Klitoris nedir ve fonksiyonu nelerdir ?

17 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

Klitoris nedir ve fonksiyonu nelerdir ?

Dölyolunun,vulvanın dudaklarının birleştiği açılış kısmının üst tarafında bulunan yumru biçiminde küçük bir yapıdır.Klitoris seks ilişkilerinde zevk almakta önemli bir rölü olmakta ve karıkoca seks ilişkilerinde mühim bir yeri bulunmaktadır.Klitorisin yapısı erkeğin tenasül organına çok benzer.

Klitoris, kadınlarda vajinanın üstünde bulunan erektil cinsel organ. Erkek penisinin homoloğudur. Ancak penis gibi idrar kanalı tarafından delinmemiştir, başlıca işlevi cinsel haz alınmasıdır. Üzerinde ortalama 80.000 sinir sonlanması vardır. Bu rakam penisteki sinir sonlanmalarının iki katıdır ve tüm organlardaki sinir hücresi sonlanmasından fazladır.

Klitoris de penis gibi sertleşmektedir.Kadınların en çok haz ettikleri bölgeleri olup eğer embiriyonik çağda testesterona maruz kalma olursa büyüyerek penisi oluşturur.

Kadınlara normal doğum önerisi

16 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

Avrupa Üroloji DerneÄŸi’nce İstanbul CNR Expo Center’de düzenlenen 20. Avrupa Üroloji Kongresi, çeÅŸitli bilimsel oturumlarla devam ediyor.

Kadın ürolojisi ve kadının cinsel sorunlarına iliÅŸkin sunum yapan İtalya’nın Pavia Üniversitesi’nden Rossella Nappi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kadınların en önemli sorunlarının başında, iliÅŸki sırasında idrar kaçırmanın geldiÄŸini ve bunun büyük bir korku haline dönüştüğünü belirten Nappi, ”Bu, partnerini olumsuz etkileme korkusuna dönüşüyor ve çeÅŸitli psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor” dedi.

Nappi, idrar kaçırmanın nedenleri arasında normal doğum sırasında vajina kaslarında oluşan rahatsızlıklar ve enfeksiyonların bulunduğunu ifade ederek, tedavinin çeşitli ilaçlarla veya basit egzersizlerle mümkün olduğu belirtti.

Kadın doğum sağlığına da değinen Nappi, çocuk sağlığı ve kadın vücudunda görülebilecek birçok risk açısından sezaryenle doğumun sağlıklı olduğunu kaydeden Nappi, şöyle konuştu:

”Sezaryenle doÄŸumun faydaları var ama kuaföre saç kestirmeye gider gibi doÄŸuma gitmeyi deÄŸil, kadınlara normal vajinal doÄŸum yapmalarını öneririm. Çünkü yapılan bilimsel araÅŸtırmalarda, normal doÄŸum yapan anneler ile sezaryenle doÄŸum yapanlar arasında, annelik duygusunu yaÅŸama, çocuÄŸa baÄŸlılık gibi konularda ciddi farklılıklar gözlemlenmiÅŸtir. Ben anne deÄŸilim ama eÄŸer anne olmaya karar verirsem tabii ki normal doÄŸumu tercih ederim.’

Vajinal mantar enfeksiyonuna neden olan candida albikans hifleri

15 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

NASIL BULAÅžIR
Vajinal mantar enfeksiyonunda üreyen mikroorganizmalar genellikle başkasından bulaşmaz. Kişinin zaten kendi vajinasında bulunan maya hücreleri çeşitli nedenler ile aktif hale gelip enfeksiyon yaratmaktadırlar. Dolayısı ile havuzdan vb. bulaşma söz konusu değildir. Çok nadiren cinsel ilişki ile bulaşabilir. Ancak bir kadında mantar enfeksiyonu olması mutlaka cinsel ilişki ile bulaştığı anlamına gelmez. Hayatında hiç cinsel ilişkide bulunmamış bakire kızlarda hatta küçük çocuklarda bile mantar enfeksiyonu olabilir.

RİSK FAKTÖRLERİ
Vajinada belirti vermeden bulunan kandidalar çeÅŸitli faktörlerin etkisi ile aktif hale geçerler ve klasik belirtiler ortaya çıkar. Ancak önemli bir gerçek de vakaların %50’sinde bu tür bir faktör olmadan hastalığın ortaya çıktığıdır.Vajinal mantar enfeksiyonlarını tetikleyen faktörler ÅŸunlardır:

Antibiyotikler: Geniş spekrtumlu olarak tabir edilen güçlü antibiyotikler vajinanın normal pH dengesini bozarak mantar enfeksiyonu için uygun ortam hazırlarlar. Vajinitte en sık etkili olan antibiyotikler tetrasiklin ve penisilin grubu ilaçlardır.
Gebelik: Özellikle gbeliğin son 3 ayında hücresel bağışıklığın azalması ile kandida gelişimi kolaylaşır. Yine gebelikte vajinada glikojen adı verilen maddenin artışı da bu olayı hızlandır. Vajinada glikojenin artmasına ise kanda östrojen ve progesteron miktarının yükselmesi neden olur.

