Gebelik ile ilgili genel bilgiler – 5

09 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Gebelik

Gebeliğin son üç ayında acilen doktora başvurulmasını gerektiren durumlar nelerdir ?
-Karında sancı ve kasılmalar
-Vajinadan kanama
-Ateşli hastalık
-Bebek hareketlerinin azalması
-Vajinadan su gelmesi
-Baş ağrısı ve birlikte tansiyonun yükselmesi, gör­mede bulanıklık oluşması
-Vücutta şişmelerin art­ması ve son aylarda 1 haftada 1 kg.dan fazla ağırlık artışı

Son üç ayda ara sıra gelen kasılmaların olması normal midir ?
Gebeliğin 7. ayından itibaren hafif şiddet­te, ara sıra gelen kasılmalar olabilir. Bun­ların olması normaldir. Bu kasılmalar, erken doğum ağrılarından farklıdır. Bun­lar rahmin doğum öncesi hazırlık kasıl­malarıdır. Bu kasılmalar sırasında gebeler fazlaca bir ağrı hissetmezler. Bazen de be­bek hareketleri esnasında bu kasılmalar ortaya çıkar.

Normal doğumu kolaylaştırmak için neler yapılabilir ?
Gebeliğin normal seyretmesi durumunda günlük dü­zenli yürüyüşler, yerde oturma, yavaş ve itidalli bir şekilde yüz­me ve ev bisikleti ile pedal çe­virme, bir uzman gözetiminde bazı özel egzersizler, normal doğumu kolaylaştırabilir.
Ayrıca gebelikte aşırı kilo alma, doğu­mu zorlaştıran önemli faktörlerden oldu­ğu için gebelikte aşırı kilo almamaya da itina gösterilmelidir.

Beklenen doğum tarihi geldiği halde doğum sancıları başlamamışsa
40. hafta dolmuş, ha­len doğum sancıları başlamamışsa, gebe kendisine verilen bek­lenen doğum tarihin­de mutlaka doktoruna başvurmalıdır. Böyle gebeler, 3 günde bir NST, haftada bir ultrason ile sıkı takibe alınır. Bu takiplerde bebeğin anne rah­mindeki iyilik hali, suyunun miktarı, rahat oksijen alıp alamadığı saptanmaya çalışılır. Bu takiplerde bir sorun tespit edilmezse, bu şekilde 15 güne kadar, doğum sancıla­rı beklenebilir.. 42. hafta dolmasına rağ­men halen doğum sancıları başlamamışsa, bu gebelerde, doktorun müdahale edip doğumu başlatması gerekir.

Doğumun yaklaştığının belirtileri ne­lerdir ?
-Rahimde kasılma-seıtleşme ve ağrı his­sedilmesi (doğum sancıları)
-Vajinadan hafif kanla karışık olabilen, koyu, sümük kıvamında bir akıntı (nişan gelmesi)
-Vajinadan berrak su gelmesi
-Hafif bir kanama (açılma kanaması) Bu belirtilerin bazen sadece biri, bazen bir kaçı ortaya çıkabilir. Bu belirtiler orta­ya çıktığında doğumun yaklaştığı anlaşılır ve mudaka doktora haber verilmelidir.

Gebelik ile ilgili genel bilgiler – 6

08 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Gebelik

Suni sancı nedir ?
Doğum zamanı geldiğinde rahmin kasıl­masını sağlayan oksitosin adlı hormondur. Bu hormon, bebek başı aşağı inip rahim ağzına iyice baskı yaptığı zaman beyinden salgılanır ve doğumu başlatır. Gebelik mi adı dolduğu halde doğum ağrıları başlamamışsa veya acilen gebeliğin sonlandırılması gerekiyorsa, bu hormonun ilaç olarak dışarıdan gebeye verilmesi işlemine, sancı­ların suni olarak başlatılması denir.
Ayrıca son yıllarda yine rahimde doğum sancılarını başlatabilen farklı çalışmalar da yapılmaktadır.

