Akciğer Solunumu Tıkanıklığı

16 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Akciğerler hava almıyorsa, Akciğer Hastalıkları

Solunum Tıkanıklığı
Beyin soğanının solun&­umu sağlayan sinir merkezlerinin tahribi ya da sıkışması: Dolaysız, yani doğrudan zedelenme, kanamalar, İlaç zehirlenmeleri, uyku hapları, uyuş­turucular, vb…

Göğüs kafesinin hareketsiz kalması ya da tahribi: Çok sayıda kaburga kemiğinin kırılması, hava alıp vermede yerel ya da tam bir ak­samaya sebep olabilir. Göğüs kafesinin de ezilmesi, elbette aynı etkileri yaratır.

Kasın, toksik bir madde ya da bir kas has­talığı ile damara uğraması: Mizasteni, Güney Amerika Kızılderili-terinin okları ucunda kullandıkları çok şiddetli zahirin etkisine ben­zer belirtileri olan bir hastalıktır.

Omuriliğin boyundaki uzantısında sinir yolu hastalığı: Bu da bir kırılma sonu­cu bir bölgenin zarar görerek ensedeki omur kemiklerinin kaymasıyla ya da bir hastalığın sonucu olarak (çocuk felci gibi) ortaya çı­kar.

Solunum yolları Akciğer Hastalığı Tedavisi ve Yapıl­ması Gereken

Önce hastanın soluyup solumadığını kontrol edin Eğer hava alıp veremiyorsa, bir dakika bile kay­betmeden solumayı sağlamak gerekir. Bunun çeşitli yöntemleri vardır: Göğüs kafesi sıkıştırılabilir (harici yöntemler). Ancak bu­nun etkisi sınırlıdır ve bilmeyenler için uygulaması güçtür. Doktorlar genelde iç yöntemlere başvurup, suni havalandırma için solu­num yollarına üfler (hayat busesi). En iyi ve etkili yöntemin bu olduğu kuşkusuz­dur

Oksijen Yetersizliği ve Sebepleri

16 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Patlama, yanma yüzünden tüke­tilen oksijen

Bazı patlamalarda ani ölümlerin sebeplerinden biri de, oksijenin ani yanması ve tamamen yok ol­masıdır. Özellikle mağaralarda çıkan yangınlarda, kazazedeler, yanmadan önce oksijen eksikliğinden ölür.

Bu olayı kolayca kanıt­layabilirsiniz: Bir fanus altında, yanan bir mumla bırakılan bir fare, çok çabuk ölür. Çünkü mumun alevi kısa sürede fanusun içindeki bü­tün atmosferi tüketir.
Çevredeki havada oksijen yokluğu, sarhoşluğa benzeyen bir durum yaratır. Kişi, bunun bilincine varamadan ken­disini kaybeder. Daha sonra komaya girip, kalp durmasıyla ö­lür.

Akciğer Solunumu Rahatsızlığı

16 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Akciğerlere iyi hava gelmiyorsa

Solunum yolları: Burun ya da ağızdan giren havanın, boğazdan ve bronşlardan geçe­rek akciğerlere varmasını sağlar.

Akciğerler: Akciğer peteklerinden oluşan ve kanda gazlı değişimi sağlayan or­ganlar.

Göğüs kafesi: Kaburga kemiklerinden, kaslardan, göğüs zarından oluşan, altta diyaframla kapalı ve ak­ciğerlerin içinde bulunduğu sıvı geçirmez kafes.

Diyafram: Kasılmaları göğüs kafesinin, dolayısıyla ak­ciğerlerin hacım değişikliklerine imkân veren güçlü kas.

Merkezi sinir kumandası: Solunumu sağlayan oto­matik kumanda sistemi (omurga soğancığı).

İnsanın solu­duğu nasıl anlaşılır?

Diyafram gerildiğinde, bir piston gibi iner, karın, karın üzerine dayanır ve karın şişer. Bu sırada mide
boşluğu­na elle basılırsa, yaratılan hava alma hareketiyle, akciğerlere hava girmesi sağlanır.

Sıklık: Dakikada 1020

Dakikada solu­num sağlamak için kaç hareket yaptığınızı bilmeniz gerekir. Normal sıklık süresi, dakikada 10-20 harekettir.

