Alzheimer nasıl başlar?

16 Şubat 2013 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Alzheimer, sinsi bir şekilde tedricen olarak ilerleyen, bireylerin zihinsel ve ruhsal sıkıntı yaşamalarına sebep olan bir bunama hastalığı olmaktadır. Alzheimer hastalarının hemen hemen her birinde husule gelen belirtiler aynı olduğu için, hastanın günlük yaşantısından alzheimer başlangıcı anlaşılabilir. Alzheier hastalığının başlama evresinde hastada ne gibi değişikler olur, fiziksel ve zihinsel aktiviteleri nasıldır, merak edenler için yazımızda açıklıyoruz.

Alzheimer hastalığının başlangıç evresinde çok fazla ciddiye alınacak belirtiler husule gelmez. Ancak ilerledikçe hasta sabahları ne yediğini, gün içinde eve kimlerin girip çıktığını, yakınındaki kişilerin isimlerini, daha önce defalarca gittiği ve acunun içi gibi bildiği yolları, bulunduğumuz tarifi ve buna benzer şeyleri sürekli unutup duracak ve hatırlamakta zorlanacaktır. Bu şekilde başlayan alzheimer hastalığı daha da ilerlediği durumlarda, hasta gittiği yerlerde sürekli bir şeylerini unutacak, çok basit şeylerde bile karar vermekte zorlanacak, he rşeye karşı bir isteksizlik ve ilgisizlik ortaya çıkacaktır.

Alzheimer nasıl başlıyor?

]]>

Alzheimer hastalığı kimlerde görülür?

16 Şubat 2013 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Günümüze sıklıkla yaşanan bir sağlık problemi olan alzheimer hastalığında, bireyler çeşitli olayları hatta kendi yapmış oldukları bir takım şeyleri, yakın bir geçmişte olmasına rağmen hatırlamakta güçlük çekerler. Alzheimer hastalığının ilk evresinde hasta sabah ne yediğini, eve kimlerin gelip gittiğini, kişilerin isimlerini, evin yolunu bile hatırlamakta güçlük çeker hatta bazen hatırlayamaz bile. Bunamanın en ilerlemiş evresi olan alzheimer hastalığında semptomlar, kişinin yaşı ilerledikçe çoğalır. Peki kimlerin alzheimer hastası olma riski vardır?

alzheimer en çok kimlerde görülür?

Alzheimer hastalığı ekseri 50 yaşını geçmiş olan kişilerde görülen bir rahatsızlık olmaktadır. Hem erkek hem de kadınlarda görülme sıklığı eşit olan alzheimer hastalığı, yaklaşık olarak 5 yıl içinde hastanın durumunu iki katına çıkartarak daha da kötüleştirmektedir.

Yaş ilerledikçe hastalığının görülme ihtimali daha da artar. Ailesinde alzheimer hastalığı olan, eyninde protein birikimi bulunan, beyin hücrelerinin büyük bir çoğunluğu ölmüş olan kişiler, sinir hastaları ve mütenevvi nedenlerle zehirli maddelere maruz kalanların alzheimer olma riski yüksektir. Alzheimer görülme nedenlerinin başında kalıtsal faktörler gelmektedir.

]]>

Depresyon için şifalı bitkiler

16 Şubat 2013 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Günümüzde artan sorunlarından biri haline gelen depresyon hastalığı için doğal tedavi yöntemlerine başvurmak isteyenlere, bitkisel çözüm yollarından bahsetmek istiyoruz. Depresyon hastalığının ortadan kaldırılması için, tamamen şifalı bitkilerden hazırlanmış olan kürleri deneyebilir ve düzenli uygulama sayesinde depresyona kesin çözüm bulabilirsiniz. Hangi bitkiler depresyona iyi gelir bunları öğrenerek kendi tedavinizi kendiniz en sağlıklı şekilde yapabilirsiniz.

