Sigaranın yaptığı zararlar
14 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Sigara içmenin mahzurları çevremizde gördüğümüz örneklerden hep dikkatimizi çeker. Askerde gösterilen bir tepeye koşu yapmıştık. Komutanımız koşuyu tamamlayamayanlar için, bunların hepsi sigara tiryakisidir, yorumunda bulundu. Gerçekten öyleydiler. Daha genç yaşta koşamıyor, yolun yarısında tıkanıyorlardı.
Yine tıp fakültesinde talebe iken ölü bedenini inceleme (kadavra) dersinde, bazı cesetlerin akciÄŸerlerinin katran rengi gibi kapkara olduÄŸu dikkatimi çekmiÅŸ ve hocama bunun sebebini sormuÅŸtum. “Sigaradan bu” cevabını almıştım. “bunlar sigara tiryakisi. Yıllardır içtikleri sigaradan akciÄŸerlerinde oluÅŸan kalıntı” diye eklemiÅŸti.
Gerçekten sigara, insanı bir katran deposu haline getirir. 20 yıl ortalama günde bir paket sigara içen insanın vücudunda 5 ila 7 kilo katran ve is biriktiği hesaplanmaktadır.
İşte sigaranın yaptığı bedensel zararlardan başlıcaları:
Her yıl 10 milyon kişi sigara ile ilgili hastalıklardan ölmektedir. 2020 yılında sigara tüketiminde artma olmasa dahi her yıl 20 milyon kişinin sigaradan öleceği tahmin edilmektedir. Sigara içilmesi ile yüz kırışıklığı ve solukluğu arasında çok yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu durum sigara içenleri daha itici ve zamanından önce yaşlı göstermektedir. Sigara içimi derinin kılcal ve daha büyük damarlarında kan akımını bozmakta, bu da muhtemelen bağ dokusunda hasara yol açmaktadır.
Sigara içenlerin dişleri kirli ve pis görünümlü olmakla beraber, dişeti hastalıkları baş gösterecektir.
Ağız ve yutakta önce tat alma eksikliği başlar, ardından kanser riski artar.
Gırtlak ve nefes borusunda iltihaplanma ve ses tellerinin zarar görmesinin yanı sıra kansere yakalanma riski yüksektir. Gırtlak kanserlerinin yüzde 84′ü sigara içimiyle iliÅŸkilidir.
Sigara dumanı tükürük salgısını azaltır. Epitelde hücre ve salgı çoğalmasına yol açar. Yavaş yavaş tıkayıcı akciğer hastalığı gelişir. Akciğer fonksiyon testleri gittikçe bozulur. Sürekli öksürük, balgam, nefes darlığı ve anfizem ortaya çıkar. Bu ortamda gelişen enfeksiyonlar ölüme yol açabilir. Kronik bronşit ve amfizem, sigara içenlerde içmeyenlere oranla 20 misli daha fazla görülür.
Sigaradan doğan iştahsızlık ve beslenme bozukluğu, başta verem olmak üzere, birçok hastalığın gelişip yayılmasında önemli rol oynar.
Sigara kalp hastalıklarının da (miyokard infarktüsü, koroner kalp hastalığı gibi) sebebidir. Bu, artık bütün dünyada yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Özellikle damarlarda sertleşmeye sebep olduğu gösterilmiştir. Yıllarca sigara içenlerin kalp hastalığına yakalanma riski yüksektir. Sigara içmeyen, içene göre 15 yıl daha geç kalp hastası olmaktadır.
Felçlerde, beyinde damar tıkanıklıklarında ve beyin kanamalarında da sigara önemli bir etken durumundadır.
AkciÄŸer kanserinden olan ölümlerin yüzde 90 ilâ 95′i sigaradan oluÅŸmaktadır. Ne zaman akciÄŸer kanserli birini duysam, sigara içip içmediÄŸini sorarım. Onlarca vaka içinde içmeyene rastlamadım.
Kaderin ibretli bir cilvesi herhalde, Marlboro reklamlarında atın üzerinde sigara içen kovboy da sigaraya bağlı kanserden ölmüştür.
Sigara içenlerde ağız içi kanserleri 3-30 kat, dişeti kanserleri 5-14 kat, dil kanserleri 4-33 kat, bademcik kanserleri 7-11 kat, gırtlak kanseri ise 16 kat daha fazla görülmektedir.
Mide ve yemek borusunda kanama, ülser ve kanser oluşumuna yol açar.
Gözlerde katarakt ve ileri yaşlarda körlük ortaya çıkar.
Sigara içimi, koroner arter hastalığı gelişmesinde en önemli risk faktörüdür.
Pankreas kanseri riski artar.
Rahim ve yumurtalıkta kısırlık, çocuk düşürme, sakat ve eksik doğum, erken menopoza girme, rahim kanseri gibi tehlikeler oluşur. Özellikle doğum kontrol hapı kullanan sigara içen kadınlarda kalp-damar hastalıkları (kalp krizleri, damar tıkanıklıkları, tansiyon yüksekliği, beyin kanaması ve felçler gibi) tehlikesi yükselir. Ayrıca erkeklerde de spermlerin hareketlilik ve canlılığında azalma ve bozulmalar ortaya çıkar, böylelikle kısırlık riski artar.
Cinsel istekte azalmaya sebep olmasının yanında iktidarsızlık ve erkeklerde cinsel organda sertleşme zorluğu da sigaranın yaptığı zararlardandır.
