Anjioplasti

22 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Balon nedir, nasıl yapılır ?
Balon yada PTCA anjionun benzeri olup tanı amaçlı değil, tedavi amaçlı yapılan bir girişimdir. Burada da aynı anjiodaki gibi hasta bayılmaz, işlem sırası aynıdır. Hastanın koroner damannın içine “guide” denilen özel tellerle girilerek, balon sönük olarak yerleştirilip darlık olan yerde şişirilerek tıkanıklık açılır. Sonra balon söndürülerek tekrar geri çekilir. İşlem vakadan vakaya, damarın yapısı ve darlığın türüne göre değişken sürelerde olur.. 15-20 dk sürebildiği gibi, daha da uzayabilir.

Kimlere yapılması gerekir ?
Balonla açılması uygun olan damar yapısı müsait olan herkese uygulanabilir.

Hasta balon öncesi hastaneye gelmeden ne yapmalı ?
* Bir gün önce banyo yapıp kasık bölgesini iyice temizlemelidir.
* Gelirken daha önceki tıbbi tetkik sonuçlarını ve bu arada koroner anjiografi rapor ve CD filmini de beraberinde getirmesi gerekir.
* Yanına pijama, terlik gibi kişisel eşyalarını da alması gerekiyor. Çünkü işlemden sonra 1 gece hastane kalması gerekebiliyor.
* Gelmeden önce sabah hafif bir kahvaltı yapması, daha sonra bir şey yememesi ve içmemesi konusunda doktorları tarafından uyarılıyor.
* Kullanmakta olduğu ilaçlar, aksi söylen mediği takdirde randevu günü de dahil olmak üzere aynen devam edebiliyor. İşlem öncesi plavix ya da ticlid adındaki ilaçları doktorun önerdiği şekilde kullanması gerekiyor.
* İşlem sırasında hasta uyanık halde oluyor, fakat rahatlamak için hemşire tarafından bir sakinleştirici ilaç uygulaması yapılıyor. İşlemin uygulanacağı kasık bölgesi veya kol temizleniyor. Hasta daha sonra katater laboratuarına alınıyor, bu sırada hastanın yakınları da bekleme odasında bekliyor.

Balon işlemi sırasında ne tür uygulamalar yapılıyor ?
Katater laboratuarına alındığında hasta üzerinde X ışını kamerası olan bir masaya yatırılıyor. Hastanın üzerinize steril bir örtü örtülüyor. Balon işlemi uygulanması sırasında doktor hastaya her basamağı anlatıp bilgilendiriyor. Kalpten alınan tüm görüntüler daha sonra incelenmek üzere bir CD’ye kaydediliyor. Dilerse hasta da bu CD kaydını evde izleyebiliyor. Kalp ritmi ve tansiyon, bu işlem sırasında sık olarak kontrol ediliyor. İşlemin bazı safhalarında doktor derin nefes almayı veya öksürmeyi yasaklıyor. Doktor işleme kasığın bir bölümünü uyuşturarak başlıyor. Eğer koldan uygulanacaksa dirsek içini uyuşturuyor. Uyuşturma işlemi sırasında kasıkta yanma veya arı sokmasına benzer bir his oluşabiliyor. Daha sonra uyuşturulan alanda bisturi ile küçük bir delik açılarak özel bir kılıf kasık atardamarına takılıyor. Rehber katater ve balon katateri daha sonra bu kılıftan içeri tıkalı damara kadar itiliyor. Rehber kataterin yerine oturabilmesi için X ışını ile görülebilen boya maddeleri kataterin içinden veriliyor ve katater tıkanma veya daralma olan damara oturtuluyor. Balon katateri daralma olan bölge içine yerleştirilerek şişiriliyor. Şişirme işle
mi esnasında hasta göğüs ağrısı hissedebiliyor. Bu ağrı, bir şeylerin ters gittiği anlamına gelmiyor. Balon şişirildiğinde halihazırda daralmış olan bölge çok kısa süreliğine tamamen tıkanıyor ve kalp kasınız, size kan akımının kesildiğini bu ağrı yoluyla anlatıyor. Ağrı oluştuğunda hastanın doktoru ağrı konusunda uyarması gerekiyor. Balon indirilir indirilmez ağrının geçmesi gerekiyor. Balon şişip damarda daralma veya tıkanmaya neden olan plağı kırıyor ve damarın daralmış kısmı ortadan kaldırılmış oluyor. Daha sonra balon indirilip balon katateri ve rehber katater çekilerek çıkartılıyor. Hastanın kasığındaki kılıf 6 saat yerinde kalıyor. Balon uygulaması damardaki darlığı ortadan kaldırarak kalp kasma daha fazla kan gitmesini sağlıyor. Bu da daha az göğüs ağrısı anlamına geliyor.

