Diyabet tedavisinde yeni geliÅŸmeler
09 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Şeker hastalığı

Son on yıl içinde, ilaçlarla (İnsülin ve oral antidiyabetikler) ve yaÅŸam tarzı deÄŸiÅŸiklikleri ile diyabetin etkin bir ÅŸekilde kontrol edilebileceÄŸi gösterilmiÅŸtir. Ancak halen kafalarÂdaki soru hep aynıdır. Åžeker hastalığında tam iyileÅŸme mümkün mü ?
Hemen cevaplayacak olursak, halen günümüzde diyaÂbetin tam bir tedaÂvisi yoktur.
Araştırmacılar, bir gün tam iyileşme sağlayabileceği umutlarını taşıdıkları tedavileri geliştirmek için çalışmalarını sürdürmektedirler.
Bunlardan en çok ilgi çekenlerden biri pankreas naklidir. Yapılan nakiller bir miktar baÅŸarılı olabilmiÅŸtir. Ancak pek çok zorlukları sürmektedir. Fakat ÅŸu an en çok gelecek vaÂat eden tedavi seçeneÄŸi, pankreas adacık hücresi naklidir. Doktorlar henüz vefat etmiÅŸ birinin pankreasından adacık hücrelerini alarak insüline bağımlı diyabeti olan bir baÅŸka kiÅŸinin karaciÄŸerine bir katater yardımı ile yavaÅŸ vermektedir. Bu hücreler de karaciÄŸer içinde farklı yerlere dağılarak, yeni damarsal baÄŸlantılar yapmakta ve daha sonrasında da insülin üretmeye baÅŸlamaktadırlar. Ancak nakil iÅŸlemi son derece zordur. Nakil sonrası hücre reddini engellemek iÅŸin verilen bağıÂşıklık sistemini baskılayan ilaçlar, sıklıkla alıÂcının diyabetini daha da kötüleÅŸtirmektedir.
Son zamanlarda insülin uygulamasında baÅŸka yenilikler de denenmektedir. Bunların başında ağız yoluyla insülin verilmesi gelir. İnsülini, bir yaÄŸ damlacığına (lipozom) baÄŸÂlayarak mideden parçalanmadan geçmesini ve bağırsaklardan emilmesini saÄŸlamak mümkündür. Ancak ne yazık ki emilim oraÂnı deÄŸiÅŸkendir. YoÄŸun araÅŸtırmalara raÄŸmen bu teknik sorunun aşılmasını mümkün olÂmamıştır.
Yakın bir gelecekte de insülinin ağızdan kullanılması muhtemel görünmemektedir.
DiÄŸer bir konu da, son 20 senedir daha saf ve deÄŸiÅŸken etki sürelerine sahip insülinlerin geliÅŸtirilmesi üzerine yoÄŸunlaşıldı. YakÂlaşık son 10 yıldır biyoteknoloji ile üretilen insan insülinleri kullanılıyor. Bakteri ve maÂyaların genetik kodlarına müdahale edilerek, insan insülini üretmeleri saÄŸlanmaktadır. AyÂnı ÅŸekilde insüline yeni özelliklerin katılabilÂmesi mümkündür. DoÄŸal insülinde yapılabiÂlecek deÄŸiÅŸikliklerin sınırı yoktur. Böylece esas hedef olan, daha iyi kan ÅŸekeri kontrolüÂnün saÄŸlanması mümkün olacaktır.
Şeker hastılığı gebelik ve diabet
08 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Şeker hastalığı
Gebelik, ÅŸeker hastalığı ile birlikte yaÅŸaÂmanın en önemli aÅŸamalarından biridir. Kan ÅŸekeri kontrolünün iyi saÄŸlanamaması; gerek bebek, gerekse anne açısından pek çok sorun doÄŸurabilir. Bu sorunlar sıkı kan ÅŸekeri kontÂrolü ile aşılabilir. EÄŸer gebeliÄŸin baÅŸlangıcınÂdan doÄŸuma kadar geçen sürede mükemmel düzeyde kan ÅŸekeri kontrolü saÄŸlanırsa, anne ve bebeÄŸinin riski, saÄŸlıklı bir kadınınkinden çok az yüksektir.
Sık sık yapılan kan şekeri ölçümleri buna yardımcı olabilir.
Yumurtanın döllendiÄŸi andaki kan ÅŸekeri kontrolünün bozuk olması, bölünme ve ceÂnine dönüşme aÅŸamasında yarık dudak, omurganın sonundaki kemiÄŸin bulunmamaÂsı ya da kalpte delik gibi birçok doÄŸumsal anormalliÄŸe yol açabilir. Bu nedenle diyabetik bir gebenin, saÄŸlıklı bir doÄŸum için doÂÄŸum öncesi bakım ve takibi, kadın doÄŸum uzmanı ile diyabet uzmanının iÅŸbirliÄŸi içinde olmasını gerektirir. Kontrol mükemmel düÂzeyde (HbAle normal) tutulduktan ve gebeÂlik normal ÅŸekilde seyrettikten sonra hastaÂnın hastaneye yatırılmasına gerek yoktur. Mükemmel kontrol düzeyinin günümüzde mümkün olması nedeniyle bebek normal geliÅŸimini gösterir ve gebelik doÄŸal sürecinde (40 hafta) tamamlanır. DoÄŸum doÄŸal süreÂcinde gerçekleÅŸirse, annenin ÅŸeker hastası olÂması ya da olmaması bir fark oluÅŸturmaz.
Şeker hastaları için genel bilgiler
07 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Şeker hastalığı

Şeker hastaları spor yapabilir mi ?
Öncelikle egzersiz, saÄŸlıklı yaÅŸamın bir parçasıdır. Düzenli yapılacak fizik egzerÂsizi kan ÅŸekeri seviyeÂsini düşürmeye, insülinin vücutta daha etÂkili olmasına yardımÂcı olur.
Ayrıca:
- Daha fazla enerji verir.
- Kan dolaşımını düzenler
- Kasları güçlendirir.
- Kolesterol seviyesini düzenler. Kötü huylu (LDL) kolesterolü azaltıp, iyi huylu kolesterolü (HDL) arttırır.
- Kalp krizi riskini önler ya da geciktirir.
- Terlemek suretiyle fazla kiloların azaltılÂmasına yardımcı olur.
Sonuç olarak, egzersizin ÅŸeker hastaları üzerinde son derece olumlu etkileri olduÄŸuÂnu ve kan ÅŸekeri düzeyini düşürdüğünü söyÂleyebiliriz.
Kimler şeker taraması yaptırmalı ?
- Her aşırı kilolu, ÅŸiÅŸÂman olanlar
- Ailesinde ÅŸeker hastalıÂğı bulunanlar (birinci dereceden olan akrabaÂlarından biri diyabetikse)
- Gece sık idrara çıkıp, kilo kaybedenler.
Açlık kan ÅŸekeri kontrolleri ya da ÅŸeker yüklemesi yaptırarak kiÅŸinin potansiyel diÂyabetik veya aÅŸikâr diyabetik olup olmadıÂğı anlaşılır.
Kan şekerini etkileyen faktörleri öğrenebilir miyim ?
Kısaca sıralarsak;
Yenilen gıdalar, egÂzersiz ve aktivite, ilaçÂlar ve hastalıklar, alkol ve kan ÅŸekerini ayarlaÂyan önemli bir organ olan karaciÄŸerin rahatÂsızlıkları kan ÅŸekerinin regülasyonunu etkiÂler
Hasta olduÄŸum zaman neler yemeliyim ?
EÄŸer düzenli olarak yiyebiliyorsanız, geÂnelde uyguladığınız yemek yeme programıÂnızı bozmayın.
Eğer iştahsız iseniz, fakat bazı yemekleri tolere edebiliyorsanız; kızarmış ekmek, tahıl, çorba türü şeyler yiyin, meyve suyu ya da süt için.