Kemik ve iskeletlerde kemik erimesi meydana gelir. Bu yüzden sigara tiryakilerinin kemikleri zayıftır ve kırık, çıkık gibi durumlarda sigara kullanmayanlara oranla çok daha uzun sürede ve zor bir şekilde kaynarlar. Nikotin kemiklerin gelişimini zorlaştırır, zedelenen kemiklerin eski durumuna kavuşmasını geciktirir.
Sigara vücuttaki antioksidan tüketimini artırarak bağışıklık sistemini bozar. Böylelikle hastalıklara karşı direnç zayıflar, kişi daha kolay hastalıklara yakalanır.
Kılcal damarlar, el ve ayaklardan başlayarak, kol ve bacaklara kadar tıkanıp bu organların kesilmesine (Burger hastalığı) kadar varabilen hastalıklar oluşur.
Vücutta yorgunluk, uykusuzluk, ruhsal gerilim, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma, sigara tiryakiliğinden dolayı meydana gelir.
Yine sigara sebebiyle zihin faaliyetlerinde durgunluk ve yavaşlama ortaya çıkar. Hatırlama güçlüğü, sersemlik, konsantrasyon zorluğu, zihin bulanıklığı görülür. Zihinsel faaliyetler zayıflar. Çünkü sigara, damarlarda sertleşmeye yol açar ve kanın beyne, vücudun diğer bölgelerine normal bir şekilde ulaşmasını engeller.
Sigara, zekâ üzerine de zararlı tesirler yapar. Zihinsel yeteneklerin ölçülmesi için uygulanan testlerde; sigara içenlerin içmeyenlere oranla belirgin olarak kötü performans sergiledikleri gösterilmiştir.
Sigara tat ve koku duyularımızı da mahveder. Sigara içmek, açlık hissini artırır.
Sigaranın diğer zararları
Sigara bütçeye de yüktür. 2004 yılında bir kiÅŸinin aylık sigara harcaması yaklaşık 100 YTL, yıllık harcaması ise 1000 ila 1500 YTL arasında oldu. EÄŸer kan-koca sigara içiyorsa bu rakam 3.000 YTL’ye kadar çıkabilmektedir.
Ülkemizde tüketilen sigaraların Önemli bir kısmı döviz ödenerek ithal edilen yabancı tütünlerdir. Bu da gelişmekte olan ülkemiz için önemli bir kaynak kaybıdır.
Sigara, yangınların da önemli bir sebebidir. Sönmeyen izmaritlerden ve kibritlerden tutuÅŸan orman yangınlarının tüm orman yangınlarına oranı yüzde 50; ÅŸehirdeki yangınların tümüne oranı ise yüzde 45′dir.
Ayrıca sigara paketi ve kâğıdı için her yıl ülkemizde 2 milyon ağaç kesilerek heba edilmektedir. Bunlar da ormanların yok olması demektir ve pek çok problemi beraberinde getirecektir.
Çocuklar ve sigara
Hamile kadınlarda, sigara içilmesiyle nikotin ve karbonmonoksit plasentadan bebeğin hayati önemi olan organlarına geçer.
Bir hamile kadının sigara içerek bebeğine verebileceği zararlar şöyle özetlenebilir:
Düşük yapma ihtimali yüzde 25 artar.
İki kat fazla oranda erken doğum olur.
Bebekleri ortalama 250 gram eksik doÄŸar.
Bebeklerde kötü huylu tümör riski artar (lösemi, lenfoma, böbrek tümörleri).
Ölü bebek doğurma oranı 1/3 kez daha yüksektir.
Ani bebek ölümleri daha fazladır. Ani bebek ölümü, sağlıklı bebeğin sebepsiz yere aniden ölümüyle kendini göstermektedir.
Bu çocuklar büyüme geriliği ve öğrenme zorluğu gösterirler. Zihinsel gelişimlerinde gerilik ve sonraki hayatında davranış sorunları gözlenir.
Anne sütünün oluşumunda ve kalitesinde bozukluk olur. Ayrıca nikotin anne sütüne geçer ve çocuklarda zehirlenme, nöbet geçirme ve ölüm riskini artırır.
Sigara organları nasıl etkiler
13 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Sigaranın vücutta izlediği yol:
Ağız ve burun
Nefes borusu
Yemek borusu
Mide (tükürükle)
Hava yolları (bronşlar)
Akciğerler (hava kesecikleri). (Burada kılcal damarlardan kana emilir, kalbe gelir ve sonra kalp taralından tüm vücuda pompalanır.)
Damar sistemi yoluyla tüm vücudu dolaşır.
İltihap: Sigara içindeki yabancı maddeler dokularda irritasyon (zedelenme) ve hasar oluşturur. Buna karşı savunma amacıyla kandaki savunma hücreleri iltihap alanına toplanır.
Kanser: Sigara içindeki kanserojen maddelerin en yoğun ve uzun etki ettikleri organlar başta olmak üzere, vücudun her yerinde tüm kanserlerin oluşma riski yükselir.
Damar çeperinde kırılma ve tıkanma:Damarların zamanla daralmasıyla tüm dokulara gelen kan ve oksijen miktarı azalır. Dokunun beslenememesi sonucunda zamanla hasar ve çürüme gelişir.
Sigara, dünyadaki en tehlikeli ve en yaygın alışkanlıktır.