Balon uygulama sonrasmda hasta neler yaşıyor ?
* Balon Anjiyoplasti işleminden sonra hasta servise alınıyor.
* Serviste hafif bir şeyler yiyip içebiliyor.
* Servis doktoru hastayı görüp genel durumu ve kasığını kontrol ediyor.
* İşlem sırasında kullanılan boya maddesi böbreklere zarar verebileceğinden hastanın bol bol sıvı alması isteniyor.
* Hastanın kasığındaki kılıf 6 saat sabit duracağından, uzanması ve bacağını düz tutması isteniyor.
* Kalp hızı, kan basıncı, kasıktaki kılıfın durumu ve o bacaktaki nabız, hemşireler tarafından düzenli olarak kontrol ediliyor.
* 6 saat sonra bacaktaki kılıf doktor tarafından yerinden çıkartılıyor ve bir süre basınç uygulanıyor.
* Bu işlemden sonra kasığın üzerine kum torbası konup 4 saat daha bacağı düz tutması isteniyor,
* Kılıfın çıktığı yerde hasta fazla yoğun olmayan bir ağrı hissediyor. Bu ağrı basit bir ağrı kesici ilaçla dindirilebiliyojr. Kum torbası alındıktan sonra ayağa ilk defa kalkarken uzun süre aynı pozisyonda yatmaktan dolayı hastanın başı dönebiliyor.
* Eğer hastanın göğsünde ağrı, işlemin yapıldığı bacakta soğukluk, şiddetli ağrı veya kanama varsa, hemen doktora haber vermesi gerekiyor.

Kaç saat sürer ?
Her hangi bir komplikasyon gelişmediği müddetçe 30-60 dk sürer.

Stent nedir, kimlere yapılır, nasıl bir işlemdir ?
Stent balon işleminin prosedür olarak tamamen aynısıdır. Ancak bu kez balonun üstü stent denilen bir kafes ile kaplanmıştır balon şişirilmesi ile bu kafes açılır ve sonra balon söndürülüp geri alındığında, stent açıldığı ve yerleştirildiği yerde kalır. Günümüzde balon işlemi sonucu gelişebilecek yeniden daralma riskini azaltmak üzere kullanılmakta olan stentler gerçekten de bu riski oldukça azaltmış olup, özellikle ilaç kaplı stentlerle, bu oran oldukça düşük oranlara indirgenmiştir.

Kalp ameliyatı ve sonrası

21 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Kalp ameliyatı ve sonrası

Hastanedeki ilk gün nasıl geçiyor ?
Ameliyattan bir gün önce aç olarak gelen ve yatış işlemleri önceden yaptırmış hastalara kan, idrar tahlilleri, EKG, solunum fonksiyon testi ve röntgen filmi gibi tetkikler yapılır. Doktor hastayı yatağında muayene eder. Ameliyat öncesi anestezi değerlendirmesi de hastanın yatağında yapılır. Ameliyat ve yoğun bakım konusunda doktorlar hastayı bilgilendirir. Ameliyat öncesinde hasta tıraş edilir. Koroner ameliyatları için boyundan ayak ucuna kadar cinsel bölge ve kollar dahil tıraş edilirken, kapak ameliyatları için boyundan dizlere kadar tıraş edilmesi yeterlidir. Damar ameliyatları için göbekten ayak uçlarına kadar tıraş edilir. Tıraş sonrası duş yaptırılır ve hastanın vücuduna pudra veya losyon sürülür. Doktor tarafından başka şekilde belirtilmediyse ameliyattan önceki akşam saat 24′ten itibaren kesinlikle bir şey yenmemelidir. Ayrıca hastaya bağırsak temizliği için ilaç verilmesi veya lavman yapılması gerekebilir. Hastaya gece rahat uyuyabilmesi için sakinleştirici Haç verilir.

Kişi ne kadar ameliyatta kalır ?
Ameliyat süresi hastanın durumuna, seçilen cerrahi yönteme ve eşlik eden diğer cerrahi müdahalelere (kalp kapak hastalığı, tıkalı/daralmış boyun damarına müdahale gibi) göre ortalama olarak 2- 4 saat arasında değişir.

Bypass ameliyatı yapılması riskli kişiler var mı ? Kimler ?
Normal koşullarda bir bypass ameliyatında ölüm riski % 0.5-2 arasında değişir. Bazı hastalarda bu risk artar. Daha önce miyokardiyal enfarktüs (kalp krizi) geçirilmesi, daha önceden geçirilmiş kalp ameliyatı, kalbin kasılma ve gevşeme fonksiyonlarında bozukluk, çok ince çaplı ve birçok darlık içeren koroner arterler, böbrek, karaciğer, akciğer fonksiyon bozuklukları, ileri yaş, şeker hastalığı, pıhtılaşma bozuklukları gibi problemler ameliyat riskini az veya çok arttırırlar. Hastaları bu açıdan daha objektif olarak değerlendirmek amacıyla çeşitli “Risk Skorları” geliştirilmiştir. Bu skorlamalarda hastaya ait her önemli faktör bir tabloda işaretlenerek toplam ağırlıklı risk değerleri hesaplanmaktadır. Günümüzde birçok merkez, bu skorlarlamaları kullanmaktadır. Örneğin, şu anda en yaygın kullanılan skor-lama sistemi “Euroscore” dur.

Bypass’da kaç damar değiştirilebilir ?
Bazen greft olarak kullanılan tek bir damar aynı koroner arterde birkaç darlığı birden veya farklı dalları bypass etmek için kullanılabilmektedir. Bu teknik kullanıldığı takdirde 5-7 damara kadar bypass yapılabilmektedir. Ancak, genel olarak bypass yapılan damar sayısı 2-4 arasında değişmektedir.

Hasta ne kadar hastanede yatar ?
Yine kullanılan ameliyat yöntemine göre değişmek üzere hastalar ameliyattan sonra 5-7 gün içinde taburcu edilebilmektedirler (yoğun bakımda kalış süresi bir veya iki gündür).

