesi

07 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Diş dostu 10 besin maddesi

mehmet zahid kazandı
İster inanın ister inanmayın tükettiğiniz yiyecekler diş sağlığınızı korumanıza ve gülüşünüzün parıldamasına yardımcı oluyorlar. Örneğin sürekli şekerli ya da nişastalı yiyecekler tüketirseniz plakta bulunan bakteriler dişlerinizi çürütmek için başka bir fırsat elde etmiş olurlar. Ancak doğal olarak bakterilerle savaşan, plakları uzaklaştıran ve nefesinizi tazeleyen yiyecekler tüketmeye özen gösterirseniz dişlerinizi doğal yöntemlerle korumasını desteklemiş olursunuz. Dişlerimizi doğal yöntemlerle korumaya yardımcı olan besinleri öğrenmek için Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı’ yla görüştük.

İşte Diş Sağlığı İçin Tüketilmesi Gereken Besinler;
1. Kereviz; Kereviz dişlerimizi iki yolla korur. Kereviz extra çiğnememizi gerektiren bir yiyecektir bu da ekstradan tükürük salgılamamıza ki bu da çürüklere neden olan bakterileri etkisiz kılmamıza yarar sağlar. Buna ilaveten lifli ya da sert yapıda ki doğal yiyecekler dişetlerine masaj yapar ve diş aralarını temizler.

2. Peynir; Peynir dişleriniz için birden çok yarar sağlar. İlk olarak ağzınızın PH dengesini ayarlamaya yardımcı olur. Aynı zamanda çürüklere karşı koruyup, yeni çürükler olmasını engellediğini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı şekerli gıda alındıktan sonra yenilecek bir parça peynirin, şekerin dişleri çürütme etkisini giderme açısından son derece önemli olduğu ilave ediyor.

3. Yeşil Çay; Yeşil çayda bulunan katesin maddesi ağızdaki bakterilerin yok olmasına yardımcı olurken aynı zamanda kansere karşıda etkili oluyor Dolayısıyla ağız kanserlerine karşıda etkili bir maddedir. Bu madde aynı zamanda kötü ağız kokusuna neden olan bakterileri de ağızdan uzaklaştırmaya yardımcı olur.

4. Kivi; Vitamin C eksikliği dişetlerinizi hassaslaştırabilir, bakterilere karşı daha dirençsizleştirebilir. Bu durumda da periodontal rahatsızlığa yakalanabilirsiniz. Bu durumla karşılamamak için yeterince C vitamini almalısınız ve bunun içinde kiviyi seçebilirsiniz çünkü kivi diğer meyvelere göre daha fazla vitamin C içerir

5. Yoğurt; Kalsiyum açısından zengin olan yoğurdun dişlere olan faydaları saymakla bitmez. Kalsiyum periodontal rahatsızlığı olan kişilerdeki diş kökleri iltihaplı cep sayısını azaltır. Kalsiyum, periodontal rahatsızlık dolayısıyla oluşmuş sallantılı ve gevşek dişleri iyileştirmede yardımcı olur. Kalsiyum, diş kayıplarını önlemeye yardım eder. Eğer sizde diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan yiyecekleri tercih edin.

6. Maydanoz; Ağız kokusuna neden olan yiyecekleri tükettikten sonra biraz maydanoz çiğnemek hoş bir ağız kokusuna sahip olmanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede ise kötü ağız kokusu maydanoz sayesinde hoş bir kokuya dönüşür.

7. Çilek; Çilek dişlere ve dişetlerine iyi gelir. Aynı zamanda diş taşlarından doğal yöntemle kurtulmanın formülünü taşımaktadır. İçinde bulunan çeşitli asitler diş diplerinde biriken taşları eritir. Diş taşlarının oluşumunu engeller.

8. Kuru Yemişler; Kuru yemişler ve çekirdekler dişi kaplayarak bakterilere karşı koruyucu bir tabaka oluşturan doğal yağlar içerirler. Bu yağlar diş minesinin güçlenmesine yardımcı olarak çürümelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlar ve çekirdekleri de kalsiyum içerir.