Sigaranın solunum sistemlerine zararları
Üst solunum yolları;
Kronik farenjit,
Larenjit,
Tekrarlayan enfeksiyonlarla ses teli nodülleri,
Kadınlarda ses teli kalınlaşması
Alt solunum yolları;
Tekrarlayan bronÅŸitler,
Zatürreler,
Verem riskinde artış,
Kronik bronÅŸit,
Amfizem,
Kanser.
Pasif tiryakilik (dumanaltı olma)
12 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Pasif içicilik (yani duman altı olma), kişinin sigara içmediği halde sigara içilen ortamda elinde olmadan tütünün dumanını teneffüs etmelerine denir. Başkasının ağız ve burnundan çıkan sigara dumanında da nitrojen, nikotin, karbonmonoksit, karbondioksit ve çeşitli gazların mevcut olduğu bir gerçektir.
İstemsiz sigara içimine baÄŸlı hastalıkların başında akciÄŸer kanseri gelir. ÇeÅŸitli araÅŸtırmalar pasif içiciliÄŸin akciÄŸer kanserinde önemli bir faktör olduÄŸunu göstermektedir. ABD’de yılda 100.000 kiÅŸi pasif içiciliÄŸin sebep olduÄŸu rahatsızlıklardan hayatını kaybetmektedir. Bir kiÅŸinin yanında 2 sigara içildiÄŸinde o kiÅŸi 1 sigara içmiÅŸ gibi zehirli maddeleri bünyesine almaktadır.
Anne veya babası sigara içen ilkokul çocuklarının idrarlarında günde 6 sigara içen bir erişkine eş miktarda nikotin bulunmuştur.
Sigara sadece içene değil çevrede bulunanlara da zarar verir. Buna duman altı olma diyoruz.
Tüm kanserden ölümlerin yüzde 30′unun akciÄŸer kanserinin ise yüzde 90-95′inin sebebi sigaradır.
Sigara dumanına maruz kalanlarda belirgin hastalık olmasa bile şu belirtilere sık rastlandığı görülmüştür:
Gece göğüste sıkışma,
Gece nefes darlığı,
Aktiviteden sonra nefes almakta zorlanma,
Bronşlarda tıkanma.
Sigarayı neden bırakmalıyız ?
11 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Sigarayı bırakmak için en uygun zaman hemen ve acilendir. Vücuda giren zehirli maddeleri kestiğimiz andan itibaren onarım, yenileşme ve temizlik başlar. Bir tek sigara içmek dahi, temiz suyu kirletmeye benzer. Önemli olan kanımızı ve hücrelerimizi her zaman zehirli maddelerden uzak ve temiz tutmaktır.
Sigara kullanmaya son verildiğinde yaşanan olumlu değişiklikler saymakla bitmez. İlk
önce kendimize olan öz saygımız, özgüvenimiz artar. Kendimizi daha huzurlu, daha sağlıklı ve mutlu hissederiz. Rahat uyumaya ve dinlenmiş olarak yataktan kalkmaya başlarız. Sabah kalktığımızda, ağzımızda o iğrenç tat olmaz artık. Üstelik öksürerek de güne başlamayız.
Yürürken ve her türlü harekette; daha geç yorulur, daha çabuk dinleniriz. Kıpır kıpır olur,kendimizi enerji dolu hissederiz. Fiziksel aktivitemizde artış olur.
Sigarayı bırakmak için sayısız sebep vardır.
Çevreye karşı yaydığımız pis koku geçer. Giysilerimiz, varsa arabamız ve oturduğumuz ev artık tütün kokmayacaktır.
Sigarayı kesmekle ağzımızın tadı anında normale döner. Dilimizdeki tat alma dokuları içtiğimiz suyun bile tadını almaya başlar. Yediklerimizin orjinal tadını hisseder, çiğnerken daha çok zevk alırız. Yemeklerimiz daha lezzetlidir.
Yine herşeyin gerçek kokusunu almaya başlarız. Çiçekler ve ballarda tabiat, bize hem daha hoş görünür, hem de nefis kokular sunar.
Derimiz pembeleşir, rengi açılır; canlı, sağlıklı, pırıl pırıl ve gergin olur. Daha genç daha diri, daha pürüzsüz bir cilt ortaya çıkar. Cildin yaşlanması azalır.
Kalbimiz ve solunum sistemimiz rahatlar. Çünkü kandaki karbonmonoksit miktarında derhal bir azalma olur. Bu madde sigaraya bağlı kalp hastalıklarının sorumlularından biridir. Bu yüzden kalp hastalığı riski düşer, felç olma ihtimali azalır.
Sigarayı bırakmakla erken ölüm riski azalır. Akciğer, ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, meme kanserine yakalanma tehlikesi düşer. Kronik bronşit ve anfizem gibi akciğer hastalıklarının ilerlemesi durur.
Sigaradan oluşan cinsel problemler düzelir. Kadınlarda hormonal denge sağlanır. Kısırlık yapan bir faktör ortadan kalkmış olur.
Yine sigaraya ayırdığımız para cebimizde kalır. Bütçemize yeni bir gelir elde etmiş oluruz. Günde iki paket sigara içen bir tiryaki ayda 250 YTL, yılda yaklaşık 3000 YTL bütçesinden gereksiz bir pay ayırmaktadır. 20 yıllık bir tiryaki ise 60.000 YTL (yani 60 milyar lira) gibi muazzam serveti heba etmektedir.
En önemli yararlarından biri de çocuklarımıza kötü örnek olmaktan çıkmamızdır. Onlar bizimle Övünürler, ebeveyni olduğumuzdan dolayı daha bir mutlu olurlar. Aynı zamanda yanları da sigara içilmediği için onların sağlığına da katkıda bulunmuş oluruz.