Yok eğer katı yiyecekleri hiç yiyemiyorsanız ve insülin kullanıyor veya oral antidiyabetik alıyorsanız, atladığınız öğünlerdeki karbonhidratları yerine koymak için meyve suyu ya da tatlı meşrubatlar içmelisiniz.
25 yıllık ÅŸeker hastasıyım, son bir yıla kadar ÅŸekerim gayet iyi regüle idi. Ancak son bir yıldır, insülin dozunu arttırmama raÄŸmen hala normale yakın kan ÅŸekeri ölÂçümleri elde edemiyorum. Sorun sizce ne olabilir ?
Kan ÅŸekerinizin yıllarca normal seyrettikÂten sonra insülin dozunu arttırmanıza raÄŸÂmen kontrolden çıkmasının nedenlerinden bazıları ÅŸunlar olabilir:
• Aldığınız gıda miktarını arttırmış olabiÂlirsiniz.
• Stresli ve sıkıntılı bir dönem geçiriyor olabilirsiniz.
• Uzun süren bir hastalık (örneÄŸin ateÅŸli bir enfeksiyon hastalığı) insülin, ihtiyacınızı arttıÂrabilir.
• Kilo almış olabilirÂsiniz.
• Aynı bölgeye tekrar tekrar iÄŸne yapmanıza baÄŸlı geliÅŸen ÅŸiÅŸlikler teknik sorunlar çıÂkarabilir. Yahut kullandığınız insülin, eÄŸer soÄŸuk zincire riayet edilmeden muhafaza edilmiÅŸse, etkinliÄŸi azalmış olabilir.
Bunların dışında hiçbir belirgin neden olÂmaksızın da, insülin ihtiyacı büyük oranda artabilir.
Åžeker kontrolünü, en iyi ÅŸekilde yapmaÂnıza yardımcı olacak bir çok doÄŸal yöntem vardır. Bunları aÅŸağıdaki baÅŸlıklar altında sıÂralayabiliriz:
- DİYET
- EGZERSİZ
- STRES KONTROLÜ
Stres, kan ÅŸekeri deÄŸerlerini etkileyebilir mi ?
Evet.
Ancak bu etkilenmenin derecesi kişiden kişiye değişiklik gösterir.
Stres bazı insanlarda kan ÅŸekerini yükseltÂme eÄŸiliminde iken, bazılarında hipoglisemi (kan ÅŸekeri düşüklüğü) riskini arttırabilir.
Kan şekeri düşmesinin belirtileri nelerdir ?
Nedenlerine göre, belirtileri sıralayacak olursak:
- Adrenalin (insülin karşıÂtı bir hormon) salınmasına baÄŸlı olarak terleme, titreÂme, çarpıntı, açlık, endiÅŸe hali, karıncalanma.
- Beyinde ÅŸeker azalmasına baÄŸlı olarak konfuzyon mental (kiÅŸileri tanıyamama, buÂlunduÄŸu mekanı bilememe), baÅŸ dönmesi, halsizlik, davranış deÄŸiÅŸiklikleri, konuÅŸamama, baÅŸ aÄŸrısı, yorgunluk gibi ÅŸikayetler ortaÂya çıkar.
Kan şekerim düştüğünde yapabileceğim en iyi hareket nedir ?
Bu sorunun ceÂvabı, kan ÅŸekeriniz düşerken, hangi aÅŸamada fark ettiÄŸiÂnize baÄŸlıdır. ErÂken bir aÅŸamada en iyi tedavi, bir ÅŸeyÂler yemenizdir.
Eğer ana öğün zamanınız yakın değilse meyve, sandviç veya bisküvi gibi hafif şeyler atıştırabilirsiniz.
Ancak, kan ÅŸekeriniz fazla düştüyse, hızla emilebilecek türde karbonhidrat almalısıÂnız.
Bu amaçla ÅŸeker, tatlı, meyve suyu, normal (diyet olmayan) kola veya limonata içebilirsiniz.Yanınıza acil durumlarda kullanmak üzere çok çabuk emilen glikoz tabletleri taşıyabilirÂsiniz.
Şeker hastalığını etkileyebilecek ilaçların bir listesini verir misiniz ?
Åžeker hastalığında kesinlikle kullanılmaÂması gereken hiçbir ilaç yoktur. Ancak ÅŸu ilaçları kullanırken dikkatli olunmalıdır:
- Kortizon içeren ilaçlar (prednisolon)
- Kortizon içeren fısfisların (Örneğin: Bekloforte) olumsuz bir etkisi yoktur.
- Tiyazid grubu idrar söktürücüler (TürÂkiye’de yalnızca bazı ilaçlarda ek olarak var.)
- Doğum kontrol hapları
- Hormon yerine koyma tedavisi (Menopozda örn. Klimen)
- Belli bronÅŸ geniÅŸleticiler (Örn: Ventolin) kan ÅŸeÂkerini hafif derecede yükÂseltebilir.
- Betablokerler (Dideral, Tensinor gibi tansiyon ilaçları) kan ÅŸekeri düşmesinin beÂlirtilerinin kaybolmasına neden olabilir.
- Büyüme hormon tedavisi (kan şekerini yükseltir.)
EÄŸer insülin kullanan ÅŸeker hastası iseÂniz, ÅŸifalı bitki tedavisine baÅŸlamadan önce aile doktorunuza danışmalısınız.
Her ne kadar bu tedavi, bazı vakalarda medikai ÅŸifacı ve aile doktorunuzun kontÂrolünde insülin dozunda belirli oranda azaltma yapılabilirse de, insülinden tamaÂmen kurtulabileceÄŸinizi ümit etmeyin.
Doktorum, ÅŸeker hastalığı teÅŸhisi koÂnulduÄŸunda sigarayı bırakmam gerektiÄŸiÂni söyledi. Sigara ve ÅŸeker hastalığının bir arada yol açtığı özel bir saÄŸlık sorunu var mı ? Kilo vermem gerekiyor, ancak eÄŸer sigarayı bırakırsam, kilo vermek bir tarafa, alacağımdan korkuyorum. Ne yapmalıyım ?
Sigara, akciğerler dışında atardamar sistemine de zarar verir.
Uzun süredir şeker hastası olan birinde, zaten hızlı seyreden damar sertliğinden dolaşım sorunu vardır.
Sigara içmeğe devam ederek bu riski daha da arttırmak, yapılacak hata değildir.
Åžeker hastalığı sizin için beklenmedik bir sürprizse, kilo vermek ve sigarayı bırakmak suretiyle hayatınızda bir deÄŸiÅŸiklik yapmak, saÄŸlığınız için kaçınılmaz bir fedakarlık olaÂcaktır.
Bir çok insan bu ikisini pekala baÅŸarmakÂtadır.
YaÅŸamınızda yapacağınız bir devrim niteÂliÄŸindeki bu deÄŸiÅŸim, size saÄŸlıklı ve uzun bir ömür saÄŸlayacaktır.
Sigarayı bıÂrakmanıza destek olacak pek çok yönÂtem vardır. DoktorunuÂzun tavsiyesi ile nikotin bantları veya nikotin sakızları ya da akupunktur uygulaÂmasından birisi size yararlı olabilir.
Åžeker hastası olduÄŸumu yeni öğrenÂdim. Oral antidiyabetik kullanıyorum. Ancak geleceÄŸe yönelik oldukça fazla kayÂgılarım var. Evlilik yapabilir, çocuk sahiÂbi olabilir miyim ?
Åžeker hastalığı teÅŸÂhisi konulduÄŸunda kiÅŸi suçluluk, eksiklik, üzüntü, öfke umutÂsuzluk ve ÅŸaÅŸkınlık gibi bir dizi duygu arasında bocalar. Ama bütün bunlar, genellikle, hasÂtalık konusunda yeterince bilgi sahibi olmaÂmaktan kaynaklanır.