Bebeğin eşinin (plasenta) erken ayrıl­ması nedir ?
Plasenta, normalde bebek doğduktan sonra rahimden kasılmalarla dışarı atılır. Buna plasenta doğumu denir. Bazı du­rumlarda bebek anne rahminde iken pla­sentanın bir kısmı veya tamamı rahim du­varından ayrılır ve ciddi kanamalara yol açabilir. Ani tansiyon yükselmeleri, kaza­lar, karna isabet eden darbeler, bu duru­ma neden olabilir. Zamanında müdahale edilmezse durdurulamayan kanamalar or­taya çıkar. Ve ölüme neden olabilir.

Doğum eylemi nasıl gerçekleşir ?
Doğum eyleminde gerçekleşen olaylar kı­saca şöyle özetlenebilir :
1-Düzensiz rahim kasılmaları ile doğum ağrılarının başlaması (pasif ağrılar) ve ra­him ağzının yavaş yavaş açılmaya başlaması
2-Ağrıların düzenli aralıklarla gelip sıklaşmaya başlaması ve rahim ağzının açılmasının hızlanması (aktif ağrılar)
3-Rahim ağzı tam açıldıktan sonra bebeğin doğum kanalına inmesi
4-Bebeğin kanaldan dışarı doğması
5-Plasentanın doğması

Bebeğin ters, yan, çapraz durması ne demektir ?
Normalde doğum kanalına bebekler baş­ları ile girerler ve en önce bebeklerin baş­ları doğar. Nadir vakalarda bazı bebekler doğum kanalına makatı ile veya ayakları ile girerler. Bu duruma ters duruş denir. Bazı nadir vakalarda ise bebek anne rahesminde, yan veya çapraz olarak durur ve böyle durumlarda normal do­ğum mümkün olamaz. Bebeklerin sezaryenle doğurtulmaları gerekir. Ayrıca yan ve çapraz duruş vakalarında, kol veya kordon sarkması ihtimali yüksek­tir.

Gebelik ile ilgili genel bilgiler – 7

07 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Gebelik

Vakum ve forsepsle doÄŸum nedir ?
Bebek başı, doğum kanalına indikten sonra kanalda 1-1.5 saat geçmesine rağ­men halen çıkması gecikiyorsa, vakum ve­ya forseps denen özel aletierle uygun ko­şullarda bebek başından tutulup çekilerek doğmasına yardım edilebilir. Riskli yön­temler oldukları için, dikkatle uygulanma­sı gerekmektedir. Annenin ıkınmasının sakıncalı olduğu dunımlarda ve bebeğin doğum kanalında sıkıntıya girdiği durum­larda da uygulanabilir.

Gebelikte ve doğum sonrası ortaya çı­kan basur, nasıl tedavi edilir ?
Gebelik ve loğusalıkta yavaşlayan bağırsak hareketleri kabızlık ve sonrasında basurla­ra neden olur. Bu yüzden gebelikte bol lifli, yeşil yapraklı sebzeler, bağırsak hare­ketlerini arttıran kaysı gibi meyveler ve zeytin yağlı sebze yemeklerine günlük beslenmede geniş yer verilmelidir. Bol sı­vı alımı ve hareketli yaşam tarzı da, kabız­lığı önleyerek basur gelişimini azaltır.

Bebek cinsiyeti ultrasonda hangi aydan itibaren tespit edilebilir ?
Bebek cinsiyeti ultrasonda en erken 3. aydan itibaren ayırt edilebilmekle beraber, genellikle 20. haftadan sonra daha rahat izlenebilir. Bebeklerin dış genital organlarına bakılarak cinsiyetleri belirlendiğinden, bacakların kapalı olması gibi bazı durumlarda, bu organ­ların görüntülenmesi müm­kün olamayabilir. Bu gibi görüntülemeyi zorlaştıran durumlarda cinsiyet ayrımı daha ileri aylara kayabilir.

Gebelikte saç boyası kullanılabilir mi? Saç kestirilebilir mi ?
Gebelikte saç boyanması veya perma ve röfle işlemlerinde uygulanan kimyasal ilaçların kullanılması uygun değildir. Bu kimyasal maddeler, saç derisinden emilip kana geçebilir.
Bazı kimyasal madde içermeyen organik saç boyaları mevcutsa da yine de tedbirli davranarak gebelik döneminde saç boyan­ması doğum sonrasına ertelenmelidir.
Gebelerin saç kestirmelerinde ise, bir sa­kınca yoktur.