Ağrısı, acısı olur mu ?
Ameliyata bağlı olarak keşi yerlerinde ve sırtta geçici ağrılar olabilir. Bu ağrılar genellikle ağrı kesiciye yanıt verirler. Bunun dışında, bazı hastalarda göğüsten çıkartılan damar nedeniyle göğüs kemiğinin sol veya sağ kısmında ve damar çıkartılan bacakta diz altından itibaren uyuşma, karıncalanma olabilir.

Değişen damarlar vücudun nerelerinden alınıp kalbe gidiyor ?
Bypass amacıyla kullanılacak damar vücudun değişik yerlerinden çıkartılabilir. En çok kullanılan göğüs içi arteri (internal mammariyal arter) damarlarıdır, ikinci sıklıkta bacaktan çıkartılan toplardamar (safen veni) kullanılır.

Bunların dışında koldan (radiyal arter), mideden (gastroepiploik arter), karın adalesinden (epigastrik arter) çıkartılan atardamarlar da kullanılabilir.

Seyrek olarak kullanılabilecek başka atardamarlar da vardır.
Bu damarların çıkartılması, ilgili organların beslenmesini bozmaz. Hangi vaka ve damar için hangi greftin kullanılacağına cerrah karar verir.

Ameliyat sonrası yaşam
Ameliyat sonrası yoğun bakımda kalma süresi ortalama 1-3 gün arasındadır. Hastanede kalma süresi ise hastalığın seyri ve iyileşme durumuna göre 4-10 gün arasında değişir

Ameliyat günü neler olur ?

Ameliyat saati geldiğinde hastanın eğer varsa gözlükleri, takma dişleri ve diğer protezleri, iç çamaşırları ve ziynet eşyaları çıkartılarak yakınlarına teslim edilir. Hasta özel bir gömlek giydirilerek sedyeye alınır ve ameliyathaneye götürülür. Hasta yakınları da kafeterya veya lobide bekleyerek ameliyatla ilgili bilgi alabilirler. Hastanın ameliyathanede geçirdiği sürenin tamamı ameliyat süresi olmayıp öncesi ve sonrasındaki hazırlık sürelerini de içermektedir.

Ameliyat sonrası yaşam nasıldır ?
Hasta ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesine alınır. Anestetik ilaçların etkisi altındaki hastalar uyansalar bile başlangıçta ellerini, ayaklarını oynatamayabilirler. Bu kısa sürede düzelir. Etraftaki birçok cihaz ve alarm sesleriyle hasta kendisini alışkın olmadığı bir ortamda hissedebilir. Bu aşamada hasta, hemşireler tarafından bilgilendirilir ve sakin olması yönünde telkinde bulunulur.

Ameliyat öncesinde ilaçları vermek için damar yollan ve kataterlcr yerleştirilecektir. Yine hasta uyandığında göğsünde tüpler olacaktır. Bunlar yoğun bakımdan çıkmadan Önce çıkarılır. Bu dönemde hastanın ağrı duymaması için ilaçlar verilir. Eğer ağrısı olursa hemşireye bildirmesi tavsiye edilir. Ameliyat öncesinde takılan sonda ile hastanın ayağa kalkmadan idrarını yapması sağlanacak ve böbrek fonksiyonları da takip altında olacaktır. Yoğun bakımda kalma süresi ortalama 1 – 3 gün arasındadır. Ancak herkesin hastalığı, iyileşme süresi ve tedaviye cevabı değişebilmektedir.

Sürekli faaliyet içinde olan, ışıkların yandığı ortamda hasta zaman kavramını kaybedebilir.
Özellikle geceleri zihin bulanıklığı ve sıkıntı hissedebilir, buna hazırlıklı olmaları gerekir. Bu durum geçicidir, özellikle de hasta odaya çıktığında hızla düzelir. Odada dinlendikçe normal uyku alışkanlığına tekrar döner ve halsizlik de ortadan kaybolur.

Odaya çıktıktan sonra yaşam nasıl olur ?
Hastanın ilk hareketleri yatak içerisinde ayaklarını toplayıp uzatma şeklinde olacaktır. Artık sondası da olmadığı için tuvalete gitmesi gerekir. Göğüs kemiğine yük vermemeye ve göğsü germemeye çalışmak önemlidir. Çünkü göğüs kemiğini çelik teller tutmaktadır. Bunun için özellikle ilk günler hastanın yan yatması, yatıp kalkışlarında yanındakilerden yardım istemesi gerekmektedir. Yataktan kalkarken iki koluna da eşit yük vererek doğrulup yatakta dik oturması, yavaş hareketlerle bacaklarını yataktan sarkıtıp, birkaç dakika böylece dinlendikten sonra yataktan yavaşça kalkması gerekir. Ani kalktığında hastanın başı dönebilir ve dengesini kaybedebilir. Yakın koltuk ve sandalyeye geçmek için, birkaç dakika dinlendikten sonra ayağa kalkmak en güvenlisidir. Başlangıçta kısa olan yürüyüş mesafeleri hasta kendini iyi hissettikçe artacaktır. Hastanın yürürken dik durması, ağrıyı azaltmak için öne eğilmemesi gerekir. Ağrı varsa hemşireye bildirmesi şarttır.