Depresyona iyi gelen bitkiler

Bu makalemizde önermiş olduğumuz depresyon için şifalı bitki kürleri, bitkisel tedavi uzmanı Ahmet Maranki’nin önerilerinden yola çıkarak hazırlanmıştır. Eğer ki, ileri derece depresyon hastası değilseniz, bu şifalı bitki kürlerinden sağlıklı sonuç alabilirsiniz. İşte depresyon hastalığının bitkisel tedavi yolları:

Öncelikle hafif depresyon hastalarının uygulaması gereken bitki kürünün tarifini verelim.

Bir bardak su kaynatın ve bu suyun içine iki çay kaşığı kurutulmuş sarı kantaron otu ekleyerek on dakika demlemeye bırakın. Hazırladığınız sarı kantaron çayını yaklaşık 5-6 hafta günde 2 bardak düzenli olarak için.

Önemli! Gebe kadınlar bu kürü kesinlikle uygulamamalıdır. Ayrıca bu çay içildikten sonra güneş ışığında çok fazla kalınmamalıdır.

Depresyona iyi gelen diğer bitkiler ise şunlardır:

Süt devedikeni
Ginkgo
Efedra
Ekinezya
Aloe

 

Bu bitkilerden çay hazırlayarak içebilir ya da yemeklerinize ilave edebilirsiniz.

]]>

Anoreksiya hastalığı tedavisi

16 Şubat 2013 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Anoreksiya, kilo fazlalığı olduğunu düşünen kişilerin kilo vermek amacıyla kendince uygulamış oldukları aç kalma diyeti bir müddet sonra kişide ciddi kilo kayıplarına sebep olur ve kendince uygulamış olduğu bu diyetin faydalı olduğunu düşünerek hastanın beslenmeyi reddetmesine neden olan bir hastalıktır. Anoreksiya hastalarında kişi kilo vermeye kendi isteğiyle başlar ve bu durumu sürdürdüğü zaman ruhsal bozukluklarla birlikte ölümle sonuçlanacak nadir bozukluklar husule gelir. Peki bu durumun önüne nasıl geçilir? Anoreksiya hastalığının tedavisi nasıldır? İşte yanıtları:

Anoreksiya tedavisi

Anoreksiya hastalığının iki çeşidi bulunur. Birincisi, kısıtlı tip ; kişinin beslenmesine ciddi kısıtlamalar getirmesi, ikincisi, tıkanırcasına yeme/çıkartma; kişinin aşırı derece de yemesi ve daha sonra kusarak yediklerini geri çıkartmasıdır. Anoreksiyanın özellikle de tıkanırcasına yeme/çıkartma tipinde ciddi sağlık problemleri meydana gelir. Bu hastalarda kişilik bozuklukları, dürtü kontrol problemleri, hırsızlık, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, sosyal içe çekilme ve intihar girişimi kısıtlı tipe göre daha fazla görülür.

Anoreksiya hastalığının tedavisi için hasta durumunu kabullenmeli ve tedaviye ikna olmalıdır. Tedavi psikoterapi uzmanlarınca yapılır. Anoreksiya hastalarının tedavisinde amaç, kişinin yeme alışkanlığını normal sınırlara taşıma, kişinin yanlış düşünce tarzını değiştirme, vücudun sahip olduğu olumsuz algılamaları düzeltme, kişiye öz güven kazandırma, sosyal çevre ilişkilerini düzeltme gibi soruna yönelik çözümler aramadır. Anoreksiya hastalığının tedavisi davranışçı terapi, aile terapisi ve grup terapisi şeklinde yapılmaktadır.

]]>

Uyku apnesi nasıl anlaşılır?