Diyafram gev­şeyince, “piston” yeniden yukarı çıkar, karın cidarı normal yerine döner ve karın inerBu sırada hava da dışarı atılır. Soluk vermeyi, kişinin ağzı­na elinizi yaklaştırarak denetleyebilirsiniz.

Solunum Yolu Tıkanıklığı Hakkında, Solunum Yolu Tıkanması

16 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Tıkanan solunum yolları – Ağız karşısındaki engeller

Solunum Yolu Hastalıkları
Ağız ve bur­nun tam anlamıyla tıkanması, ani soluk kesilmesine sebep olur. Bu tür kazalar genellikle iyi göze­tilmeyen küçük çocukların başına gelir. İşte, başlıca iki olay:

1. Genellikle küçük çocuklar başlarına şeffaf bir plas­tik torba geçirerek, hemen nefessiz kalır ve kendilerini kaybeder.
2. Patavatsızca büyüklerin yatağına yatırılan bebek, kendi­si için çok büyük yastık ve yorganların altında kalarak, kurtulamayıp soluksuz kalabilir.

Solunum Sıkıntısı Tedavisi ve Yapılması Gere­ken

Çocuğun bilinci yerindeyse, solumasına engel olan şeyi (plastik torba veya yastık) çekip almak, yeter­lidir. Ama çocuk boğuluyor gibiyse ve bilincini kaybetmişse, derhal doktora haber verin ve tıbbi yardım yetişene kadar ilerde gös­terilen şekilde solunumu denetleyin. Çocukta hareket yoksa, solumuyorsa, hayat busesini deneyin. Nabız durmussa, Be­bekleri, büyüklerin yatağına yatırmayın. Çocuklan, boğulmalarına sebep olabilecek plastik torbalardan uzak tu­tun.

Ağıza kaçan engeller

Bir kişi bilinçsiz ve baygın yatıyorsa, refleksleri yo­ksa, hele sırt üstü durumdaysa, dili, solunumu önleyecek çok tehlikeli bir engel olabilir. Çünkü aslında bir kas olan dil, bayılan ve komadaki kişilerde boğaza doğru düşer. Hava­nın akciğerlere gidişini engeller.

Solunum Güçlüğü Belirtiler

Böyle bir dil düş­mesi halinde, hastanın soluk alması sırasında belirgin şekilde bir tür horlama işitilir. Bu, solunum güçlüğü belirti­sidir. Aynı koşullarda takma dişler de yerlerinden çıkıp, solunumu önleyen bir engel oluşturabilir. Bu nedenle her tür­lü bayılma, anestezi uygulaması sırasında, takma dişler çıkartılır.

Kan Tükürme ve Nedenleri

15 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Kan tükürme, Kan Tükürme Nedenleri

Az miktarda kan tükürmek, acil müdahale gerektirmez. Ancak ihmal de edilmemelidir. Bir ök­sürük nöbetinden sonra avuçla kan tükürmek, hasta kadar, çevresindekileri de paniğe kaptırır. Yine doktora bir telefon edip, olayın sebeplerini araştıracak çalış­maları başlatmak yeterlidir.

Kan tükürmenin boğulmaya sebep olacak ve acil yardım gerektirecek boyutlara ermesi, çok en­derdir. Akciğer tıkanması dışında Had akciğer ödemi de tehlikelidir. Özellikle bir göğüs kafesi travması söz konusu ise, akciğer­de bir yara açılmış olması ihtimali akla gelebilir.

Akciğer enfeksiyonları Antibiyotiklerin bulunmasından sonra sıradan hastalık­lar arasına giren bu tür enfeksiyonlar, zayıf kişilerde inatçı ve kesin öksürükle, balgamla ortaya çıkar. Bazı soluma güçlükleri de görü­lebilir. Enerjik ve uzun süreli bir antibiyotik tedavisinden sonra büyük çoğunlukla tedavi edildikleri halde, yaşlılarda ve bazı müzmin akci­ğer hastalarında (müzmin bronşit, müzmin solunum yetersizliği) çok ciddi komplikasyonlara sebep olabilirler. Bazı hallerde ortaya çıka­bilecek had solunum yetersizliğinin reanimasyon servisinde tedavisi gerekebilir. Yani solunum yetersizliği çekenlerde akciğer enfeksiyon­ları çabuk ve enerjik bir şekilde tedavi edilmelidir.

