Yağda Çözünen Vitaminler
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Vitaminler
Â
A vitamini
Retinol, retinal ve retinoik asit gibi biçimlerde bulunur. Bunlann en etkin olanı retinoldür. Bazı bitkilerde pigment (boyarmadde) olarak bulunan beta-karoten (provitamin A) vücutta A vitaminine dönüştürülür. Balık yağında, karaciÄŸerde, yumurta ÅŸansında, tam yaÄŸlı sütte ve tereyağında bol miktarda A vitamini vardır. YeÅŸil sebzelerde, ısÂpanakta, havuçta ve turunçgillerde karoten miktarı yüksektir. Normal beslenmeyle yeterli miktarda A vitamini alınaÂbilir. Önerilen günlük doz kadınlarda 4.000 IU (uluslararası birim), erkeklerÂde 5.000 IU’dur.
A vitamininin vücutta özellikle epitel ve mukoza hücrelerinin bütünlüğünü saÄŸlamaya yönelik önemli iÅŸlevleri varÂdır. A vitamini vücutta doku yenilenmeÂsini ve hücre onarımını saÄŸlayıcı etki gösterir.
Enfeksiyonlara karşı doÄŸal saÂvunma direncini destekler. Kemik büÂyümesi, üreme ve embriyon geliÅŸimi için de büyük önem taşır. A vitamini eksikliÄŸinin alacakaranlıkta görmeyi azaltarak gece körlüğüne yol açtığı esÂkiden beri bilinmektedir.
A vitamininin meme, akciÄŸer, kalınÂbağırsak, prostat ve dölyatağı boynu tüÂmörlerini, kalp hastalıklarını, damar sertliÄŸini ve yaÅŸlanmaya baÄŸlı görme kaybını önlediÄŸi öne sürülmektedir. Aşın miktarda A vitamini alımına (50.000-100.000 IU) baÄŸlı olarak ortaya çıkan A vitamini fazlalığında (hipervi-taminoz A) aşırı duyarlılık, iÅŸtah kaybı, baÅŸ aÄŸrısı, deride kuruluk ve soyulma gibi belirtiler görülebilir.
A vitamini zehirlenmesinde kafaiçi basıncı artar, röntgen filminde özgül kemik bozukÂlukları görülür. Kanda A vitamini düzeÂyi çok yükselmiÅŸtir. Beta-karoten ise vücutta gerek duyulduÄŸu ölçüde A vitaÂminine çevrildiÄŸinden fazla alındığında bile zehir etkisi yaratmaz.
D vitamini
Etkin biçimleri ergokalsiferol (D2 vitamini) ve kolekalsiferoldür (D3 vitamini). Her iki madde de besinÂlerle alınan bazı öncü maddelerin güneÅŸ ışığının etkisiyle deride bireÅŸimlenmesi sonucu ortaya çıkar. D vitamini kalsiyuÂmun bağırsaklardan kana ve kandan keÂmiklere geçiÅŸini düzenleyerek kalsiyum metabolizmasında rol oynar. Kanda kalÂsiyum düzeyi D vitamini, paratiroit horÂmonu ve kalsitonin ile belirlenir.
Bol güneÅŸli tropik bölgelerde D vitamini ekÂsikliÄŸi seyrek görülür. GüneÅŸli günlerin sayılı olduÄŸu Kuzey ülkelerinde ise D vitamini eksikliÄŸine daha sık rastlanır. Besinlere morötesi ışın uygulanması D vitamini miktarım artırır. KaraciÄŸer, teÂreyağı, balık, yumurta ÅŸansı D vitamini bakımından zengin besinlerdir. Günlük önerilen 200 IU D vitamini gıda maddeÂleriyle alınabilir.
D vitamini eksikliÄŸi kalsiyum ve fosfor emilîmini aksatarak kemiklerdeki kalsiyum miktarını azaltır. Çocuklarda raÅŸitizm denen hastalığa yol açan bu durum kaburgalar, kafatası ve bacak kemiklerindeki yapı bozukluklarıyla kenÂdini belli eder. EriÅŸkinlerde D vitamini eksikliÄŸinin bir sonucu olan kemik yuÂmuÅŸaması ise osteomalazi adıyla tanıÂnır.