16 Şubat 2013 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Apne, solunum esnasında ekseri 10 dakika ya da daha fazla süre kısmen yada tamamen solunumun kesilmesi olarak tabir edilen bir rahatsızlık olduğu gibi, solunumun normalden yüzde 25 daha az gerçekleşmesi ya da tamamen durması sebebiyle akciğerlerde kan dolaşımına aktarılan oksijenin %4 oranında azalması olarak ta tanımlanmaktadır. Çocuklarda kısmen olarak husule gelen uyku apnesi daha çok yetişkinlerin sıkça yaşadığı bir rahatsızlıktır. Peki uyku apnesi nasıl anlaşılır? Uyku apnesinin belirtileri nelerdir? İşte yanıtı:

Uyku apnesi nasıl anlaşılıyor?

Uzmanların yapmış oldukları açıklamalara göre uyku apnesi anlaşılması zor bir rahatsızlık olmakta ve genelliklede sabahları yorgun kalkan kişilerde belirtileri görülmektedir. Uyku apnesinin teşhisini koymak için hastaya bir takım testler uygulanır. Bu testler sonucunda uyku apnesi hastalığı teşhis edilebilir ve tedavisine başlanabilir.

Uyku apnesinin belirtilerine gelince, hasta genellikle bu belirtileri uyku esnasında yaşamaktadır. Hasta yeterince soluk alamadığı için uykusundan uyanmaktadır. Soluk alamayan hastanın gece uykusu bölünür ve yeteri kadar dinlemediği için sorunun ciddiyeti de artar. Uyku apnesinin anlaşılması için uygulanan test, hasta uyur vaziyetteyken yapılır. Doktor uyku apnesinin ölçümü için hastayı en az iki sata uyutur. Hastanın uykuda geçirdiği süre gözlemlenen apne sayısına bölünerek uyku apnesi için yaklaşık değer hesaplanır. Bu değere AI apne endeksi denmektedir. Eğer ki AI büyükse ciddi bir durum söz konusudur.

]]>

Bipolar bozukluk belirtileri nelerdir?

16 Şubat 2013 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Manik depresyon olarak da bilinen bipolar bozukluk hastalığı, kişinin enerjisinde, düşücelerinde ve davranışlarında ciddi bir geçiş yaşamasına sebep olan, kısaca iyi durumdan kötü duruma ya da kötü durumdan iyi duruma geçmesi sorunudur. Genellikle bipolar bozukluk hastalarında anlık geçiş sürecinden daha çok günler, haftalar veya aylar süreni husule gelmektedir. Bu rahatsızlık meydana geldiği zaman kişinin ruh sağlığında yaşadığı değişimler fonksiyon yeteneğini de etkileyebilecek bir düzeyde görülebilmektedir.

Bipolar bozukluğun belirtileri

Bipolar bozukluk hastalığında belirtiler şöyledir:

Hasta bir anda yapmış olduğu bir işi bırakabilir.
Kredi kartına aşırı yüklenerek limitini ciddi derecede aşacak alışveriş yapabilir.
Günlük iki saat uykunun kendine yeterli geldiğini düşünebilir ya da tam tersi ne kadar uyursa uyusun kendini çok yorgun hissedebilir.
Kendisinden nefret edebilir.
İşsiz ise bu durum onu çok kötü etkiler.
Borcu varsa ödeyemeyeceğini düşürür, umutsuz olur.

 

Bipolar bozukluk belirtileri kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Bazı hastalarda şiddetli belirtiler ortaya çıkabilir, sık sık tekrarlanan duygu durumları görülebilir ya da tam tersi kısa süren belirtiler meydana gelebilir.

]]>

Depresyon çeşitleri nelerdir?

16 Şubat 2013 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Psikolojik bir rahatsızlık olan depresyon, kişiden kişiye değişen semptomları ile günümüzde sıkça görülen bir rahatsızlık olmakla beraber, çeşitli türleri ile insanların ruhsal durumunu etkilemektedir. Duygu durumunu olumsuz etkileyen depresyon hastalığı, aynı zamanda kişinin fiziksel ve bedensel sağlığını da bozmaktadır. Uzun süreli stres, sıkıntılı bir durum, ruhsal çöküntü, her şeyden sıkılma, hayattan zevk almama, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı düşüncesi, karamsarlığa kapılma, geleceğe yönelik hiçbir beklenti ve ümidin kalmaması gibi durumlar depresyonun çeşitlerine göre kişilerde husule gelmektedir.