İlk günlerden sonra yastık destekli hafif yan yatabilir. Özellikle kilolu, yaşlı ve şeker hastalarında yatak yaralarını önlemek için hastanın arada bir kalkması ve sırtını yataktan kaldırması gerekmektedir. Eğer hastanın ayaklarında şişlik oluyorsa, ayaklarını koltuk yüksekliğine kaldıracak şekilde, altına destek koyarak uzatabilir.

Kalbine kan dönüşüne yardımcı olması ve bacaklarında şişlik oluşmaması için varis çorabı kullanması Önerilir. Doktor uygun çorabı hastaya reçete edecektir. Çorapların aşağı doğru kayarak toplanmasına izin verilmemelidir. Bu, bacaktaki toplardamarların kan dolaşımına engel olur. Gece yatarken çıkardığı çorabı sabah yataktan kalkmadan tekrar giymeli ve çorap varken kaymamak için mutlaka terlikle yürümelidir. Varis çorabını ameliyattan sonra 6 -8 hafta kullanması gerekebilir.

Ameliyat sonrasında derin nefes alma egzersizleri yapmak, öksürüp balgam çıkarmaya çalışmak hastanın çabuk iyileşmesi için önemlidir. Öksürmenin, ameliyat yerine bir zararı yoktur. Bu sayede hasta ameliyat nedeniyle akciğerlerinde biriken salgılan atmış olur. Hava.yolları temizlenecek, akciğerdeki hava kesecikleri açılacak, bu da muhtemel akciğer enfeksiyonlarını önleyecektir. Bol su içmek veya sıvı almak kolay balgam çıkarma ve böbrek fonksiyonlarının iyileşmesine yardımcı olacaktır.
Ağrı ve rahatsızlık duydukları için öksürmekte zorlanan hastaların göğüslerine küçük bir yastıkla destek yaparak öksürmeye çalışmaları sağlanabilir.

Ameliyat sonrası her hastada terleme ve ateş olabilir. Ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlarla bu sıkıntılar kontrol altına alınabilir ve 3- 4 gün içinde tamamen geçebilir.

İlk günlerde hasta yumuşak bir bez veya süngerle vücudunu silebilir. Ameliyat yeri kuruyup kabuk bağladıktan sonra hasta yanında biri olmak şartıyla sabun veya vücut şampuanları ile ılık suda duş şeklinde banyo yapabilir. Şeker hastaları hariç hastaların hızla iyileşmeleri için ilk 1 ayda yiyeceklerinde herhangi bir kısıtlama yoktur. Ancak tansiyonu yüksek olan veya doktoru tarafından önerilen hastaların az tuzlu yemeleri gereklidir. Küçük porsiyonlarda, sık aralıklarla yemek ve dengeli beslenmeye özen göstermek, iyileşmeyi hızlandıracaktır.

Ameliyat sonrası dönemde uykusuzluk, can sıkıntısı, uykudan yüksekten düşüyormuş gibi aniden sıçrayarak uyanma, sinirlilik, tahammülsüzlük, kolay duygulanma, konsantrasyon
bozukluğu, olayları dışarıdan izleme ve algılamada zorlanma gibi şikayetler olabilir. Bunlar anestetik ilaçlara ve yaşanan strese bağlıdır. Çoğunlukla 4-6 hafta içinde kendiliğinden geçer. Gerekirse doktor bazı ilaçlarla yardımcı olur.

Odaya ziyaret saatlerinde ziyaretçi kabul edilebilir. Ancak ziyaretçilerin kalabalık olmamasına dikkat edin ve ziyaretin kısa sürede bitmesini sağlayın.

Hastanede kalma süresi, hastalığın seyri ve iyileşme durumuna göre 4-10 gün arasında değişmektedir. Hastaneden çıkmadan önce geçici kalp pili telleri alınır, ilaçlar reçete edilir, hasta evdeki yaşantısı konusunda bilgilendirilir. Ayrıca kontrole geleceği tarih bildirilir ve kontrol sırasında yaptırılacak tetkikler için istek formları doldurulur. Raporu da içeren hasta çıkış raporu (epikriz) hastaneden çıkmadan hastaya teslim edilir.

Hastaneden çıktıktan sonra yapmaması gereken şeyler var mı ?
Göğüs kemiği kesilerek yapılan operasyonlarda en önemli hususlardan biri, yaklaşık iki ay süresince hastanın sırtüstü yatması ve yatakta yana dönmemesidir.
Bacaktan damar çıkartıldı ise ve doktor varis çorabı önerdi ise bu çorabın tarife uygun bir şekilde her gün giyilmesi (genellikle 6-8 hafta süreyle) önemlidir.
İlk haftalarda ağır yük taşımamak gerekir.
İlk 10 gün ziyaretçi kabul edilmemesi hasta için tercih edilecek bir önlem olmalıdır.

Ameliyatlı hasta, işine ne zaman dönebilir, istediği sporu yapabilir mi, cinsel hayatı normale dönebilir mi? İstediği yemeği yiyebilir mi ?
Yönteme ve hastanın durumuna göre değişmek üzere normal hayata geçiş belli bir süre alacaktır. Bu süreler hekim tarafından hastaya ameliyattan sonra söylenir.
Genel olarak, bayanlar 6-8 haftadan önce ev işleri ve çocuk bakımı gibi konularda tam sorumluluk almamalıdır.