Öte yandan, diyabete bir gecede alışıp kaÂbulleneceÄŸinizi de sanmayın. Bu, biraz zaÂman alacaktır.
Eğer anne ya da baba iseniz, suçluluk ve geleceğe yönelik korku duymanız doğaldır. Ama hastalık hakkında bilgi sahibi oldukça hepsi kaybolacaktır.
Diyabet üzerine duyacağınız hurafelere aldırmayın.
Bunları kısaca sıralayacak olursak:
• Åžeker hastalığı çok ÅŸeker yemekten olÂmaz.
• Åžeker hastalığı ölümcül bir hastaÂlık deÄŸildir.
DoÄŸru tedaviyle normal bir hayat, uzun bir ömür süÂrebilirsiniz.
• Şeker hastalığı, hayattan zevk almanızı engellemez.
Hem yiyeceklerin, hem de yaşamın tadını çıkarabilirsiniz.
• Şeker hastalığı özürlü olmak anlamına gelmez.
• Tatile çıkabilir ve herkes gibi normal bir yaşam sürdürebilirsiniz.
• Şeker hastalığı çocuk sahibi olmanızı engelleyemez.
Vitaminlerin ya da bitkisel destek ürünlerinin diyabetimin kontrolüne fayÂdası olur mu ?
Eğer her gün meyve, sebze ve tahılla
dengeli bir ÅŸekilde besleniyorsanız, muhteÂmelen ihtiyacınız olan vitaminleri zaten alıÂyorsunuz.
E ve C vitaminleri gibi antioksidan desÂtekleyicilerin diyabetli hastalara iyi geldiÄŸine dair kanıtlar bulunmaktadır.
Ginseng de bazı bireylerin kan ÅŸekerlerinde düşme saÄŸlayaÂbilir.
Ginseng madÂdesi Kore’den gelmektedir ve
toz haline getirilmiş kökün, şaşırtıcı etkilere
sahip olduğu söylenmektedir.
Ginseng yemek sonralarında kan şekerini düşürmede faydalı olabilmektedir.
Ginseng sindirimi geciktirmekte olup, muhtemelen karbonhidratların emilimi üzeÂrine de aynı etkiyi göstermektedir.
Fakat yine de diyabetin kontrolüne yarÂdımcı vitaminlerin ve destek ürünlerinin kulÂlanımına dair yeterli bilimsel veri bulunmaÂmaktadır.
Bazı bitkisel ürünler, diyabet ilaçları ile kötü yönde etkileşebilmektedir.
Åžeker hastaları için bazı otların kullaÂnıldığını duydum. Bunlarla ilgili bilgi veÂrebilir misiniz ?
Åžeker hastalarında yüksek kan ÅŸekerini düşürdüğü söylenen pek çok ot vardır. Bunlardan birisi Batı AfriÂka’da yetiÅŸen bir yemiÅŸ, diÂÄŸeri karela veya acı su kaÂbağı olarak adlandırılan tropikal bir bitkidir.
Ayrıca ısırgan otu, sarı kantaron, keçi boynuzu, kara hindiba kökü kullanılabilir.
Bunlar karaciÄŸer ve pankreasın fonksiyonÂlarını geliÅŸtirir ve çoÄŸu bitki gibi acı bir tatÂları olduÄŸundan tek başına deÄŸil de, baÅŸka bir ÅŸeyin içine ilave edilerek verilir.
Eğer insülin kullanan şeker hastası iseniz, şifalı bitki tedavisine başlamadan önce aile doktorunuza danışmaksınız.
Her ne kadar bu tedavi, bazı vakalarda medikal ÅŸifacı ve aile doktorunuzun kontroÂlünde insülin dozunda belirli oranda azaltma yapılabilirse de, insülinden tamamen kurtuÂlabileceÄŸinizi ümit etmeyin.
Hemoglobin Alc nedir ve normal deÂÄŸerleri hangi aralıktadır ?
HbAlc, akciÄŸerlerdeki oksijeni kan dolaÂşımı aracılığı ile bütün dokulara ileten kırmıÂzı bir pigment olan hemoglobinin bir bileÅŸeÂnidir.
HbAlc deÄŸiÅŸik laboraÂtuar yöntemleri ile dolaÂşımdaki hemoglobinin lk bir yüzdesi olarak ölçüÂlebilir. HbAlc kimyasal bir baÄŸla glikoza baÄŸÂlanmış hemoglobinÂden ibarettir. Mevcut HbAlc düzeyi doÄŸrudan hemoglobin içeren alyuvarların yaÅŸam süresi olan 120 gün içeriÂsindeki ortalama kan ÅŸekerine baÄŸlıdır. Bu test, kan ÅŸekeri kontrolünün bir dökümünü vermesi nedeniyle geliÅŸtirilen yöntemlerin içinde en baÅŸarılısıdır.
HbAlc geçmiÅŸ 2 ila 3 ay boyunca kan ÅŸeÂkerinin iniÅŸ ve çıkışlarının bir ortalamasını yansıtır.
Kan ÅŸekeri iyi regüle edilmiÅŸ bir ÅŸeker hasÂtasında HbAlc deÄŸeri, %3-5,5 arasında çıkacaktır.
Şeker hastalığı, bir erkek olarak cinsel yaşamımı etkiler mi ?
Hayır. Gerek erkek, gerekse kadın ÅŸeker hastalarının büyük çoÄŸunluÄŸu tamamen normal bir cinsel yaÅŸam sürebilirler. Sorunlar olabilir, ancak bunların ÅŸeker hastalığı ile ilÂgisi yoktur.
Herhangi bir nedenle hastalık kontrolden çıkar ve kan şekeri çok yükselirse cinsel yaşam olumsuz etkilenebilir.
Åžeker hastalığına baÄŸlı damar veya siÂnir hasarı bulunan az sayıda hastada iktiÂdarsızlık görülebilir, ancak bu sık rastlaÂnılan bir durum deÄŸildir.
Önerimiz endişelerinizi kan şekerinizi dengede ve kontrol altında tutmak üzerine yoğunlaştırmanızdır.
Åžeker hastalığınızı kontrol altında tutmak için elinizden gelenin en fazlasını yaptığınız takdirde, gelecekte karşılaÅŸacağınız sorunlaÂrın en alt düzeyde olacağından kuÅŸkunuz olÂmasın.
Günde dört kez kalem kullanarak enÂjeksiyon yapmanın avantajı nedir ?
Günümüzde artık insülin kullanımı, insüÂlin enjektörleri ile deÄŸil de insülin kalemleri ile yapılmakta. Uygulama kolaylığı ve emniÂyeti açısından büyük rahatlık saÄŸlayan bu alet, içinde kartuÅŸu bulunan bir kaleme benÂzer, fakat kartuÅŸu mürekkep yerine insülin ile doludur ve gittikçe daha popüler olmaktadır.
Çoklu enjeksiyonun mantığı, normal pankreasın taklit edilmesidir. Bazal metaboÂlizma karşılanması için gece yatarken uzun etkili bir insülin yapılır. Yemeklerden önce de kısa etkili insülin kullanılmak suretiyle normale en yakın insülin ihtiyacı vücuda saÄŸÂlanmış olur.
Düzensiz bir yaşam süren hastalar insülin kalemlerinden daha fazla yarar görebilirler.
DoÄŸru yöntem kullanÂmak kaydı ile insülin kalemleri ve tek kullaÂnımlık enjektörler pek sorun oluÅŸturmaz. ÇoÄŸu insan enjektörÂlerin sorun teÅŸkil ettiÄŸini düşünür, berabeÂrinde taşımanın zor olduÄŸu kanısındadır. Ancak bir bölüm insan daha kolaylıkla kullaÂnabildiklerini ifade eder.
Şeker hastalığının tam olarak tedavisi mümkün mü ?
