Kemikler ve menopoz üzerine yapılan son araştırmalar

23 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Kemikler ve menopoz üzerine yapılan son araştırmalar

New England Tıp Dergisinde son günlerde yayınlanan bir araştırmada yaş ortalaması yetmiş altı olan 600 kadında, kısa dönem östrojen takviyesinin kemiklerde uzun vadede gözle görülür bir yarar sağlayıp sağlamadığına bakıldı. Araştırma sonucunda hormon takviyesinin uzun vadede çok az veya, hiç yarar sağlamadığı görüldü.

Bu araÅŸtırma Boston Üniversitesi Artrit Merkezinden Dr. David Felson baÅŸkanlığında yürütüldü. Dr. Felson’un ekibinde çalışan araÅŸtırmacılar yedi yıldan az alınan östrojen hormonunun, östrojen takviyesi yapılırken kısa bir dönem kemik kaybını yavaÅŸlattığını, ama yetmiÅŸ beÅŸ yaşına geldiÄŸinde kadının kemiklerinde hiçbir koruyucu etkisi olmadığını gördüler. Doktor Felson bu araÅŸtırmanın sonunda, ailesinde osteoropoz vakası görülen hastaların menopoza girdikten sonra yaÅŸamları boyunca östrojen almak zorunda oldukları kanısına vardı. Bu da onları göğüs kanseri tehlikesiyle karşı karşıya getirebilirdi. Bu araÅŸtırma da, uzun süreli östrojen veya, hormon takviyesi tedavisinin göğüs kanseri riskini artırdığını belirten diÄŸer araÅŸtırmayla benzerlik gösteriyor. Zaten zor bir seçimdi, ÅŸimdi daha da zorlaÅŸtı.

Osteoporozla ilgili son geliÅŸmeler nelerdir ?

22 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Osteoporozla ilgili son geliÅŸmeler nelerdir ?

Eskiden osteoporoz riski taşıyan kadınların östrojen almayı düşünmeleri gerektiğini savunurdum. Doktorlar tarafından gereğinden fazla önerildiğine inansam da, hormon takviyesi tedavisinden yarar sağlayacak üç grup kadından biri olarak onları görürdüm. Diğer iki grup menopoz sıkıntıları çok şiddetli olanlarla, koroner arter hastalığı (kalp damarı hastalığı) riski taşıyan gruplardır.
Son araştırmalar beni bu konuda bir kez daha düşünmeye zorlasa da, biz yine en baştan başlayalım. Menopoz öncesinde kadınların kemik kaybına en çok yol açan nedenler şunlardır:
*Sigara içmek
*Egzersiz yapmamak
*Fazla alkol tüketimi (Günde 2 kadeh içkiden fazla)
*Yetersiz kalsiyum almak
*Kalıtım

Riskli gruba dahil olan kadınlardansanız ( “Risk Altındaki Kadınlar” bölümüne bakınız.) ilk yapacağınız ÅŸey doktorunuzu arayıp, ondan kemik yoÄŸunluÄŸu testi yapmasını istemektir. Günümüz teknolojisinde kadınların kemik ağırlığı ve gücü tam olarak ölçülebilmektedir. Belli baÅŸlı tıp merkezlerinde kemik dansidometresi denilen cihaz vardır. Bu arada, kemik yoÄŸunluÄŸu testi, röntgen çektirmekten farklı hiç gözünüzde büyütmeyin.

Menopozda kalsiyum takviyesiyle ilgili son geliÅŸmeler

21 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Menopozda kalsiyum takviyesiyle ilgili son geliÅŸmeler

AraÅŸtırmalar sadece kalsiyum takviyesi yapmanın kemiklerimizi korumaya yetmediÄŸini gösteriyor. Tek başına egzersiz de östrojen kaybından doÄŸan zararı önlemeye yeterli deÄŸil. New England Tıp dergisinde yayınlanan menopoz sonrası osteoporozu önleme konusunda yapılan bir araÅŸtırmanın sonuçlarına göre düzenli egzersiz ve kalsiyum takviyesinin kemik kaybını yavaÅŸlattığı veya, durdurduÄŸu saptanmıştır. Hollanda’da yapılan bir araÅŸtırmada K vitamininin menopoz sonrası kadınların yüzde ellisinde kalsiyum kaybını durdurduÄŸu gözlenmiÅŸtir. K Vitamini brokoli, brüksel lahanası gibi koyu yeÅŸil yapraklı sebzelerde bulunur. (DoÄŸal Vitamin Kaynakları, VIII. Bölüme bakınız.)