Şeker Hastalığı: Kan şeker düzeylerinin dengesiz seyrettiği kontrolsüz diabette idrar ve vajinal salgılarda şeker düzeyleri artar, bu da mantar için uygun bir ortam hazırlar.

İmmunosupresyon: Bağışıklık sisteminin baskılanması demektir. İlaçlar ya da sistemik hastalıklar sonucu hücresel bağışıklık sisteminin baskılanması kandidiazisi hızlandırır.

Doğum Kontrol hapları: Eski tipte yüksek doz oral kontraseptiflerin vajinal kandidiasiz için uygun zemin hazırladığı ileri sürülse de günümüzdeki düşük doz ilaçlar ile bu görüş geçerliliğini yitirmiştir.

Rahim içi araç (spiral): Etkisi tam olarak bilinmemektedir. Ancak kandidiazis için predispozan faktör olduğu ileri sürülmektedir.

Hormon kullanımı: Östrojen ve progesteron içeren ilaçların alımı kandidiazis görülme oranını arttırır.

Naylon giysiler: Özellikle kilolu kadınlarda giyilen naylon giysiler ve çamaşırlar bölgede sıcaklık ve nem artışına neden olurlar. Bu durum mantar hücreleri için altın değerinde bir fırsattır. Gelişen enfeksiyon tekrarlama ve kronikleşme eğilimindedir.

Lokal allerjenler: Renkli tuvalet kağıtları, parfümler, yüzme havuzundaki ilaçlar, tampon ve pedler alerjiye neden olabilirler. Alerjik zemin üzerinde ise daha sonra mantar enfeksiyonu gelişebilir.

Metabolik hastalıklar: Tiroid hormonu bozukluğu gibi hastalıklar kandidiazis için uygun zemin hazırlar
Şişmanlık
Kronik servisit
Radyasyon
BELİRTİLERİ
Vajinal mantar enfeksiyonunun en önemli ve en sık görülen belirtisi kaşıntıdır. Bu kaşıntı geceleri şiddetlenir ve sıcak etkisi ile artar.
Hastaların çoğunda dış genital organlarda yanma vardır. Özellikle idrar yaparken, idrarın değdiği bölgelerde şiddetli yanma hissi olur.
Bazı hastalarda cinsel ilişki esnasında ağrı olabilir.
Vajinal kandidiazisde akıntı her zaman olmaz. Eğer mevcut ise bu akıntı beyaz renkli ve içerisinde süt ya da peynir kesiği şeklinde tanımlanan ya da kireç benzeri olarak nitelendirilen parçacıklar bulunur.
Akıntıda kötü koku görülmez. Kokunun olması kandidiazise eşlik eden ikinci bir enfeksiyonun varlığını akla getirmelidir.
Vulva ve vajinada kızarıklık ve şişlik olabilir. Vajina duvarında mantar plakları bulunabilir.Bunların görülmesi kandidiazis için tipiktir. Kaşımaya bağlı olarak vulva derisinde soyulmalar ve küçük kanamalar olabilir.

TANI
Vajinal mantar enfeksiyonlarının tanısı güç değildir. Genelde muayene esnasında hastanın şikayetleri ve muayene bulgularının birarada değerlendirilmesi ilave bir laboratuvar tetkikine gerek kalmadan tanı koydurur. Vajinal kandidiazisde kültür almanın rolü yoktur. Bunun yerine alınan akıntı örneğinin potasyum hidroksil ile muamele edildikten sonra mikroskop altında incelenmesi ve tipik mantar psödohiflerinin görülmesi tanıyı kesinleştirir.

TEDAVİ
Vajinal mantar enfeksiyonlarının tedavisi hem çok kolay hem de zordur. Tedavi ile akut ÅŸikayetler büyük ölçüde giderilir. Ancak hastaların %5-25′inde hastalık daha sonra tekrarlar. 1 yıl içinde en az 4 defa kandidazis atağı geçirilir ise bu durumda tekrarlayan enfeksiyonladan söz edilmektedir. Bu yeniden atakların nedeni mantar mayalarının vajinadaki saÄŸlam dokuların içine girerek derinlere kadar ilerlemesi ve burada sessiz kalmaları ve ilaçlardan da etkilenmemesi olarak açıklanmaktadır.