Kızamık ve grip gibi bazı virüs hastalıkları da, akciğerlerde aşırı enfek­siyona yol açabilir. İhmal, kötü sonuçlar doğurabilir. Hassas kişiler, gribe karşı aşılanmalıdır. Hastalarda bir uyku veya koma hali, bey­nin oksijen sıkıntısı çektiğini veya karbonik gaz biriktiğini gösterir.

Solunum yetersizliği çeken kişilerde ortaya çıkacak bütün akciğer enfek­siyonları, vakit kaybetmeden, doktora görünmeyi gere­ktirir.

Zatürre Nedir, Zattürre Belirtileri ve Tedavisi Hakkında

15 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Zatürree, Zaatüre Belirtileri

Zaatüre Nedir
Bu had akci­ğer iltihabı, virüs veya bakteri kökenli olabilir. Bir akciğer dilimini bütünüyle sarabilir. Endişe veri­ci belirtileri vardır: Yüksek ateş, sırt ağrıları ve ürpermeler, kahverengi veya koyu kırmızı balgam çıkartmayla süren şiddetli öksürük, terleme ve bazen soluma güçlükleri. Aci­len çağrılması gereken doktor, hastanın hastaneye kaldırılıp kaldırılmamasına ka­rar verecektir.
Zaatüre Tedavisi ve Öksürük nö­beti

Öksürük nöbetleri, genellikle balgam çıkartmakla sonuçlanan ara­lıksız öksürüklerdir. Balgam koyu ve yapışkansa, söktürülmesi zor olur. Özel­likle süt bebeklerinde görülen boğmacada bu durum geçerlidir. Bebek, balgamı söktürmek için çok öksü­rür ve bu nedenle yorgun düşer. Bazen nöbet sonunda çocuk nefes alacağı sırada alamaz ve soluksuz kalabilir.

Bu soluksuzluk, birkaç saniye sürebilir. Solu­ğun yeniden başlaması ani olur. Bu tür olaylar doktor tarafından yine de yakından izlenme­lidir. Bu nedenle bazen çocuğu hastaneye kaldırmak gerekebilir.
Bayılma (koma) halle­rinde acil doktor çağırılmalı ve doktor gelene kadar acil kurtarma işlemleri yapılmalıdır

Astım, Alerjik Astım, Astım Bronşit ve Tedavisi Hakkında Bilgi

15 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Astım, Alerji Astım, Bronşit Astım

Astım Tedavisi
Astım, özellikle “alerjik” kişiler­de sık görülen, boğulma hali etkileyici olmakla birlikte, ciddi tehlikesi olmayan bir hastalıktır.

Astım krizi sırasında hast­anın soluması, ıslık gibidir ve özellikle soluğunu dışarı vermekte güçlük çeker; göğüs kafesi genişlemiştir.

Kriz sırasında hasta solu­mak için başını yukarı kaldırır. Pencereye gidip, açar: Havaya susamıştır. Tedavi edilen nöbet, kolay geçer.

Ciddi krizler ancak önem­li alerjiden sonra ortaya çıkar (çiçek tozlan, evdeki tozlar, hayvan kılları, küf, yünler…). Ama astım tedavisinde kulla­nılan pek çok ilaç da, nöbete sebep olmaktadır.

Alejik Astım Tedavisi ve Yapılması gereken

Astım Has­taları, kendi kendilerini tedaviye kalkmamalıdır; çünkü bu durumda nöbetler çok şiddet­lenebilir; o kadar ki, solunumlarının sağlanması için hastaneye kaldırılmaları bile gere­kebilir.

Normal bir astım krizi, evde, aile doktoru tarafından tedavi edilebilir.