Aşırı D vitamini alımına baÄŸlı olaÂrak ortaya çıkan D vitamini fazlalığının baÅŸlıca belirtileri halsizlik, çabuk yoÂrulma, baÅŸ aÄŸrısı, bulantı, kusma ve isÂhaldir. BoÅŸaltım sisteminde kalsiyum çökelmesi sonucu idrar yolu taÅŸları oluÂÅŸabilir.
E vitamini
Kimyasal adı alfatokoferol olan E vitamini özellikle ayÂçiçeÄŸi gibi yaÄŸlı tohumlarda, sebzelerÂde ve balık yağında bulunur. Koroner kalp hastalığı, kas atrofisi (doku gerileÂmesi), itiyadı düşük (sürekli kendiliÄŸinÂden düşük) ve ÅŸizofreni gibi çok deÄŸiÂÅŸik hastalıklarda E vitamininin yararlı olduÄŸu öne sürülmüştür.
Son yapılan çalışmalar ise E vitamininin oksitlenÂmeyi engelleyici etkisi nedeniyle yüksek dozlarda alındığında kalp hastalığı ve bazı kanser türlerine karşı koruyucu olabileceÄŸini göstermiÅŸtir. Bu çalışmaÂlara göre E vitamini eklem ve deri hasÂtalıklarında doku yenilenmesine yarÂdımcı olmaktadır. Önerilen günlük doz kadınlarda 12 IU, erkeklerde 15 IU’dur. Bu miktarlan 100 kat aÅŸan dozlarda biÂle bir yan etkisi saptanmamıştır.
K vitamini
Kanın pıhtılaÅŸması için gerekli olan ve karaciÄŸerde üretilen birÂçok pıhtılaÅŸma faktörünün bireÅŸiminde temel öneme sahiptir. Kimyasal olarak doÄŸal bitkisel K vitamini filokinondur. Lahana, karnabahar, ıspanak, soya yaÂğı, ÅŸeftali ve patateste, karaciÄŸerde, baÂlık yağında, yumurta ÅŸansı ve peynirde az miktarda bulunur.
Tedavide kullanıÂlan yapay türevi menandiondur. GünÂlük önerilen dozu 65 mikrogramdır. ViÂtamin haplarında bulunmayan K vitaÂmini tıpta pıhtılaÅŸma zamanını kısaltÂmak amacıyla ve karaciÄŸer hastalarında kullanılır.
Suda Çözünen Vitaminler
01 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Vitaminler
Â
Suda çözünen vitaminler böbrek yoluyla hızla vücuttan atılır. Bu nedenle aşırı miktarda tüketilmeleri kullanıcıdan çok üreticiye yarar sağlar.
C vitamini (askorbik asit) dışındaki viÂtaminler B grubu altında toplanır. Tiyamin (Bi vitamini), riboflavin (B2 vitaÂmini), niyasin, piridoksin (B6 vitamini), pantotenik asit, inositol, biyotin, paraaminobenzoik asit (PABA), folik asit ve siyanokobalamin (B12 vitamini) iyi bilinen B grubu vitaminler arasında yer alır. Bira mayası ve karaciÄŸer bu vitaÂminlerin baÅŸlıca doÄŸal kaynaklandır.
ilk vitamindir (1926). Vücutta tiyamin pirofosfat biçiminde koenzim iÅŸlevi görür ve karbonhidrat metabolizÂmasında önemli bir rol üstlenir.