9. Elma; Elmanın kabukla yenilmesinin bir yandan dişlerin kuvvetlenmesini sağlarken bir yandan da içerisindeki maddelerle dişleri temizlediğini aktaran Kazandı, “Elma, havuç gibi meyveleri ısırarak yenilmesini tavsiye ederim” diye ekledi

10. Balık; Balığın içeriğindeki fosfor, kemik ve diş dokusunun teme maddelerinden bir tanesidir. Bunlarda dişleri sertleştiren fosfor bulunmaktadır. Dolayısıyla daha sağlıklı dişler için haftada bir kez balık tüketilmelidir.

www.protetix.com

Gülme stilinizi belirlemek elinizde

06 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Gülme stilinizi belirlemek elinizde

Hiç kendinizi fotoğrafta görünce şaşırdınız mı? Kim bu fotoğraftaki diye merak ettiniz mi? Belki de bu bana oldukça benziyor ama ben olamam diye düşündünüz. Bu durum hepimize olmuştur. Her şeyin dışında gülümsemek bir beceridir. Ancak güzel bir gülüşe sahip olmanın sırrı gülüş tasarımında saklıdır. Gülümseyişinizin gücünü gösterebilmek, yüz hatlarınız daha da vurgulamayabilmek için Plusdent Diş Kliniği’nde Diş Hekimi olan Mehmet Zahid Kazandı’ dan gülüş tasarımıyla ilgili bazı ip uçları aldık.
Hepimiz gülmekten çekinmemeyi hatta gülüşümüzün ahengiyle hatırlanmayı isteriz. Bunun için bize gülüş tasarımını öneren Plusdent Diş Kliniği’nden Mehmet Zahid Kazandı gülüş tasarımı sayesinde kişinin kişisel istekleri ile sağlık ve doğallığı birleştiren bir gülüş tasarlayabildiklerini belirtti. Size yakışacak estetik gülüş ifadesini belirlemeden önce bazı faktörlerin de göz önünde bulundurulduğunu ekleyen Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bunların yüz hatlarınız, cinsiyetiniz, yaşınız, gülüş simetriniz, dişlerinizin sıralanışı ve renkleri, dudaklarınız ve dişetlerinizin olduğunu söylüyor ve bize gülüş tasarımında kullandıkları gülüş ifadelerini açıklıyor;

1-Çekici gülüş
Çekici gülüşdiş
Gençlerin sahip olduğu bu gülüş tipinde ön dişler yan dişlere göre daha uzundurlar. Ancak yan dişlere göre uzun olan bu ön dişler zamanla yıpranır ve boyları kısalırlar. Bu da beraberinde yaşlı bir görünüm getirir. Çekici bir gülümsemeye sahip olabilmeniz için ise ön dişleriniz diğerlerine göre daha uzun olmalıdır.

2-Entellektüel gülüş
Entellektüel gülüşdiş
Bu gülüş tipinde ise dişler yatay düz bir çizgi üzerine sıralanmışlardır ve yüze olgun bir ifade verir. Genç bireylerin dişlerinin uzunlukları birbirinden farklıdır. Yaş ilerledikçe ise dişlerin boyları birbirine çok yaklaşır. Bu dezavantajı estetik diş hekimliği sayesinde avantaj haline getirebilir ve olgun ve entellektüel bir gülüşe sahip olabilirsiniz.

3-Sportif gülüş
Sportif gülüşdiş
Bu gülüş stilinin her iki gülüş stiline de benzer tarafları vardır. Ön dişler yan kesici dişlerden çok az miktarda uzundur. Sportif gülümseme tasarımı, yüzünüze sıradışı, içten ve sıcak bir ifade kazandırır. Bu gülümseme entellektüel gülümseme kadar ciddi ifadeli değil, çekici gülüş dizaynı kadar genç değildir.

Estetik diş hekimliğindeki gelişmeler sayesinde artık bireylerin eskiden olduğu gibi sadece beyaz, hafif tavşan dişlere sahip olmaları yerine kendi yaşam tarzlarına, yaşlarına uygun bir gülüşe sahip olabileceklerini belirten Kazandı bu şekilde bireyler için en ideal gülüşü elde edebildiklerini de ekledi.

http://www.protetix.com

Neştersiz gençleşin

05 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Neştersiz gençleşin

Kozmetik Diş Hekimliği Sayesinde çok daha genç görünün;

Plastik cerrahi yöntemlerinden yararlanarak yılların bizde bıraktığı izlerden kurtulabildiğimizi herkes bilir. Ancak operasyonlar çoğu zaman oldukça maliyetli ve çok zaman alırlar. Bugünlerde uygulanan yöntem ise ameliyatsız gençleşmenize olanak sağlıyor. Estetik diş hekimliğinde uygulanan son teknolojiler plastik cerrahinin size kazandırdığı yılları elde etmeniz için farklı bir alternatif sunuyor.

Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk uygulanan yeni yöntemler sayesinde plastik cerrahiye alternatif bir şekilde hastaların dış görünümlerinde olumlu bir değişiklik gözlemlendiğini ve kendilerine olan öz güvenlerinin arttığını belirtti. “Yaşın ilerlemesiyle birlikte hastaların bazıları dişlerini kaybederler. Dişlerini kaybeden bireyler olduklarından çok daha yaşlı gözükürler. Birden fazla dişlerini kaybeden bireylerin ise dudakları olduğundan çok daha ince gözükür ki buda yaşınızı olduğundan büyük gösteren bir faktördür.” diyen Diş Hekimi Onur Öztürk bu durumda olan hastalarına implant tedavisini önerdiklerini ve tedavi sonucunda hastaların gençken sahip oldukları gibi düzgün ve sağlam dişlere sahip olduklarını belirtiyor. Kişilerin sahip oldukları yaşlardan daha büyük gözükmelerine neden olan bir diğer faktörün ise dişlerdeki renkleşme ve dişlerdeki aşınma olduğunu belirten Öztürk genç bireylerin dişlerinin daha beyaz ve daha uzun olduğunu, bireylerin yaşlarının ilerledikçe dişlerdeki aşınmayla beraber dişlerin boylarının kısaldığını ve zamanla renklerinin değiştiğini söylüyor. Bu gibi şikayetleri olan hastalara önerilen laminate vener yöntemi ile 4 ila 6 gün içerisinde 10 yıl gençleştirebileceklerini de ifadelerine ekledi. Laminate Vener yönteminin son yıllarda estetik diş hekimliğinde en çok kullanılan yöntem olduğunu vurgulayan Diş Hekimi Onur Öztürk bu yöntemle bireylerin zamanla karşılaştıkları problemlerden ya da yıllardır sıkıntısını çektikleri aralıklı dişler, çarpık dişler gibi sorunlardan 1 hafta içinde kolaylıkla kurtulabileceklerini ifadelerine ekliyor.

Gülerken ağzınızı kapatmak zorunda kalmamak, rahatça yemek yiyebilmek ve sağlıklı diş etlerine sahip olmak kişinin yaşamına pozitif izlenimler katar. Özgürce gülebilmek sadece genç görünmek için değil aynı zamanda kişinin kendine güvenini ve saygısını kazandırmak içinde önemlidir. Kısaca güzel bir “gülüş” hayatınızı değiştirebilir

www.protetix.com

Tartara savaş açın

04 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Tartara savaş açın

Diş hekimlerinin kalkülüs olarak adlandırdığı tartar, tükürüğünüzdeki mineral ve plaklardan meydana gelir. Bireylerdeki tartar birikiminin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini ve ilk tartar oluşumunun yenilerin oluşumunu hızlandırdığını bildiren Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı tartarın, periodontal hastalıklara yol açtığını da ifadelerine ekledi. Kazandı periodontol hastalık sonucunda dişetlerinin çekildiğini, dişlerin sallanmaya başladığını, dişetlerinin iltihaplandığını, sık sık kanamaların görüldüğünü, dişlerin direncinin azaldığını, çürüklerin hızlandığını, istenmeyen ağız kokusunun oluştuğunu ve dişlerin görünümünün çirkinleştiğini ifadelerine ekliyor ve tartardan kurtulmak için yapılması gerekenleri belirtiyor.

İşte tartardan kurtulmak için yapılması gerekenler;
* Dişlerinizi düzenli olarak günde en az iki kez fırçalayın. Bu sayede günlük ağız bakımınızın önemli bir kısmını yerine getirmiş olursunuz.
* Diş ipi kullanın; Diş aralarını temizlemede sık kullanılan yararlı bir araçtır. Yanlış kullanımı ise diş etine zarar verebilmektedir bu nedenle diş hekiminden doğru kullanımını öğrenildikten sonra uygulanmalıdır.
* Düzenli olarak diş hekimini ziyaret bu sayede ileride ciddi problemlere neden olabilecek sorunlar önceden görülüp önlenmiş olacaktır. Ayrıca kontrolleriniz sırasında dişlerinizin diş hekiminiz tarafından temizlenmesi dişlerinizden tartarın uzaklaşmasına da yardımcı olacaktır.