Hafif tempolu işlerde çalışanlar 6′ncı haftadan sonra günde 4 saati geçmemek kaydı ile çalışabilirler. Ağır işlerde çalışanlar 3 ay sonra işlerine dönebilirler. 6-8 hafta sonra araba kullanmaya başlanabilir.
Başarılı bir ameliyat sonrasında hastanın cinsel hayatında bir problem olmaması beklenir. Ancak, ilk 4-6 hafta cinsel ilişkinin kısıtlı olması önerilir.
Hızlı bir iyileşme için, ilk günlerde (şeker hastalığı dışında) özel bir diyet kullanmamak daha uygundur. İlk kontrolden sonra kardiyolog veya diyetisyen tarafından diyet uygulamalarına başlanacaktır.
Taburcu olduktan 15 gün sonra hasta sokakta düz yolda yürüyüş yapmaya başlayabilir.
Yürüyüş mesafesi 4. hafta sonunda 1.5 km (30 dk), 6. hafta sonunda 2 km (45 dk.) ve 8. hafta sonunda 3 km (60 dk.) olmalıdır.
Aşırı sıcak ve soğuktan, ayrıca rüzgara karşı yürümekten sakınmak gerekir.

Kalp yetersizliği nedir ?

20 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Kalp yetersizliği nedir ?

Kalp özel bir kas dokusundan yapılmış meka­nik pompa gibi çalışan bir organdır. Vücut doku­larına oksijen ve besin sağla­mak amacıyla günde yakla­şık 6000-7000 litre kan pompalar. Kalbin iş gücünün ciddi olarak bozulması nede­niyle; istirahatte ve normal aktiviteler sırasında, dokula­rın ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda kanı pompalaya-maz ve ortaya “kalp yetersiz­liği” tablosu çıkar.

Kalp yetersizliğine neden olan ana bozukluk, kalp ka­sının kasılma gücündeki azalmadır. Kalp yetersizliği arttığı zaman, vücudun bazı bölgelerinde (örn; akciğerlerde, bacaklarda, oturma yerlerinde, ka­raciğerde vb.) su toplanabilir.

Kalp yetersizliğinin nedenleri
Doğrudan doğruya kalp kasının hastalanma­sına neden olan sebepler:
• Koroner arter hastalığı,
• Kalp kasının infeksiyonu,
• Kalp kasının gücünü doğrudan etkileyen ge­netik kalp kası hastalıkları.

Kalbin genişlemesini engelleyen ve doluş sü­resini azaltan nedenler:
• Kalp zarının iltihabı,
• Taşikardi denilen çarpıntılar.

Kalbin aşırı yüklenmesine neden olarak kalp kasının kasılma gücünü azaltan nedenler:
• Romatizmal kapak hastalıkları,
• Hipertansiyon,
• Doğumsal kökenli delikler veya geçişler,
• Tiroid bezinin fazla çalışması,
• Kronik akciğer hastalıkları.

Kalp yetersizliğinin belirtileri nelerdir ?
Nefes darlığı: Başlangıçta aşırı hareket ile nefes darlığı olur. Has­talık ilerledikçe istirahatte de olmaya başlar. Bazı hastalar uykudan ani ne­fes darlığı ile uyanır ve oturma ihtiyacı duyarlar. Çoğunlukla iki yastıkla yatarlar.

Aralıklı öksürük veya hırıltılı nefes alma: Akciğerlerde suyun birik­mesine bağlıdır. Beyaz ve­ya pembe köpüklü bal­gamla birlikte bulunabilir.

Ödem (Vücut dokularında sıvı birikmesi): Ayak, topuk ve bileklerde şişmeler olur. Hastalar ayakkabılarının sıktığını ve çoraplarının iz bıraktı­ğını fark ederler.

Çarpıntı: Kalp hızında artma çar­pıntı olarak hissedilir.

Yorgunluk-halsizlik: Alışveriş yapma, merdiven çıkma, yürüyüş gibi gün­lük aktivitelerde yorgun­luk hissedilir.

İştahsızlık – bulantı: Aşırı suyun sindirim siste­minde birikmesi sonucu olur. Kişi midesinde sü­rekli dolgunluk hissi nede­niyle yemek yeme isteğini kaybeder.

Düşünce sürecinde değişme: Unutkanlık, sinirlilik ya­şanabilir. Bu gibi durum­lar aile bireylerine ve arka­daşlarına bildirilmelidir.

Kalp yetersizliğinde tedavi yaklaşımları nelerdir ?
Kalp yetersizliği uygun şekilde tedavi edilmedi­ğinde yaşam kalitesini azaltan zor bir hastalıktır. Ancak önerilen ilaçlara, yaşam şekli değişiklikleri­ne uyum sonucunda kalp yetersizliğine bağlı yakın­malarınız azalır, yaşam kaliteniz artar.

Sonuçta kalp yetersizliğinizin başarılı bir şekilde kontrolü öncelikle sizin ve ailenizin doktor ve hem­şirenizin önerileri doğrultusunda;
* Yaşam şekli değişikliklerine,
* Diyete,
* Verilen ilaçları düzenli kullanmanıza,
* Sağlık kontrollerine tam uyum sağlamanıza bağlıdır.