Hamilelerin beslenmesi

06 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Gebelik

Hamilelerin beslenmesi

Çocuğun sağlıklı olarak dünyaya gelmesi annenin beslenmesi ile yakından ilgilidir. Çeşitli toplumlarda yapılan incelemeler, gebelik öncesi kronik (sürekli) yetersiz ve dengesiz beslenenlerde ölü ve er­ken doğumların, organları arızalı olarak doğanların veya doğumdan sonra hemen ölenlerin düzenli ve dengeli beslenenlere göre daha fazla olduğunu gös­termiştir.

Anne adayları, hamilelik esnasında daha fazla enerji, protein, demir, kalsiyum ve vitaminlere ihtiyaç duyarlar.

Enerji: Gebelik sebebiyle kadı­nın ağırlığı, ayda ortalama 1 kg. artar. Kadının enerji gereksini­mi, normal kilo­suna 1 kg ilâve olacak şekilde ayarlanmalıdır. Çünkü hamilelik sırasında fazla ki­lo almak da sa­kıncalıdır. Tüm gebelikte ideal ki­lo, boya göre uygun ağırlı­ğa 9-12 kg. eklenmesidir.

Gebe kadınlarda en çok görüien sağlık so­runu anemi (kansızhk)dir. Demir yetersizliğinden kaynaklanan anemi, daha çok dengesiz beslenenlerde görülür. Gebe annelerin özellikle demir B6, BI2 vitaminleri ve folik asit bakımından zengin beslenmeleri gerekir.

Protein: Bebeğin büyümesi, ortala­ma 925 gr. kadar protein depo edilmesi anlamına gelir. Günlük 15 gr. ilâve pro­tein alınması bebeğin büyümesi için ye­terli olacaktır.
Demir: Hamilelikten dolayı, ortalama 549 mgr. kadar demire ihtiyaç duyulur. Gebe kadına 20 mgr. kadar demir tavsi­ye edilir.
Kalsiyum: Bebek ortalama olarak 30gr. kalsiyum depo eder. Bunu karşılamak için, normal alıma ilâve olarak günlük 500 mg. kadar kalsiyum yeterli olacaktır.

Vitaminler
Hamilelikte özellik­le, tiamin, riboflavin, niasin ve C vi­taminleri önerilir. Ayrıca, güneşi az gören annelere D vitamini almaları da tavsiye edilir.

Anne adaylarının, gebelikten dolayı artan ihtiyaçları karşılamak için, normal za­mandaki beslenmesine ilâve olarak şunla­rı alması tavsiye edilir:
* 1-2 su bardağı süt veya yoğurt,
* 1-2 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir,
* Sebze, meyve et ve kuru bakliyat grubundan I porsiyon.
* Ayrıca demirin kullanımını kolaylaştıran C vitaminince zengin besinler alınması çok faydalıdır,
* Gebe kadınlar yemekle birlikte çay içmemeli, yeri ne taze sıkılmış meyve suyu veya süt içmelidirler.

Emziren kadınların beslenmesi

05 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Gebelik

Emziren kadınların beslenmesi

Bebeğini emziren anneler, verdikleri süt için gere yi yediklerinden veya hamilelik sırasında depo ettikle lar. Süt veren kadın, kendi ihtiyacına ek olarak verdiği sütün karşılığı olan protein, mineral ve vi­taminleri almak zorundadır. Eğer almazsa, bunları kendi vü­cudundan harcar, bunun sonu­cunda da sağlığı bozulabilir.

Emziren annelerin; süt, seb­ze, meyve, et ve bakliyat gru­bundan dengeli ve düzenli beslenmeleri gerekir. Toplumumuz­da, emziren annelere süt yapsın diye bol şekerli ve karbonhidratlı yiyecekler verilir. Bu yanlış ve tek yönlü bir beslenme tarzıdır. Bu sebeple de anneler emzirirken kilo vermek bir yana fazlasıyla kilo alırlar.

Gebelikte normal ağırlığına ilâveten 9 kg. alan I anne depo ettiği yağları süt verirken harcayabilir. Gebe­lik esnasında yağ depolamamış olanlar ise, emzirirken kilo verebilirler.

