Bir kişiden başkasına yapılan nakillerde nakledilen organ ve dokular her zaman yaşar mı ?
04 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Organ nakli
Ne yazık ki hayır. Bunun nedeni de her insanın kan akımında antiÂkor ve muafiyeti olan yapıların olmasıdır. Bunların görevi vücudu yabancı cisimlere karşı korumaktır. Bu yabancı yapılar genellikle bakteriler, virüsler ve çoÄŸunlukla enfeksiyon yoluyle veya normal doku barikatlarını aÅŸan hareketsiz zerreler olarak vücuda girmekÂtedirler. Ayrıca bir yaralanma izi veya yaradan da, bu yabancı ciÂsimler insan vücuduna girebilmektedir. Ev sahibinin vücudu her yabancı maddeye gösterdiÄŸi korunma tepkisini nakledilen doku ve organlara da göstermektedir. Ve vücuttaki koruma hücreleri, çok kez nakledilen dokuları er geç yok etmeyi baÅŸarmaktadır.
Nakledilecek organın vücut tarafından reddedilmesi için ne gibi meÂtotlara baÅŸvurulması gereklidir ?
03 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Organ nakli
a. Bir insandan baÅŸkasına nakil yapılmadan iki tarafın dokuları dikkatle incelenir ve benzerlik aranır. Benzerlik göstermiyen doÂkular nakledilmez.
b. İmuran gibi kimyasal formüller hastaya verilir. Bunlar belirli bir süre için alıcının antikorlarının yabancı dokulara veya organlaÂra saldırmalarını önler.
c. Hastanın nakil yapılacak kesimine büyük dozajda X ışınları uyÂgulamanın da muayyen bir süre için antikorların ve muafiyet yapılarının hareketsiz kalmasını temin ettiÄŸi görülmüştür.
d. Bazı hallerde, göğüs kemiÄŸinin altındaki timüs guddesinin veya dalağın alınmasının da antikorların faaliyetini engellediÄŸi göÂrülmüştür. Böylece nakledilen organ yaÅŸama ÅŸansını bulabilmekÂtedir.
e. Antilenfositik globulin verilir.
f. Nakledilen organın yaÅŸayabilmesi ve tepki fenomenlerini durÂdurmak için yukarıda yazılı tedavi usullerinin bir bileÅŸimi ter-, tip edilerek nakil yapılan kiÅŸiye verilmektedir.
Kan damarlarındaki hangi hastalıklar için nakiller tavsiye edilmekÂtedir ?
02 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Organ nakli
Dacron ve Teflon eklemlerinden çeşitli hastalıklarda yararlanılabilinmektedir. Aşağıdakiler bazılarıdır:
a. Bazı felç vakalarında, nedenin boyunda karotis arterinde meyÂdana gelmiÅŸ arteriosklerozdan ileri geldiÄŸi görülmüştür. Birçok vakada boyundaki karotis arterin de, dar bir geçit kazılıp (en-darektomi) buraya Dacron veya Teflondan bir ekleme yapılarak gayet faydalı sonuçlar elde edilmiÅŸtir.
b. Birçok vaka. vardır ki karındaki aortta (büyük ortadamar) ar-terioskleroz ile o derece tıkanmıştır ki ayaklara yeterli derecede kan inememektedir. Bu gibi hallerde karın bölgesindeki aort, Dacron veya Teflondan yapılmış tüp ÅŸeklinde bir ekleme (graft) ile deÄŸiÅŸtirilebilinecek veya tıkanan damar kazılarak bir yol açıÂlacak ve yine bu maddelerden yapılan eklemelerden yararlanıÂlacaktır.
c. Birçok vaita vardır ki, böbreÄŸe inen ana arter, aterıoskieroz yüÂzünden daralmış ve bu nedenle, yüksek kan basıncı meydana gelmiÅŸtir. Bu hallerde böbrek arteri kazılarak geniÅŸletilir ve arÂter yolunu açık tutmak için bir ekleme yapılır.
d. Kasıklarda veya kalçalardaki damarların, arterioskleroz yüzün., den tıkanmasiyle, bacaklara ve ayaÄŸa kan akımının tehlikeye girmiÅŸ olduÄŸu birçok vaka görülmüştür. Bu gibi hallerin bazılaÂrında daralmış olan kan damarlarının Dacron veya Teflon na-kiP::riyle, deÄŸiÅŸtirilmesiyle baÅŸarıya ulaşılmıştır. Bir kısım opeÂratörler dizdeki arteri geçerken Dacron veya Teflon eklemeleri yerine canlı bir damar nakli yapmayı tercih etmektedirler.
e. Göğüste veya karındaki aortdaki bir anörizmanın meydana gelÂmesi bir ekleme kullanılması için en yaygın olan nedenlerden biridir. Bir anörizma bir arterin zayıflamasıyie arter çeperinde bir yumrulaÅŸma veya kabarmanın meydana gelmesi demektir.
Buna bir çare bulunmazsa arter çatlayabilir ve hastanın ölümüÂne neden olabilir. Bunu önlemek için aortun hastalanan kısmı yerine, Dacrondan veya Teflondan yapılmış tüp biçiminde bir ekleme nakledilir. f. Son yıllarda karın bölgesindeki bağırsakların büyük bir bölümüÂnü besleyen arterlerden bir kısmının arterioskleroz olabildiÄŸi göÂrülmüştür. Bu hallerde bunlara Dacron veya Teflon eklemeler yapıla bilinmektedir.