Bu temizliğin diş hekimleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı, “Diş taşlarının temizlenmesi genel olarak tehlikeli değildir. Bazı ilerlemiş vakalarda ise diş taşının dişetinin hem altında hem de üstünde birikebileceğine işaret eden Kazandı, “Bunlar diş hekimleri tarafından özel yöntemlerle temizlenir. Bu durumda dişlerde az da olsa sallanma görülebilir. Ancak çalışma sonrası alınacak önlemlerle sorun en aza indirgenir” dedi.

Porselenle gelen güzellik

03 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Porselenle gelen güzellik

Sağlıklı ve beyaz dişler, gerek sosyal yaşamda gerekse iş dünyasında insanların dikkat çekmesini sağlayan birer estetik öğedir. Ancak herkes özgürce gülümseyebilecek kadar şanslı olmayabiliyor. Özgürce gülümseyebilmek için sağlıklı ve düzgün dişlere sahip olmamız gerekir. Bu bağlamda birçoğumuzun problemi genellikle ön dişlerde olmasına rağmen bazen de problem yıllar öncesinden hatta çocukluk yıllarımızdan kalmış eski dolgular olabiliyor. Yıllar öncesinin teknolojisiyle yapılmış bu eski dolgular konuşurken ya da gülerken kötü bir şekilde görünebiliyorlar. Her ne kadar inci gibi dişlere de sahip olsanız o siyah görüntü bir anda bütün görüntünüzü bozabilir.

Sadece görsellik için değil;
Bu eski dolguların sadece görselliğe etkisi bulunmadığını belirten Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk bu eski dolgulardaki dolgu ve diş arasındaki mesafenin zamanla açılıp içeriye yemek artıklarının girmesine ve bununda çürüklere neden olabileceğini belirtiyor. Öztürk “Diş hekiminizin yaptığı genel kontrollerde mutlaka bunları da kontrol etmesi gerekmektedir.” diyor, öncelikle sağlık açısından gerekli ise bunların değiştirilmesini öneriyor ve diş hekimliğinde diş dolguları için kullanılan porselen dolguları bize açıklıyor.

Porselenden dolgu (Porselen inley ya da onley) olur mu?
Eskiden çürük sebebiyle oluşan diş boşluklarına tek alternatif amalgam dolgu iken günümüzde yerini kompozit ve porselen dolguya bırakmıştır. Genelde iki seans gerektiren bu işlem estetik olduğu kadar sağlık açısından da başarılıdır. Günümüzde diş hekimliğinin geldiği son noktada bulunan bu teknoloji ile kalan diş duvarları korunarak dişlerin kırılması engellenmektedir.

Porselen dolgular laboratuarda hazırlanan üstün estetik ve dayanıklılığa sahip dolgulardır. Kompozit (beyaz) dolgulara göre, uygulandıkları diş ve komşu dişler ile daha fazla uyumludur. Bu, dolgunun ağız dışında laboratuar ortamında hazırlanma özelliğinden ve daha iyi doku uyum sahip olmasından kaynaklanır. Dişin kırık, çürük veya eski dolgulu kısmı uzaklaştırıldıktan sonra kalan sağlam bölümün ölçüsü alınarak laboratuara yollanır. Laboratuar ortamında, hassas bir teknoloji ile hazırlanan model, özel malzemeler sayesinde mükemmel estetik ve fonksiyona sahip dolgular elde edilir.

Porselen dolguların birden çok avantajı vardır;
* Yüksek derecede ESTETİK
* Metal görünmemektedir
* Dişe güçlü yapışma
* Renkleşmeme
* Dişi çürüklere karşı koruma
* Büyük kaviteler için en ideal çözüm
* Uzun Ömürlü

www.protetix.com

Ağız kanseri

02 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Diş sağlığı

Ağız kanseri

Kanser sözcüğünü artık daha sık duyar olduk. Neredeyse hepimizin ya kanserden yaşamını yitirmiş ya da kanser teşhisi konmuş bir yakını var. Son zamanlarda ise eskiden pek de bilinmeyen ağız kanseri yüzünden birçok kişi tedavi görmekte. Ağız kanserinin belirtilerini, nasıl önlenebileceğini, tedavi seçeneklerini, ağız kanseriyle yaşamın nasıl olacağını görüşlerini aldığımız Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı’dan öğrendik.