Menopozdan sonra kadınların yapacağı en kötü ÅŸey kilo vermek için katı bir diet uygulamalarıdır. Östrojen yaÄŸ hücrelerinde depolanır. AraÅŸtırmalar kilolu kadınların menopoz sıkıntılarıyla çok daha rahat baÅŸa çıktıklarını göstermiÅŸtir. Yüksek proteinli beslenme de, çözüm deÄŸildir. California Üniversitesi endokrinologlarından Steven Harris’e göre kilo kaybı için uygulanan yüksek proteinli dietler kanda asit oluÅŸumuna neden oluyor. Daha sonra vücudun bu asidi dengelemesi gerek. Dr. Harris vücudun bunu ancak kemikleri eriterek baÅŸardığını belirtti.İnsanların hiçbir zaman yeterince ince veya zengin olamayacağına inanan bir toplumda yaÅŸadığımız için kadınlar otuz altı beden olmazlarsa kendilerini ÅŸiÅŸman sanıyorlar ve nedense otuz altı beden olan kadınlar kadar iyi görünmediklerine inanıyorlar. Ellili yaÅŸlara geldiÄŸimizde bu düşüncenin budalalık olduÄŸunu anlayacak kadar özgüvenimizin ve kendimize saygımızın olacağını umalım. İşin özü, saÄŸlıklı bir bedene ve saÄŸlam kemiklere sahip olmak istiyorsanız bol lifli, az yaÄŸlı gıdalarla beslenmeye özen gösterin. Bol bol hareket edin; en önemlisi, sigarayı bırakın.

Menopoz egzersizin yararı olur mu ?

20 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Menopoz egzersizin yararı olur mu ?

7 Aralık 1994 tarihli The New York Times gazetesinin sağlık köşesinde, günde iki kilometre yürümenin kemik kaybını ertelemeye yardımcı olduğu belirtildi. Tufts Üniversitesi, Jean Meyer Yaşlılıkta Beslenme Araştırma Merkezi Başhekimi Dr. Elizabeth Krall bir yıl süren araştırma sonucunda günde iki kilometre yürüyen kadınların bacak kemiklerinin, haftada iki kilometre yürüyenlerle göre yüzde yedi, tüm vücut kemiklerinin de, yüzde dört daha yoğun olduğunu açıklamıştır.

Yürüyenlerin bacaklarındaki kemik kaybı çok daha yavaş oluyor. Düzenli olarak her gün iki kilometreden fazla yürüyen kadınların daha uzun yıllar kemik kaybına uğramayacakları araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Amerikan Tıp Birliği tarafından yayınlanan 28 Aralık 1994 tarihli araştırmada, menopoz sonrasında kadınların haftada iki kez ağırlık çalışarak kalça ve omurgalarmdaki kemik yoğunluğunu artırabilecekleri kanıtlanmıştır.

Tufts Üniversitesi, Jean Meyer Yaşlılıkta Beslenme Araştırma Merkezinden Dr. Miriam E. Nelson ve ekibi bir yıl süren araştırma boyunca, elliyle yetmiş yaş arası otuz dokuz kadını gözlem altında tuttular. Araştırmaya katılan kadınların ortak özellikleri hareketsiz yaşam biçimi benimsemiş, en az beş yıl önce menopoz geçirmiş ve bir yıl önce östrojen veya kemik yoğunluğunu artıran ilaçlardan kullanmamış olmalarıydı.

Kadınlar kalça ve omurgalarmdaki kemik yoğunluğunu, kas gücünü ve dengeyi belirlemek amacıyla araştırmanın başında ve sonunda kemik yoğunluğu testinden geçirildiler.