Depresyon çeşitleri

 

Majör depresyon (Ağır geçen depresyon)

Minor depresyon (Hafif geçen depresyon)

Kronik depresyon (Hafif ama uzun süre seyreden depresyon)

Klinik depresyon (Hastanede yatılı tedavi görmesi gereken ağır depresyon)

Manik depresyon ( Bipolar bozukluk)

Mevsimsel depresyon ( Mevsim geçişlerinde ortaya çıkan geçici depresyon)

Psikotik depresyon ( Gerçek dünyadan hafif kopuk depresyondur. Genellikle şizofreni ile karıştırılır.)

Depresyonun çeşitleri

]]>

Facebook depresyonu nedir?

15 Şubat 2013 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Depresyon çeşitleri arasına yeni bir depresyon türü daha eklendi, facebook depresyonu… Evet yanlış duymadınız facebook depresyonu. Son dönemlerde sosyal medyanın fenomenin olan facebook büyük küçük birçok kişi tarafından aktif olarak kullanılmaktadır. Yorumlar, sohbetler, gruplar, çeşitli sayfalar, resimler, oyunlar derken facebook hayatın vazgeçilmezleri arasında yer aldı. Facebook’u takıntılı olarak kullananlarda görülen facebook depresyonu, aynı zamanda sosyal çevresi olmayan, kendilerine öz güveni olmayan, gerçek hayatta arkadaş edinmekte zorlananlarda da husule gelmektedir.

Facebook depresyonu

Gerçek hayatta bir takım şeylerden yoksun olan, kişilerle iletişim kurmakta zorlananlar facebook üzerinden kendilerine yeni arkadaşlar edinme yoluna gittikleri gibi, gerçek hayatta ki arkadaşlarından facebookta ilgi görmedikleri zaman, gerçek hayatta ki ilgileri de yok olup gidiyor. Kişi böyle bir durumda yalnızlık, öz güven eksikliği, mutsuzluk yaşıyor ve nihayetinde facebook depresyonuna yakalanıyor.

Facebook depresyonu gençleri ve çocukalrı çoktan sarmış durumda. Hayatınızın önemli bir anını facebook kaplıyorsa, facebooka girmeden gününüz geçmiyorsa, sürekli facebookta oluyor, paylaşımlarda bulunuyor, her çektiğiniz fotoğrafınızı facebookta yayınlıyor ve buna benzer davranışlar sergiliyorsanız facebook depresyonu olmuş olabilirsiniz.

]]>

Depresyon nedir ?

19 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Depresyon nedir ?

Depresyon nedir?
Depresyon toplumda çok sık görülmekle beraber, ilk kez depresyonun tanımlanması Hipokrat dönemine kadar eskilere uzanır. Depresyonun temelinde daha önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk alamama durumu vardır. Ek olarak kişide kederli ve üzgün bir duygudurum ile birlikte görülen bazı değişiklikler zamanla oluşur. Bu durumda kişi herşeyi olumsuz olarak değerlendirerek karamsarlık düşünceleri ile geçmişi ve geleceği düşünmeye başlar. Bu düşünceler istemesede kişinin aklına gelir. Yani günlük yaşantıda herşeyin olumsuz taraflarını görür. Geçmişte yaşanmış olayların olumsuz ve kötü taraflarını görerek kendisini suçlu ve cezalandırılmış hisseder. Aynı şekilde geleceği de umutsuz ve karamsar görerek gelecek adına çaresizlik düşünceleri iyice pekişir. Kişi hayatından zevk alamaz hale gelerek hatta yaşamanın anlamsız olduğunu düşünecek kadar kendini çökkün hissedebilir. Bu olumsuz bakış günlük hayatına, kişiler arası ilişkilere yansıyarak onun okul ve/veya iş hayatındaki performansının düşmesine neden olabilir. Yalnız normal sınırlarda kabul edilecek gün içerisindeki duygulanımdaki çökkünlükler depresyon sayılmaz. Depresyon diyebilmemiz için gün içerisinde hemen hemen gün boyu ve en az son onbeş gündür devam ediyor olması gerekir.