Acil Servis Acil Müşahade Tedavi Arabası (Crash Card) İlaç Listesi

15 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

ACİL SERVİS ACİL MÜŞAHADE TEDAVİ ARABASI
 (CRASH CARD)
İLAÇ LİSTESİ
KOD            : F/?
Y.TARİHİ     : 
SAYFA NO  : 1/1
REV.NO      : 
REV.T.        : 
BASKI NO   : 01
İLAÇLAR(ÖN KISIM) SON KULLANMA
 TARİHİ KRİTİK STOK MİKTARI (ADET) İLAÇLAR(ARKA KISIM) SON KULLANMA
 TARİHİ KRİTİK STOK MİKTARI (ADET) FLİXOTİDE NEBUL
10 ADRENALİN 1 mg
10 COMBİVENT NEBUL
10 LARGACTİL
10 LASİX
20 NORODOL
20 DRAMAMİNE
20 POTASYUM
10 METPAMİD
20 SODYUM BİKARBONAT
10 ULCURAN
20 İSOPTİN
10 VOLTAREN
10 ATROPİN 1 mg
10 MUSCORİL
10 CALCİUM
10 NOOTROPİL
10 DİGOXİN
10 AVİL
20 DEKORT
10 BEHEPTAL
20 AMİNOCARDOL
10 REDOXAN
10 ARİTMAL %2
5 BUTOPAN
20 ARİTMAL %10
5 NOVALGİN
20 TALCİD SÜSP.
2 İLAÇLAR(ÇEKMECE) SON KULLANMA
 TARİHİ KRİTİK STOK MİKTARI (ADET) İLAÇLAR(KONTROLE TABİ)) SON KULLANMA
 TARİHİ KRİTİK STOK MİKTARI (ADET) KAPRİL TB.25mg
10 DİAZEM
10 ASPİRİN TB.300mg
10 AKİNETON
5 İSORDİL TB.5mg
10 DİAZEM RECTAL5mg
1 NİDİLAT CAPS.
5

İLAÇLAR(DOLAP) SON KULLANMA
 TARİHİ KRİTİK STOK MİKTARI (ADET) İLAÇLAR(DOLAP) SON KULLANMA
 TARİHİ KRİTİK STOK MİKTARI (ADET) PERLİNGANİT AMP.
3 DOPAMİN AMP.
2 PRENOL L 40 MG.
10 VENTOLİN NEBUL
10 BELOC AMP.
5 B.T.ENEMA
2 CORDORON AMP.
3 DOBUTREX FLK. 250 MG.
1 EMEDUR AMP.
20

SERUMLAR SON KULLANMA
 TARİHİ KRİTİK STOK MİKTARI (ADET) SERUMLAR SON KULLANMA
 TARİHİ KRİTİK STOK MİKTARI (ADET) ISOLYTE 500cc
10 ISOLYTE-M 500cc
5 İZOTONİK 500cc
10 RHEOMACRODEX 500cc
2 %5 DEXTROZ 500cc
5 %20 MANNİTOL
5 %10 DEXTROZ 500cc
5 İZOTONİK 150cc
10 RİNGER LACTAT 500
3 %5 DEXTROZ 100
10 TEOBAG 200
5 ISOLYTE P 500 cc
5

Not: Her ayın ilk Pazartesi günü miad kontrolü yapılır.Miadı yaklaşan ilaçlar Eczaneye bildirilir.       Her sabah 08:30′da kontrol edilip teslim defteri imzalanır.

Crash Card İlaç Listesi Formunu Excel Formatında İndirmek İçin Buraya Tıklayınız
–> BİLGİ FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Crash Card Bulunması Gereken İlaç ve Cihazlar Formu