Sigara içenlerin çoğu sigarayı bırakmak ister. Nitekim bırakabilir de. Bunun sayısız örneğini görüyoruz. Ancak başarıda önemli olan kesin karar vermektir.
Sigarayı nasıl bırakmalı ?
10 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Öncelikle sigaranın zararlarını kavramalı ve bırakmaya kesin karar vermelidir. Azim ve iradenin, bağımlılığı kırmada büyük önemi vardır.
Aslında sigara içenlerin yüzde 80′inden fazlası sigarayı bırakmak için istekli olmalarına ve yüzde 35′inin her yıl bırakmayı denemelerine raÄŸmen, bırakmak için teÅŸebbüs ettikleri giriÅŸimlerde ancak yüzde 5′i baÅŸarılı olabilmektedir.
Bırakmaya karar verince hemen sigara paketini atmalı, sigara taşımamalı ve aniden sigara içmeyi kesmelidir. Tedricen (azaltarak) bırakma yanıltıcıdır. Kişi içine daha çok duman çekerek aynı zararı görebilmektedir. Ayrıca azaltarak bırakmayı deneyenler, yersiz bahanelerle azaltamayabilmektedirler.
Ayrıca sigarayı azalttığını söyleyenlerin nikotine bağımlılığı bitmemiş, devam ediyordur. Zihni hep sigarayla meşguldür. Sinirlidir ve içtiği zaman da suçluluk duygularıyla perişan hale gelir. Daha az sigara içiyorlardır belki ama daha çok sigara özlemi çekmektedirler. Bu sebepler den dolayı sigarayı bir anda bırakarak kurtulmak en doğru metoddur. Azaltma gibi bahanelere sığınmak, sigarayı bırakmayı engellemek bir yana kendimize işkence etmektir.
Sigarayı daha önce bırakmaya çalışmış, ancak kesememiş olabiliriz. Veya defalarca bırakıp tekrar başlamış da olabiliriz. Sigarayı bırakabilmek için gayret göstermekten bıkıp usanmayalım. Çünkü içtiğimiz her sigara sağlığımızdan çok şey çalmaktadır. Bu yüzden geçmişteki tecrübelerimizden ders alarak, azimle ve istekle bırakma kararını tekrar alıp uygulayalım. Bir veya birkaç defa bırakıp tekrar başlamak, tümüyle başarısız olunacağı anlamına gelmez. Her bırakma teşebbüsünden öğrendiğimiz deneyimleri kullanarak tam bir karar alalım ve kesinlikle de pes etmeyelim.
İşte sigarayı bırakma kararından sonra dikkat edeceğimiz noktalar:
Sigarayı bırakmayı ertelemeyelim. Karar verelim ve hemen tatbikata geçelim.
Sigarayı bırakmanın mümkün olduğuna ve başaracağımıza inanalım. Sigara kullanmanın gerçekte hiçbir faydası olmadığını ve bırakınca hayatın daha güzel, daha parlak ve renkli olacağını bilelim.
Sigara molası ile zaman harcamayacağımızı, sigara aramak için koşuşturmalarımızın biteceğini, bazen başkasından otlanmak zorunda kalmak gibi mahcubiyetlerimizin olmayacağını aklımıza getirelim.
Sigaranın hiçbir derde deva olmadığını, tam tersine dert kaynağı olduğunu anlayalım ve zihnimize kazılayım.
Sigarayı bırakacağımızı aile üyelerine ve dostlarımıza.haber verelim. Onların desteğini isteyelim.
Sigaradan, sigara içenlerden ve sigara içilen ortamlardan uzak duralım, onlara yaklaşmayalım. Sigaranın ağzımızın tadını bozduğunu düşünelim.
Sigarayı düşman ilan edelim. Küllük ve çakmak gibi malzemeleri ortadan kaldıralım. Sigara kokan elbiselerimizi temizletelim. Dişlerimizi de sigaradan arındıralım. Sık sık fırçalayarak yenileyelim, temizleyelim.
Alkolden kesinlikle kaçınalım. Çünkü başka zararları bir yana, alkol sigara arzusunu depreştirir.
Sigaraya harcadığımız para ile kendimize ve çevremize hediyeler alalım veya bu parayı ihtiyaç sahiplerine sadaka olarak verelim.
Sabah kahvaltısına önem verelim. Zevkle, neşeyle sofranın başına ailece oturalım.
Hergün temiz havada yürüyüş yapalım. Asansör yerine merdiven kullanalım. Bisiklete
binme, yüzme gibi hoşumuza giden bir spora başlayalım.
Sigara içme isteği duyduğumuzda su içelim, şekersiz sakız çiğneyelim. Kararlı olalım, bu sıkıntılı günler mutlaka geçecektir. Dayanalım, sakın pes etmeyelim.
Sigaradan boşalan elimizi doldurmak için yerine bir şeyler koymakta fayda vardır. Meselâ kalem, anahtarlık, ufak bir teşbih, cep telefonu gibi bir aleti elimizde taşıyarak bu dönem atlatılmaya çalışılmalıdır. Sigara içmeyi çirkin, sigarasız günleri ise saygın ve moda tutum kabul edelim. Sigara aklımıza geldiğinde ondan tiksinti duymaya çalışalım.