Vajina hücreleri sürekli bir yenilenme içinde bulunduğundan üstteki hücreler dökülüp alttaki hücreler yüzeye çıktıkça bu mayalarda yüzeye yaklaşmakta ve uygun ortam bulduğunda yeniden enfeksiyona neden olmaktadır. Bu duruma invazif kandidiyazis adı verilir. İnvazif kandidiazisin önlenmesinde predispozan faktörlerin ortadan kaldırılması şarttır.

Tedavide hem sistemik hem de lokal ilaçların kullanılması gereklidir. Lokal ilaçlar hem vajinal ovül (fitil) hem de krem şeklinde olabilir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda ise bazı yazarlar eş tedavisi gerektiğini düşünmektedirler. Kronik bir enfeksiyon yoksa eş tedavisi gerekli değildir.

Ağızdan alınan sistemik tedavide tek günlükten 1 haftalığa kadar tedavi protokolleri ve ilaçlar mevcuttur. Aynı durum vajinal ovüller için de geçerlidir.

Tedavi esnasında naylon giysiler giyilmemesi, çamaşırların pamuklu olması, kaynatarak yıkanması ve buharlı ütü ile ütülenmesi, dar giysilerden kaçınılması, vajinanın su ile yıkanmaması bunun yerine nötr pH derecelerine sahip ve bu amaçla üretilmiş sıvı sabunların kullanılması tedaviyi kolaylaştırır.

Vajinal Trikomoniazis

14 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

Kadınlardaki patolojik vajinal akıntıların en önemli sebeplerinden birisi de trikomoniazis adı verilen hastalıktır. Bu hastalığın etkeni olan “Trikomonas vajinalis” mikroskopik bir canlı olup bakteri ya da virüs deÄŸildir. İlk kez 1836 yılında tanımlanan organizma ovoid ÅŸekilde bir protozoon’dur.

Tirkomoniazis dolayısı ile paraziter bir enfeksiyon olarak nitelendirilir. Bu nedenle genel kanının aksine antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur.

Trikomonas cinsel iliÅŸki ile bulaÅŸabilen hastalıklar grubuna girmektedir. Herhangi bir yakınması olmayan asemptomatik hastalarda %5-15 oranında vajinada T.vajinalis bulunur. Enfekte hastaların %37’sinde trikomonas ile birlikte gonore’de bulunur. Hasta kadınların ise yaklaşık yarısının eÅŸinde hastalık etkeni izole edilebilir. Kadınların %25′i hayatlarının herhangi bir döneminde bu enfeksiyona yakalanırlar.

Trikomonas Vajinalis

13 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

Trikomonas sadece cinsel temas ile geçmez. ÖrneÄŸin tuvalet klozetlerinde 45 saat kadar canlı kalabildiÄŸi gösterilmiÅŸtir. Benzer ÅŸekilde ıslak çamaşırda 24, semende ise 6 saat canlılığını korur. GebeliÄŸinde enfekte olan annelerden doÄŸan bebeklerden %5′i doÄŸum esnasında paraziti kapar fakat bir süre sonra yenidoÄŸanda östrojen bulunmadığı için kendiliÄŸinden enfekte olmadan geçer.

T.vajinalis enfeksiyonu çoğu kez anaerob adı verilen ve oksijensiz ortamda üreyebilen bakterilerle birlikte bulunur. Bu durum vajinanın pH değerini değiştirerek trikomonas için ugun zemini hazırlar.

Belirtiler
Trikomonas enfeksiyonu %80 oranda belirti vermez.Belirti varlığında hemen hemen bütün vajinal enfeksiyonlarda olduğu gibi en sık görülen bulgu akıntıdır. Tipik akıntı sarı-yeşil renkli, köpüklü bir tiptedir.Ancak hastaların bir kısmında akıntı farklı şekillerde olabilir.%10 vakada ise bu akıntıya kötü bir koku eşlik eder. Nadiren kaşıntı ve idrar yaparken yanma olabilir. Vulvada şişlik ve kızarıklık olabilir. Muayenede ise rahim ağzında çilek görünümü olarak adlandırılan küçük kanama odaklarının olması trikomonas için tanısal değer taşır. Cinsel ilişki sonrasında vajinal kanama görülebilir. Bazı durumlarda ise enfeksiyon aktif halde değildir. Kişi sadece taşıyıcıdır.