Tiyamin eksikliÄŸi beriberi denen hastalığa yol açar. Bu hastalığın baÅŸlıca belirtileri sinir sistemi bozuklukları ile kalp yetmezliÄŸidir. Tiyamin tahıllarda bol bulunmasına karşın, tanelerin kabuÂÄŸundan ayrılıp öğütülme iÅŸlemi sırasınÂda kolayca yok olabilen bir maddedir. Bu nedenle kabuksuz ve parlatılmış piÂrincin temel gıda maddesi olduÄŸu UzakÂdoÄŸu ülkelerinde beriberiye çok eski taÂrihlerden beri rastlanmaktadır.
GünüÂmüzde ise beriberi olguları yalnızca kaÂraciÄŸer dokuları yıkıma uÄŸramış iyi besÂlenemeyen alkoliklerde görülmektedir.
Riboflavin (B2 vitamini) -Yapısında riboz ÅŸekeri bulunan, halka biçiminde orÂganik bileÅŸiktir. Vücutta riboflavine fosÂfat eklenmesiyle fiavin mononükleotit (FMN), adenin dinükleotit eklenmesiyle de fiavin adenin dinükleotit (FAD) oluÂÅŸur. Bu iki molekül birçok proteinin üreÂtiminde koenzim iÅŸlevi görür.
Riboflavin eksikliÄŸi sinir sisteminin (özellikle gözlerde) bozulmasına, yüz, kol ve bacaklarda deri bozukluklarına, kansızlığa, çocuklarda büyüme geriliÄŸiÂne yol açar. EriÅŸkinlerde önerilen günÂlük dozu 1,2-1,7 mg’dir.
Niyasin - Nikotinik asit olarak da biliÂnen bu vitamin nikotinamit biçiminde de bulunabilir. Her İki molekül de yapı olarak tütün alkaloiti nikotine benzer. Vücutta nikotinamit adenin dinükleotit (NAD) ve nikotinamit adenin dinükleÂotit fosfat (NADP) biçiminde dokulaÂrın gaz alışveriÅŸinde koenzim olarak görev alır. Tavuk eti, somonbalığı, bezelÂye ve yerfıstığı niyasin bakımından zengin besinlerdir. Önerilen günlük dozu kadınlarda 15 mg, erkeklerde 19 mg’dir.
Niyasin eksikliÄŸi sonucu ortaya çıÂkan pellagra adlı hastalık baÅŸlangıçta derinin güneÅŸ ışığı gören kesimlerinde güneÅŸ yanığına benzer deri döküntüleriyle kendini belli eder. Dil kırmızı ve ÅŸiÅŸtir. Tükürük salgısı artar. Bulantı-kusma ve ishal görülür. İlerleyen olguÂlarda belirtiler sinir sistemini etkileyeÂcek biçimde yaygınlaÅŸarak daha da ağırlaşır.
Yüksek dozda nikotinik asit kan liÂpit düzeyini düşürdüğünden damar sertÂliÄŸinin tedavisinde kullanılır. Uzun süÂre yüksek dozda alındığında karaciÄŸerÂde doku yıkımına yol açtığı belirlenÂmiÅŸtir.
Demir EksikliÄŸi Anemisi
01 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Vitaminler
Vücutta yeterli miktarda demir olmaması, demir eksikliği anemi¬sine yol açabilir. Bu, aneminin en yaygın türüdür. Amerika Birleşik Devletleri’nde, adet gören kadınların yaklaşık olarak %10 ila %15′inde demir eksikliği anemisi bulunmaktadır.
Demirin en önemli rollerinden biri, vücuttaki dokulara oksijen taşıyan ve kırmızı kan hücrelerinde bulunan bir protein olan hemoglobinin bir parçası olmaktır. Demir eksikliği anemisi; kandaki demir aşırı kan kaybından dolayı tüketildiğinde, vücut besinlerden demir ememediğinde ya da beslenme demir açısından zengin yiyecekler içermediğinde meydana gelir.