Grubun içinden seçilen yirmi kadın haftada iki kez bir uzman gözetiminde beşer dakikadan ısınma hareketleri, kondisyon bisikletinde egzersiz ve kırk beş dakika süren ağırlık çalışması yaptılar. Diğer on dokuz kadın hiçbir şey yapmadı.

Bir yıl sonunda hareketsiz kalan kadınların kemik yoğunluğu yüzde iki azalırken, egzersiz yapanlarda kemik yoğunluğunun ortalama yüzde bir buçuk arttığı gözlemlendi. Bu sonuçları beş yıllık bir süreçte değerlendirirseniz, çok önemli bir kazanç olduğunu görürsünüz. Egzersiz yapan gruptaki kadınlar sadece kemik yoğunluklarını artırmakla kalmayıp, güç de kazandılar. Sırt ve kol kasları yüzde yetmiş altı oranında güçlendi. Ayrıca bu grup günlük hayatta da çok daha aktif bir yaşam biçimi benimsemeye başladı.

Egzersiz yapan gruptaki kadınlar dengelerini yüzde on dört oranında artırırken, diğer grupta yüzde sekizlik bir denge kaybı görüldü. Bu sonuçların sadece bir yılı kapsadığını unutmayın. Kadınlarda menopoz sonrası kalça kırılmasının en yaygın nedeni denge kaybıdır.

Bunlar iyi haberler, ama ben bazılarınızın, “Ben diÅŸi Arnold Schvvarzenegger gibi olmak istemiyorum,” dediÄŸinizi duyar gibi oluyorum. Ağırlık kaldırma lafı bile birçok kadına itici gelebilir. Ağırlık çalışmasında zıt yönden gelen bir ağırlık adaleyi kasarak uyarıyor ve geliÅŸmesini saÄŸlıyor. Bunun sonucu kaslar kemikleri uyarıp, yoÄŸunluk ve mineralleri kaybetmemesini saÄŸlıyor.

Kondisyon salonlarında son teknoloji ürünü her türlü alet vardır. Ya da, isterseniz, el ve ayak bileklerinize ağırlıklar bağlayıp evinizde de çeşitli egzersizler yapabilirsiniz. Ağırlık çalışmaya başlamadan önce mutlaka bir sağlık kontrolünden geçin. Bedeninize birden yüklenmeyin. Kondisyon salonundaki aletlerin üstündeki kullanma talimatlarını oku-yun veya, bu işin uzmanlarından yardım isteyin. Güç geliştirme konusundaki video kasetlerden de yararlanabilirsiniz.

Unutmayın ki, sadece egzersiz yapmak kemik yoÄŸunluÄŸu kaybını önlemeye yetmez. Mutlaka kalsiyum takviyesi veya, doÄŸal yollarla kalsiyum da almalısınız. Kitabın bu konuyla ilgili “DoÄŸal Vitamin Kaynaklan” adlı sekizinci bölümünden yararlanabilirsiniz.

Osteoporozda östrojen takviyesi konusunda en son gelişmeler

19 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Osteoporozda östrojen takviyesi konusunda en son gelişmeler

Yakın zamana kadar menopozdan sonra beş on yıl kadar östrojen kullanan kadınların osteoropoz tehlikesini ertelediği kabul edilirdi.

Günümüzde bu konuda bazı kuşkular belirmiştir. Ne kadar zaman hormon almak gerekli? Hormon takviyesine menopozda mı başlamalı? Kadınların hormon almayı bıraktıkları anda kemiklerinin hızla erimeye başladığını biliyoruz.

Son araştırmalar hormon takviyesi tedavisi erken bırakılırsa kalça kırıklarını önlemesinin beklenmemesi gerektiğini gösteriyor. Araştırmacılar Framingham Kalp Projesinde 670 yaşlı kadının kemik yoğunluğunu ölçtüler. Sonuçta menopozdan sonra beş ile on yıla yakın östrojen alan kadınların kemiklerinde diğerlerine göre önemli bir yoğunluk oranı saptayamadılar. Bu nedenle onların da kalça kırıkları konusunda hiç östrojen kullanmamış kadınlarla aynı şansa sahip olduğu belirlendi. Bu yeni bilgiler ışığında kadının önünde birçok seçenek var. Birinci seçenek menopozda östrojen almaya başlayıp, hiç bırakmamak. Bu yolla kalça kırıkları üçte iki oranında önlenebiliyor.