Hayır. Günümüzde araÅŸtırmacılar diyabeÂtin geliÅŸimini önlemek ya da ortadan kaldırÂmak için yollar arıyor. Ancak henüz bu koÂnuda umut verici bir geliÅŸme yok. Åžu an için doktorlar hastalığı sadece tedavi edebiliyorÂlar, ortadan kaldıramıyorlar.
Åžeker hastalığı olan çoÄŸu bireyin, tanı konulmadan önce tahminen ne kadar süÂredir ÅŸeker hastalığı vardır ?
Tip I diyabet, geÂnellikle daha ani ve de ciddi olarak ortaÂya çıktığı için, genelÂlikle birkaç ay içeriÂsinde tanı konulur. Fakat Tip II diyabetlilerin ise, teÅŸhis konulmadan evvel, ortalama 8 yıllık hastalıkları vardır. Doktorunuzun yapacağı düzenli kontrollerde, istenilebilecek tam kan çalışÂmaları ile hastalıkların (Diyabet dahil) bu kaÂdar uzun bir süre fark edilmeden gitme ihtiÂmali önlenmiÅŸ olur.
Doktorum artık hap yerine insülin kulÂlanmam gerektiÄŸini söylüyor. KarbonhidÂrat alımını kısıtlarsam, insülin kullanmaÂma gerek kalmayabilir mi ?
Hayır. EÄŸer fazla kilonuz varsa ve ihtiyacınızdan daÂha fazla yiyorsanız, sıkı bir diyet yapmak ve kilo vermek suretiyle insülin ihtiyacınızı bir ölçüde ortadan kaldırabilirsiniz.
EÄŸer zaten ihtiyacınız olduÄŸu kadar yiyorsanız, bu miktarın altına düşmek kilo kaybetmenize ve kendinizi güçsüz hissetmeÂnize neden olur.
Dolayısıyla, eÄŸer fazla yiyorsanız yiyecekÂlerinizi kısıtlayın ve kan ÅŸekerinizi bu ÅŸekilde kontrol altına almayı deneyin. Ancak diyetiÂnize tam olarak uyuyorsanız, boÅŸuna aç kalÂmayın. İnsüline geçme önerisini kabul edin ve her ÅŸeyin ne kadar farklı olacağını görün.
EÄŸer diyabeti olan yakın bir akrabam (anne, baba ya da kardeÅŸ) varsa, benim de gelecekte hasta olma ihtimalim ne kadarÂdır ?
Henüz tam olarak anlaşılamamış neÂdenlerden dolayı, ÅŸeker hastalığına yakalanma riskiniz, diyabetik yakınınıÂzın anneniz ya da babanız olmasına göre deÄŸiÅŸir.
AÅŸağıdaki tablo, aile hikayesi dikkate alıÂnarak size diyabet olma riskinizin ne kadar olduÄŸunu göstermektedir:

Diyabetik nefropati denilen ÅŸeker hasÂtalarında görülen böbrek hasarı hakkında bilgilendirir misiniz ?
Böbreklerimizin içinde milyonlarca adet ufacık kan damarları (kılcal damarlar) bulunÂmakta olup, bu damarlar atık maddeleri, kaÂnınızdan süzerek, idrarınız ile atmanızı saÄŸÂlar.
Åžeker hastalığı, sıklıkla da daha sizin herhangi bir ÅŸiÂkayetiniz ortada yokken, bu ince ve narin sistemi hasara uÄŸratabilir.
Tip I diyabeti olan her 10 hastadan 3′ünde eninde sonunda nefropati denilen bu böbrek hastalığı geliÅŸirken, bu rakam Tip II diyabetlilerde her 10 kiÅŸiden birdir. Bu farklılığın kısmen nedeni, Tip I diyabeti olan kiÅŸilerin tipik olarak hastalığa daha erken yaÅŸta yakalanmalarıdır. Åžeker hastalığı kiÅŸide ne kadar uzun süredir varsa, böbreÄŸinizin hasara uÄŸrama riski de o denli fazladır.
Erken dönemlerde, böbrek tutulumu çok az şikayete yol açar. Genellikle hasar ileri bir safhaya ulaşınca, şu şikayetler ortaya çıkar:
• Ayak bileklerinde, eller veya ayaklarda şişmeler.
• Yüksek tansiyon
• Nefes darlığı
• Bulantı ve kusma
• Yorgunluk hissi
• Kuru ve kaşıntılı cilt
• İştahsızlık
• Konsantrasyon bozukluğu
Böbrek hasarı yavaÅŸ yavaÅŸ ve sinsi bir ÅŸeÂkilde ilerleyerek böbrek yetmezliÄŸi safhasına kadar ulaşır.
Olay bu safhaya varmadan yapılacak en önemli yaklaşımlar:
1- Åžeker düzeyini normaÂle yakın seviyelerde tutÂmak (HbAlc < 5,5 )
2- Hipertansiyonu kontÂrol altına almak
3- Albüminüri varsa, sıkı tuz diyeti uygulamak
4- Eğer üre değeri normalin üstünde ise, protein kısıtlaması yapmak.
Son evre böbrek hastalığı olarak da bilinen ciddi hasarın tedavisi, diyaliz (peritor veya hemodiyaliz ) ve böbrek naklidir (çoğu kez kadavradan)
İnsülin kullanan insanların, ara öğün almaları şart mıdır ?
Bazen evet. Pankreasınız normal ÅŸekilde çalışırken, yemek yediÄŸinizde insülin salgılaÂmaya baÅŸlar; sindirim tamamlandıktan sonra salgılamayı keser. Enjekte edilen insülin, belÂli zamanlarda en yüksek düzeyine ulaÅŸtığınÂdan, o zamanlarda bir miktar karbonhidrat almanız gerekir. Aksi halde kan ÅŸekeriniz düşer. Bu durumda aldığınız karbonhidratın liften’zengin olması halinde emiliminin daha uzun süreceÄŸini belirtmemiz lazım.
Ara öğün almak siÂze zor geliyorsa, kısa etkili bir insüÂlin yerine orta etkiÂli insülin kullanaÂrak bu gereksinimi azaltabilirsiniz. Ancak özellikle aktif olan insanların, uzun etkili inÂsülin kullanırken bile, ara öğün alması gereÂkebilir.
İnsülin kullanan insanların, ara öğün almaları şart mıdır ?
Bazen evet. Pankreasınız normal ÅŸekilde çalışırken, yemek yediÄŸinizde insülin salgılaÂmaya baÅŸlar; sindirim tamamlandıktan sonra salgılamayı keser. Enjekte edilen insülin, belÂli zamanlarda en yüksek düzeyine ulaÅŸtığınÂdan, o zamanlarda bir miktar karbonhidrat almanız gerekir. Aksi halde kan ÅŸekeriniz düşer. Bu durumda aldığınız karbonhidratın liften zengin olması halinde emiliminin daha uzun süreceÄŸini belirtmemiz lazım.
Ara öğün almak siÂze zor geliyorsa, kısa etkili bir insüÂlin yerine orta etkiÂli insülin kullanaÂrak bu gereksinimi azaltabilirsiniz. Ancak özellikle aktif olan insanların, uzun etkili inÂsülin kullanırken bile, ara öğün alması gereÂkebilir.
Åžeker hastası olan 18 yaşındaki kızını kilo vermeye çalışıyor, Düşük karbonhidÂratlı bir diyete çok sıkı ÅŸekilde uymasına raÄŸmen niye kilo veremediÄŸini öğrenebiÂlir miyim ?
Sadece karbonhidÂrat alımının kısıtlaÂması kilo vermesini saÄŸlamayabilir. Kilo vermesi için, topÂlam kilo alımını kıÂsıtlama gerekir ki, bu da öncelikle yaÄŸ olmak üzere protein tüketimini de azaltması anlaÂmına gelir.
Kızınız kızartmalar, ÅŸekerli gıdalar ve peynirÂden kaçınmalı; normal süt yerine yaÄŸsız sütü tercih etmeli; tereyağı ve margarin tüketimini kısıtlamalıdır.