Beslenme ve diyet

19 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Beslenme ve diyet

Çoğu insan sağlıklı beslenmede katı yağların, tuzun ve kolesterollü besinlerin az tüketilmesi ge­rektiğini bilir. Fakat bunların hangi yönleriyle za­rarlı olduklarını ve ne derecede tüketilmesi gerek­tiğini tam olarak bilemezler. Şimdi bunlar hak­kında bilmeniz gerekenler kısaca açıklanacaktır.

Yağlar
Bitki ve hayvan kaynaklı olarak tükettiğimiz yağlar doymuş yağlar, tekli doymamış yağlar ve çoklu doymamış yağlar olmak üzere üç çeşittir. Yağlar vücut fonksiyonlarını sürdürmek, büyü­mek ve gelişmek için gereklidir.

Doymuş yağlar: Sığır, dana, koyun eti gibi kır­mızı etler, tereyağ, margarin gibi katı yağlar, yağ­lı süt ve peynirler doymuş yağları içerir.

Tekli doymamış yağlar: Zeytinyağı buna en iyi örnektir ve yapılan çalışmalar kan kolesterol düzeyini düşürdüğünü ortaya koymuştur.

Çoklu doymamış yağlar: Fındık, ay çiçek, so­ya yağı en iyi örneklerdir. Bunlar bitkisel kaynak­lıdır ve sağlığımız için özellikle bu tür yağları tü­ketmemiz gerekmektedir. Ayrıca uskumru ve sar­dalye balığında bulunan yağlar da çoklu doyma­mış yağları içerir.

Kalp Sağlığınız İçin Doğru Beslenme
Ekmek, tahıl
Önerilen: Kepekli buğday, çavdar ekmeği, yağ ve tuz içerme­yen krakerler, yulaf ezme­si, mısır gevreği, makarna, pirinç, bulgur.
Önerilmeyen: Açma, poğaça vb.

Süt ürünleri, yumurta
Önerilen: Yağsız süt, az yağlı ve erit­me peyniri, yağsız yoğurt, yağsız yumurta akı.
Az yenebilecek: Yarım yağlı süt, dil peyniri, yarım yağlı yoğurt, haftada 2 yumurta
Önerilmeyen: Tam yağlı süt, konsantre süt, krem şanti, kaymak, yağlı peynir ve yoğurt.

Çorbalar
Önerilen: Sebze çorbası, et suyu çorbası.
Önerilmeyen: İşkembe çorbası, paça.

Balık
Önerilen: Bütün beyaz etli ve yağlı balıklar (ızgara ve buğulama).
Az yenebilecek: Uygun yağda kızartılmış balık , Midye, ıstakoz
Önerilmeyen: Balık yumurtası, havyar, belirsiz yağda kızartılmış balıklar.

Deniz mahsülleri
Önerilen: İstiridye.
Az yenebilecek: Midye, ıstakoz.
Önerilmeyen: Karides, kalamar.

Et
Önerilen: Tavuk, hindi, dana, av eti.
Az yenebilecek: Yağsız sığır, dana jambon, kuzu (haftada 1-2), dana ve tavuk sosisi, ciğer (ayda bir)
Önerilmeyen: Ördek, kaz, yağlı görünen tüm etler, sosis, salam, sucuk, kümes hayvanları derisi.

Yağlar
Az yenebilecek: Çoklu doymamış yağlar (ayçiçek yağı, mısır özü yağı, soya vb), tekli doy­mamış yağlar (zeytinyağı)
Önerilmeyen: Tereyağı, Trabzon yağı, iç yağ, kuyruk yağı, sert margarinler.

Sebze ve meyve
Önerilen: Tüm taze dondurulmuş sebze­ler, kuru baklagiller (merci­mek, kuru fasulye, nohut), haş­lama patates.
Az yenebilecek: Uygun yağda kızartılmış patates ve sebzeler
Önerilmeyen: Belirsiz yağda kızartılmış sebze, patates, cips, tuzlu konserve sebze.

Tatlılar
Önerilen: Yağsız sütle yapılan tatlılar (muhallebi, sütlaç vb), meyve salatası, limon dondurması, aşure, pestiller, kuru yemişli sucuklar, cezerye.
Az yenebilecek: Çoklu doymamış yağ ve margarinle yapılan pasta ve bisküviler, badem tatlısı, helva.
Önerilmeyen: Dondurma, baklava, kremalı ve hazır pastalar, bisküviler, hazır pudingler, çikolata ve çikolatalı tatlılar.

Kuruyemişler
Önerilen: Ceviz, badem, kestane.
Az yenebilecek: Yerfıstığı, antepfıstığı
Önerilmeyen: Hindistan cevizi, tuzlu eğlencelikler.

İçecekler, soslar
Önerilen: Çay, kahve, neskafe, az kalorili meşrubatlar.
Az yenebilecek: Az yağlı soslar.
Önerilmeyen: Fazla tuz, salata sosları, may­onez.

Kolesterol

18 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Kolesterol

Kolesterol kanda ve vücudumuzu oluşturan hücrelerde bulunan yumuşak, balmumu kıvamın­da olan bir yağdır. Kolesterol normalde vücudu­muzda karaciğer tarafından üretilir. Ayrıca kır­mızı et, yumurta, balık, süt ve süt ürünleri tüke­tildiğinde kandaki kolesterol seviyesi yükselir.