Kendimize meÅŸguliyetler bulalım, sigarayı aramamızı engelleyecek faaliyetlere girelim. Her gün açık ve temiz havada yürüyüşler yapmak, asansör yerine merdiven kullanmak, sigara içmeyen dostlarımızla geziler ve sohbetler yapmak, kutsal mekanları ziyaret etmek, kitap okumak, kütüphanelere gitmek gibi…
Yoksunluk döneminde, yani sigarayı bıraktığımız ilk günlerde kafeini mümkün olduğu ölçüde azaltmalıyız. Kafein içeren içecekler arasında kahve, kakao, kolalı içecekler, çay; yiyecekler arasında da çikolata sayılabilir. Bu arada kilo alma problemine karşı da dikkatli olmamız gerekir.
Sigaranın alkolle birlikte içilmesi halinde toplam zararlarından çok daha fazla tahribat ortaya çıkar.
Sigara içen samimi arkadaşlarımızdan biriyle beraberce sigarayı bırakmayı deneyebiliriz. Dayanışma, sigarayı bırakmada kolaylık sağlayacaktır.
Sigarayı bırakabiliriz. Bunu başaracağımıza inanalım. Bizim bırakanlardan hiçbir farkımız yok. Sigara içmek ya da içmemek tamamen bizim elimizde.
Sigarayı bırakmakla kaybedeceğimiz hiçbir şey yok. Aksine kazanacağımız o kadar çok şey var ki! Daha sağlıklı, daha varlıklı, daha mutlu ve daha özgür olacağız.
Son sigaramızı içtikten sonra kararımızı verelim ve artık sigara içmeyen bir insan olalım.
Sigarayı bıraktıktan sonra aklımıza takılabilir, onu düşünmekten korkmayalım, aklımıza geldiÄŸinde: “Tasasın, ben artık sigara içmeyen özgür bir insanım” diyelim.
Nikotin, insanoğlunun bildiği en güçlü bağımlılık yapan uyuşturucudur.
Sigarayı bırakırsak yemekten lezzet alırız
09 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Nikotine bağlılık, yiyeceğe duyduğumuz açlığa benzer. Ancak birbirine zıt, yanıltıcı bir benzerliktir bu:
1) Yiyecek; sağlık, enerji, haz verir ve hayatımızı uzatır. Tütün ise sağlığımızı berbat eder, mutsuzluğa ve hastalıklara yol açarak ömrümüzü kısaltır.
2) Yiyeceklerin tadı güzeldir, açlığımızı doyurmak hoş bir duygudur; ama kanser yapan, iğrenç kokan dumanları içimize çekmek kesinlikle hoş olmayan bir deneyimdir.
3) Yemek yemek açlığa sebep olmaz, tam tersine tatmin eder. Daimi bir tatmin vermemesi, yemek yeme zevkini hayatımız boyunca yaşamamızı sağlar. İlk sigaramızsa tatmin şöyle dursun, yenilere ihtiyaç doğurur.
Her bir sigara paketinin yol açtığı saÄŸlık zararı 45 YTL’dir. Sigarayı parçalayıp atmak en mantıklı ve en akıllı yoldur.
Tiryakilerin hayatında stres hiç azalmaz, çünkü strese sebep olan bizzat sigaradır.
İçilen her sigara, yenilerini arzu ettirir. Tek tatmin yolu, onu bırakmaktır.
Kendi sigara içmemizi inceler ve başkalarını gözlersek sigara içmekten aslında pek bir zevk almadığımızı, son derece zevk alabileceğimiz bir durumdan da sigara içtiğimiz için zevk alamadığımızı görürüz.
Hayattan daha fazla keyif almamız için de sigarayı terk etmemiz gerekir.
Sigarayı bırakmış birçok kişiyle konuştum, inanın önemli bir kesimi, sigarayı kendi tahminlerinden çok daha kolay bırakmışlardı.
46 milyondan fazla Amerikalı yetiÅŸkin – Sigara içmekte olanların neredeyse yarısı- sigarayı bırakmayı baÅŸarmıştır. Biz de bırakabiliriz.
Sigara yoksunluÄŸu
08 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Sigarayı bırakınca nikotin almamaya bağlı yoksunluk belirtileri, hafif veya şiddetli olarak ortaya çıkmaktadır.
Amerikan Psikiyatri Birliği nikotin kullanımının birden bırakılmasının veya kullanılan nikotin miktarının azaltılmasının ardından 24 saat içinde şu sekiz bulgudan en az dördünün ortaya çıkmasını öngörmüştür:
Disforik veya depresif mizaç (yani ruhsal durumda dalgalanmalar, neşeli ya da hüzünlü hal).
İnsomnia (uykusuzluk).
İrritabilite (hırçınlık), sinirlenme ya da öfkelenme.
Anksiyete (endişeyle karışık sıkıntı hissi).
Düşüncelerini yoğunlaştıramama (konsantrasyon güçlüğü). Dalgınlık ve dikkat dağılması.
Huzursuzluk. Yorgunluk, bitkinlik, isteksizlik.
Kalp hızında azalma (bradikardi).
İştah artması veya kilo alma.
Sigara içen aslında ateşi ağzına almaktadır.
Bunların dışında kişide ağrılar, sızılar ve kramplar ortaya çıkabilir.
Bu belirtilerin hepsinin her insanda olmayacağını bilelim. Belirtilerin çoğu, 3-5 gün gibi bir süre içinde kendiliğinden geçer. Sabır burada önemlidir. O sıradaki sigara içme isteğine kapılıp yaklaşmamak gerekir.