Liften zengin karbonhidratlar içeren bir diyet kan ÅŸekerinde daha az oynamalara yol açacağından, kızınız tarafından daha rahatÂlıkla uygulanabilir.
Adet dönemlerinde kan ÅŸekeri deÄŸerleÂrimin çok deÄŸiÅŸtiÄŸini gözlemliyorum. Bu durumda, kan ÅŸekerimi dengede tutmam zorlaşıyor. Åžeker hastalığı ile ilgili pek çok kitap okudum, ancak bu konuda bir bilgi bulamadım.
Kan ÅŸekeri düzeylerinin adet dönemlerinÂde dalgalanmalar göstermesi çok normaldir. ÇoÄŸu kadın adet süresince kan ÅŸekerlerinin yüksek olduÄŸunu, kanamadan sonra ise norÂmale döndüğünü söyler.
Bazı hastaların insülin dozlarım birkaç ünite arttırması gerekebilir.
Her kadm kendi durumunu deÄŸerlendirÂmeli ve eÄŸer varsa fazladan insülin ihtiyacını belirlemelidir. Bu ayarlamaları ne ÅŸekilde yaÂpabileceÄŸinizi öğrenmek üzere baÅŸvuracağıÂnız kiÅŸi, doktorunuz olmalıdır.
Eğer diyabetim var ise, çocuğumda da çıkma ihtimali ne kadardır ?
Tip I ya da Tip II diyabeti olan bir çocuk sahibi olma ihtimaliniz konusunda, size bir genetik danışman yardımcı olabilir.
Amerikan Diyabet BirliÄŸine göre Tip I diÂyabeti olan 25 yaÅŸ ya da daha üstü bir anneÂnin çocuÄŸunun ÅŸeker hastası olma riski anÂnesi ve babası diyabetik olmayan bir çocuÄŸunkine eÅŸdeÄŸer olup, %1 dir. Bu riski, anneÂnin yaşı çocuk doÄŸduÄŸunda 2 5′in altında ise %4′dür.
Eğer babasında Tip I diyabet var ise, risk %6 ya çıkar.
EÄŸer ebeveynlerin her ikisi de 11 yaÅŸlarınÂdan evvel Tip I diyabet olmuÅŸlar ise bu risk iki katına çıkmaktadır.
DiÄŸer taraftan Tip II diyabet ailesel olarak giden bir rahatsızlıktır. Yemek ve egzersize baÄŸlı yaÅŸam tarzı deÄŸiÅŸiklikleri çocuÄŸunuzun eriÅŸkin yaÅŸta Tip II diyabeti olup olmayacaÂğını belirlemede genetik faktörlere göre daÂha önemlidir. Bu önce çeliÅŸki gibi gözüküÂyorsa da, özellikle Tip II diyabetiklerde kilo fazlalığı çok önemlidir. EÄŸer kiÅŸi genetik olarak potansiyel Tip II Diyabet adayı iken ideÂal kiloda ya da zayıf ise bu kiÅŸinin diyabete yakalanma riski çok azalacaktır. Yani burada genetik yatkınlıktan daha baskın olan, fazla kilolu olmaktır.
Çok yemek yeme zaafımı kırabilmek için, bana yardımcı olabilecek yaklaşımlar nelerdir ?
Bu stratejileri sıralayacak olursak:
- Bir yemek günlüğü tutun, her gün neÂler yediÄŸinizi yazın. Böylece yemek kayıt defterinizi ya da günlüğünüzü haftalık olaÂrak gözden geçirerek potansiyel problemleri ve baÅŸarıya ulaÅŸmanızı engelleyen sorunları ortaya koyun.
- Herhangi bir ÅŸey yeÂmeden evvel, kendiniÂze gerçekten aç olup olmadığınızı sorun.
- SaÄŸlıksız bir ÅŸeyi caÂnınız çektiÄŸinde dikÂkatinizi dağıtmaya bakın. Bir arkadaşınızı çaÂğırın, yürüyüş yapın ya da bir yerlere gidin.
- Yemek yeme iÅŸini sadece mutfak ya da yemek masası ile sınırlandırın. Oturma odası ya da yatak odanızda veya yürürken ya da etÂrafta dolaşırken yemek yemeyin.
- Yemek yediÄŸinizde yemek yeme üzerine odaklanın. Televizyon seyretmeyin, kitap okumayın ya da telefonla koÂnuÅŸmayın.
- Çevrenizde yüksek kalorili gıdalar saklaÂmayın. EÄŸer bunlar evin dışında ise, yemeniz de mümkün olmayacaktır.
- Yiyecekleri, dolaplarda ya da buzdolaÂbında olduÄŸu gibi göremeyeceÄŸiniz yerlerde saklayın.
Mademki ÅŸeker hastalığının asıl nedeÂni, vücuda alınan besinleri enerjiye döÂnüştüren insülinin vücut tarafından üreÂtilememesi, o halde insülinin görevi neÂdir ?
Insülin 51 adet amino asitten oluÂÅŸan bir proÂteindir.
İnsülin, ÅŸeÂkerin bir enerji kaynağı olarak vücut tarafınÂdan kullanılmasını saÄŸlamakla kalmaz, aynı zamanda yine vücudun yaÄŸ ve proteinleri yakmasını önlemek için karaciÄŸer ve kaslarda ÅŸekeri depolama iÅŸlemini de gerçekleÅŸtirir.
Dolayısıyla insanın saÄŸlıklı bir yaÅŸam sürÂdürmesi için olmazsa olmaz hayati bir horÂmondur.
Normal olarak insülin, yeÂnen bir yemeÄŸin ardından kan dolaşımına katılır. GöÂrevi, niÅŸastalı ve ÅŸekerli besinlerden saÄŸlanan gliÂkozun beyin ve sinir hücÂrelerine ulaÅŸmasını gerÂçekleÅŸtirmektir. Çünkü hem beyin, hem de sinir hücreleri, yakıt olarak glikozdan baÅŸka bir madde kullanmaz.
İnsülin, glikozun kas hücrelerine girerek yanması için gereken bir tür anahtardır.
Kanda insülin olmadığı takdirde, glikoz hücre içine giremez ve kanda başıboÅŸ bir halÂde gezmeye baÅŸlar.
Kandaki ÅŸeker seviyesi aşırı yükseldiÄŸinde, fazla glikoz böbrek eÅŸiÄŸini geçerek idrara kaÂrışır. Fazla glikoz, vücuttan atılırken berabeÂrinde suyu da sürükler, bu nedenle vücuttaÂki diÄŸer hücrelerden su çekilir ve bu durum müthiÅŸ bir susama hissine ve su kaybına neÂden olur.
Mademki fazla kilolu olmak, diyabet için (özellikle erişkin tip) en büyük risk faktörü, o halde neden kilo alıyoruz ?
Kalori hesabına dayalı, dolayısıyla kısıtlaÂyıcı olan geleneksel rejim anlayışı, eÄŸer kalıÂtımsal faktörler etken deÄŸilse, sadece çok yeÂmek yediÄŸiniz için ÅŸiÅŸmanladığınıza inandıÂracaktır.
Oysa siz bunun doÄŸru olmadığını biliyorÂsunuz.
Çünkü zayıflamak uÄŸruna yedikleri yeÂmek miktarlarını azaltmayı deneyenÂlerin çoÄŸu, fazla kiÂlolarını kalıcı olarak atmayı baÅŸaramaÂdıkları gibi, birçokları birkaç ay sonra kendiÂlerini baÅŸlangıçtan daha kilolu bulmuÅŸlardır.
Vücuttaki yağ depolarının sorumlusu, fazla enerji içeren yiyecekler değil, tüketilen yiyeceklerin yapısı yani besinsel özellikleridir.
“Neden kilo alıyoruz” un açıklaması, kan ÅŸekerinin önemi ve bunun sonucu vüÂcutta yaÄŸ depolanmasının kolaylaÅŸması üzeÂrinde yapılandırılmıştır.