Ağız kanseri nedir ?
Ağız kanseri dudakları, dili, yanakları ve boğazı etkileyebilen bir rahatsızlıktır. Dünyada her beş dakikada bir kişi ağız kanserinden hayatını kaybetmektedir ve bu sayı her geçen gün hızla artmaktadır. Bu veriler göz önüne alındığında aslında ne kadar özen gösterilmesi gereken bir rahatsızlık olduğu anlaşılmaktadır.

Belirtiler;
Ağız kanseri ağızda değişik formlarda gözükebilir. Bazen kırmızı ya da beyaz lekeler olarak çoğunlukla ise ağrı yapmamasına karşın iyileşmeyen yaralar olarak görülür. Bu durumu önceden anlayabilmeniz için ise ağzınızı düzenli olarak muayene ettirmeniz önemlidir. Eğer ağrısı olmayan üç haftayı geçkin bir süredir ağzınızda yara varsa ya da ağzınızda beyaz veya kırmızı lekeler varsa diş hekiminizden bir randevu almalısınız.

Diş hekiminiz ağız kanserinin belirtilerinin olup olmadığını anlamak için yanaklarınız, diliniz dişetleriniz ve dudaklarınızı içeren ayrıntılı bir muayene yapacaktır. Böyle bir muayenenin olması özellikle sigara kullanan, alkol tüketen ve kırk yaşını aşmış bireyler için önemlidir.

Bir sonraki aşama;
• Eğer diş hekiminiz bir şeyden şüphelenirse daha detaylı testler yaptırmanız için sizi bir hastaneye yönlendirecektir.
• Teşhis için o alandan küçük bir parça alınacaktır.
• Eğer hastaya ağız kanseri teşhisi konulursa kan testi gibi başka testlerde yapılması gerekecektir.
• Teşhisin ardından hastanın durumuna göre doktor bir tedavi planı çıkartacaktır.

Hangi grup daha çok risk taşıyor ?
• Sigara ve alkol kullanımı ağız kanseri riskini arttıran bir faktördür. Sigara ve alkolü bir arada kullanan bireylerde ise ağız kanseri görülme riski normal bireylere göre 30 kat daha fazladır.
• Ağız kanserinden özellikle kırk yaşını aşmış bireyler etkilenmektedir ancak genç bireylerin bu hatsallığa yakalanma oranları da günden güne artmaktadır.
• Bundan 50 yıl önce ağız kanserinin erkeklerde görülmesi kadınlara oranla 5 kat daha fazlaydı ancak günümüzde kadınlarda bu hastalığa sık sık yakalanmaktalardır.
• Toplumun büyük bir kısmında baharatlı yiyeceklerin ağız kanserine neden olduğu gibi bir inanış olmasına rağmen bu tamamiyle yanlıştır.

Birçok kişi Hayatını Kaybediyor.

Bugün ağız kanserinden dünyada her beş dakiakada biri hayatını kaybetmektedir.
Erken teşhis ve tedavi hayatta kalma şansını yükselten önemli bir faktördür.

Ağız kanserini nasıl önlerim?
Sağlıklı olmayı hayat tarzı olarak benimsemek ve ona göre yaşamak sizi ağız kanserine karşı koruyabilir. Böyle bir hayat tarzını benimsemiş bir birey olarak ise sigara kullanmamanız beklenmektedir çünkü sigara
Başka birçok hastalığın nedeni olduğu gibi ağız kanserinin en önemli nedenidir aynı zamanda ağız kanseri riski olma ihtimalinizi arttıran en önemli etkendir.

Alkol kullanımı da ağız kanserine yakalanmak için sigara kadar büyük bir risk oluşturmaktadır. Buna ilaveten alkol ve sigarayı aynı anda tüketen kullanan bireylerde bu risk 30 kat daha fazladır.

Ağız kanserinde tedavi seçenekleri;
Ağız kanseri tedavileri hastalığın derecesine ve tedavinin konuşma, çiğneme ve yutma fonksiyonlarının etkilerine göre değişir.

Her bir tedavi opsiyonun maalesef ki beklenmedik yan etkileri vardır. Bu sebeplerden dolayı tedavinin ilk aylarında hastanın yaşam kalitesi biraz etkilenir.

Fakat, erken teşhis ve tedavinin erken başlaması hastalığın atlatılması için oldukça önemli bir etkendir.

Ağız kanseri teşhisinde uygulanılan üç tane tedavi seçeneği vardır; Ameliyat, Radyoterapi ve kemoterapi.

Plusdent Clinic

« Önceki YazılarSonraki yazılar »