15 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

                         CRASH CARD KONTROL FORMU

CRASH CARD KONTROL FORMU SON KULL.TARİHİ TARİH DEFİBRİLATÖR

12 SAATTE BİR TEST EDİNİZ

SÜREKLİ ŞARJDA TUTUNUZ

EKG KAĞIDINI KONTROL EDİNİZ

1. ÇEKMECE ADET

ADRENALİNE 1.0 AMP

ADRENALİNE 1/2 AMP

ADRENALİNE 1/4 AMP

ATROPİNE 1.0 AMP

ATROPİNE 1/2 AMP

ATROPİNE 1/4 AMP

AMINACARDOL AMP

ARITMAL %2 100 MG AMP

ARITMAL %10 MG AMP

AVIL AMP

CORDORONE AMP

DEKORT AMP

DIGOXINE AMP

ISOPTINE AMP

LASİX AMP

SODIUM BİKARBONAT AMP

BELOC AMP

POTASYUM AMP

2. ÇEKMECE

ENLEKTRODE BÜYÜK

ENJEKTÖR 5 CC

ENJEKTÖR 10 CC

AIRWAY

BRANÜL MAVİ

BRANÜL PEMBE

BRANÜL SARI

3. ÇEKMECE

ASPIRASYAON SONDASI

NELATON SONDA

NAZOGASTİRİK SONDA

RECTAL TÜP

FEEDİNG SONDA

–> BİLGİ FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <–

Pnömoni Nedir? Pnomoni Tanı ve Tedavisi Hakkında Bilgiler

15 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Hastalıklar

Pnömoni Hastalığı Nedir

Pnömoni, akciğer parankimasının akut inflamatuar bir hastalığıdır. Etiyolojisinde çeşitli nedenler rol oyna­maktadır.
a) Bakteriyel Pnömoniler (Pnömokoklar, streptekokolar, stafilokok-lar, tüberküloz basili ve diğer bakterilerdir).
b) Virüsler.
c) Mantarlar
d) Radyasyon, travma, zehirli gaz irritasyonu gibi fizik etkenler pnö-moniye ne­den olur.

Pnömoni Tanı İşlemleri

Göğüs röntgeni
Balgam kültürü
Nazofaringeal kültür
Kan kültürü
Arteriyel kan gazlarına bakılmalıdır.

Belirtiler

Güçsüzlük, kilo kaybı.
Hızlı ve yüzeyel so­lunum
Yüksek ateş, titreme, terleme
Göğüs ağrısı
Öksürük, koyu pas renkli balgam
Siyanoz
Dispne

Pnömoni Tedavisi

Yatak istirahati sağlanmalıdır. (Bakım aktiviteleri ve istirahat peri-
yodları düzen­lenerek oksijen gereksinimi azaltılır).
İlaç tedavisi uygulanır.
Antitüsifler, ekspektoranlar, antipirektikler
Spesifik orga­nizmaya özgü antibiyotikler.
Analjezikler
Oksijen tedavisi uygulanır eğer gerekli ise odanın nem­lendirilmesi sağlanır.
Sıvı tedavisi uygulanır. (Ağızdan, gerekiyorsa İntravenöz yoldan)
iyi dengelenmiş diyet ile yeterli beslen­me sağlanır.

Hemşirelik Uygulamaları

Hayati bulgular gözlenmeli ve rapor edilme­lidir.-Solunum yetmezliği belirti ve bulguları gözlenmelidir. (Dudaklarda ve tırnak diplerinde siyanozun hipoksiyi işaret ettiğini hatırla­yınız, Kan ve balgam kültürü için örnek olabildiğince çabuk alınmalı, labratuvara yollanmalıdır.
Antibiyotik tedavisi uygulan­malı antibiyotiğin olası reaksiyonlarına uyanık olunmalıdır.
Üst solunum yolları temiz tutulmalı, aspirasyon işlemi yapı­lıyorsa steril teknik ile çalışılmalıdır.
Balgam, miktar, kıvam, renk ve içindeki maddeler yönünden gözlenmeli, hasta duru­munun kötüye gittiği durumlarda balgam rengi beyaz-sarı-yeşile döner.
Hastaya uygun derin solunum egzersizleri yaptırılmaldır. Yeter­li sıvı alınması sağlanmalıdır. (Sıvı sekresyonun solunum yolundan atılmasını kolaylaştırır).
Hastaya uygun po­zisyon verilmelidir (genellikle semi-favvler pozisyonu).
Oksijen önerildiği şekilde uygulanmalıdır. Dudak ve dil bakımı içeren ağız te­mizliği sağlayın, kurumuş doku ve mukozayı nemlendirin.

Pnömonide Hasta Eğitimi

Hastaya de­rin solunum ve öksürme egzersizlerini öğretin Hasta ve ailesine hastalığın yayılmasını önlemek için sekresyon ile temastan önce ve sonra el temiz­liğinin önemini anlatın. Hasta ve ailesine; tüm ilaçların özellikle antibiyotiklerin önemi konusunda bilgi verin.
Hastaya ve ailesi­ne; pnömoninin tipi, tedavi, beklenen yanıt, olası komplikasyonlar ve olası hastalık süresi hakkında bilgi verin. Hastaya ve ailesine; balgam­daki renk değişiklikleri, aktiviteye toleransın azalması, antibiyotiğe karşın devam eden ateş, artan göğüs ağrısı gibi sağlık duru­mundaki değişikliklerin hekime bildirilmesinin önemini anlatın.
Hastaya bol sıvı alımının önemini anlatın. Hastaya istirahat ve egzer­sizin önemini açıklayın.

« Önceki YazılarSonraki yazılar »