Niçin fazla yağ almamız sağlıksızdır?
Özellikle katı yağlar fazla tüketildiğinde kanda kolesterol seviyesi artar. Kanda seviyesi artan ko­lesterol ve diğer yağ ürünleri kan damarlarının duvarlarında birikerek damarların daralıp tıkan­masına yol açar. Kalp krizine sebep olabilir.

Kolesterol Düzeyleri
Serum kolesterol seviyenizi bilmeniz ve belirli aralıklarla ölçtürmeniz gerektiğini unutmayınız.

Kolesterol Değerleri
İstenen
Total kolesterol: < 200 mg/dl
LDL kolesterol: < 130 mg/dl
HDL kolesterol: > 40 mg/dl

Sınırda
Total kolesterol: 200-239 mg/dl
LDL kolesterol: 130-159 mg/dl
HDL kolesterol:

Yüksek
Total kolesterol: > 240 mg/dl
LDL kolesterol: > 160 mg/dl
HDL kolesterol:

Tuz ve su tüketimi

17 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Tuz ve su tüketimi

Tuz/Sodyum kısıtlaması neden önemlidir ?
Tuz, sodyum ve klordan (NaCl) oluşur. Tuzun içindeki sakıncalı madde sodyumdur. Vücutta fazla miktarda sodyum olduğunda suyun da vü­cutta tutulmasına neden olur.
Normal olarak vücuda alınan ve vücuttan atı­lan tuz miktarı bazı hormonlar ve böbrekler tara­fından dengede tutulur. Kalp yetersizliğinde bu denge bozulur ve vücutta su birikir. Tansiyon yükselir ve kalbin çalışması zorlaşır.

Günlük tükettiğimiz sebze, meyve ve baklagil­ler gibi besinlerde vücudun gereksinimini karşıla­yacak kadar tuz bulunur. Bu nedenle alacağınız günlük tuz miktarını doktor ve hemşirenize soru­nuz.

Tuzu azaltmak için neler yapılabilir ?
* Yemek masanızdan tuzluğu kaldırın,
* Yiyecekleri tatlandırmak için tuz yerine baharat kullanmayı deneyin,
* Taze balık, tavuk, yağsız dana eti, kuru bak­lagiller yemeye özen gösterin,
* Konserve ve hazır gıdalar yerine taze sebze ve meyveleri tercih edin, taze dondurulmuş gıda­lar tüketmekte sakınca yoktur,
* Hazır gıdaların üzerindeki açıklamaları okumayı alışkanlık haline getirin.

Yüksek oranda tuz içerdikleri için kaçınılması gereken yiyecekler nelerdir ?
* Sodyum bikarbonat içeren kabartma tozu ve yemek sodası (1 çay kaşığı kabartma tozu 250 mg sodyum içerir),
* Kola, maden suyu ve sodası, tuzlu kuruye­miş ve yiyecekler (fındık, fıstık, mısır gevreği, pa­tates cipsi, tuzlu bisküviler),
* Salam, sosis, sucuk, pastırma,
* Hamburger gibi sos ile hazırlanmış hazır gı­dalar,
* Salamuralar, turşular, kurutulmuş, tütsülen­miş ve tuzlama yapılmış gıdalar,
* Hazır çorbalar.

Potasyum

16 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Potasyum

Potasyum nedir ve neden önemlidir?
Kalp ve sinir sisteminin fonksiyonlarını sürdür­mesinde potasyum önemli bir mineraldir. Yeterli ve dengeli beslenildiğinde vücut için gerekli po­tasyum alınmış olur. Ancak idrar söktürücü ilaç­lar alındığında su ile birlikte potasyum da vücut­tan atılır. Bu nedenle potasyum dengesini koru­mak için potasyumdan zengin besinler tüketme­niz gerekir.

İdrar söktürücü ve ACE inhibitörlerini kullanıyorsanız 3-6 ayda bir potasyum kontrolü yaptırmalısınız.

Potasyumdan zengin besinler nelerdir ?
Taze Meyveler: Muz portakal, kavun, çilek, karpuz
Kuru Meyveler: Kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, kuru erik, hurma
Taze Sebzeler: Pancar, yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, bezelye, domates, mantar Kuru Sebzeler: Baklagiller, bezelye
Taze Etler: Hindi eti, sığır eti, balık
İçecekler: Portakal suyu, kayısı suyu ve grey­furt suları

Bazen doktorunuz kan potasyum değerinize göre ilave olarak potasyum içeren ilaçlar da verebilir.

İçecekler

15 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

İçecekler

Kalp yetersizliğinde kalbin yetersiz pompala­ması sonucu vücudun bazı bölgelerinde (akciğer­lerde, karında, ayaklarda vb.) su toplanabilir. Bu nedenle doktorunuz size sıvı kısıtlaması önerebi­lir.

Bazı durumlarda da idrar söktürücü ilaç veril­diğinde fazla sıvı kaybı olabilir. Bu durumda da belirli miktarda sıvı almanız önerilebilir.

Bu amaçla günlük almanız gereken sıvı miktarını doktorunuza – hemşirenize sorabilirsiniz.