Sigarayı bırakmaya ait şikayetler, sigara kesildikten sonraki birkaç saat içinde başlar. 1-4 gün içinde en yüksek seviyesine ulaşır, 3-4 hafta sürer. İştah artışı ve kilo alma yakınmaları 6 aya kadar devam edebilir.
Dikkat isteyen iÅŸlerde performansta azalma yine bu dönemde söz konusu olabilir. 6 ay sonra bile bırakanların yaklaşık yüzde 50’si sigara içme arzusu duyabilirler. Buna tahammül etmek ve sigaradan uzak durmak ÅŸarttır.
Bu dönemde yine tatlı yiyeceklere karşı istek olabilir. Asrın başında her Amerikalı, kişi başına 15 kilo şeker tüketiyordu. Şimdi ise bu miktar 60 kiloya çıkmıştır.
Halbuki rafine edilmiş şekerin içinde neredeyse hiç mineral ve vitamin bulunmaz. Oysa vücudumuzun, kan şekerini yakabilmek için B1 vitaminine ihtiyacı vardır. İşte bu yüzden çok şeker tükettiğimiz zaman sinir sistemimizi tutmakla görevli B1 vitamini fazla şekerin yakılmasını üzerine alır. Bu durumda sinir sistemi, insanı daha sinirli, kaprisli ve öfkelenmeye meyilli hale getirir.
Bu yüzden özellikle sigaranın bırakıldığı ilk haftada şeker ve şekerli mamullerden uzak duralım.
Nikotin yoksunluğu için bazen ilaç tavsiye edilmektedir. Ancak en uygunu, doğal yolla, herhangi bir ilaç kullanmadan bu dönemi geçirmektir. Yapılan araştırmalarda bağımlılık şiddetinin fazla olduğu durumlarda tıbbi ilaç yardımlarının faydalı olabileceği gösterilmiştir. Burada tiryakinin kendisini hazırlaması ve azimli, kararlı oluşu önemlidir.
Yoksunlukla nasıl başetmeli ?
Şimdi de yoksunluk sırasında ortaya çıkabilecek problemleri nasıl aşabileceğimizi kaydedelim:
Ağız kuruluğu ve boğaz ağrısına karşı şişe suyu, taze sıkılmış meyve suyu yudumlanmalı ve sakız çiğnenmelidir.
Baş ağrısı için ılık bir banyo veya duş tavsiye edilir. Yine denize ve havuza girmek de uygun olur.
Uyku düzeni bozulduğunda çay, kahve gibi kafeinli içecekleri mümkün olduğunca azaltalım ve yatmadan 4-5 saat önce keselim. Yine her gün en az 1 saat kadar açık havada yürüyelim. Sabah erken kalkalım ve gündüz uykumuz olsa bile yatmayalım.
Alıştığımızdan daha erken bir saatte yatalım ve yatmadan önce ılık bir duş alalım.
Beslenmede düzensizlik olduğunda diyetimize dikkat edelim. Bol su içelim.
Yorgunluk için: Öğle üzeri yarım saat geçmeyecek tarzda şekerleme yapalım. Bedenimizin giderek enerji kazanacağını düşünerek rahatlamaya çalışalım ve sabredelim.
Acıkma halinde: Düşük kalorili şekersiz sıvılar ve bol su içelim. Beyaz un ve şekerden kaçınarak karnımızı doyuralım. Meyve ve sebzeye ağırlık verelim.
Gerginlikte yürüyüş yapalım. Sıcak banyonun gevşetici etkisinden yararlanalım. Zaten gergin olmamız vücutta nikotinin azalmaya başladığını gösterir. Bir müddet sonra kaybolur.
Öksürükte birkaç yudum ılık bitki çayı faydalıdır. Olmazsa bir boğaz pastili kullanabiliriz.
Öksürük, sigaranın, akciğerlerde yapmış olduğu hasarları düzeltmek içindir. Öksürükle birlikte siyah renkli balgam da çıkabilir. Bundan korkulmamalıdır. Ev temizleniyor anlamındadır ve birkaç gün sonra öksürük ve balgam çıkarma biter.
Konsantrasyon zorluğunda, bir süre sonra geçeceğini bilelim. Zaten sigara uzun süre içildiğinde beyin oksijen seviyesini azaltacağından zihnimize çok daha fazla zarar verir.
Kendimize şu cümleyi sık sık tekrarlayalım: Bu aksam artık kesinlikle sigarayı bırakmaya karar verdim.
Sigara içmeyen kişi sabah kalktığında kahvaltıdan zevk ve lezzet aldığı halde, tiryaki sigarasını tellendirmeden rahat edemez.
Sigarayı bıraktıktan sonra içme arzusu oluşursa; ayağa kalkalım, dolaşalım, elimizi meşgul edelim, sevdiğimiz biriyle konuşalım, meyve yiyelim, şekersiz sakız çiğneyelim, su veya taze sıkılmış meyve suyu içelim. Ayrıca diyelim ki:
“Sigarasız hayatı seçtim ve sigarayı kesinlikle bıraktım.”
Sigarayı bırakmada metodlar
07 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Sigarayı bırakmada kesin ve çok etkili bir metot bulunmamaktadır. Ancak kişinin isteği, azmi, kararlı oluşu ve irade gücü çok işe yarar. Buna rağmen bazı metotların faydası olmaktadır.