Kanamadan kaynaklanan demir eksikliği anemisine; gastrointestinal yolla (mide, ince bağırsaklar ve kalın bağırsaklarda) kanamaya neden olabilecek aspirin ya da ibuprofen gibi steroid yapıda olmayan iltihap önleyici (antienflamatuar) ilaçların düzenli kullanımı neden olabilir. Büyük kan kaybının yaşandığı şiddetli bir yaralanma da anemiye neden olabilir. Gelişen fetusun demir gereksinimlerini arttırdığı hamile kadınlar gibi menstrüyel (adet) dönemi ağır geçen kadınlar da £ıkça risk altındadırlar.
Kan kaybına neden olabilecek hastalıklar; peptik ülser, hemoroid , gastroözofageal reflü, inflamatuar (iltihaplı) bağırsak hastalığı ve mide ya da bağırsak kanserini kapsar.
Gastrointestinal yolun alt kısmındaki (kalın bağırsak ve rektum gibi) hızlı bir kanama, dışkıda ya da tuvalet kağıdında kendini parlak kırmızı olarak gösterir. Yavaş bir kanama belli olmayabilir. Örneğin, üst tarafta bulunan bağırsak ya da mide kanaması, genellikle, aşırı olmadığı sürece gözle görülebilir değildir. Böyle bir durumda büyük aptestiniz siyah ve katran gibi görünür. Doktorrunuzun fekal gizli kan testi yapmasının nedeni budur gastrointestinal yolunuzda gizli kan kaybı olup olmadığını kontrol etmek için.
Daha ender olarak kanama, mesane ve böbrek kanseri de dahil olmak üzere idrar yolu rahatsızlıklarından kaynaklanabilir. İdrarınızda kan ya da kan pıhtılan görebilirsiniz ya da sadece idrarınızın rengi pembe olabilir. Ancak, kan kaybı genellikle bariz değildir.Bazı kişilerin, genellikle midelerinin bir kısmı bir ameliyatta alındığından ya da çölyak hastalığı veya inflamatuar (iltihaplı) bağırsak hastalığı gibi bağırsak iç zarlarını etkileyen bir hastalıktan dolayı demir emilim kabiliyetlerini engelleyen bazı tıbbi durumları mevcuttur. Gelişmemiş sindirim sistemleri olan bebekler (infantlar) ve küçük çocuklar da demir emilimi yapmakta zorlanabilirler ve bir demir takviyesine gerek duyabilirler.
Demir açısından noksan olan bir beslenme, demir eksikliği anemisine neden olma olasılığı en düşük olan durumdur. Günlük bir genel vitamin ve mineral takviyesi alan kişiler, yeterli demir alırlar. Kahvaltılık gevrekler gibi demir açısından güçlendirilmiş yiyecekler de çoğu fasulye, sebze ve hububatın yaptığı gibi demir sağlar. Demir eksikliği; yoksullar ve yaşlılar (kötü beslenme olasılıkları daha yüksektir) ile infantlar (bebekler) arasında daha yaygındır.
SEMPTOMLAR
Demir eksikliği anemisi olan birçok kişide genellikle semptom görülmez. Bazı kişiler kendilerini yorgun hissettiklerini, nefes almakta zorlandıklarını ve daha seyrek olarak baş ağrısı çektiklerini, kulaklarında çınlama olduğunu, yiyeceklerin tadında anormallik (azalmış tat ya da hoş olmayan bir tat) hissettiklerini ve buz ya da sıra dışı yiyeceklere karşı bir arzu duyduklarını bildirmektedirler. Çok şiddetli, uzun süreli demir eksikliklerinde daha belirgin olan işaretler kaşık şeklini almış, kırılgan, düzleşmiş tırnaklan; dilin iltihaplanmasını yutma zorluğunu kapsar.
TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Demir eksikliğiniz olduğundan şüphelenirseniz, doktorunuzu görünüz. Doktorunuz tam kan hücresi sayımı yapacaktır ve sonra kanınızdaki demir seviyesini ölçebilir. Demir seviyenizin niçin düşük olduğunu belirlemek son derece önemlidir. Doktorunuz, Anemi: Doktorunuzu Ziyaret Ettiğinizde kısmında anlatılan testlerden bir ya da daha fazlasını yaparak kan kaybının potansiyel kaynaklarını araştırabilir ve aynı zamanda bir kolonoskopi ya da üst endoskopi de yapabilir.