Glikozun organizmanın yakıtı olduğunu hepimiz biliyoruz.
Çalışmaları için glikoza ihtiyaç duyan büÂtün organlar (beyin, kalp, böbrekler, kaslar …) için geçici glikoz deposu kandır.
Bu depoda teorik olarak 1 litre kanda, 1 gram glikoz bulunmaktadır. Bu oranın üstüÂne çıkıldığında hemen düzenleyici bir mekaÂnizma devreye girer. Bu mekanizma, insülin salgılayan ve çok önemli bir organ olan pankreasın kontrolü altındadır.
İnsülin hormonunun ana özelliÄŸi, ihtiyaç duyan organların glikoz giriÅŸini saÄŸlayarak, kan ÅŸekeri oranını düşürmesidir. İkinci fonkÂsiyonu ise vücutta yaÄŸ depolanmasını kolayÂlaÅŸtırmaktır.
Normal olarak kan ÅŸekerini düşürmek amacıyla pankreasın ürettiÄŸi insülin miktarı, direkt olarak kan ÅŸekeri oranının yüksekliÄŸi ile orantılıdır. ÖrneÄŸin kan ÅŸekerini yükselÂten bir meyve yediÄŸimizde, çok önemli bir oran söz konusu olmadığından, pankreas kan ÅŸekerini düşürmek için çok az insülin salgılar. Ama tersi bir durum söz konusu olÂduÄŸunda, örneÄŸin kan ÅŸekerini çok fazla yükseltecek bir ÅŸekerleme yediÄŸimizde, kan
şekeri seviyesini tekrar normale getirmek için pankreas, yüksek dozda insülin salgılamak durumunda kalır.
Hangi durum söz konusu olursa olsun, insülin tarafından kanda tutulan glikoz, ya karaciÄŸerde “glikojen” ÅŸeklinde depolanır ya da beyin, böbrek veya alyuvarlar gibi ona ihÂtiyacı olan organlar tarafından kullanılır.
Glikoz enerji olarak kullanılmadığı zaman yağa dönüşür.
EÄŸer bir kiÅŸide kilo alma ya da aşırı ÅŸiÅŸmanlık hasÂtalığı söz konusuysa neÂdeni, pankreasın çalışma bozukluÄŸudur. Bu durumlarda kiÅŸide yüksek insülin (hiperinsülinemi) sorunu mevcuttur.
Vücutta anormal yağ depolanmasına, yüksek insülin miktarının yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Peki fazla kiloyu, ÅŸeker hastalığı açısınÂdan bu derece önemli kılan nedir ?
YaÄŸ, vücut hücrelerimizin insülin hormoÂnuna karşı olan cevaplarını deÄŸiÅŸtirir. Bu hücrelerin insülinin etkilerine karşı daha diÂrençli olmalarını saÄŸlar ki, bu durum da insülinin kanımızdan hücrelere soktuÄŸu (gliÂkoz ) miktarını azaltır.
Sonuçta kan dolaşımınızda daha fazla ÅŸeÂker kalarak, kan ÅŸekeri düzeyini arttırır.
Kilo verdikçe, hücrelerimizin insüline karÂşı cevaplarında artış olur ve dolayısıyla insülin etkisini daha iyi gösterebilir.
Kilo kaybının derecesi de illa fazla olması gerekmez.
5-10 kiloluk ya da kilonuzun % 5-10′u oranında bir kilo kaybı, bir taraftan kan ÅŸekerinizi, diÄŸer taraftan da kan kolesteÂrolünüzü ve de kan basıncınızı düşürebiÂlir.
Tokluk kan şekeri yüksekliği, kalp hastalıkları riskini de artırıyor
Diyabet hastalarının kanında çok miktarÂda bulunan glikozun yani ÅŸekerin damar sertliÄŸine neden olmasıyla, kalbe gelen kan miktarı azalıyor. Bunun sonucu olarak hisseÂdilen göğüs aÄŸrısı, kalp krizine veya ani kar-diyak ölümlere neden oluyor. Uzmanlar, özellikle öğünlerden iki saat sonra ortaya çıÂkan tokluk kan ÅŸekeri yüksekliÄŸinin, bu riski arttırabileceÄŸine dikkat çekiyorlar.
Åžeker hastalığı olmayan kiÅŸilerde yemekÂten sonra pankreasta üretilen insülin hormoÂnu, hızlı bir ÅŸekilde salgılanıyor. Ancak tip 2 ÅŸeker hastalarında, bu hızlı erken dönem inÂsülin salgılanması kayboluyor.
Açlık kan ÅŸekeri normal olan kiÅŸilerde, öğünlerÂden 2 saat sonra ölçülen kan ÅŸekeri yüksek olabiÂliyor ve gizli ÅŸeker buluÂnabiliyor. Sadece açlık kan ÅŸekeri kontrolü ve tanısının, tip 2 diyabette yetersiz olduÄŸunu açıklayan uzmanlar, 100 hastadan 31′inin açlık kan ÅŸekerinin norÂmal olmasına raÄŸmen tokluk kan ÅŸekerine bakıldığında ÅŸeker hastası tanısı aldıklarıÂnı vurguluyorlar.
Diyabetiklerin ilaç tedavisini ve diyeti kendi başına bırakması sakıncalı
İlaç ve insülin alan, hatta diyet yapan diÂyabetiklerin, bunları kesinlikle aksatmaması gerekiyor. Çünkü bu ilaçların etki süreleri, 8-12 saat arasında deÄŸiÅŸiyor ve hasta bu ilaçÂları almayı kendi başına bırakırsa, kalp ve tansiyon hastalıkları riskini daha da artırmış oluyor.
Şeker hastasının diyeti
06 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Şeker hastalığı

Kilonun saÄŸlık için önemli bir faktör olduÄŸu giderek açık bir ÅŸekilde anlaşılmaktaÂdır.
Aşırı kilo, ÅŸeker hastaları sözkonusu olÂduÄŸunda özellikle önemlidir.
ÅžiÅŸmanlık en yaygın ÅŸeker hastalığı türüyle (insüline bağımlı olmayan ÅŸeker hastalığı) iliÅŸkilidir. Açıktır ki, ÅŸiÅŸmanlık, genetik olaÂrak duyarlı insanlarda ÅŸeker hastalığının geliÅŸmesine yol açan bir tetikçi olarak etÂki göstermektedir.
Pankreas tarafından üretilen insülin mikÂtarı normal kiloda bir kiÅŸi için yeterli olabileÂceÄŸi halde, aşırı kilolu insanlarda insülin talebi daha büyüktür. Åžeker hastalığı olan ÅŸiÅŸÂman insanlarda, pankreas, talebi karşılaya Bu nedenle, kilo kontrolü, insüline baÄŸlı olmayan ÅŸeker hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde çok önemlidir. ABD’de yaklaÂşık 10 milyon insanda, hastalığın bu biçimi mevcuttur; yüzde 80′i fazla kiloludur. Bu inÂsanların yarısı durumunun farkında deÄŸildir.
Diyette tavsiye edilen, karmaşık karbonÂhidratların alınması ve yaÄŸların azaltılmasıÂdır.
Åžekeriniz varsa ve kilo kaybetmeniz gereÂkiyorsa, bir diyet uzmanından alınacak tavsiÂyeler yararlı olabileceÄŸi gibi, genel diyet kuÂrallarını izlemeniz de yeterli olabilir.
Åžeker hastası olanlar ve olmayanlar, aÅŸağıÂdaki genel diyet kurallarını uygulayarak kilo verebilirler.
Kaloriler
BaÅŸarılı bir rejim için besleyici açıdan denÂgeli bir diyet temel alınmalıdır.
Hafif bir kalori azaltımı günlük ihtiyacın yaklaşık 500 kalori alÂtına sürekli kilo kaybı için çok uygun görünÂmektedir.