Hipnoz: Bilincin farkında olma seviyesi düşürüldükten sonra, bilinçaltına telkin vererek (şartlandırılarak) inanç oluşturmaya dayanan yöntemdir. Burada hipnoz verene inanç önemlidir. Etki süresi kısa da sürebilir, uzun da.
Gözler kapatıldıktan sonra, kiÅŸinin birkaç defa derin nefes alıp vermesi istenir. Kendisini rahatlamış, gevÅŸemiÅŸ ve çok sakin hissetmesi telkin edilir. Daha sonra, “Canın artık hiç sigara içmek istemiyor. Etrafında sigara içenleri görünce onlardan etkilenmiyorsun. Sigaradan ve sigara dumanından iÄŸreniyorsun. AÄŸzına sigara aldığında fenalaÅŸma hissediyorsun. Miden bulanıyor, nefret ediyor ve içemiyorsun. Sigara içmediÄŸin zamanlarda kendini çok daha rahat ve mutlu hissediyorsun tarzında telkinatta bulunur.
Bu telkinler birkaç seans halinde tekrar edilir.
Akupunktur: Buradaki beklenti, hipnozdakiyle aynıdır. Kişiye yine telkin verilir, fakat akupunktur iğnesiyledir ve uyanıktır. Kulağa iğne takıldığı anda, genellikle kişinin canı sigara içmek istemez. Tiryaki inanırsa, etkili bir yöntemdir.
Nikotin bantları: Sigara içiminin bırakılmasından sonra nikotin yerine koyma tedavisi uygulaması, bağımlılık gelişmiş olanlarda görülen nikotin yoksunluğu belirtilerini azaltır ve sigaranın bırakılmasını, doza bağımlı olmak üzere büyük ölçüde kolaylaştınr. Nikotin yerine koyma tedavisinde nikotin sakızları, nikotin bantları, nikotin spreyleri kullanılmaktadır.
Nikotin bantları sayesinde, farkına varmadan kişinin kanına nikotin karışmaktadır. Bant dört tabakadan oluşmaktadır. En altta koruyucu plastik tabaka, sonradan nikotinin emdirildiği bir kat, onun üzerinde ilacın düzgün akmasını sağlayan delikli koruyucu plaka, en üstte de yapışkan kat vardır. Bantlara cildi nemlendirip gözenekleri açan bir madde konulur. Böylece nikotin çok daha kolay, hızlı ve kontrollü şekilde deriye salınır. Cilt nikotini emer ve böylelikle nikotin az az kana karışır.
Kana karışma hızı bandın vücutta nereye yapıştırıldığına göre deÄŸiÅŸir. Vücudun her yeri,aynı hızla banttaki nikotini emer. Bandın yapıştırılacağı derinin tüysüz olması da etkisini artırır. Vakaların yüzde 50’sinde görülebilen hafif yerel deri reaksiyonları, bandın her defasında deride baÅŸka bir bölgeye uygulanmasıyla ve farklı markalar denenmesiyle azaltılabilir. Ayrıca nikotin bandı kullananların bunu mutlaka doktor gözetiminde yapması ve sigara içmemesi gerekiyor. Çünkü bant, kiÅŸinin içeceÄŸi miktardaki sigarada bulunan nikotini vücuda verir. Nikotin bağımlılık yaptığından bantları da bağımlılık yapabilir. Bir de kiÅŸi, bant takılıyken sigara içerse o zaman vücuduna çok büyük zarar vermiÅŸ olur. Nikotin bandı 3 ay süreyle kullanılmalıdır.
Nikotin sakızı: Nikotin sakızının içindeki reçineye 2-4 mg nikotin bağlanmıştır. Sakız hem ağızı çiğneme. esnasında meşgul eder, hem de nikotin eksikliğini giderir.
Nikotin sakızı, ÅŸahıs sigarayı kestikten sonra kullanıma girer. Günlük sigara sayısını azaltmak için sigarayla birlikte kullanılması yanlıştır. Talimat şöyledir: Sigara aranmaya baÅŸlanınca hemen bir parça sakız alınır ve 20-30 dakika çiÄŸnenir. Böylece günde en fazla 30 parça (her biri 2 mg’lık) olacak ÅŸekilde kullanılır. Aşırı bağımlılarda 4 mg’lık sakız tercih edilir. Sakız, kanda sigaranın oluÅŸturduÄŸu nikotin seviyesinin yarısını saÄŸladığı için sigara kadar hızlı doyum saÄŸlayamaz, bu tedricen olur.
Normalde günde 10-15 sakız çiğnenir. Az çiğnendiğinde yeterli nikotin dozu sağlanamaz, tedavi yetersiz kalır. Tedavi periyodu 3 aydır. Sakızın kısa süre kullanılması tedavinin başarı şansını düşürür, 3 aydan fazla kullanılması da fazla bir yarar sağlamaz, üstelik bazı kişilerde nikotin sakızına bağımlılık gelişebilir.
Nikotin sakızının ağız ve boÄŸazda acı (kullananların yüzde 37’sinde), hıçkırık, salya akması, bulantı, kusma, baÅŸaÄŸrısı, çarpıntı gibi yan etkileri ortaya çıkabilir.
Nikotin sakızı, sigarayı bırakmada az da olsa faydalı olabilmektedir.
Buna rağmen nikotin içeren sakız ve benzerlerinden uzak durmakta fayda vardır. Bunların vücuttaki nikotin miktarını sabit tuttukları ve kullananı nikotinsizliğin kötü etkilerinden korudukları söylenir. Aslında aynı sebeplerden dolayı bırakmayı da güçleştirirler. Nikotinli maddeler kimyasal bağımlılığın devam etmesine yol açarlar, böylelikle psikolojik bağımlılık da uzamış olur.