Demir eksikliğini gidermede en kritik adım, demir eksikliğinin nedenini araştırıp tedavi etmektir. Altta yatan hastalığı tedavi ederken doktorunuz, tablet şeklinde bulunan ve yemeklerde önce alındığında etkisini en fazla gösteren demir takviyeleri reçete ederek vücudunuzun demir deposunu yeniden dolduracaktır.
Mide bozukluğu, demir takviyelerinin yaygın bir yan etkisidir. Kaplanmış demir mideyi daha az yorar; kaplanmış haplardan demir emilimi yeterlidir fakat kaplanmamış haplardan demir eğilimi daha iyidir. Tablet formunu kullanamazsanız, doktorunuz size demir enjeksiyonları yapabilir. Demir sizi kabız yapabilir ama bu kolayca tedavi edilir. Doktorunuz, bir laksatif tavsiye edebilir.
Antasidler kullanıyorsanız; çay içiyorsanız ya da proton pompası inhibitörleri ya da H2 reseptör antagonistleri gibi ilaçlar kullanıyorsanız, bunu doktorunuza söyleyiniz. Bunları tamamı demir emilimini önleyebilir. E vitamini ve çinko da demir emilimini düşürebilir. Demir eksikliğine eğilimli olduğunuzu biliyorsanız, çok fazla demir açısından zengin yiyecekler yiyiniz (bkz. Anemiyi Önleme: Demir Açısından Noksan Olan Kanı Güçlendirme, yukanda) ya da bir demir takviyesi kullanınız.
Emzirme (anne sütüyle beslenme), infantlara (bebeklere) mama ya da inek sütünün sağladığından daha çok absorbe olmuş bir demir kaynağı sağlar. Demir açısından güçlendirilmiş infant (bebek) tahıllar elma suyu eklemek de demir emilimini artırmaya yardımcı olur.
Biotin
28 Åžubat 2010 Yazan admin
Kategori Vitaminler
B Kompleks vitaminleri Biotin suda eriyen bir vitamindir. 1901 Yılından beri uzun süreler Vitamin H, koruyucu faktör X ve Co-enzim R gibi değişik isimlerle anılmış olsa da kükürt bağları içeren bu vitamin Biotin olarak bilinmektedir.
Biotin vücutta yağ asidi yapımı ve hücre gelişimi için olduğu kadar cilt sağlığı ve saçlar için de gereklidir.Karbonhidrat ve proteinlerin metabolizmasında B vitaminlerinin kullanımını yönetmektedir.
Biotin barsaklarda bulunan bir gurup zararsız bakteriler tarafından gereğinden fazla yapılır. Eksikliği ise sık karşılaşılan bir durum değildir.
Barsak emilim bozukluğu olan kişilerde ve sülfonamid ve antibiyotik gibi ilaç kullananlarda biotin eksikliği görülebilir.
Çok uzun süreler ve fazlasıyla çiğ yumurta yiyen kişilerde de rastlanmaktadır. Yumurtanın beyazında bulunan Avidin adlı protein biotin emilimini engelliyor, pişmiş yumurtada ise sorun olmamaktadır.
Biotin eksikliğinde ise; iştahsızlık, bulantı-kusma, kas ağrıları, dilde şişkinlik, cilt sorunları, egzama, depresyon, halsizlik gibi şikayetler sıralanabilir.
Ayrıca bebeklerde saç derisindeki kabuklu kuruluklar da biotin eksikliği olduğunu düşündürebilir.
Günlük tavsiye edilen Biotin oranı 300 mikrogramdır. Biotin; karaciğer, yumurta, deniz balıkları, soya ve pirinç gibi gıdalarda bulunduğundan düzenli ve dengeli olarak bu gıdaların tüketilmesi önerilir. Biotinin doz aşımı hakkında bildirim mevcut değildir.