Ancak, uzun dönem östrojen kullananların göğüs kanserine yakalanma riskinin arttığını bilen kadınlar için bu hiç de çekici bir seçenek değil. Göğüs kanseri kadınların en korkulu rüyalarındandır. Ulusal Kanser Enstitüsü Başkanı Robert Hoover bu korkuyu gözardı eden doktorlara çok kızıyor. Araştırmacılar bu hormonun göğüs kanseri oluşumunu hızlandırdığını biliyorlar. İlk doğumunu kırk yaşındayken yapan bir kadın ilk doğumunu on sekiz yaşında yapan bir kadına göre üç misli göğüs kanseri tehlikesi altında. Bu da ancak, daha çok adet kanaması gördüğü ve seks hormonlarına karşı daha korunmasız oluşuyla açıklanabilir. Hamile ve süt veren kadınlar adet görmedikleri için hormonal uyarılardan uzak kalıyorlar.
Araştırmacılar kadınların doğal yoldan salgıladıkları hormonların göğüs kanseri riskini artırdığını biliyorlar. Dışarıdan hormon takviyesinin de bu riski artırması akla yatkın bir olgu. Dr. Hoover kadınların doğal olarak menopoza girip yumurtlama faaliyetini durdurmalarını önleyerek, yumurtlamanın devamını sağlamayınca, göğüs kanseri riskini artırmasının şaşılacak bir bulgu olmadığını belirtiyor.

Ağırlık kaldırmanın kemik yoÄŸunluÄŸunu artırdığı bulgularının açıklandığı 1994 yılı Aralık ayına kadar bir diÄŸer seçenek de östrojen tedavisini menopozdan sonra yaÅŸam boyu sürdürmekti. Bu durumda kemik kaybı çok önemli gibi görünse de, yapılan araÅŸtırmalarda osteoporozlu yaÅŸlı kadınlara verilen östrojenin kemik yoÄŸunluÄŸunu ancak yüzde on artırdığı belirlendi. Bu da kırıkları ancak üçte bir oranında önleyebiliyor. Östrojen kullanıp kullanmama konusu hâlâ netleÅŸmiÅŸ deÄŸil. Son araÅŸtırmalar, sorunun en iyi çözümünün oturduÄŸunuz yerden kalkıp kondisyon salonlarına gitmek veya, birkaç kilometre yürümek olduÄŸunu gösteriyor. Atalarımızın dediÄŸi gibi, “Zahmetsiz kazanç olmaz.” Bu iÅŸin kolay yolu yok. Ya rahat koltuÄŸunuzdan kalkıp bir ÅŸeyler yapacaksınız, ya da, hormon alıp ne olacak, diye bekleyeceksiniz.

Kalp damar hastalıkları ve menopoz

18 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Kalp damar hastalıkları ve menopoz

Menopozdan önce kadınların erkeklere oranla kalp damar hastalıklarına yakalanma olasılıkları daha düşüktür. Östrojen hormonunun kadınları koruduğuna inanılıyor. Ancak, kadınlar menopoza girince vücutlarında östrojen üretimi azalıp, kalp damar hastalıkları riski başlıyor ve her yıl katlanan bir hızla artıyor. Kırk beş yaşında bir kadında bu risk dokuzda birken, altmış beşinde ikide bire çıkıyor.

Kadınları korkutan bir haber de, her ne kadar kalp damar hastalıklarına erkekler daha çok yakalanıyorsa da, bu hastalıklardan ölen kadın sayısının çok daha fazla oluşu. Nedeni şu: kalp damar hastalığı sinsi kalp hastalığı olarak da adlandırılır. Menopozdaki kadınlar farkında olmadan kalp hastası olabilir, hatta, kalp krizi bile geçirebilirler. Bazı krizlerde ağrı olmayabilir. Diğerleri de hazımsızlık, ülser veya, diğer sorunlara bağlanabilir. Bu nasıl olabilir, diye düşünebilirsiniz. Çok basit. Menopozdaki kadınlar bir koltukta dört karpuz taşırlar. Biz kadınlar aynı anda torunlarımızla ilgilenir, yaşlı anne babamıza bakar, alışveriş yapar, çalışır, temizlik yaparız. Kendimize ayırıp, doktora gidecek zamanımız yoktur. Durumumuzu sürekli hasır altı eder, şikayetimizi öğleyin yediğimiz bir şeye bağlarız.