Doğum sırasında nefes alış

04 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Gebelik

Doğum sırasında nefes alış

Nefes alıp verme, ağrının kontrol altına alınmasına yardım­cı olur ve doğum sırasında doğru nefes alıp vermenin son derece büyük yararı olacaktır. Kasılmalarınızın başladığı ilk aşamada doğal olarak rahat ettiğiniz bir pozisyon alarak farkmdalığınızı nefesiniz üzerine odaklayın. Nefes verişini­ze yoğunlaşın. Verdiğini/ nefesle birlikte tüm geriliminizi ve ağrınızı dışarı attığınızı hayal edin.

Bir kasılma başladığında yavaşça, derin bir nefes alın ve sonra aldığınız nefesi kasılma bilene kadar olabildiğince yavaş verin. Kasılmayı doruk noktasına ulaştıktan sonra ge­ri çekilen bir dalga gibi göreceksiniz. Bir sonraki kasılma­nın ne zaman geleceği ile ilgili tahminler yapmaya çalışma­yın. 0 an neler olup bittiğine odaklanın ve buna uygun davranmaya çalışın.

Doğum sırasında bağırmak yararlı olabilir, çünkü ağrınız azalıyormuş gibi hissederek yatışmanıza yardımcı olacaktır. Çekinmeyin. Herhangi bir ses çıkarmak için ağzınızı açtığı­nız zaman vajinanız da rahat olacaktır. Ancak dişlerinizi sıkmak, boynunuzdaki kasların kasılmasına ve gerginlik hissine neden olacaktır. Yumuşak ve ritmik hareketlerle iki yana veya ileriye ve geriye sallanmak da karın kaslarının gevşemesine ve ağrının azalmasına yardımcı olur. Doğum boyunca bedeninizin her zaman mümkün olan en rahat pozisyonda olduğundan emin olun. Uzanın ve normalde bir yoga seansından sonra gevşemek için dinlediğiniz müziği dinleyin. Böylelikle beyniniz bu koşullarda da gevşemeye koşullanacaktır.

Doğum duruşları

03 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Gebelik

Doğum duruşları

Pek çok doktor doğum yapan bir kadının sırt üstü uzan­masını tercih ala. çünkü bu pozisyon doktorun işini ko­laylaştırır. Ancak yerçekiminin de anneye destek olduğu duruş pozisyonlarında doğum çok daha kolay olur. Başka bir deyişle, vajinanın yere dönük durması gerekir. Sırt üstü uzanmak, omurga üzerindeki geniş sinirler üzerine yük bindirerek büyük oranda doğum sırasında çekilen sancıya neden olur. Ayrıca rahmi ve plasentayı besleyen kan da­marları üzerinde de baskı yaratarak, kan akışını azaltır.

Doğum yaparken olması gereken en doğal duruşlardan biri destek alarak çöküş pozisyonudur. Ancak Kedi Esnemesi pozisyonunda olduğu gibi ellerinizin ve dizlerinizin üzerinde durmak da başka bir seçenek olabilir. Doğumun ilk aşamalarında Ayakkabıcı Pozu veya sadece bağdaş kurarak oturmak da çok rahat olabilir. Do­ğumun son aşamalarına kadar hareket halinde olabilmek önem taşır.

Fetüs nasıl büyür?

02 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Gebelik

Fetüs nasıl büyür?

Hamilelik sırasında normal ağırlığınının yüzde 20 oranında artması olasıdır. İlk üç aylık dönemde kilo artışı genellikle düşük seviyededir. 0,7 ilâ 1.4 kg arasında kilo arlısı olur. Ancak ikinci ve üçüncü üç aylık donemler itibariyle ki­lonuz her hafta 350-450 gr. artacaktır. Hamilelik döneminde alınan kilo fetüs, pla­senta, büyüyen rahim ve göğüsler, fazla dan kan hacmi, depolanmış besinler ve ilave sıvıdan meydana gelir. Pelvik tabanı kasları (aşağıda) rahim, rektum ve mesaneyi des­tekler. Dolayısıyla hamilelik sırasında güçlendirilmiş olmaları yararlıdır.