Depresyonun diğer belirtileri nelerdir?
Önceden zevk aldığı günlük aktivite ve meşguliyetlerden zevk alamama, gün içerisinde sürekli veya günün büyük çoğunluğunda kederli ve üzgün olma, gençlerde ve çocuklarda daha çok çabuk sinirlenme duygudurum değişikliği, uyku azalması, sık sık uyanma, erken uyanma veya çok fazla uyuma, iştahsızlık veya çok aşırı yeme, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon azalması, cinsel istekte azalma, çabuk yorulma, akla gelen ölüm düşünceleri, kendini değersiz -çaresiz- işe yaramaz – beceriksiz – suçlu görme, olayları olumsuz değerlendirme, geleceğe yönelik karamsar düşünceler ve buna benzer belirtiler görülür. Bu belirtilerin tamamı olabileceği gibi, önemli bir kısmı da bulunabilir.

Çocuklarda görülebilecek ek belirtiler nelerdir?
Son zamanlarda ders başarısızlığının artması, gün içerisinde aşırı sinirlenme, özellikle iştah artışı şeklinde iştah değişiklikleri, uyku bozukluğu ve aşırı uyuma, okul içerisinde yalnız olmayı tercih etme, daha önceden severek yaptığı hobilerinden uzaklaşma, arkadaşlarından uzaklaşma, üzgün bakış, daha çok sessiz sakin olmayı tercih etme, daha çok odasında yalnız vakit geçirmeyi tercih etme ( uzun süre ), tutturma nöbetleri ve öfke krizleri, kendini diğer arkadaşlarına göre beceriksiz ve başarısız görme, ders çalışmada isteksizlik, son zamanlarda madde bağımlılığı, riskli arkadaş gruplarına katılma vb.

Depresyon nasıl oluşur?
Kişide depresyon oluşması için belli bir kişiyi olumsuz yönde etkileyen stres etkeni veya yaşanan bir olay olabilir. Kişiler arası ilişkilerdeki olumsuzluklarda kişiyi depresyona sokabilir . Özellikle günümüzde psikososyal stres etkenlerinin artması ile toplumu oluşturan bireylerin depresyon geçirme riski artmıştır . Depresyon hiçbir dış etken olmadanda kendi kendine kişide endojen dediğimiz şekli ile zamanla gelişebilir.

Depresyon tipleri nelerdir?
Melankolik tipte özellikle sabahları çok yoğun çökkünlük hissi ile beraber hemen her şeye karşı zevk kaybı, aşırı yorgunluk ve halsizlik görülür. Atipik şeklinde ise genellikle uyku ve iştah azalması olan tipik şekilde olanın tersi olarak, uyku ve iştah artışı ön plandadır. Mevsimsel tipte tekrarlayan mevsimle birlikte olan depresyon belirtileri vardır. Tipik olanda ise azalmış uyku,iştah, enerji vardır.

DEPRESYONDA BEDENSEL ŞİKAYETLER NELERDİR ?
Depresyondaki kişi bedensel şikayetler diyebileceğimiz; Baş ağrısı, kas ağrıları, aşırı yorgunluk ve halsizlik, sindirim sistemi rahatsızlıkları, kalp ve dolaşım sistemi şikayetleri, cinsel işlev bozuklukları ve buna benzer bedensel yakınmalar ile de çoğunlukla doktora başvururabilir.