Üstünde önemle durulacak faktörlerden biri de, histerek-tomi ameliyatı olmuş (rahmin alınması) veya, geçirdiği ameliyattan dolayı menopoza girmiş kadınların kalp hastası olma riskinin inanılmaz boyutlarda arttığıdır. Bu kadınların yaşamlarının sonuna dek kalp hastalığına yakalanma riski üç misli artar. Bu yüzden bilim adamları menopoz öncesi histerektomi ameliyatının yararlarını araştırıyorlar. Örneğin, birçok doktor hafif fibroid tümörleri veya, habis olmayan rahim kanamaları görülen kadınların rahimlerini almaya gerek duymuyorlar ve böylece onları daha yüksek kalp hastalıkları riskine sokmuyorlar.

Kalp damar hastalıkları çok önemli bir konu olduğu ve sizin bu konuyu en kısa ve kolay yoldan kavramanızı istediğim için konunun ana başlıklarını özetledim. Kalp damar hastalıklarıyla ilgili en son araştırma sonuçları aşağıdadır.

Kalp damar hastalıkları hakkında bilgiler
*Felç – Kanın pıhtılaşıp beyin damarlarını tıkaması
*Aterosikleroz (Damar SertliÄŸi) – Menopoz sonrası kadınlarda çok yaygın
*Yüksek tansiyon
*Kalp Krizi

Çocuklukta başlayıp ilerleyen damar sertliği en ufak bir zorlamada göğüste ağrı ve/veya nefes darlığı yapar. Damar sertliği; atenom plakaları diye adlandırılan koyu, sarımsı mum gibi bir maddenin damar duvarlarında birikip damarı tıkaması sonucu oluşur.

Menopoz görmüş kadınların yaklaşık yarıdan fazlasının ölüm nedeni damar sertliğiyle doğrudan bağlantılı kalp hastalıkları olacaktır. Yüksek kolesterol ve doymuş yağlı gıdalardan oluşan beslenme biçimi bu hastalığın oluşumunda önemli bir etkendir.

Kalp damar hastalıkları kılavuzu
Menopozdaki Kadınlarda Risk Faktörleri
*Sigara içmek (Riski iki – dört kat artırıyor)
*Yüksek Tansiyon. Menopzodayken düzenli olarak tansiyonunuzu ve kolestrolünüzü ölçtürün.
*Yüksek Kolesterol
*Diabet (Şeker hastalığı)
*Obesite (Şişmanlık)
*Yetersiz bedensel hareketlilik (haftada 3-4 kez gerekiyor)
*Stres
*Diyet – Menopozdaki kadınlar az yaÄŸlı ve bol lifli gıdalarla beslenmeli ve katı dietlerden kaçınmalıdırlar.

Menopozdaki Kadınlar için Uyarı İşaretleri
*Göğüste hissedilen kuvvetli sıkışma ve ağırlık duygusu
*Kolda ağrı
*Üst karın bölgesinde uzun süreli ağrı
*Baş dönmesi
*Bayılacak gibi olmak
*Yoğun terleme (Doğal olan ateş basması dışında)
*Mide Bulantısı
*Nefes Darlığı

Zaman kaybetmeden doktor kontrolünden geçin. Kalp damar hastalıkları menopozdaki her iki kadından birinin ölümüne neden olur.

Menopozda kalp damar hastalıklarından korunma yolları
*Kolesterol ve tansiyonunuzu kontrol altında tutun.
*Düzenli egzersiz yapın.
*Alkol tüketiminizi sınırlayın.
*Sağlıklı bir kiloda kalın.
*Stresle başa çıkmayı öğrenin.
*Son araştırmalar E vitamininin kalp krizlerini önlemede etkin olduğunu gösermektedir.
*Sigarayı bırakın
*Doktorunuzla görüşün.
*Bazı doktorlar riski azaltmak için günde bir kez çocuk aspirini alınmasını öneriyorlar.