Nikotin sakızı kullanımında karşılaşılabilecek en önemli problem, bu sakıza karşı bağımlılık gelişmesidir. Yapılan çalışmalar, sigara yoksunluk belirtilerinin önlenmesi amacıyla nikotin sakızı kullanan sigara bağımlılarının yaklaşık yüzde 17-25 kadarında bu defa sakıza karşı bağımlılık geliştiğini ortaya koymaktadır.
Psikoterapi: Çeşitli şekillerde ve sürelerde uygulanabilir. Bireysel ve grup tarzında olabilir. Amaç, kişinin irade ve özgüvenini artırarak, alışkanlığa son verecek güç ve cesarete kavuşmasını sağlamaktır.
İlaçlar: Sigarayı bırakma hapları, kişide nikotin eksikliğinden dolayı ortaya çıkan belirtileri ortadan kaldırdığı gibi, aynı zamanda sigara içen bir kişinin sigaradan tiksinmesini de sağlar. Hap, beyinde salgılattığı hormonlarla kişinin sigaradan yavaş yavaş kopmasına zemin hazırlar.
Bu haplara, sigarayı bıraktıktan sonra 3-7 ay daha doktor denetiminde devam edilmelidir.
Bu tip hapların bazı yan etkileri varsa da sigaranın ölçülecek zararları yanında göze almaya değerdir.
Her yıl, sigara içen 1.3 milyon kişi sigarayı başarıyla bırakmaktadır. Biz de bu gruba dahil olabiliriz.
Light sigara içmek çözüm mü ?
06 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Sigara dumanının çok azının bile sağlık açısından zararlı olduğunu biliyoruz. Light sigaralarda katran ve nikotin oranı düşükse de, bu tip sigaralara geçen tiryakiler, nikotin ihtiyaçlarını karşılamak için, genellikle daha çok sayıda sigara içmeye veya içtiği her sigarayı daha çok içine çekmeye başlamaktadır. Daha derin ve daha sık nefesler çekildiğinde veya sigara sonuna kadar içildiğinde, katran oranı düşük bir sigara, diğerleri kadar zararlı olmaktadır.
Ayrıca sigaradaki tek zararlı madde nikotin değildir. Nikotin, bağımlılığın oluşmasında önemlidir. Oysa sigarada katran ve karbon monoksit gibi zararlı pek çok madde de bulunmaktadır. Light sigara içenler, bunlara da maruz kalmaktadır.
Başarısız olsak dahi sigarayı yerden deneyelim. Israr ve azimle karar verelim. Sonunda başaracağız.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan raporda, düşük katranlı sigaralara geçmenin sağlık açısından hiçbir avantajı bulunmadığı belirtilmektedir.
Bu yüzden sigarayı bırakıyorum diye light sigaraya geçmek aldatıcıdır ve sigara içmeyi bırakmaya yardımcı olmaz. Hedef, hiç sigara içmemek olmalıdır.
Sigara dumanıyla kaplı kapalı ortamlar, sigaranın verdiği diğer zararlar yanında göz rahatsızlıklarına ve ! baş ağrısına sebep olur.
Sigarayı bırakanların vücudundaki değişiklikler
05 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Sigaranın zararları
Sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra:
Kandaki oksijen normal hale döner. Kalp krizi riski ileri derecede azalır. Kaslara giden oksijen miktarı artar. Kan basıncı normal seviyesine iner.
Sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra: Karbonmonoksit vücuttan atılmaya başlanır. Nefes alıp verme rahatlar. Akciğerlerdeki katran ve balgam yok olmaya başlar. Bronşit ve zatürree gibi tekrarlanan solunum yolu hastalıkları riski azalır. Hücrelerin oksijenlenmesi normale döner.
Sigarayı bıraktıktan 48 saat sonra: Kan
nikotinden tamamen temizlenir.
Sigarayı bıraktıktan bir-iki hafta sonra:
Tat ve koku alma duyuları güçlenir. Kan dolaşımı en iyi hale gelir. Yüz rengi normal canlılığına kavuşur.
Sigarayı bıraktıktan üç-dokuz ay sonra:
Nefes alma zorlukları ortadan kalkar, öksürükler azalır. Akciğer fonksiyonları yüzde 5-10 arası düzelme gösterir. Ses düzelir.
Sigarayı bıraktıktan bir yıl sonra: Kalp hastalıkları riski yarı yarıya azalır.
Sigarayı bıraktıktan beş yıl sonra: Beyin kanaması riski yarı yarıya azalır. Ağız kanseri, yemek borusu kanseri, mesane kanseri riskleri yarı yarıya azalır.
Sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra: Akciğer kanseri riski yarı yarıya azalır. Beyin damarları ile ilgili felç gelişme riski, sigara içmeyenlerle aynı düzeye gelir.
Sigarayı bıraktıktan 15 yıl sonra: Kalple ilgili hastalık riski, sigara içmeyenlerin taşıdığı riskle aynı seviyeye gelir. Bu kişilerin ölüm riski sigara içmeyenlerle aynı seviyede iner.
Sigara içen gençler aynı zamanda alkol ve uyuşturucu bağımlılığına yatkın kişiler haline gelmektedir.
Sigara esir alır, ancak bu esaretten kurtulmak mümkündür.