İstediğiniz kiloya eriştikten sonra, kalori miktarını hafifçe arttırabilirsiniz, ama yeni kilonuzu korumaya dikkat edin.
YaÄŸlar ve karbonhidratlar
YaÄŸ tüketiminizi, günlük kalori tüketimiÂnizin yüzde 30′unun altına düşürün.
DoymuÅŸ yaÄŸları (hayvansal yaÄŸlar) toplam kalorinizin yüzde 10′una düşürün. YedikleÂrinizin yaklaşık yüzde 50’si, az iÅŸlenmiÅŸ tahılÂlı ekmek, hububat ve diÄŸer tahıllar, patates, pirinç ve makarna gibi karmaşık karbonhidÂratlar açısından zengin olmalıdır.
Lif
Bazı araÅŸtırmalar, karbonhidratların kalori tüketiminin yüzde 50’sini oluÅŸturması duruÂmunda, bazı lif biçimlerinin, kandaki glikoÂzun ve kolesterolün kontrolüne yardımcı olabileceÄŸini göstermektedir. Ancak, sonuçÂlar kesin deÄŸildir.
Taze meyve ve sebzeler, tahıllar ve hubuÂbatlar dahil olmak üzere, karmaşık karbonÂhidratlar açısından zengin bir diyette, kalori oranı düşük, lif oranı yüksektir.
Basit karbonhidÂratlar ve ÅŸeker açıÂsından zengin gıÂdaların (tatlılar ve ÅŸekerli çörek, tart, kek ve bisküvi gibi fırınlanmış gıdalar dahil olmak üzere) tüketimini azaltın.
Bu gıdaların birçoğu büyük miktarda yağ içerir.
Protein
Proteinin kalorilerinizin yüzde 12 ile 20’sini saÄŸlaması gerektiÄŸi ÅŸeklindeki stanÂdart tavsiye, ÅŸeker hastası olsun olmasın herÂkes için geçerlidir (İstisna: Böbrek ya da kaÂraciÄŸer sorunlarınız varsa, protein yıkımı soÂnucu ortaya çıkan atık ürünleri yok edemeyebilirsiniz. Bu nedenle daha az protein tüÂketmeniz gerekir. Tavsiye için doktorunuza danışın.).
Diğer yaşam tarzı faktörleri
Şeker hastalığınızı denetlemeyi öğrenin; onun sizi denetlemesine izin vermeyin.
Kilo denetiminin yanısıra, şeker hastalığı yönetiminin iki diğer elemanı da önemlidir:
1 – İlaçlar
Tek başına diyet, şeker hastalığınızı denetleyemiyorsa, ağızdan alman ilaçların ya da insülin iğnelerinin kullanımı gerekdi olabilir.
Yediklerinizin zamanÂlaması ve miktarındaki tutarlılık, ÅŸeker hastalıÂğı için ilaç alıyorsanız özellikle önemlidir.
2 – Egzersiz
Egzersiz kilonuzun denetlenmesine yarÂdımcı olmanın yanı sıra, kan ÅŸekeri düzeyiniÂzin de düşürülmesine de yardımcı olabilir.
Yapmanız gereken düzenli bir hafif egzersizdir.
Genel bir tıbbi muayeneden geçin, yavaÅŸ yavaÅŸ baÅŸlayın ve doktorunuzun talimatlarını dikkatle uygulayın. Åžeker hastalarının özel sorunları vardır. Bazılarında dolaşım bozukÂluÄŸu ya da bacaklarda zayıflamış sinirler söz konusu olabilir. Doktorunuz, kiÅŸisel ihtiyaçÂlarınıza uygun bir egzersiz programının haÂzırlanmasında, size yardımcı olabilir
Kaynak olarak www.hekimce.com‘dan yararlanılmıştır.
Şeker hastalarının diyet listesi (1200 Cal)
05 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Şeker hastalığı

Günlük öğünler, üçü ana (kahvaltı, öğle ve akÂÅŸam yemeÄŸi) ve üçü de ara (kuÅŸluk, ikindi kahvaltıÂsı ve gece yatma öncesi) öğün olmak üzere 6 parÂça halinde olacaktır; aÅŸağıdaki örnek yemek listeÂsinde belirtilen öğün saatlerine azami itina gösterilÂmelidir.
Uygulanacak diyete ait örnek yemek listesi (menü)
• Sabah kahvaltısı (8.00): Bir bardak yağsız süt (şekersiz) (200 mi) Bir kibrit kutusu kadar (30 gr.) az yağlı ve tuzu azaltılmış beyaz peynir.
• KuÅŸluk (11.00): 20 gram ekmek ve 5 yeÅŸil zeytin Bir porsiyon meyve (meyve deÄŸiÅŸim listeÂsinden arzu ettiÄŸinizi seçiniz)
• Öğle yemeÄŸi (13.00): 60 gr ekmek, 1 kase yaÄŸsız et suyu çorba (içine pirinç veÂya ÅŸehriye ilave edilecek ise her çorba kaşıÂğında bunlardan 2-3 adet olacak ÅŸekilde suÂlu olacaktır.)
75 gr kadar yağsız et (genellikle tavuk veya balık eti tercih edilir; etin yanında 3 çorba kaşığında bunlardan 2-3 adet olacak şekilde sulu olacaktır.)
75 gr kadar yağsız et (genellikle tavuk veya balık eti tercih edilir; etin yanında 3 çorba kaşığı kadar mevsimin yeşil sebzelerinden hazırlanmış sebze haşlaması bulunmalıdır.)
1 tabak yeÅŸil sebze (zeytin yağı ile piÅŸirilmeÂlidir) (sebze deÄŸiÅŸim listesine bakarak sebze çeÅŸidine göre yiyebileceÄŸiniz miktarı seçebilirsiniz).
I büyük kase yeÅŸil salata, salatalık, domates, marul karışımı (bir kase salata 1 tatlı kaşığı zeytin yağı ve bol limon usaresi ile hazırlanÂmalı; fazla tuz ekilmemelidir) 1 çay bardağı kadar yoÄŸurt (kaymağı alınmış olmalı) ve 1 porsiyon meyve
• İkindi (17.00): 20 gr ekmek
Bir kibrit kutusu kadar (30 gr) beyaz peyÂnir.
Bir veya iki bardak çay (suni tatlandırıcı kulÂlanılacaktır.)
• Akşam yemeği: Öğle yemeğinin aynı; diğerine göre protein miktarı düzenlenecektir.
• Gece öğünü (22.30): 20 gram ekmek ve bir barÂdak yaÄŸsız süt veya bir porsiyon meyve.
Sebze DeÄŸiÅŸim Listesi
YeÅŸil sebzeler, içerdikleri karbonhidrat miktarıÂna göre aÅŸağıdaki gruplara ayrılmıştır ve belirtilen miktarlarda yenecektir:
• Her öğünde bir çorba tabağı kadar (çiğ tartısı 300 gr) yenecekler:
Ispanak, semizotu, pazı, ebegümeci, yeÅŸil kıvırÂcık salata, marul, salatalık, veya
• Her öğünde bir yemek tabağı kadar (çiğ tartısı 200 gr) yenecekler:
Lahana, domates, karnabahar, patlıcan, kırmızı turp veya
• Her öğünde 2/3 yemek tabağı kadar (çiğ tartısı 150 gr) yenecekler:
Pırasa, kabak, çalı fasulyesi, bamya veya
• Her öğünde yarım yemek tabağı kadar (çiÄŸ tarÂtısı 100 gr) yenecekler:
Havuç, ayÅŸekadın fasulyesi, yeÅŸil bezelye, kereÂviz, enginar, soÄŸan veya
• Arada sırada yemek kaydıyla 1/4 yemek tabağı kadar (çiğ tartısı 50 gr) yenecekler:
Patates ve yer elması (Bu sonuncu grup sebzeÂnin sık yenmemesi tavsiye edilir.)