NOT:Menopoz sonrası geçirilen kalp krizlerinin çok daha şiddetli olmasının nedeni, kadınların uyarı işaretlerini göz ardı etmeleri olabilir.

Kalp hastalığı ve menopoz
Menopoz sonrası kadınların birinci ölüm nedeni kalp hastalıklarıdır. Bu ölüm nedeni tüm kanser türlerinin tamamından fazladır. Bu da tüm kadın nüfusunun yüzde elliden fazlasının kalp damar hastalıklarından öleceği anlamına gelir. Daha açık söylemek gerekirse, iki kadından biri bu hastalıktan ölecektir. Bunun beslenme tarzı, egzersiz, sigara, şişmanlık, şeker, yüksek tansiyon, stres gibi birçok nedeni vardır.
Menopoz sonrası kadınların kalpten ölüm oranının yüksek olmasının diğer nedenleri şunlardır:

1.Belirtileri göz ardı ediyoruz. Bu konuda harekete geçmeden önce çok fazla bekliyoruz. Bu da, harekete geçmeye karar verdiğimiz zaman iş işten geçmiş, kalp krizi geçiriyoruz anlamına gelir.

2.Kadınlarda koroner hastalıklarını teşhis etmek için kullanılan efor testi gibi testler, erkeklere oranla daha yanıltıcıdır. Bunun nedeni bilinmemektedir.

3.Ulusal Sağlık Örgütü kadınlarla ilgili incelemeler yapmaya daha yeni başlamıştır. Daha önce tüm testler erkekler üzerinde yapılıyor, bunun da kadınlara pek yararı olmuyordu. Günümüzde kadınlar da erkeklerle aynı iş ortamını paylaşıp, baskı altında kaldıkları, sorumluluk aldıkları ve ayrıca çocuk bakımını üstlendikleri için menopozdaki kadınlar gün geçtikçe daha çok kalp krizi tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadırlar.

4.Şikayetlerimiz tıp dünyası tarafından dikkate alınmamıştır. Kadınlar birçok kez hastanelerin acil kısmından geri çevrilmiş, boşuna endişelendikleri söylenerek eve gidip dinlenmeleri önerilmiştir.

Kadınlarla ilgili kalp hastalıklarında en büyük sorunun göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi belirtilerin teşhis edilememesi olduğunu söylemeye gerek yok. Özellikle, menopoz ve sonrasında hem kadınlar hem doktorları bu belirtileri ciddiye almak zorundadırlar.

Menozpoda ciddi bir sorun olduÄŸunun ilk belirtileri

17 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Menozpoda ciddi bir sorun olduÄŸunun ilk belirtileri

Menopozdaki kadınlar için ciddi bir sorunun ilk belirtisi anjina olabilir. Anjina çoğu kez damar sertliğine bağlı olarak kalp kaslarına yeterli miktarda kan gitmemesi sonucu oluşan durumdur. Anjina veya anjinaya benzer ağrıların menopozdaki kadınlarda daha sık görüldüğü belirlenmiştir. Görülen vakaların yüzde elli altısında ilk uyarı işareti budur. Sıradan bir bedensel hareket yaparken, ya da, eskiden hiç sorun olmayan bir hareket sırasında olabilir. Rahatsızlık ani nefes darlığı ve/veya göğüs ağrısıyla başlayabilir. Anjina kalp krizi değildir ve çoğu zaman bir dakika içinde geçer. Ama önemsiz bir belirti de değildir. Unutmayın ki, kalp krizinin habercisi olabilir. Eğer rahatsızlık uzun sürerse göğüs ortasına veya omuzlara, oradan da kola veya, çeneye yayılabilir. Kimi zaman da büyük bir moral bozukluğu veya, şiddetli soğuk sonucu, çoğunlukla da ağır bir yemekten sonra ortaya çıkar. Belirtiler ne olursa olsun, bu uyarı işaretlerini dikkate alıp doktora gitmelisiniz.