DEPRESYONUN AİLEYE ETKİSİ NELER OLABİLİR ?
Depresyon durumu aile üyelerinden birisini etkilediği zaman, etkileşim durumunda olan aile bireyleri ister istemez bu durumdan etkilenecektir. Aile üyelerinden harhangi birindeki depresyon hali genelde aileninde genel atmosferini daha karamsar ve olumsuz hale getirebilir. Depresyondaki aile bireyinin diğer aile bireyleri ile ilişkileri bozulabilir. Örneğin evde babanın depresyondan etkilenmesi onun mesleki performanısnın azalmasına, işlevselliğinin azalmasına, evine ve ailesine daha az ilgi göstermesine, evdeki anlaşmazlı, tartışma ve sıkıntıların artmasına, ailenin sosyal aktivitelerinin azalmasına, çocuklarda aile içindeki gerilim ve sıkıntılardan dolayı kaygı belirtilerinin oluşmasına (tırnak yeme, altını ıslatmaya veya kirletmeye başlatma, kekeleme, tik bozuklukları, uyku ve iştah bozuklukları vb) yol açabilir.

DEPRESYON TEDAVİSİ NASILDIR ?
Depresyon tedavisi son zamanlarda daha kolay hale gelmiştir. Genellikle ve çoğunlukla kullanılan tedavi yaklaşımı ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinede serotonin ve noradrenalin üzerinden etki yapan antidepresan dedğimiz ilaçlar kullanılır. Aynı zamanda bilişsel olumsuzlukları ve öğrenilmiş çaresizlik düşüncelerini gidermek ve tadaviyi hızlandırmak için psikoterapiye de ihtiyaç olabilir. Nedene yönelik olarak psikososyal stres faktörlerinin de ortadan kaldırılması süreç içerisinde iyileşmeyi hızlandıracaktır. Bu dönem içerisinde kişinin hayatını mevcut depresyonun ez az şekilde etkilemesi için, durumun bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmesi ve vakit geçirilmeden tedaviye başlanması önemli olabilmektedir.

Ruh sağlığı ne demektir ?

18 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Ruh Sagligi

Ruh sağlığı, “kişinin hem iç dünyasında hem de dış çevresiyle iletişiminde barışık ve huzur içinde yaşaması” olarak tanımlanabilir. Ruh sağlığı iyi olan insan gerçekleri berrak bir şekilde algılar. İnsanlar ve olaylarla ilgilidir. Özgüveni olduğu gibi diğer insanlara da güven duyabilir. Kendini geliştirme yetisine ve müstakil bir kişiliğe sahiptir. Yaptığı işlerde verimlidir. Çevresindeki insanlarla samimi ve sevgi dolu bir diyalog içine girebilir, kendini kabul ettirebilir. Tüm bunların yanı sıra mantıklıdır. Hoşgörülü ve esnek davranma özelliğine sahiptir. Strese direnebilecek güçtedir. Çevresiyle ve kendisiyle barışıktır. Devamlı bir iç neşesine sahiptir. Eleştiriye, öğüde, nasihate açıktır. Hata yapma korkusundan uzaktır. Hatalarını telafi edebilme yeteneği vardır. Bunlar ruh sağlığı yerinde olan, dengeli insanlarda görülen özelliklerdir.

Ancak ruhen sağlıklı bir kişiyi tanımlamak için belirlenen bu özellikler yine de kesinlik bildirmez. Yani bir kişinin yukarıda sayılan özelliklere sahip olması onun ruh sağlığının kesin olarak yerinde olduğunu göstermez. Ruh sağlığı dengeli olan insanda bunun dışında başka faktörler de aranmaktadır.

Ruhsal hastalık durumunu ise, insanın davranışlarında, duygu ve düşüncelerinde sıra dışı sapmaların, aykırılıkların bulunması olarak tanımlayabiliriz. Ruhsal hastalığı olan bir kişinin dış dünya ile uyumu bozulur ve insanlarla ilişkileri sarsılır. Çalışma hayatı da bu rahatsızlığın etkilerinden payını alır.

Sonraki yazılar »