Meyve DeÄŸiÅŸim Listesi
Erik (yeÅŸil)…………………..8 adet
Erik (kırmızı)……………….5 adet
Portakal……………………….Bir orta boy
Turunç…………………………Bir iri boy
Ayva…………………………….Bir orta boy
Nar………………………………Yarım
Karpuz…………………………Bir dilim
Kavun (nadiren)………….Bir dilim
Çilek……………………………6 adet
Elma…………………………….Bir orta boy
Mandalina…………………….Bir orta boy
Limon………………………….İki orta boy
Armut………………………….Bir orta boy (ham)
Kiraz……………………………5 adet
ViÅŸne……………………………10 adet
Åžeftali (ham)………………..1 adet
• 1 çay bardağı sıkılmış portakal veya elma suyu, I su bardağı sıkılmış Greyfurt suyuna eÅŸit karbonÂhidrat içerir.
En çok tercih edilecek meyve, ekÅŸi elma, portaÂkal ve ayvadır.
Bir dilim (40 gr) beyaz ekmeÄŸe eÅŸdeÄŸer yiyecek listesi
Bir dilim (40 gr) ekmek yerine aşağıdakilerden birini seçebilirsiniz:
• 3 çorba kaşığı kuru fasulye, nohut, mercimek veya bakla (bu takdirde o öğündeki et yarı yarıya azaltılmalıdır.)
• I kase sulu kıvamda kırmızı mercimek, tarhaÂna veya un çorbası.
• I ufak porsiyon makarna, kuskus veya erişte.
• I iri (100 gr) patates ile yapılmış kızartma; haÅŸÂlama veya pürede bunun yarısı.
• I dilim tuzsuz peynir veya ıspanakla hazırlanÂmış börek.
Yasak yiyecekler
• Rafine sofra şekeri ve bununla yapılmış tatlılar, bal, reçel, marmelat ve şuruplar.
• Hamur iÅŸleri, mantı, çörek, ÅŸekerli kurabiyeÂler, pastalar, tahin helvası ve çikolata.
• Üzüm, kayısı, çok tatlı kavun, ÅŸeftali, muz, hurÂma, incir.
• Alkolün her çeşidi.
• Kızartma ve kavurmalarla füme etler.
• Kuru yemişler (fındık, ceviz, badem, çam fıstığı ve kestane)
• Sucuk ve pastırma gibi bilumum konserveler.
• Katı yağlar: Mayonez, tereyağı, kaymak ve margarinler.
• Tuzlu hazır yiyecekler.
Akçakavak (beyaz kavak ağacı)
04 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Şeker hastalığı

Akçakavak (beyaz kavak ağacı) özellikleri
* Hemen her yerde yetiÅŸir.
* Dalları yukarı doğru çıkan beyaz bir kavak ağacıdır.
* Yaprakları ve kabukları kullanılır.
Akçakavak (beyaz kavak ağacı) faydaları
* Kurumuş yaprakları ezilerek yaralar üzerine konursa yaraları iyileştirir. Yine merhem gibi yapılarak yaralar
için kullanılırsa fayda verir.
Diabet (şeker hastalığı)
03 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Şeker hastalığı

Halk arasında ÅŸeker hastalığı adıyÂla bilinen “diabet” aşırı susama, idrarÂda artış, idrarda ÅŸeker olması ve hızlı kilo kaybı ile ortaya çıkar. Dünya SaÄŸÂlık Örgütü (VVHO)’nün tespit ettiÄŸi ilÂkelere göre, etlerin yağı ile tereyağına dikkat etmek, süt, yoÄŸurt ve peyÂnirin yaÄŸsızını kullanmak gerekir. AyÂrıca tuza da dikkat edilmelidir.
Diabette, kan ÅŸekerini yükselten gıdalardan uzak durmak esastır. Bu da glisemik endeksi düşük olan yiyeÂcekleri tercih etmek gerektiÄŸi anlaÂmına gelir.
Bütün dünyada ÅŸeker hastalığı çok yaygındır ve giderek de yayÂgınlaÅŸmaktadır. 1900 yılında ABD nüfusunun % Tinden daha azı ÅŸeker hastasıyken 2000 yılında bu oran % 8′e fırlamıştır. ÜlkemizÂde ise yaklaşık 1 milyon 250 bin kiÅŸi ÅŸeker hastasıdır.
Åžeker hastalığı riski yaÅŸ ilerleÂdikçe ve ÅŸiÅŸmanladıkça artmaktadır. Kilo alımı önlenebildiÄŸinde diabet vakalarının yarıdan fazlasının ortaÂdan kalkacağı düşünülmektedir.
Åžeker hastalığının tedavisinde ve korunmada diyet esastır. Diyette enerjinin çoÄŸunu saÄŸlayan karbonÂhidratlar (tam ekmek, bulgur, esmer pirinç gibi), kasları oluÅŸturan ve bir miktar enerji veren proteinler (et, balık, süt gibi) depo edilen ve daha sonra enerji olarak kullanılan yaÄŸlar bulunmalıdır. Ayrıca;
İyi dengelenmiş yiyecekler yenmelidir.
Öğünler az ve sık olmalıdır.
Lifli besinlere (kabuklu ve kepekli) ağırlık verilmelidir.
Beyaz şekerden mutlaka uzak durmalıdır.
Hayvansal yağ ve tuz azaltılmalıdır.
Şeker hastalığına dikkat
02 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Şeker hastalığı

Hasta tarafından fark edilemeyen ÅŸeker hastaÂlığı, erken teÅŸhis etmek için, açlık kan ÅŸekeriyle birlikte tokluk kan ÅŸekerinin ölçülmesi gerektiÄŸiÂni söylüyor.
Yaygın olarak görülen bu hastalığın büyük ve küçük atardamarlarda tıkanıklıklara yol açtıağı-nı belirten uzmanlar “Hastalık, yıllarca fark edilÂmeden vücutta ilerler. Bu durum, damarlarda kiÂreçlenme ve pıhtılaÅŸmaya sebep olur, gözde, böbrekte, kol ve bacaklardaki damarlarda ciddi hasarlar meydana getirir” diyor.
Tokluk kan ÅŸekeri
Belirtisi olmadığı için sinsice ilerleyen bu hasÂtalığın ortaya çıkarttığı hasarlar nedeniyle, yeterli kan taşımamaya baÄŸlı yetmezlikler görülüÂyor. Sinsi ÅŸeker hastalığı kalp krizi, beyin felci, körlük, yürüme zorluÄŸu gibi ciddi ve tedavisi güç hastalıklara yol açıyor. Atardamarın iç katmaÂnında fonksiyon kaybına ve pıhtılaÅŸmaya da neÂden olan sinsi ÅŸeker hastalığı, kolestrolü de artıÂrıyor.
Bu hastalıktan korunmak için, sürekli olarak açlık kan ÅŸekerinin yanında tokluk kan ÅŸekerinin de ölçülmesi gerekiyor. Ölçümlerde, uzun yıllar açlık kan ÅŸekerinin normal çıkmasına karşın, tokluk kan ÅŸekeri yüksek bulunabilir. Bu da “sinÂsi ÅŸeker hastalığı”nın belirleyicisidir. Özellikle erken yaÅŸta baÅŸlaması nedeniyle, gençler tedaviÂde geç kalmamalıdır.
Gizli ÅŸekere yeni test
Basit bir kan testiyle, daha önce ÅŸeker hastaÂlığı belirlenemeyen hastalarda gizli ÅŸeker saptaÂnabiliyor. Duke Üniversitesi Tıp Merkezi’nde geÂliÅŸtirilen kan testiyle, kan ÅŸekerini belirlemek için hastanın, saatlerce aç kalmasına da gerek kalÂmıyor. “HgAlc” adlı verilen testle, kandaki ÅŸeker oranı, son 2-3 aya dönük olarak yüzde 75 baÅŸaÂrıyla tespit edilebiliyor.