Doktorunuz belirtileri değerlendirdikten sonra EKG diye adlandırılan elektrokardiogram çektirmenizi önerebilir. Bazen normal EKG sonucunda kalpteki hasar tam olarak belirlenemese de, bu görünüş sorun olmadığı anlamına gelmez. Doktorunuz önermese de, ona bir de eforlu ECG (ekokardiogram) testi veya talyum egzersiz taraması (eforlu) yaptırmak istediğinizi söyleyin.

Bu testte ECG monitörüne bağlanıp önce yavaş, sonra giderek artan bir tempoda koşu bandında yürümeye başlıyorsunuz. Önemli bir rahatsızlık veya, nefes darlığı söz konusu olunca test durduruluyor. Sonra test sonuçları olası kalp sorunları göz önünde bulundurularak değerlendiriliyor.

Doktorunuzun önerdiği her testin neden istendiğini kesinlikle öğrenin. Her testin avantajları ve dezjavantajları hakkında bilgi edinmeniz iyi olur. Doktorunuz test yaptırmanızı istemezse, nedenini öğrenin. Sorularınıza doğru ve güvenilir cevaplar almak en doğal hakkınızdır. Unutmayın, burada söz konusu olan sizin yaşamınız.

Menopozdayken ve menopoz sonrasında riskleri nasıl azaltabilirsiniz ?

16 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Menopozdayken ve menopoz sonrasında riskleri nasıl azaltabilirsiniz ?

Menopoz ve menopoz sonrası için en iyi tavsiye beslenmenize dikkat etmenizdir. Doymuş yağları azaltın. Kolesterolünüze dikkat edin. Sigarayı bırakın. En az haftada üç kez egzersiz yapın.

Her yıl sağlık kontrolünden geçin. Düzenli olarak tansiyonunuzu ölçtürün. Eğer kiloluysanız, az yağlı, bol lifli beslenme biçimini benimseyip diet yapmak zorundasınız.

Menopoz öncesi doğum kontrol hapı kullanan kadınlar, kullanmayanlara oranla daha fazla kalp krizi geçirme riski altındadırlar.

Hem sigara içip hem de doğum kontrol hapı kullanıyorsanız, diğer kadınlara oranla kalp krizi geçirme olasılığınız kırk kat, felç olma olasılığınız da yirmi iki kat artıyor. Bu, özellikle otuz beş yaşın üstündeki kadınlar için geçerli. Yeni edindiğiniz bu bilgilerin ışığında, eğer sigara içiyor ve doğum kontrol hapı kullanıyorsanız yapmanız gereken şey çok basit. SİGARAYI BIRAKIN. Eğer bırakamıyorsanız, başka bir doğum kontrol yöntemi uygulayın.

Menopozdayken ve menopoz sonrasında lipoprotein ve kolesterol Hakkında Bilmeniz Gerekenler

15 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Menopozdayken ve menopoz sonrasında lipoprotein ve kolesterol Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kolesterol Nedir?
Kolesterol damarlarda lipoproteinler vasıtasıyla tüm vücuda taşınan yağlı bir maddedir. Kandaki yüksek orandaki yağ kolesterol olarak bilinir. Yüksek miktardaki kolesterol damarları tıkayarak kalp krizine neden olur. Aterosikleroz (damar sertliği) olarak bilinen bu durum menopozdaki kadınların kalp hastalıklarına yakalanmalarında en büyük etkendir.

Ulusal Kolesterol Eğitim Programı ve Amerikan Kalp Vakfı menopozdaki kadınlar için aşağıdaki kolesterol değerlerini öneriyor.
*200′ün altı – İdeal
*200 -239 arası -sınırda
*240 ve üstü – yüksek

Kolesterol seviyesi 150′nin altında olan toplumlarda kalp hastalıkları nadiren görülmektedir. Bu nedenle bazı uzmanlar bu seviyenin ideal olduÄŸuna inanıyorlar.