Aldığınız-çıkardığınız sıvıyı izlemeniz gerektiğinde
Aldığınız sıvıyı hesaplarken: Aldığınız sıvıları (su, çorba, meyve suyu, çay, kahve ayran, süt vb.) daha kolay hesaplayabilmek için size ait bir bar­dağınız olsun ve bu bardağın kaç mililitre (mi) ol­duğunu ölçün (Örn.l bardak=200 mi gibi). Bar­dağınızı içeceğiniz şeyle tam olarak doldurun ve bittiğinde hazırladığınız sıvı izlem formuna kay­dedin. Bir gün bitince aldığınız sıvıları toplayın.

Çıkarılan sıvıyı (idrarı) hesaplarken: Üzerinde ölçekleri olan bir kabınız olsun ve idrarınızı bu kaba yapın. Sonra miktarını sıvı takip formuna kaydederek idrarınızı döküp kabı çalkalayın. Bir gün bitince çıkardığınız idrarı toplayın ve bunu her yeni güne başlarken tekrarlayın. Bu şekilde al­dığınız ve çıkardığınız sıvı miktarlarını hesapla­mış olursunuz.

Kilo kontrolü

14 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Kilo kontrolü

Kilo kontrolü neden önemlidir: Düzenli aralık­larla (haftada 2-3 kez) kilo kontrolü yapmanız hem kalp yetersizliğinizi kontrol altında tutmak hem de idrar sok-| türücü ilaç miktarını ayarlamada I çok önemlidir. Ayrıca dehidratasyon (vücudun susuz kalması)da önemlidir.

Kilo kontrolünüzü yaparken: Sabah kahvaltı­dan önce aç karnına ve herhangi bir şey içmeden, idrarınızı yaptıktan sonra, aynı saatte, aynı tartı ile, benzer giysilerle tartılın. Ölçtüğünüz kilonuzu not defterinize kaydedin.

Eğer günde 1-2 kilo, haftada 3-5 kilo almışsanız vücunuzda fazla su tutuluyor olabilir. Eğer beklenmedik şekilde haftada 1,5-2 kilo kaybediyorsanız susuz kalmış olabilirsiniz. Mutlaka doktorunuza-hemşirenize bildiriniz.

Fiziksel hareketler

13 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Kalp Sagligi

Fiziksel hareketler

Hareketin kalp sağlığını korumada çok önem­li etkileri vardır. Düzenli hareket;
* Hastalığa bağlı var olan şikayetlerin azalma­sına yardım eder,
* Tansiyonu düşürür, kalbin daha iyi beslen­mesini sağlar,
* Kendinizi daha zinde ve enerjik hissedersi­niz, kan kolesterolünün düşmesine yardımcı olur,
* Zayıflamayı kolaylaştırır,
* Vücudun gevşemesini sağlar, stresi azaltır. Ancak sizin yapacağınız hareketin tipi ve yo­ğunluğu kalp yetersizliğinizin derecesine bağlıdır.

Bu nedenle yapacağınız hareket tipi ve yoğunluğu konusunda mutlaka doktorunuza ve hemşirenize danışınız.

Önerilen hareket programından önce ve sonra nelere dikkat etmelisiniz?
* Yemekten en az 2 saat sonra harekete başla­yın,
* Sinirli iken hareket yapmayın,
* Fazla sıcak ve nemli havalarda ya da kendi­nizi yorgun hissettiğiniz günlerde hareket yap­maktan kaçının,
* Hareket için kendinize belirli gün ve saatler belirleyin (örn. pazartesi, çarşamba, cuma saat 10:00 vb.),
* Hareket için rahat giysi, ayakkabı ve yer se­çin,
* Hareketi eş ya da arkadaşlarınızla yaparsa­nız daha eğlenceli olacaktır,
* Harekete başlamadan önce ve bitirdikten sonra mutlaka nabzınızı sayın. Nabız sayısı daki­kada 120′yi geçmemelidir.
* Harekete ilk başlarken kısa sürelerle (30 dakika) başlayıp zamanla yavaş yavaş doktor öne­rileri doğrultusunda artırın.
* Hareket sırasında kendinizle ya da arkadaş­larınızla yarışmayın.
* Kendinizi zorlamayın. Her hareket sonrası mutlaka 30 dakika veya 1 saat dinlenin.
* Ağır şeyler kaldırmayın, çekmeyin ya da it­meyin. Bu tür işler kalbinizi yorar.
* Kalp hastaları için en uygun aktiviteler yü­rüyüş, bisikletle gezme ve yüzmedir.

Nabzınızı ölçerken
Bir elinizin üç parmağını diğer bileğinizin baş parmak tarafına koyun ve nabzınızı hissederek 60 saniye (1 dakika) sayın. Aynı zamanda kalp ritminize dikkat edin. Her zamanki gibi mi? Yok­sa bir değişiklik var mı? Normal kalp hızı dakika­da 60-100 vurudur ve düzenlidir.

Dikkat!
Hareketleri yaparken…
* Göğüste ağrı ve rahatsızlık hissi, kalp atışında tekleme, düzensizlik ve çarpıntı,
* Aşırı yorgunluk hali,
* Aniden soğuk soğuk terleme,
* Nabız sayınızın istirahatteki nabız sayınız­dan 20 sayı fazla olması,
* Baş dönmesi, ¥ Nefes darlığı,
* Bulantı – kusma,
* Halsizlik OLURSA!!!

Hareketi kesin ve şikayetiniz devam ediyorsa doktorunuza veya hastaneye başvurun.

« Önceki YazılarSonraki yazılar »