Trikomonas enfeksiyonunda görülen vajinal akıntı
Tanı
Trikomonas teşhisi, jinekolojik muayene ve alınan akıntı örneğinin direk mikroskop altında incelenmesi ile konur. Mikroskop altında hareketli trikomonasların görülmesi tanı için gereklidir. Ayrıca bazen başka bir nedenle alınan servikal smearda da da trikomonaslar saptanabilir.

Trikomonas enfeksiyonunda
servikste çilek görüntüsü

Tedavi
Tedavide hem sistemik ilaçlar hem de lokal ovüller kullanılır. Trikomonasda eş tedavisinin de yapılması iyileşme oranlarını arttırır. Tedavi süresince kondom kullanılması oldukça faydalı olur.

Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları
Mycoplasma ve ureoplasma doğada yaşayan bilinen en küçük tekhücrelilerdir. Diğer mikroorganizmalardan farklı olarak bir hücre duvarı içermezler. Bu özellikleri nedeniyle etkileri genellikle hücre duvarı üzerinde olan pek çok antibiyotiğe karşı dirençlidirler. Yine aynı özellik nedeni ile mikrobiyolojik incelemelerde kullanılan gram boyması gibi bazı laboratuvar incelemeleri bu mikroorganizmalar üzerinde uygulanamaz.

Rahime yerleştirilecek plâstik halka neden devamlı olarak orada bırakılmamaktadır ?

12 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

a.Çünkü bu asıl yetersizliği tedavi etmemektedir.
b.Dölyolunun ülserleşmesine, dölyolu çeperinin iltihaplanmasına veya ciddî bir enfeksiyona yol açabilir.
c.Bu halkanın kullanılması her gün lavaj yapılmasını gerektirir.
d.Halkanın çıkarılması, temizlenmesi ve yeniden yerleştirilmesi için ayda bir kere doktora gidilmesini gerektirir.

Dölyolu plâstik ameliyatından sonra aşağıdakiler hangi süreler içerisinde yapılabilinir ?

11 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

DuÅŸ Bir => hafta.
Banyo => Dört hafta.
Sokakta yürümek => Bir hafta.
Ev işleri yapmak => İki hafta.
Otomobil kullanmak => Dört hafta.
Cinsel temasta bulunmak => Sekiz-hafta.
İşe dönmek => Altı hafta.

Vajinit neden ileri gelir ?

10 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

a.«Trıchomonas» gibi parazit enfeksiyonlarından.
b.«Monilia» gibi mantarlardan.
c.Stat’ilokok, streptokok vb. genel bakteriden gelen enfeksiyonlar­dan.
d.Yaşlılıktan ileri gelen değişikliklerden.
e.Bazı hallerde dölyolundaki lüzumlu dölyatağı bakterilerinin, an­tibiyotik almmasiyle yok olmalarından ileri gelmektedir.

Vajinit nasıl tedavi edilir ?

09 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

a.Günümüzde mantardan gelen enfeksiyonlar ağızdan alman ve dölyolu kanalına lokal uygulamayla yapılan anti-fungus ilâçla-rıyle baÅŸarılı bir ÅŸekilde tedavi edilmektedir. Ağızdan alman ilâçlar arasında en çok kullanılmakta olan «Metranidazol»dur.

b.Bakteriden ileri gelen vajinit, antibiyotiklerden bir tanesiyle hem ağızdan verilerek ve hem de lokal olarak kullanılmaktadır.

c.YaÅŸlılardaki vajinit lokal, ağızdan veya enjeksiyon yoluyle çe­ÅŸitli kadın hormonlarının verilmesiyle tedavi edilmektedir.

Kadınlarda gonore nasıl tedavi edilir ?

08 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Kadın üreme organları

Sülfamidler ve antibiyotikler, gonore tedavisinde yepyeni bir çığır açmıştır. Hastalık derhal tedavi edildiği taktirde gonorenin bütün kötü sonuç ve tesirleri önlenmiş olunabilinir. Ne yazık ki çok kere genç bir kadın utangaçlığından ve sıkılganlığından bu sosyal hastalığa yakalandığını gizlemeye kalkışır. Bu ihmalin sonucu da aktif tedaviye girişilmeden önce mikrobun tesirinin fazlasiyle artmış ve yerleşmiş bulunmasıdır. Bu gibi hallerde sülfamid ve antibiyotiklerin kullanılmasiyle bile tüplerde, yumurtalıklarda ve karın boş-luğundaki enfeksiyonlar tam anlamiyle temizlenemiyecektir.

Sonraki yazılar »