HDL ve LDL nedir?
Kanda kolesterolü taşıyan iki çeÅŸit lipoprotein vardır. Düşük yoÄŸunluklu lipoprotein LDL (Low density lipoprotein) ve yüksek yoÄŸunluklu lipoprotein HDL (High Density Lipoprotein). Yüksek LDL, ya da, kötü kolesterol kiÅŸinin kalp krizi olasılığını artırır. Beslenme tarzının LDL’nin yükselmesindeki etkisi büyüktür. Ancak kalıtım olayını da göz ardı edemeyiz.

HDL veya, faydalı kolesterolün, kolesterolü damardan çıkarıp karaciÄŸere taşıdığına inanılıyor. Düşük HDL’nin kalp krizi riskini artırdığı, yüksek HDL’ninse bu riski düşürdüğü görülmüştür. Düşük HDL’nin baÅŸlıca nedenleri obesite (ÅŸiÅŸmanlık), hareketsiz yaÅŸam biçimi ve sigaradır.

LDL/HDL değerlerim ne olmalı?
*Otuz beşin altnda HDL (İyi kolesterol) değeri riskli kabul edilir.
*160′ın üstündeki LDL (Kötü kolesterol) deÄŸeri yüksek risk grubu olarak tanımlanır. 130 – 160 arası üst sınır kabul edilir. 130′un altı da düşük risk olarak deÄŸerlendirilir.

Trigliserid nedir?
Son yapılan araÅŸtırmalarda, kadınlarda kalp hastalığı riskini artırdığına inanılan kandaki üç grup yaÄŸdan biri trigliserid olarak adlandırılır. Doktorlar genelde 150-250 arasındaki deÄŸerleri normal kabul ederler. Yakınlarda yapılan uluslararası bir saÄŸlık kongresinde trigliserid deÄŸeri 200′ün üstüne çıkınca (ÅŸu an kabul edilen standart deÄŸerin elli puan altında) tedavi gerektiÄŸi tavsiye edildi. Bu tavsiyenin bir nedeni de, trigliserid düzeyinin iyi kolesterol (HDL) düzeyini etkilediÄŸinin saptanmış olmasıdır.

Menopozdayken ve menopozdan sonra sağlıklı beslenme

14 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Menopoz

Menopozdayken ve menopozdan sonra sağlıklı beslenme

Günlük meyve ve sebze ihtiyacını da karşılayan saÄŸlıklı bir beslenme programı menopozda olan tüm kadınlara önerilir. Bu temel beslenme biçimi aÅŸağıda belirtilen istis­nalar dışında yaÅŸ farkı gözetmeksizin herkese önerilmekte­dir.

YaÅŸ ilerledikçe vücudun kalsiyumu besinlerden alma kap a-sitesi düşebileceÄŸinden ve özellikle kalsiyum deÄŸerini yük­sek tutup osteoporoz riskini azaltmak için, menopozdayken ve menopoz sonrasında tüm kadınlara kalsiyum takviyesi yapmaları önerilir.

Amerikan Kalp Vakfı menopozdayken ve menopoz son­rasında kadınlar için gerekli günlük kalori toplamının yüzde otuzundan fazlasını yaÄŸdan almamalarını tavsiye ediyor. En iyisi, uzun vadede yüzde yirmiyi hedeflemektir. Dietlerinde yüksek oranda yaÄŸ olan kadınlarda kötü kolesterol (LDL) ve trigliseridlerden oluÅŸan toplam kolesterol deÄŸeri yükseli­yor. Günümüzde menopozdaki kadınların büyük bir çoÄŸun­luÄŸu günlük kalori ihtiyacının yüzde kırkını yaÄŸlardan alıyor. Fazla yaÄŸ tüketimi, yüksek tansiyon, diabet (ÅŸeker hasta­lığı), bağırsak kanseri, göğüs kanseri, kalp hastalıkları ve obesite (ÅŸiÅŸmanlık) gibi birçok saÄŸlık sorununu da berabe­rinde getiriyor. Açıkça söylemek gerekirse, yaÄŸ oranının fazla olduÄŸu dietler saÄŸlığınızı tehlikeye sokan yüksek ka­lorili dietlerdir.

« Önceki YazılarSonraki yazılar »